Karaman’da Vampir mi Var, Güvenlik Zaafı mı?

Karaman, esnafı başta olmak halkın büyük çoğunluğunun umursamadığı, belki duymadığı bir “vampir” olayı ile yatıp kalkmaya başladı. Bizim kuşak “Karaman evliya yatağı” lafları ile büyüdü. Bu yaşıma kadar evliyanın canlısını görmedim. “Yatağın sahibi benim” diyen biriyle de tanışmadım. Evliya diye adı anılanların hepsi yüzlerce yıl önce ölmüş kişilerdi. İnanç yönünden ölülerle tanışacak düzeye ulaşan biri olamadım (!) Ölüler, beni tanışacak kadar kendilerine yakın görmediler.

Karaman’da vampir olduğunu ilk kez duyuyorum. Karaman’dan 50 yıl önce ayrıldım. Vampir olup olmadığını bilmiyorum. Bunu şehirde yaşayanlara sormak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Karaman’da vampirlerin olduğunu öne süren kişi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 05 Şubat 2021 tarihinde KMÜ Rektörlüğüne atanan biridir. 20 aydır Karaman’da yaşamaktadır. Karaman’ın kılcal damarlarına kadar girdiği rivayet edilen yöneticidir.

“Hedefiniz güneş olacak, ıskalarsanız yıldızlara takılacaksınız” veciz sözünün sahibidir. Ben anlayamadım ama bu söz derin bir mana taşıyor olmalı. Recep İvedik 2 filmindeki “Ekinler boy göstermeden kör buzağı topallamaz" sözünü de anlayamamıştım. Yunus Emre’nin dediği gibi “Hiç bilmezsin mana nedir, ne dilde çağırmak gerek.” Bir bildiği vardır. Boşa konuşacak yaşı çoktan geçmiştir. Ondan iyi bilecek değilim ya! Hem iki kişi yürüyün diye korkutuyor, hem de Güneş’e gitmeyi, yıldızlara takılmayı öneriyor. Kusura bakmayın, kafam iyice karıştı.

Kim Bu Hüseyin Hoca?

Ben “vampirli” konuşmayı hem dinledim hem okudum. Daha önce de itiraf ettim. O kişinin söylediklerini anlayacak yetkinlikte değilim. Onun konuşma biçimi, benim algılama kapasitemin çok dışında. Mesela, o gün öğrencilere seslenirken “Öyle değil mi, Hüseyin hoca? Emme basma tulumba gibi kafayı salla ya da düzelt” diyor.

Kim o İslami İlimlerin Hüseyin Hocası? O sözler söylenirken, 91 yaşındaki insanı 21 yaşındaki gençle denk tutan bir konuşmacının sözüne nasıl duyarsız kalırsınız? Hem 91 yaşında olup hem nasıl genç olunurmuş? KMÜ’nün son bilimsel buluşu olarak bu bilgiyi dünyanın akademik çevrelerine duyurmak gerekmez mi? Hüseyin hoca başka işle mi meşgulmüş, cep telefonu ile mi oynuyormuş? Kimse ne olduğunu anlayamamış. Garibim hoca, öğrencilerin önünde madara olmuş.

“Emme basma tulumba gibi kafayı salla ya da düzelt” nasıl üslup? Buyruk mu, uyarı mı, istiskal mi, nezaketsizlik mi, patavatsızlık mı? Yoksa hepsi birden mi? Cümleyi çözen varsa medet! Üniversite çatısı altında bu dil nasıl bir dil? Hüseyin hoca, neredesiniz? Sizi tanıyan bir Allah’ın kulu yok mu? Emme basma tulumba olmayı nasıl yuttunuz? (Üslup konusunda onlarca yazım Karamandan.com’un derin dondurucusundadır. Son kullanma tarihi dolmak üzeredir.)

Bin kez dinlesem, bin kez okusam KMÜ konferans salonunda o günkü öğrencilerin dinlemek zorunda kaldığı sözleri düzgün cümleler haline dönüştüremem. Vampir ne demek, kelime anlamını biliyor musunuz? Bizim temel sorunlarımızdan biri, kelimelerle olan münasebetimizdir. Kelimelerin iç dünyası bize uzaktır. Tanımasak da tanıyormuş gibi davranırız. Vampir, TDK Türkçe sözlükte, “insanların kanını emdiğine inanılan yaratık” şeklinde tanımlanmış.

Kanını Emmek veya İnsafsızca Sömürmek

Sözlüklerde vampirin mecazi anlamına yer verilmemiş. Vampir, mecazi anlamda kullanılan kelimelerden değil. Sözlükte “kanını emmek” var; İnsafsızca sömürmek anlamında kullanılmış. Daha çok Marksist ekonomi literatüründe yer alır. Bir nevi vampirliktir. Emek, zaman, para, liyakat, hak, hukuk, adalet, makam, mevki gaspları da bir tür kan emmek değil midir?

