Hız, Haz, Benlik Çağı

Kültürel işgalin vazgeçilmez iki ayağı hız ve hazdır. Modernite; hız, haz, benlik duygusunu öne çıkarmış, insanın acizliğini unutturmaya çalışmış, vahyi hayatın dışına itmiştir. Modernite, biz insanların ihtiyaçlarını çoğaltmış toplumdaki değer ve kıymeti “daha çok sahip olma” üzerine bina etmiştir. Vahiyle barışık olmayan modernite medya, reklamlar, diziler aracılığıyla nefisten gelen lezzeti öne çıkarmış, tüketimi teşvik etmiş, mutluluğun kaynağını istediğini alabilme ve yeni olan her şeye sahip olma olarak insanların bilinçaltına sinsice işlemiştir. Azla yetinmeyi, kanaati, eskiyi tamiri, şükrü unutturmak için elinden geleni yapmaya devam etmektedir.

Çocukluğum köyde geçti. Köylerde zaman yavaş akar. Her yerde saat yoktur şehirlerdeki gibi ama köy insanı gökyüzüne bakınca kestirir zaman dilimini. İnsanın kendisini kaybetmesine sebep olan gürültüye köylerde pek rastlamazsınız. Kâinatla perdesiz buluşan köy insanı beyin ve kalp dinginliği sahiptir. Şehir hayatında beyin ve kalp dinginliğini yok eden hızlı, hazcı, hırslı yaşam stresli hayatı beraberinde getirmiştir. Stresin yol açtığı hastalıklar köy insanında daha az görülür. Köyden şehre göçle beraber, şehir hayatında biz insanlar kapalı mekânların ve rekabetin yol açtığı gerilmenin, stresin, gürültünün patırtının, hızlı yaşamın sonucu aslında huzurumuz, sağlığımız istenilen düzeyden çok uzaklaşmıştır.

Tefekkürün önündeki en büyük engel hırs, haz ve hızdır. Ünlü filozof Descartes: “Düşünüyorum öyleyse varım.” diyor. Var olmanın, kendini keşfetmenin, yaratılmışı ve Yaratıcıyı hakkıyla tanımanın en önemli yolu yavaşlamak, durmak, tefekkür yolculuğunu içten dışa doğru başlatmaktır. Hızlı yaşam düşünmenin, sorgulamanın, kendini bulmanın önündeki en büyük engeldir.

Dur, düşün, yavaşla ve kendine şu soruları sor:

Yarış atı gibi sabah 8.00 akşam 18.00 koşuyorum. Bu koşturmada bakiye uzanan bir zaman dilimi var mı?

Koşturma sonu erdiğinde elde ettiklerim gerçekten beni doyuracak mı yoksa bir ömür boşa mı kürek çekmiş olacağım?

Bu koşuşturma ve hızlı yaşam sevdiklerimi elimden mi alıyor, onlar için çalıştığımı söyletirken nefsim, onları kaybediyor muyum yoksa?

Modernite, zaruri olmayan ihtiyaçları zaruri gibi göstererek tüketimi arttırmış. Geçim derdi ile boğuşan biz insanlar giderleri karşılayabilmek için kendimizi kaybetmiş, çevremizi, düşünmeyi ertelemişiz. Kendini kaybeden bir insanın da hem ülkesine hem dünyaya söyleyecek nasıl bir sözü olabilir ki?

Önceki yazımızda “hız” konusuna örnek oluşturan yazarını bilmediğim mısralara yer vermiştim.

Bir dünyada yaşıyoruz ki,
Bilemedik günler nasıl geçmiş
Eş dost, hısım akraba, tanıdık
Herkes başı derdine düşmüş,
Zaman yok bakmaya dağın yücesine
Denizin mavisine, bulutların incisine
Bakan yok artık.

İkinci olarak “haz” konusuna değinelim. Modernite, “sana haz verenin peşinde bir ömür harca diyerek” bizi adeta köleleştiriyor. Hedeften, vizyondan uzak sadece hazzına ve çıkarına hizmet eden hissiz robotlara dönüştürüyor bizleri. Ekranlar aracılığıyla servis edilen lüks ve lezzetli yemekler, konforlu yaşam, nefisten gelen lezzete hizmet eden diziler, filmler, programlar aklı, kalbi, ruhu ikinci üçüncü plana atıp nefsi şımartıyor, hak ettiğinden çok daha fazla konuma getiriyor.

Modernitenin karşısında olan vahye kulak veren bizim medeniyetimizde ise insan kendisini, nefsini tanıyarak, terbiye ederek olgunlaşır; temiz, ciddi, olgun, hayırlı insan haline gelir. Üzerimizdeki nefsin hâkimiyetini azaltmakla ancak cismaniyetten kurtulup ruhaniyete doğru adım atabiliriz. İçimizin güzelleşmesi aklın ve kalbin vahiyle barışık olması nefsin sesini bir müddet kesecek, bizleri kaliteli insanlara dönüştürecektir. Hazza hizmet eden nefsin hilelerini tanımadan ona bir müddet mola verdirmeden iç ve dış dünyamız bayram etmeyecek, istenilen kıvama gelmeyecektir.

