Hasret Çölüne Düşen İki Şebnem!

Kırgızistan – Karaman - Selanik: bir tehcir, iskân ve mübadele hikâyesi 18

Kızıl inin başında birkaç saat dinlendiler.

Buradan Gargara bütün mahalleleriyle seyredilebiliyor, 45 yıl önceki Gargara biraz daha enine boyuna genişlemiş görünüyordu.

Abdülkadir usta oğlu Beşir’e uzun kavakların arasında beyaz badanalı evi göstererek: işte o ev bizim oğlum, dedi.

Babası Kadir ustayla ilk karşılaşmanın nasıl olması hakkında konuştular. Aniden karşısına çıkarlarsa ruhiyatına zarar verebilirler miydi? bunu konuştular.

Sonra kendilerini uzaktan takip eden iki sipahiyi çağırdılar ve akşamleyin ilk eve varış planını kararlaştırdılar.

Buna göre, önce iki sipahi Kadir ustanın evine varıp Abdülkadir’i soracaklardı ve ardından da sohbet derinleşince müjdeyi vereceklerdi.

Aradan geçen yarım yüz yıla yakın zamanda hiç haberleşememişlerdi. Kadir ustanın, torunu Beşir’den ve adını alan Kadir’den bile haberi yoktu. Kadir usta, 45 sene önce, ancak mahşerde görüşürüz, diyerek vedalaşmıştı zaten.

Baba oğul ağır ağır yaslandıkları kepirin üstünden kalkıp çarşağa doğru yürümeye başladılar. Önlerinde bir kuyrukkakan havalanıp süzüle süzüle onlara Gabardıca inilecek güzergâhı tarif ediyordu sanki. Bu kuyrukkakan Selanik’e beraberlerinde giden kuyrukkakanın torunları olmalıydı.

Kuyrukkakan çarşağın başında onlara veda edip kayasına döndü. Çarşak, yüzde seksen eğimli, dikine bin metre enine iki bin metre genişlikte, yüzbinlerce ton kumun, üzeri yarım karış çakılla örtülmüş haliydi. Çarşağın başından bir seğirtmede gabardıca inmişlerdi.

Onlar İnin yakadaki bağlarda beklerken sipahiler tarif edilen mahalleye doğru gittiler.

Gün, orta Toroslardan bıyıklarını çekmeye yakın Gargara’nın Mahalar semtindeki uzun kavaklara yakın Abdülkadir ustanın herkesçe bilinen evinin önünde iki kişi belirdi, bunlar yalın kılıç iki sipahiydi.

Kadir usta kaylüle / öğlen uykusunu hiç ihmal etmezdi. O gün bahçedeki son avarları da bozup eve geldiklerinde ikindi olmuştu. Sultan ana bir köşede, o bir köşede kıvrılıp uzandılar.

Kadir usta her gece yaptığı gibi teheccüt kılmak için doğruldu. Abdülkadir onun kalktığını görünce her zamanki gibi, kısık idarenin fitilini biraz daha uzatıp ışığını çoğalttı. İdareyi ara boğaza koyup babasının yolunu aydınlattı. Kadir usta memşeden dönünceye kadar abdest leğenini ve ıprığı hazırladı.

Kadir usta usul ve adabına göre abdestini aldı. Kendisine bu yardımları yapanın her zamanki gibi Sultan ana olduğunu sanarak hiç başını kaldırıp bakmadı bile.

Abdülkadir seccadeyi serip geriye çekildi. Kadir usta namaza başlamadan önce ellerini açıp dua ediyordu: Ya rabbi habibinin yüzü suyu hürmetine, şu mübarek gece hakkı için, şu seher vaktinde dualarımızı kabul eyle! Bu fani dünyaya vedaya hazırlandığımız son yılardayız, bize Abdülkadir evladımızı ve torunlarımızı bir defa olsun dünya gözüyle görmeyi nasip eyle ya rabbi!

Kadir usta hemen arkasında ayakta duran Abdülkadir’i ve yanındaki torunu Beşiri sol yanına selam verince fark etti.

Dualarım kabul oldu yavruuum! Diye bağırdı.

Sultan ana daha önce uyanıp ona acı yavşan kaynatmış soğumasını bekliyordu.

“Ne oldu goca? Kötü rüyamı gördün yoksa? Evvelden ikindi uykusunu iyi saymazlar zaten” dedi.

