Troll Yüksel

- Çocuklar şimdiye kadar bazı meslek erbaplarını tanımaya çalıştık. Kasap, doktor, terzi, muhendis, polis ve hemşire gelip dersimize katıldılar. Meslekleri hakkında bilgiler verdiler, istediğiniz soruları sordunuz. Günlük hayatta bazen hiç karşılaşamadığımız meslek erbapları da vardır. Bulardan bir kaç misal verebilir misiniz?

En az 10 parmak havaya kalkıverdi.

- Orhan, sen söyle!
- Kaptan hocam!
- Kıyıda yaşayan insanlar arasında kaptanlara rastlamak mümkündür. Sen öyle İnci
- Pilot hocam!
- Büyük şehirlerde pilotlarla karşılaşmak mümkündür. Sen söyle Erhan!
- Gece bekçisi hocam!

Tüm sınıf birden kahkaha attı ama cevap Yavuz’un hoşuna gitmişti. Yine de duymak istediği cevap değildi.

- Oğlum, gece bekçileriyle gece dışarda gezen nice kişi karşılaşabiliyor. Neyse, ben söyleyim bari: istihbarat ajanları. Ajanların yakınları bile ne iş yaptığını bilemezler. Bilmemesi lazım daha doğrusu. Bunun gibi ne iş yaptığını gizleyen başkaları da vardır: troll!

“Tabi ya neden bilemedik!” dercesine tüm sınıfın bir birine bakmasına Yavuz’u şaşırmıştı. Demek ki, sınıfta trolün ne olduğunu bilmeyen yoktu. Çok küçük yaşta sanal alemle tanışıp saatlerce buralarda vakit geçirenlerin trolü bilmemesi zaten düşünülemezdi.

- Şimdi bir troll ile tanışacaksınız, aklınıza gelen her şeyi çekinmeden sorabilirsiniz.

Çok geçmeden sınıfa orta boylu, şişman, gür saçlı, siyah gözlüklü, pos bıyıklı, keçi sakallı tuhaf kılıklı biri girdi. Kıyafeti ise ya rengi bozarmış ya da çoktan modası geçmiş elbiselerdi. Böylesine tuhaf birinin troll olması çocukları şaşırtmıştı. Trolün nasıl olması gerektiği hakkında bilgileri yoktu ama bu kadar farklı bir tipte birinin troll olmasını da beklemiyorlardı doğrusu.

- Hoş geldiniz Yüksel bey!
- Hoş bulduk hocam.
- Sizi çocuklarla başbaşa bırakıyorum. Kolay gelsin!

Yüksel, çocukların pür dikkat kendisine baktıklarını görünce heyecanlandı. Bir an geldiğine pişman oldu, en azından öğretmenin sınıftan çıkıp kendisini bu kadar öğrenciyle başbaşa bırakacağını beklemiyordu. Öğretmenin yardımıyla trollük hakkında bilgi vereceğini zannetmişti. Kendisini toparlayıp konuşmaya başladı.

- Günaydın çocuklar!
- Günaydın hocam!

Çocukların hep bir ağızdan kendinsine “hocam!” demeleri hoşuna gitmişti.

- Çocuklar beni öğretmen değilim. Neyse, ilk önce kendimi tanıtayım. Ben Yüksel, 35 yaşındayım. Bursa’da kalıyorum, Yavuz hocamın isteği üzeri buraya geldim. Eğitim: liseden sonra okuyamadım halbuki üniversitede bilgisayar okumayı ne kadar çok istiyordum. Üniversite sınavlarında başarılı olamadım. Benden size tavsiye, düzenli okuyun, ders çalışın ki istediğinizi başarabilesiniz. Benim gibi boş boş gezip sadece imtihanlarda çok çalışmakla başarılı olmazsınız.

Ünivesiteden ümidi kesince bir kaç değişik iş yaptım ama hiç birini sevemedim. Almanya’daki amcam bana bilgisayar getirmişti. Bilgisayar kullanmayı iyice öğrenince, bilgisayar yine de mesleğim oldu. Muhasebecilerin, mali müşavirlerin ıvız zıvır işlerini yaptım. Askerden gelince bilgisayarcının yanında çalıştım. Bilgisayarın yeniden programlanması, ufak tefek tamiri gibi işler yaptım.

- Hocam, ne zaman troll oldunuz?
- Tam bende oraya gelmiştim, sen benden önce davrandın! Lise arkadaşımın biri bilgisayar mühendisi olmuştu. Sanalda günlük görüşürdük. Bilgisayarın artık mesleğim olduğunu biliyordu. Bayramda babasını ziyarete geldiğinde buluşmuştuk. Bana trollüğü teklif etti. Hemen kabul ettim.

Trolü tarif edeyim: sırf para karşılığı bile bile yalan ve yanlış şeyler yazan veya ortalığı karıştırana denir çocuklar. Sanalda yazan herkes troll değildir.