Üçüncü olarak “benlik” konusuna değinelim. Vahiyle barışık olmayan modernite” sen sana yetersin, sen sana aitsin, kendine, kendi gücüne ve aklına güven” diyerek insana adeta ilahlık rolü vermiştir. İnsanın aciz, muhtaç, fani, ölümlü bir varlık olduğunu unutturmuştur. Kendi bilgisine ve aklına güvenen modernite insanı başka bilgilere, marifetlere uzak durmayı tercih etmiştir. Bizim medeniyetimizde ise benliğin bir sınırı ve haddi vardır. Biz kendimize, kendi benimize değil bize şah damarımızdan daha yakın Rabbimize güvenir, ona yönelir, dayanırız. Elimizden gelenin en iyisini yapar, sonuca karışmayız. Aciz, fakir, kul olduğumuzu bilir, aklımızı putlaştırmayız. Bin bilsen de bir bilene danış atasözüne kulak vererek başkalarının aklına, tecrübesine önem vererek, gururdan kibirden uzak durmasını biliriz. Aynı zamanda canlılar içinde seçilmiş bir varlık olduğumuzu bilir, maneviyatımızdan aldığımız güçle diğer canlıları, kâinatı, dünyayı doğru okumasını biliriz.

Hız, haz, benlik virüsü ne yazık ki bizim kültürümüzde baş göstermeye başlamıştır. Uyanık olup bir an önce önlem almazsak gelecek nesiller bizden şikâyetçi olacaktır. Dünyaya söyleyecek sözü olan bizler medeniyetimizin güçlü dinamiklerinden yola çıkarak büyük hedefler belirleyerek ölümlü olduğumuzu unutmayarak iki dünyalı yaşayarak, tevekkül ve tefekkür ederek azameti Rabbimize vererek bu üç virüsle mücadele edebiliriz.

Ali ALTAYLI

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Altaylı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Karaman Ziraat Odası delege seçimleri 02/12/2022 tarihinde 57 mahalle, 2 belde ve 93 köyde muhtarlıklarca kurulacak olan sandıklar vasıtasıyla sandık kurulları gözetiminde yapılacaktır.

Karaman'da 20-45 yaş aralığında çalıştırılmak üzere askerliğini yapmış veya muaf erkek elektirikçi alınacak.

0 338 224 1360

Çalışma arkadaşları aranıyor.

Firmamız bünyesinde çalıştırılmak üzere kaynak ve torna ustaları alınacaktır.

TALARANZA TARIM MAKİNALARI - FATİH YILDIRIM

Sahibinden tek tapu, borçsuz hissesiz, hemen devir deniz manzaralı arsa

Antalya Manavgat Ahmetler Mahallesinde sahibinden tek tapu, borcuz hissesiz, hemen devir deniz manzaralı arsa sahibinden satılıktır. Ahmetler Kanyonu...

Özkon Yapı Personel Alacak

ÖZKON YAPI FİRMAMIZ BÜNYESİNDE ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE DEPO SEVKİYAT PERSONELİ ARANMAKTADIR. -Uzun süreli çalışmayı hedef alan-Çalışma saatlerine ayak uy...

Karaman'da satılık 2016 model Seat Leon

2016 SEAT LEON 1.2 TSİ STYLE PAKET ARAÇ İLK SAHİBİNDEN SIFIR ALINDIĞINDAN BERİ BİZDE !!! İÇERİSİNDE SİGARA KESİNLİKLE KULLANILMAMIŞTIR !!! KİLOMETR...

EMA Plast Personel Alacak

KARAMANIN YÜKSELEN DEGERİ EMA PLASTİK ÜRÜNLERİ İNŞAAT PETROL GIDA SAN.TİC.LTD. ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE; 25-40 YAŞLARI ARASINDA SATIŞ DENEYİMİ OLAN Kİ...

Desobsan Soba Sanayi Vasıflı personeller alacak

Desobsan Soba Sanayi Vasıflı personeller alacak.  Karaman'da soba sanayisi sektöründe hizmet veren Desobsan firması vasıflı elamanlar alacağını duyur...

Karaman'da acil satılık işyeri

Karaman merkezde satılık işyeri. Karaman Atatürk Bulvarı (30 Metrelik yol) 70 Metrekare zemin asma katlı işyeri satılıktır. Bodrumu 200 Metrekare şeh...

KARAMAN'DA 2 ADET TOKİ KONUTU SATILIKTIR

KARAMAN 4.TOKİ'DE İKİ ADET KONUT SATILIKTIR  Borcu yok 2+1 zemin kat 100 metrekare 565 bin TL İRTİBAT: +90 532 367 29 19


Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Bugün seçim olsa oyunuz kime?