Kötü değil hatun ömrümün en iyi rüyasını gördüm.

Sultan “ana hadi meraklandırma, anlat hadi” derken kapı çalındı.

Sipahiler önce Kadir ustanın evini sorunca gösterilen sokağa gelmişlerdi. Şimdi de komşunun kızı Zeliha’ya Kadir ustanın kapısını sordular.

Kapıyı çalan oydu.

Halk burada sipahi görmeye alışıktı, hele Kadir usta eski bir silah yapımcısı demirci olunca onun evine bu tarz gelen giden çok olurdu. Ama yirmi yıldır Kadir usta silah ve demircilik yapmadığından gelenler biraz yadırganmıştı.

Zeliha sipahilere: siz durun ben bir haber vereyim, deyip içeri süzüldü.

“Kadir amca, kapıda iki sipahi sizi soruyorlar”, dedi.

Kadir usta elindeki kekikli acı yavşan kupasından bir yudum alıp sehpaya bırakarak tek gözlü pencereye yaklaştı.

Evet, dışarıda iki sipahi içeriden buyur edilmeyi bekler gibi dikiliyorlardı.

Kadir usta bastonunun yardımıyla kapıya yöneldi.

Sipahilere: buyurun evladım, dedi.

Sipahiler Abdülkadir ustayla anlaştıkları gibi içeriye girdiler.

Gösterilen köşe başılara birercik oturdular.

Kadir usta: evladım buyurun, hizmet neydi? Diye sordu.

Sipahiler: ustam biz Abdülkadir ustayı arıyoruz, ona birkaç sipariş verecektik, dediler.

Kadir usta: evladım Abdülkadir’i İstanbul’a diye götürdüler, kırk beş yıldır biz de hiçbir haber alamadık, dedi.

Sipahiler aralarında hafif tebessümle ustadan soru almak için fısıldaşırken, usta: evladım bir şey mi saklıyorsunuz? Dedi.

Sipahiler: ustam sana bir müjdeyle geldik. Dediler.

Kadir usta oğlundan, Ünzile ile düğününü yapıp İstanbul’a sürgüne gönderildikten sonra beklediği tek şey bir iyi haberdi. Bu nedenle sipahilerden bir mektup uzatmalarını bekliyordu.

“Verin evladım mektubu” dedi Kadir usta, hafif gülerek.

Sipahiler heyecanın yatıştığını görünce: ustam bize on dakika izin ver mektubu atımızın terkisinden getirelim, dediler.

Yukarıda İnin yakanın dibindeki bağlarda bekleyen Abdülkadir usta ve oğlu Beşir’i de alıp Kadir ustanın evine tekrar geldiklerinde evin içi dışı insan kaynıyordu. Bütün komşular Abdülkadir’den mektup gelmiş diye toplanmaya başlamıştı. Alakise’deki Ünzile’nin babası Durmuş emmi ve anası Meryem teyzebile hemen koşup gelmişti.

Sipahilerin arasında yaşlanmaya başlamış bir adam ve 45 yaşlarında, ona çok benzeyen biri daha vardı.

Bir anda kimse tanıyamadı, kimse bir mana veremedi. 45 sene içinde bütün yaşlılar ahirete göç etmiş yeni bir nesil meydana gelmişti sanki mahalarda.

İçeriden ağır adımlarla çıkan Kadir usta ve karısı ilk bakışta tanıdılar. Kadir usta, yavruuum, Sultan ana da guzuuum, diye hüngür hüngür ağlayarak kendilerine koşan oğullarının boynuna sarıldılar.

Dakikalar sonra ayrıldıklarında Kadir usta bir eliyle sağ cebinden çıkardığı yağlığıyla gözlerini silerken diğer eliyle Abdülkadir’i göstererek: komşular bu benim oğlum Abdülkadir, 45 sene önce İstanbul’a sürgüne gönderilen oğlum, hani size çok kere anlattığım elimi alan usta bu, dedi.

Beşir’i henüz kimse ne görmüş ne tanımıştı, Abdülkadir de onu henüz babasına yani Beşir’in dedesine tanıtma fırsatı bulamamıştı.

