Karaman’ın ‘Gurur’u

Karaman’ın aydınlık yüzlü gençleri var. Bu gençlerden bir bölümü benim okuyucularım. Öyle gurur duyuyorum, öyle keyif alıyorum ki, “yazma isteğimin sebebi daha çok bu gençlerdir” diyorum.

Bu gençlerden biri uzun yıllardır havacılık sektöründe çalışıyor ve Türkiye’nin gözde turizm merkezlerinden birinde yaşıyor. Bana bir ileti göndermiş; komik, duygusal, hüzün ve mutluluk verici içeriğe sahip. 15 saniyelik bir görüntü. Uzun metrajlı, usta işi bir yönetmenin filminden daha çarpıcı…

  • Görüntüde saçı ve sakalı uzun, alnı geniş, elmacık kemikleri çıkık, gözleri siyah ve ışıl ışıl biri var. Etrafına enerji saçtığını tahmin edebiliyorum. Gözünüzün önüne Matrix’in Keanu Reeves’ini getirin; Onun gözlüksüz, daha yakışıklı hali. Abartmıyorum. Görüntüye göre, sizlere tarif etmeye çalışıyorum.

Karaman’da Temizel-Ünlü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Beden Eğitimi öğretmeniymiş. Adı Ömer Aslan. Soyadının hakkını veren, Milli Eğitim’in az sayıdaki yiğitlerinden. Renkli bir kişilik diyeceğim ama eksik olur, o rengârenk biri; Yaratıcı, hiperaktif, cömert, fedakâr, üretken…

Karaman’da Türkçe öğretmenliği yaptığı dönemde, öğrencilere şu soruyu sormuş: “Gurur kelimesini cümle içinde kullanın.” Öğrencilerden biri söz almış ve şu cümleyi kurmuş: “Çamaşırları güneşe sererseniz gurur.”

Ömer öğretmen, öğrenciye bu cümle için tam puan vermiş. Öğretmen, övünme, kendini beğenme demek olan “gurur” ile “kuru duruma gelmek anlamındaki “kurumak” kelimesini karıştıran öğrencisinin uçak mühendisi olduğunu da eklemiş.

Benim bu öyküden gurur duyma nedenim, öğrencinin uçak mühendisi olması değildir. Öğretmenin öğrenciye yaklaşım tarzı ve hoşgörüsüdür. Bugün uçak mühendisi olarak hizmet veren genç, o gün öğretmenine verdiği yanıtı inşallah unutmamıştır. Hatırlandıkça gülümsetecek bir anının unutulması kolay değildir. Artık çamaşırların güneşte kuruduğunu ve uçak mühendisi olduğu için öğretmeninin kendisiyle gurur duyduğunu çoktan öğrenmiş olmalı.

Aynı öğretmen, bir başka görselde bu kez öğrencilere yardım konusunda yine hoş ve içten bir öneride bulunuyor. Öğrencilere ikramda bulunmak veya cömertlik yapmak isteyenlere yol, yöntem dersi veriyor.

“Bu hayatta öğrencilere sorulmaması gereken sorulardan bir tanesi: Harçlığın var mı?

Sorma kardeşim! ‘Al şu parayı, benden yemek ye’ de. Öğrenci öyle gururludur ki, cebinde beş parası olmasa bile ‘harçlığım yok’ demez. Açlıktan ölse bile ‘açım’ demez. Öğrenci gururludur, öğrenci onurludur.”

Öğretmenim, siz ne mübarek insansınız. Allah sizlerin sayısını çoğaltsın. Allah sizlerin gayretini artırsın. Allah önünüze takoz koyacak kişileri sizden uzak tutsun. Allah sizleri öğrencilerinizin baş tacı yapsın.

Ömer Öğretmen’de çok olay var, o bir cevher. Ben yeni haberdar oldum ve bu kadarını yazabildim.

Sizlere bir sonraki yazımda yine bir öğretmeni tanıtmaya çalışacağım. Bundan 40-50 sene önce, köy edebiyatı adıyla bilinen romanlardaki öğretmenlerden biri. Ancak bu kişi, bir roman kahramanı, bir kurgu karakter değil. Milli Eğitim’in fedakâr öğretmenlerinden biri.

Aslında tanıtılacak, yaptıkları harika işleriyle birlikte isimleri dünyaya duyurulacak öyle kıymetli insanlarımız var ki! Biz, onları bulup, yaydıkları ışıktan nasiplenmek yerine insanlıktan çıkmış kişilerin sebep olduğu çirkinliklerden başkasına bakmaz olduk.

Dünyanın en büyük yazarı kabul edilen Lev Nikolayeviç Tolstoy’un sözüdür:

“Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar.
Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir...”

Size anlatacağım öykü, Karaman’ın bir ilçesine bir öğretmenin gelişiyle başlar. Hikâye yeni yazılmaktadır. Bir bölümü okunacak hale gelmiştir.

Tolstoy’a ait aşağıdaki cümle bu yazının bonusu olsun.

Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir."
Her şeye sevgiyle bakın, sevgiyle kalın.

AHMET TEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Bugün seçim olsa oyunuz kime?