Bu Proje Karaman’a Yakışır

Karaman’ı tanıtırken en çok kullanılan cümle “Türkçenin Başkenti” veya “Türk Dilinin Başşehri” ifadeleridir. Google’da “Türkçenin Başkenti” başlığı ile arama yaptığınızda karşınıza çıkan ilk kelime Karaman olur. Bu durum, Karaman’ın “Türkçenin Başkenti” olarak kabul edilmesinin kanıtıdır.

Akademisyen kimlikli entelektüel değerimiz Prof. Dr. İdris Nebi Uysal Hoca, “Türkçenin Başkenti Olmak…” başlıklı bir makalesinde konuyu nakış nakış işlemiş. Uysal Hoca,toplumda kişilere işi, bir özelliği veya toplum içindeki konumuyla ilgili olarak lakaplar takmanın yahut unvanlar vermenin, eski bir Türk geleneği olduğunu belirtmiş. Bu uygulamanın dünyadaki ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelere bağlı olarak şehirleri, beldeleri içine alacak şekilde genişlediğine işaret eden Prof. Dr. Uysal, “Elan ülkemizde birçok şehir; bir ürünün, kültürel yahut ticari değerin başkenti olarak adlandırılır. Söz gelimi Antalya turizmin, Bursa tekstilin (Bu ifade Denizli için de söylenir.), Erzurum kış sporlarının, Giresun fındığın, Malatya kayısının, Rize çayın başkentidir. Memleketimiz Karaman da Türkçenin başkentidir.” diye yazmış.

Bayram değil, seyran değil, nereden çıktı Türkçe başkentliğimiz diye sorabilirsiniz. Kısaca anlatmak isterim. Hem sizi Ankara Kalesi’ne de götürmüş olurum.

Tarihin bir döneminde Ankara, Karamanoğulları toprakları arasında yer almış. Ankara ve Karaman arasındaki bağlantıda öylesine ilginç öyküler var ki, senaryolara taş çıkartır.

Arslanhane Camii ve Ankara Tava

Geçen cuma, iki gazeteci arkadaşım ve bir Ankara milletvekili dostumuzla buluştuk. Cumayı Arslanhane Camii’nde kıldık. Arslanhane, diğer adıyla Ahî Şerafeddin Camii Altındağ’da, kaleye yakın, Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerindendir. Belki bir gün bu camiyi yazarım. Şimdilik şu cümleyi söyleyebilirim:
“Arslanhane, sadece Ankara’nın değil, bütün Anadolu’nun aslî karakterini ve kıymetli unsurlarını günümüze kadar koruyabilmiş en değerli Türk eserlerinden biridir.”

Cumaları Ankara Kalesi çevresindeki lokantalarda yer bulmak zordur. Hamamönü ve Kale çevresinde onlarca cami ibadete açıktır. Cuma namazı için binlerce kişi Altındağ’a akar. Trafik kilitlenir, otoparklar yetersiz kalır. Cemaat camiye sığmaz. Sadece Ankara merkezden değil, Kızılcahamam, Çubuk, Beypazarı, Gölbaşı, Bala, Haymana başta olmak üzere ilçelerden gelen vatandaşlar, esnaf, memur, bürokrat ve bakanlar eski Ankara’yı tercih eder. Hacıbayram’dan, Melike Hatun ve Taceddin Camii’ne kadar ibadet yerleri dolar taşar. Ulus, özellikle Ankara Kalesi çevresi cazibe merkezidir.

Niyetimiz Ankara döneri ve köfte yemekti. Kale müdavimlerinin tanıdığı en eski köftecilerden Kazım’ın yerine yürürken, “Ankara tava yiyelim” önerisinde bulundum. Güzergâh hemen değişti. Emin Usta, cumaları Ankara tava yapar. Emin Usta’nın yaptığı her yemek nefistir. Damak tadı olanların bildiği adreslerin başındadır.

Daracık ara sokaklardan Emin Usta’nın lokantasına doğru giderken, yağmur ince ince atıştırıyordu. Şansımıza, boş yer varmış. Ankara tava ve yanında eşlikçisi süzme yoğurttan yapılmış cacık geldi. Uzun süredir kuzu incik yememiştim. Ankara tavanın lezzeti, pilavından ziyade, tencerede haşlanan kuzu inciktedir. Ankara tava bitmeye yakın minicik köfteler takviye kuvvet olarak yetişti. Tadımlıktı, final ikramı oldu. Ankara tava doyurmuştu.

Ankara Kalesi çevresi aynı zamanda bir sanat ve müzeler merkezidir. Türkiye’nin ilk müzelerinden Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Erimtan Müzesi, Koç Müzesi bölgenin bilindik müzeleridir. Şimdi yeni bir müze açıldı; Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin tam karşısında, kale surlarının altındaki eski halıcı dükkanlarından birinde. Bu müze Türkiye’de bir ilk: Kelime Müzesi.

Karaman’a En Çok Yakışacak Müze

Kelime Müzesi’nin açılışından haberim vardı. Çok yakınlarda açıldı. Duyduğum an, ah çektim, imrendim hatta kıskandım. Bu müzenin ilk açılacağı yer Karaman olmalıydı diyerek hayıflandım. Müzeye yürürken, bu duygularımı dostlarımla paylaştım. Gülümsediler, Karaman fanatiği dediler. Sonra bana onlar da hak verdiler.