O günkü konuşmada bu konular teğet bile geçilmemiş. Üniversiteler sol jargondan arındırıldı. Emeği de unuttuk, sömürüyü de. Ekonomide ‘heterodoks modelli nöro’lu’ aşamaya geldik. Eskiyen kelimeleri ölülerin yakıldığı krematoryumdan çıkmış küllerin konulduğu şişelere dolduruyoruz. Sonra da ya rüzgâra, ya ormana, ya denize savuruyoruz. Kefenlemekten vaz geçtik, kalabalık etmelerinden korkuyoruz.

Karaman’da vampir olup olmadığı tartışmasına girmek istemiyorum. Belki vampir vardır. Bugüne kadar kimsenin görmemiş olması, “vampir yoktur” demenin kanıtı olamaz. Bu iddianın sahibi, yaşını başını almış, yüzlerce akademisyen ve binlerce öğrencinin sorumluluğunu üstlenmiş, tecrübeli bir ita amiridir, üniversitenin müdürüdür, yöneticisidir ve başıdır. Üniversitenin ne olduğunu bilmeyen, her güçlü zannettiği mal, mülk ve makam sahibine “Size baba diyebilir miyim?” diyen ruhu yetim, eli istemeye alışkın bir güruha göre, o öğrencilerin de babasıdır.

Benim takıldığım konu, aynı şahsın, aynı gün, aynı öğrencilere, aynı konuşmasındaki uyarısıdır. Cümleleri, benim Türkçemin fevkinde olduğu için yanlış olabilir kuşkusu taşımakla birlikte şöyledir:

“Gerek kız öğrencilerimiz gerekse erkek öğrencilerimiz olsun gece saatlerinde tabi oluyor bazı aydınlatmada sıkıntı olan yerleri yapı işlerine söylemiştim aydınlatın ama öyle aydınlatın ki bütün iki lambayı bir anda yakmayın. Gerekirse çapraz olarak tek lambayı yakarsın. Önemli olan öğrencimizin yurda giderken, geçiş şeylerinde yürürken rahat önünü görebilsin ve fark edilsin. Zaten kameralarla efendim takip ediliyor üniversite yerleşkemiz. Eee kameralarla takip mümkün ediliyor zaten. Ona dikkat edin. Hiç bilmediğiniz ve en az iki kişi olun.

Hepimiz kendimizin başkanıyız ama bir yolculuğa çıkarken bile en az iki kişi gidin. Yalnız olmasın. Çok vampirler var. Ben İstanbul gibi bir yerden geliyorum. 42 yıl İstanbul'da kaldım. Oraya göre burada da vampirlikler var. Çokta sütten çıkmış ak kaşık felan değil…”

Korkuyu Kim Giderecek?

Sayın Vali, Karaman’da tek başına yürümek riskli mi? Karaman’da güvenlik zaafı mı var? Karaman’a ilk kez gelmiş, üniversitede okumanın heyecanıyla yürekleri pır pır atan gençleri paniğe, korkuya sevk edecek denli bir durum mu var? Öğrencilerin uyarılması sizce yerinde bir davranış mı? Karaman’da emniyet güçleri yetersiz mi? Tek takılmak isteyen bir genç için ne önerirsiniz? Kampusta güvenlik elemanı eksiği mi var?

Sayın Vali, bazı siyasi partilerin il temsilcileri, Karaman Barosu ve Karaman STK Platformu, üniversitenin ilk günü, şehre yeni gelmiş öğrencilere yapılan konuşmaya tepki göstermişler. Sosyal medya şaklabanları Karaman’da vampir avına çıkmış; İşi dalgaya vurmuşlar, mevzuyu tiye alıyorlar. Konu ulusal basına yansımış. İktidara mensup milletvekilinin bile kanına dokunmuş olmalı ki, twit atmaktan kendini alamamış.

Sayın Vali! Şehir halkına bir sözünüz, kamuoyuna bir açıklamanız olmayacak mı? Yorumlara bakıyorum, konuyu izleyenler iki ayrı kutup olmuş. “Üniversite Caddesine bakın”, “Etraf çakal dolu” diye güvenlik zaafına dikkat çekenler de var, “halkı kin ve düşmanlığa sevk, halkı aşağıladığı gerekçesiyle ilgili kişi hakkında işlem yapılmalı” diyen de…

Sayın Vali! Sükut ikrardan gelir. Yani, susmak kabul etmek demektir. “Vampirler var, tek başına yürümeyin, kara kaşıklar az değil” mealindeki uyarıların üzerinden kaç saat geçti. Sizden bir açıklama gelmedi. Susmak, kabul etmek demekse, “Karaman’da öğrencilerin tek başına yürüyecekleri güvenli ortam yok” mu diyeceğiz? “Gerekli önlemler alınmıştır” açıklaması yapılmasını beklemek hem öğrencilerin hem halkın hakkı değil mi?

