KARAMAN, ERKEKSİN ERKEK!

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Orhan Veli'nin "Anlatamıyorum" başlıklı bu şiiri dünyanın en çok okunan ikinci şiiri imiş. İddiaya göre, Lyrikline adlı internet platformu varmış. 1999'dan beri yayında olan bu platformda, 84 dilde, 1375 şairin 12 bin 312 şiiri ve 18 bin 502 çevirisi varmış. Platform ayrıca, bu şiirleri şairlerin kendi sesinden kayıtlarını da barındırıyormuş.

Sosyal medyayı güvenilir kaynak görenlerden olmadım. Bu nedenle haberin doğruluğundan kuşkuluyum. Bana inandırıcı gelmedi. Güya, Lyrikline, her yıl Haziran ayında Berlin Şiir Festivali kapsamında editörleri ile toplanıp yıllık istatistikleri açıklıyormuş. 179 ülkeden okuru olan sitenin Haziran 2018 - Mayıs 2019 verilerine göre, en çok şiir okunan ülkeler Almanya, ABD, Türkiye, Büyük Britanya ve Sırbistan olarak sıralanıyormuş. Türkiye, üçüncü sırada. Lyrik'e göre, 2018-2019 arasında dünyanın en çok okunan şair ve şiirleri listesinde Orhan Veli'nin bu şiiri ikinci sırada yer almış. Ne hikmetse listede birinciliği kazanan şair ve şiirden söz edilmemiş. Ciddiyetsizlik mi, ihmal mi, özensizlik mi, acelecilik mi, sebebini de öğrenemedim.

" Festival" kelimesi kifayetsiz kaldı

İlk ezberlediğim şiirlerdendir ve kelimelerin kifayetsizliğinde dilime pelesenk olur. Bu kez de öyle oldu. Festivalle ilgili bir yazı yazmak istedim, "Festival" kelimesi kifayetsiz kaldı. Bugünkü ifadesiyle "yetersiz" kaldı. Daha açık söylemek ve örnek vermek gerekirse, Antalya film festivali ile Divle peynir festivali aynı şey mi? Elbette farklı. TDK Türkçe Sözlük'te festival için dört ayrı tanım yapılmış. Bu tanımlardan biri, bu yazıya "cuk" oturuyor. Festival: Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik.


İngiltere’nin güneybatı bölgesindeki; Gloucester’da Brockworth köyünün Cooper’s Hill tepesinde düzenlenen peynir yuvarlama festivalinden iki kare.


Kars'ta düzenlenen 'Peynir Festivali'nde 'kaşar yuvarlama yarışması' 

Divle Berendi Obruk Peyniri Festivali

Ayrancı Divle Berendi Obruk Peyniri Festivali, Karaman’ın Ayrancı ilçesinde yapıldı. Sağ olsunlar, bana da davetiye göndermişler. Gidemedim. Amasra'daki kömür ocağındaki patlama yüzünden konserler iptal edilmiş. Ülkenin yüreğinin sızladığı bir günde eğlenceden uzak durulması yerinde olmuş. Duyarlılık gösterilmiş ve çok yerinde bir karar verilmiş. Hassasiyetimizi bir kez daha sergiledik.

Divle obruk peyniri üzerine, Karaman'da benden çok yazı yazan olmamıştır” diyebilirim. Çok mu iddialı oldu? Değil, yazdıklarımı ve yazılanları biliyorum. Peynir satmıyorum, bu işin ticaretini yapmıyorum. Şarküteri ortaklığım da yok. Reklamlarla yazılarımın karıştırılmasına üzülürüm. Festival haberlerini yerel basından takip etmiş olmalısınız. Ben Karamandan.com haber sitesinden okudum. Karaman ulusal basında başka konularla gündeme geliyor ne yazık ki. Vampirimizi duymayan mı kaldı?

Festival, Hıdırellez şenlik alanında gerçekleştirilmiş. Karaman Valisi Tuncay Akkoyun, Milletvekilleri Recep Şeker, Selman Oğuzhan Eser ve İsmail Atakan Ünver, Ayrancı Kaymakamı Fatih Eroğlu, Belediye Başkanı Yüksel Büyükkarcı, Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Oprukçu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katılmış. Karamanran.com festivale ilişkin haberin ardından 50 adet fotoğraf kullanmış. Fotoğraf galerisi oluşturulmuş. Ayrancı Belediyesi’nin portalını da inceledim. Karaman Valiliği ve Ayrancı Kaymakamlığı’nın sitelerine bakmadan geçmedim elbette.