Onlar ayrılınca Beşir ilk defa gördüğü ve babasından her zaman hikâyelerini dinlediği dedesi ve monasının ellerini öptü, sarıldı kendisini tanıttı. Dedesinden hayırlı yolculuk için dua istedi.

Kadir usta hacca beraber mi gidiyorsunuz, deyince, evet, baba Yavuz Sultan Selim hanın Mısır seferine katılan sipahiler korumasında gidiyoruz.

Baba oğul Ünzile’nin ana babası olan Durmuş dede ve Meryem monaya yönelip ağlaşarak hasret giderdiler. Sonra komşularla hem tanışıp hem hasret giderdiler.

Abdülkadir usta Beşir hakkında iki aileye şu bilgileri verdi:

45 yıl önce buradan ayrılırken gemide, Beşir Çelebi’nin Mecmuatü’l-fevaid adlı eserinden terkipler yardımıyla ve Allah’ın izniyle kolay bir doğumla kucağımıza aldığımız ve adını Beşir koyduğumuz torununuz Beşir bu!

Diğer torunlularınız Kadir ve Durmuş Selanik’te kaldılar, size selamları var, inşallah başka bir yolculuk nasip olursa buraya gelip sizleri görmeyi çok istiyorlar.

Buradan geçen birliklerden izin alarak bu gece sizinle hasret gidermek için ayrıldık, yarın Ermenek’te birleşip yola devam edeceğiz, inşallah!

O gece, iki aile ve iki gözbebeği oğul ve evlat, uzun, hatta sabaha kadar sürecek bir sohbete hazırdılar.

Mükremin Kızılca

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mükremin Kızılca - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Karaman Ziraat Odası delege seçimleri 02/12/2022 tarihinde 57 mahalle, 2 belde ve 93 köyde muhtarlıklarca kurulacak olan sandıklar vasıtasıyla sandık kurulları gözetiminde yapılacaktır.

Karaman'da 20-45 yaş aralığında çalıştırılmak üzere askerliğini yapmış veya muaf erkek elektirikçi alınacak.

0 338 224 1360

Çalışma arkadaşları aranıyor.

Firmamız bünyesinde çalıştırılmak üzere kaynak ve torna ustaları alınacaktır.

TALARANZA TARIM MAKİNALARI - FATİH YILDIRIM

Sahibinden tek tapu, borçsuz hissesiz, hemen devir deniz manzaralı arsa

Antalya Manavgat Ahmetler Mahallesinde sahibinden tek tapu, borcuz hissesiz, hemen devir deniz manzaralı arsa sahibinden satılıktır. Ahmetler Kanyonu...

Özkon Yapı Personel Alacak

ÖZKON YAPI FİRMAMIZ BÜNYESİNDE ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE DEPO SEVKİYAT PERSONELİ ARANMAKTADIR. -Uzun süreli çalışmayı hedef alan-Çalışma saatlerine ayak uy...

Karaman'da satılık 2016 model Seat Leon

2016 SEAT LEON 1.2 TSİ STYLE PAKET ARAÇ İLK SAHİBİNDEN SIFIR ALINDIĞINDAN BERİ BİZDE !!! İÇERİSİNDE SİGARA KESİNLİKLE KULLANILMAMIŞTIR !!! KİLOMETR...

EMA Plast Personel Alacak

KARAMANIN YÜKSELEN DEGERİ EMA PLASTİK ÜRÜNLERİ İNŞAAT PETROL GIDA SAN.TİC.LTD. ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE; 25-40 YAŞLARI ARASINDA SATIŞ DENEYİMİ OLAN Kİ...

Desobsan Soba Sanayi Vasıflı personeller alacak

Desobsan Soba Sanayi Vasıflı personeller alacak.  Karaman'da soba sanayisi sektöründe hizmet veren Desobsan firması vasıflı elamanlar alacağını duyur...

Karaman'da acil satılık işyeri

Karaman merkezde satılık işyeri. Karaman Atatürk Bulvarı (30 Metrelik yol) 70 Metrekare zemin asma katlı işyeri satılıktır. Bodrumu 200 Metrekare şeh...

Karaman Siyaser Mahallesi 1.Kat 145 M2 3+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire. Karaman Siyaser Mahallesi Mut yolunun kenarı site şeklinde 4 Katlının 1.Kat(zemin kat) 145 m2 3+1 Doğu-güne...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Bugün seçim olsa oyunuz kime?