Kelimenin müzesi mi olur? Kelimeler yaşıyorsa dildedir, unutulmuşsa sözlüklerde veya kitaplarda derin uykuya çekilmişlerdir. Biri çıkmış, kelimelerden bir seçki yapmış ve bunları aynı çatı altında toplayıp müze açmış. İyi yapmış! Müzede adım atacak yer yok, tıklım tıklım dolu. Her yaştan ziyaretçisi var ama gençler çoğunlukta. Gün içinde ziyaretçi sayısı bini geçiyormuş.

Her şey aklıma gelirdi de kelime müzesi açılacağı gelmezdi. Müzeyi “Bu müzenin yeri Ankara değil, Karaman olmalıydı” diye diye gezdim, fotoğraflar çektim.

Müze, Türkçenin söz varlığının eşsiz zenginliğini ve kelimelerin masalsı yolculuklarını sergiliyor. Sadece obje istiflenmiş değil, sanat var, görsellik var, beş duyuyu harekete geçiren ilginç tasarımlar var. Giriş ücreti 40 lira.

Müzede, en alt katta kökler, giriş katında kelimeler, en üst katta ise cümlelerle ilgili sergi alanları düzenlenmiş.

Dünyada örneği var mıdır, bilmiyorum. Süper bir buluş ve ilginç tasarımlarla hayata geçirilmiş. Ziyaretçi yoğunluğu, müzenin ilginçliğinin kanıtı sayılabilir.

Türk Dil Kurumu, Dil Derneği ve dil eğitimi verilen onlarca üniversitemiz var. Kimsenin aklına gelmemiş böyle bir müze oluşturma fikri. Keşke Türk Dil Kurumu veya Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi bu müzenin daha geniş kapsamlısını açsa. Tohum Gen Bankası gibi, kelime bankası açılsa, müze olarak düzenlense. Her kelime kendi masalını anlatsa, kendi şarkısını söylese, kendi dansını etse.

Karaman, bu müzenin ilk açıldığı yer olma şansını yitirdi. Elini çabuk tutarsa farklı bir tarzda ikinci müzeyi açabilir. Böylece “Karaman, Türkçenin Başkenti’dir” cümlesi içerikten yoksun bir hamaset olmaktan kurtarılır. Müzenin girişine Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanı asılır. Yunus Emre şiirlerinden ayrı bir bölüm kurulabilir. Bu işin planlamasını yapmak ve kısa sürede Karaman’a bir Dil Müzesi açmak zor değildir.

Kelime Müzesi’ni anlatmak yerine çektiğim fotoğraflarla gezdirmek daha iyi olacak. Bakın ve böyle bir müze Karaman’a yakışır mı, kararını siz verin.

Bir Vali ve Bir Akademisyen Bu İşi Başarır

Prof. Dr. İdris Nebi Uysal, 1 Mart 2017’de yayımlanan “Türkçenin Başkenti Olmak…” başlıklı makalesinde şu önerilerde bulunmuş:

“Üniversite, daha evvel iki kez düzenlediği Uluslararası Türkçe Konuşan Öğrenciler Kongresi’ni hem yeni bir formata dönüştürmeli hem de geleneksel hâle getirmeli. Dünyanın neresinde olursa olsun bilimle meşgul olan ve buluşlarını, fikirlerini Türkçe sunabilen öğrencileri Karaman’da buluşturalım. Bir de bu meseleyi yılda bir defa hatırlanan kutlama programları gibi görmemek lazım.
Yıl içinde, Türkçenin temel ve güncel meselelerinin konuşulduğu, Türkçenin geleceğine ilişkin öngörülerin paylaşıldığı panel, söyleşi, konferanslar düzenleyelim. Yurt içinden ve dışından bilim insanlarını, yazarları, şairleri, âşıkları buraya davet edelim. Lars Johanson, Bernt Brendemoen gibi Türkologların Karaman’a gelmesi, âşıkların Karaman’da atışıp söyleşmesi bütün dikkatleri buraya çevirecektir.
Birkaç yıl önce kurulan Karaman Belediyesi Uluslararası Türkoloji Kütüphanesini öyle zenginleştirelim ki, Türkçe üzerine araştırma/inceleme yapan insanların yolu mutlaka buraya düşsün.
Yapılabileceğini düşündüğümüz, hem Türkçeye duyulan ilgiyi hem de Karaman’ın marka değerini artıracağına inandığımız birçok iş var. Burada sayabildiklerimizin, hatta daha fazlasının başarıyla hayata geçirilebileceğine olan inancımız da tam. Zira Karaman, bu programları yürütecek, hedeflerini gerçekleştirecek güce, enerjiye, yürekli, istekli, yetişmiş insanlara sahip.
Yeter ki planlı ve birlikte hareket edelim, doğru kişilerle çalışalım.”

Ne diyebiliriz ki! Beş yılda bunlardan hangileri gerçekleştirildi. KMÜ, rektörle yattı, rektörle kalktı. Belediyenin Türkoloji Kütüphanesi’nden haberiniz var mı? Karaman’a kaç âşık, kaç bilim adamı geldi?

Uysal Hocam, dil müzesinin öncüsü olabilirsiniz! Bu fikri, projeye dönüştürecek, uygulamaya koyacak güce, enerjiye ve yüreğe sahipsiniz. Çevrenizde size destek verecek bir kitle oluşacaktır. Sayın Vali, önerilere kulak verdiğinizi biliyorum. Sayın Tuncay Akkoyun, Karaman’a Dil Müzesi kuran vali olarak anılmak istemez misiniz? Bir vali ve bir akademisyen bu işe gönül verirse, Karaman, gerçek anlamda Türkçenin Başkenti olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Bugün seçim olsa oyunuz kime?
Tüm anketler