Reklam şirketi, tele pazarlamacı, anketçi gibi şirketler adı altında troll şirketleri vardır. Bu şirketlerin elemanları vardır, gelen isteğe göre trollük yapılır. Mesela bir şirket karalanacaktır yani karalama kampanyası yapılacaktır. Bu kampanyayı isteyen, troll şirketiyle anlaşıp karalama kampanyası başlar. Troll hiç bir zaman ne patronunu ne de patronuna iş vereni bilemez. Bütün görüşmeler, iş bağlantıları sanalda olur biter. Ama patron trolleri yakından takip eder, işini iyi yapıp yapmadığını kontrol eder. Biz troller sadece karalama yapmayız, bazen şakşakçılık, pofpofculuk da yaparız. İtibarı kaybolmuş şirket, şahıs veya kurum troll firmasından yardım ister. Hiç beklemediğiniz kurum, kuruluş, şirket veya şahıs trollerden yardım ister ve bu işte çok büyük paralar döner. Medyadaki çoğu tartışma, yaygara, kavga aslında trollerin işidir. Ufacık bir bardakta fırtınalar kopuyorsa, bilin ki işin ucunda trollük vardır.

Yükselin anlatacaklası aslında bu kadardı. Çıkıp gitmek olmazdı. Sorular bölümüne geçme zamanı gelmişti.

-Evet, çocuklar benim anlatacaklarım bu kadar. Sorusu olan var mı? Sorulara geçmeden önce söyleyim, meslek icabı bazı soruları cevaplayamam.
Tüm parmaklar bir anda havaya kalktı. Bu durumu nasıl idare edeceğini bilemedi. Kime söz verse, şaşırdı kaldı. Daha yeterince vakti vardı, sırayla herkes sorsun istedi.
- Hocam, troller hep gece mi çalışır?
- Hayır, gündüzleri de çalışırız.
- Hocam, troller de “nickname” kullanır mı? Sizin “nickame”nız nedir?
- Hocam, trolün maaşı ne kadar?
- Benden bir tavsiye, erkeğin maaşı sorulmaz.
- Hocam, en çok kimlere trollük yapıyorsunuz? Yani en çok hedefiniz kim oluyor?
- Hocam, trollerin bile bile yalan yanlış şeyler yazdığını, ortalığı karıştırdığını söylediniz. Trollük yaparken vicdanınız sızlamıyor mu?
- İlk zamanlar zorlandım ama şimdi alıştım. Ben yapmasam başka biri yapacak zaten.
- Hocam, evli misiniz? Çocuklarınız var mı?
- Pek özele girmesek?
- Hocam, troller arasında da rekabet var mı?
- Troller arası da mutlaka rekabet olur. Sizin şirket karalama kampanyası trollüğü yaparken, başka şirket ise pofpoflama trollüğü yaparsa elbette rekabet olur. Aslinda trollerin en büyük rakibi şakşakçılar. Mesela çalıştıkları şirketi hedef aldığımızda, hedef şirketin bazı elemanları yani şakşakçılar hemen karşı taarruza geçerler. Bıkmadan, usanmadan bizimle uğraşırlar. Onların çıkarı, bizim aldığımız paradan çok fazla olmalı ki, saatlerce şirketi övmekle bitiremezler.
- Hocam, başarılı bir troll nasıl olur?
- Başarılı trol, kendisine verilen görevi iyice araştırıp sonra işe başlar. Mesela karalayacağı kişi veya kurum hakkında evvela bilgi toplar sonra bunu abartarak, çarpıtarak kullanır. İyi bir troll nerde ve ne zaman duracağını da çok iyi bilir. Bilsin ki, karalama veya pofpoflama kampanyası olduğu ortaya çıkmasın.
- Hocam, istemeyerek trollük yaptığınız oluyor mu?
- Olmaz olur mu? Çok sevdiğim bir kişi hedefteydi. İstemeye istemeye yerden yere vurdum.
- Hocam, troll oldugunuzu gizliyor musunuz?
- Evet, bunu kimse bilmiyor. Dikkat ettiyseniz size soyadımı bilerek söylemedim. Az da olsa kamuflaj yaptım. Neyse çocuklar, vaktim doldu. Size tavsiyem, okumayı ciddiye alın. İmkanları en iyi şekilde değerlendirin ve adam akıllı bir iş yapın. Ben trollük yapıyorum ama bir de bana sorun nasıl yapıyorum. O kadar kişinin, kurumun, şirketin adını karaladım ki.. O kadar tahribat yaptım ki… Kişiler kendiklerine çeki düzen versin, kurumlar daha ciddi olsunlar, açık bırakmasınlar diye halen trollüğe devam ediyorum. Yani benimkisi bir nevi sanal mikropluktur. Mikroplar canlıların daha güçlü olmasına yarar…

Son tavsiyem, sanalda herkese kolayca güvenmeyin. Kim kime dum dumadır sanal alemi…

Abdullah konuksever

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Konuksever - Mesaj Gönder --- Okunma



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Bugün seçim olsa oyunuz kime?