Bir şehrin güvenliğinden kim sorumludur?

KMÜ’den atılan okların hedefi mahalle muhtarlıkları mıdır? İlk ve orta dereceli okulların açılmasına günler kala İçişleri Bakanlığı, okul çevresinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını, servis araçlarının kontrollerinin yapılmasını ister, bu hususta mutat genelge gönderir. Üniversiteler için genelge gönderilmesi mi bekleniyor?

Dikkat! Vampir Çıkabilir

Reklamın iyisi kötüsü olmaz diye bir söz vardır. Ben bir iyimserim. Bu konuya iyimser yaklaşmak isterim. Aklıma gelen düşünce, “Vampirli şehir” yaftasının şehrin tanıtımına katkı sağlayabileceği oldu. Göl canavarı uzun yıllar Van’ın tanıtım malzemesi oldu. Gölde canavar olmadığını bile bile herkes canavarı aramaya çıkmıştı. Vampir, canavardan daha çok dikkat çekmez mi? Bu fırsatı değerlendirmek gerekir (!) Karaman’ı tanıtma sevdalıları bunu niye görmezden gelir (!)

Karaman’ın nur topu gibi “makaraya alınacak” bir konusu oldu. Bu hiçbir kente nasip olmayacak derin mevzudur. Benim önerim; Konu çözüme kavuşana kadar Türkçenin başkentinin girişlerine “vampir emojisi” konulmasıdır. Vampir çıkma tehlikesi olan noktalara “Dikkat! Vampir çıkabilir” uyarı levhaları dikilmelidir. N’olur, n’olmaz, tedbirli olmakta fayda vardır (!)

Akkaşıkoğulları, Karakaşıkoğulları

“42 yıl İstanbul'da kaldım. Oraya göre burada da vampirlikler var. Çokta sütten çıkmış ak kaşık felan değil.” Bu söz vampirlikten daha ağır değil mi? Şehrin ak kaşıkları düğüne mi gitti? Karaman’da kaşıkların karardığı gerçek mi? Tosun Paşa filmindeki Seferoğulları, Tellioğulları gibi, Karamanoğullarının torunları, Akkaşıkoğulları, Karakaşıkoğulları olarak ikiye mi bölündü? Bir Tosun Paşa eksik. diyeceğim ama “Hayır Tosun Paşamız da var” diye itiraz edenler olacaktır.

Aynı şahıs, öğrencilere yönelik bir sonraki konuşmasında rotayı değiştirmiş. Demek ki tepkiler etkili olmuş. Bu kez vampirle korkutmak yerine hamaset gazı vererek, şunları söylemiş:
“Sizler arif, asil, aziz, necip, kahraman Türk Milletinin en yüksek ümitlerle bel bağladığı gençlersiniz. Şu anda Bizim Yunus'un, Piri Reis'in, Şeyh Edebali'nin, Kazım Karabekir Paşa'nın ve Mustafa Kemal Paşa'nın ata yurdu olan bir beldedesiniz.”

Gördüğünüz gibi, dekor değişmiş. Karaman bir anda ata yurdu oluvermiş. Önümüzdeki seçimde Karaman’dan milletvekili adaylığına hazırlık mesajına benzettim. Olabilir mi? Ben şaşırmam. Ak Parti Karaman’da isim arayışına girmemiş olur. Partilerde adaylık yarışı çoktan başlamış da ben yeni duyuyorum.
(Bu cümleleri daha önce de söylemişti ve bu konuda da yazmıştım. O yazı da derin dondurucuda muhafaza altındadır. Atalarımız ne demiş: Et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen.)

Köpek Isırmasına Karşı Muska

Allah sağlık versin, Karasakal Hoca’nın köpek ısırmasına karşı muska yazdıran adamla konuşmasını hatırladım. Adam, “Hocam muska yazdırdım. Bu muska beni köpeklerden korur mu” diye sormuş. Hoca gülümseyerek yanıtlamış: “Sen yine de elinden sopanı eksik etme.” Karasakal Hoca’ma sormak isterim: Hocam, vampirden korunma muskası yaptırsak faydası olur mu?

Not: 18 Eylül 2022 Pazar günü gerçekleştirilen KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür sınavının ilk oturumu olan lisans sınavında vampirli soru çıktığını duymuş muydunuz? Soru şöyle sorulmuş: “Transilvanya'da geçen karakteri vampir olan filmin adı nedir?”

Doğru cevap Dracula olacaktı. Drakula (Dracula), İrlandalı yazar Bram Stoker'ın 1897 yılında yayınlanan gotik korku romanıdır. Drakula bir vampirdir. Stoker, doğaüstü romanlarıyla tanınan bir yazardır ve Korku Yazarları Derneği, her yıl, onun adını taşıyan bir ödül vermeye devam ediyor.

AHMET TEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Bugün seçim olsa oyunuz kime?