Festival, protokol üyelerinin Divle obruğunu ziyaretleri ile başlamış ve çadır ziyaretlerinin ardından protokol konuşmalarına geçilmiş. Türkiye'nin yüzünden tebessümü eksik olmayan belki de tek belediye başkanı benim için Ayrancı Belediye Başkanı Yüksel Büyükkarcı. Türkiye’de makam sahipliği ciddiyetle değerlendirilir. Ciddiyet, gülmemek anlamındadır. İlk akla gelen budur. Büyükkarcı, konuşmasında obruk ve peynir hakkında bilgi vermiş.

Yiyecek konusunda tedbirliyim. Daha doğrusu stokçuyum. Peynirlerimin bir bölümünü aldım, bir bölümünü ayırttım. Divle peyniri siparişini de 8 ay önce vermiştim. Büyükkarcı’nın konuşmasını okurken, bu cümleyi yazma ihtiyacı duydum.

Başkan Büyükkarcı, mandıra açılacağının ve Divle adıyla piyasaya sunulan taklit peynirlerin önüne geçileceğinin müjdesini paylaşmış. Bir ürünün kıymetinin farkına varılması ne güzel. Belediye Başkanı Yüksel Büyükkarcı, daha sonra Vali Akkoyun’a plaket vermiş. Sebebini öğrenemedim. Festival akşam saatlerine kadar devam etmiş.

Karaman, erkeksin erkek!

Festivaldeki fotoğraflar dikkatimi çekti; davetlilerin neredeyse tamamı erkek. İnternet sitelerinde arama yaptım, Ayrancı Belediyesi’nin sitesi yetti de arttı. Fotoğraflar bende, kadınların girmesi yasak bölge izlenimi uyandırdı. Hele festival alanındaki platformda çekilen toplu fotoğrafı görünce, bu yazının başlığı ağzımdan çıkıverdi. "Karaman, erkeksin erkek!"

Peynir olur da sıkma olmaz mı? Festivale katılan bir tanışa sordum. Sıkma ikramı da yapılmış, börek ikramı da. Festivale kadınlar da gelmiş. Ama sacın başında ekmek yapma ve sıkma sıkmak için gelmişler. Kadınlar çadırlarda imiş. Peyniri hazırlayan kadınlar, tuluma basan kadınlar, peyniri ailesinin temel besini yapan kadınlar. Festival alanında, toplu fotoğraf çekiminde unutulan kadınlar…

Sosyologlar ve sosyal bilimciler, “erkek egemen toplum” olduğumuzu öne sürerler. Öyle miyiz? Duygu Asena, 1980’lerde “Kadının Adı Yok” adlı bir kitap yazdıydı da 55 baskı yapıp çok satan bu kitap Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından muzır bulunarak yasaklanmıştı.

Duygu Asena’nın kastettiği elbette başkaydı. O da biliyordu, her kadının bir adının olduğunu…

ABD’li devlet adamı, mucit, bilim insanı, felsefeci ve yazar Benjamin Franklin, “Anlatırsan unuturum. Gösterirsen anımsayabilirim. Beni de katarsan, o zaman anlarım” demiş. Katılımın önemini vurgulamış. Bu sözü 200 küsur yıl önce söylemiş.

Ayrancı’daki festivalde elbette kadınlarımız da vardı. Fotoğraflar, Uluslararası Erkekler Günü kutlamasını hatırlatsa da biz erkekler kadın olmadan bir işi başaramayız. Festivalin yükü yine kadınların omuzlarına binmiş. Konukları doyurmak için peynir börekleri, gözleme ve sıkma yapmışlar. Dünyanın düzeni değil midir; Birileri nutuk atacak, birileri çalışacak.

Orhan Veli’nin şiiriyle başladık, Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye’deki uzun şiirinin bir bölümüyle veda edelim.

“Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri

………………………………”

Karaman, erkekliğini yine gösterdin. Erkeksin Karaman, hem de çok erkek!

NOT: Uluslararası Erkekler Günü, her yıl 19 Kasım’da kutlanan, Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen uluslararası bir gündür. 70’in üzerinde ülke tarafından kutlanan Erkekler Günü’nü resmi olarak kabul etmiş ülkeler arasında Türkiye’nin adını bulamadım. “Damsız Girilmez” levhalarının varlığını sürdürdüğü tek ülke olduğumuzun doğruluğunu da teyit edemedim.

AHMET TEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Bugün seçim olsa oyunuz kime?