Karaman Yerel Mutfağı ve Batırıklı Festival

Ermenek, Karaman’ın farklı bir yüzüdür. Ermenekliler, birçok konuda Karamanlılardan daha duyarlıdırlar. Ermeneklilerin ilçelerine aidiyet duygusu da baskın özelliklerindendir. Bunlar, benim kişisel gözlemlerimdir.

Yurdumuzda bazı il merkezleri, nüfus, ekonomi ve kültürel açıdan kendine bağlı ilçelerin gerisindedir. Yılın yarısını geçirdiğim Trakya’da Tekirdağ-Çorlu ve Kırklareli-Lüleburgaz buna örnektir. Bitlis-Tatvan, Şırnak-Cizre, Bilecik-Bozüyük, Hakkari-Yüksekova ve Zonguldak-Ereğli’yi de sayabiliriz.

Karaman il merkezi, nüfus açısından kendisine bağlı ilçelerinin toplamından büyüktür. Bu durum, ilçelere göre kenti merkez olarak konumlandırır ve kent merkezi için avantaj sağlar.

Ermenek, 11 binlik nüfusuyla Karaman’ın en büyük ilçesidir. Karaman’ın farklı bir yüzüdür; coğrafyası, bitki örtüsü, su kaynakları, gelenekleri, ağzı, eğitimli kişi sayısının nüfusa oranla yüksek oluşu gibi birçok yönden dikkati çeker. Ermenek’in Karaman’a göre bir başka yüzü daha var ki, bunu kendi açımdan anlatmaya çalışacağım.

Ermenek ile Karaman Farkı

Ermenek’te aidiyet duygusu Karaman’a göre daha baskın. Hemşehri dayanışması var. Ermenek adına atılacak her adımda kenetlenebiliyorlar. Ermenek’in sorunlarının çözümü için el ele veriyorlar. Etkinliklere destek verip katılım sağlıyorlar. Ermenek’le ilgili konuları takip etmekte Karaman’dan daha duyarlılılar.

Tek başına örneklik teşkil etmez ama Ermenek’i anlattığım her yazı, Karaman’ı anlattığım yazılardan daha çok okundu. Belki Ermenek’in homojen yapısından kaynaklanıyordur. Nüfusunun azlığına, konumuna, ekonomik ve sosyal altyapı yetersizliğine rağmen daha bir süre önce Ermenek’ten “il olmak istiyoruz” talebi yükseldi. Belki komik değildi ama olmayacak dua olduğu besbelliydi. Bu hayal Ermenek’te heyecan yarattı. Ermenek’in okumuş yazmış kesimi bile, belki en çok onlar, il olabileceklerini yüksek sesle paylaşma ihtiyacı duydular. Seçimler öncesi il sayısı 100’e çıkarsa Ermenek il olacak diye yazanlar, çizenler oldu. Bunlar Ermenek’te vatandaşın gündemi haline geldi.

Ben Ermenekli değilim. “Yazar Ermenekli, o nedenle Ermenek güzellemesi yapıyor” zannetmeyin. Ermenek’le herhangi bir bağım yok. Ermenek’i 40 yaşımdan sonra gördüm. Ermenek ve çevresini sevdim. Havasını, suyunu, taşını, toprağını, kuşunu, kurdunu seviyorum. Taşeli’nde gezmeyi seviyorum. Şehir merkezini değil, bir bütün olarak Ermenek’in de içinde yer aldığı geniş coğrafyayı seviyorum.

Sıla Festivali

Asıl gündeme getirmek istediğim konu, Ermenek’in kültür, sanat ve turizm adına attığı adımlardır. Bana bunu hatırlatan olay, aldığım bir davetiyedir. Ermenek 26. Taşeli Kültür, Sanat ve Sıla Festivali programını içeren davetiye… Festival 2 Eylül 2022 Cuma günü, Lütfi Elvan Kent Meydanı’nda mehter takımı gösterisi ile başlıyor.

Festivalin ilk günü panayır açılışında konuklara batırık ikramı var. Daha doğrusu Ermeneklilerin söylediği şekilde “batırma” ikram edilecek. Batırma adeta Ermenek’le özdeşleşmiş bir yiyecek. Ben Ermenek’e kaç kez gitti isem, her seferinde herkesin dilinde ortak tek kelime duydum: Batırma.

Adı Var Kendisi Yok

Ancak Ermenek’te batırma yemek kısmet olmadı. Herkesin dilindeki yiyeceğin sunulduğu bir mekanları maalesef yok. Ermenek’e son gidişimde, tanıştığım kişilerden tek ricam oldu: Yanımda batırma kelimesini lütfen kullanmayın. Ne mümkün, batırma da batırma. Hem batırma yapan yerleri yok hem batırma reklamından bıkan yok. Adı var, kendisi yok.

Ben çocukluğumda da sevmezdim batırığı. Batırığın görüntü ve kokusundan rahatsız olurdum. Haşlanmış lahana veya asma yaprağı kokusundan da hoşlanmam. Batırık canımın çektiği yiyecekler arasına hiç girmedi. Çifte kavrulmuş tahinin tadını da kokusunu da severim. Batırma yerine “Bulgurca” olsa neyse. Izgarada yanık bulgur kokusuna dayanamam.

İki günlük festivalin ikinci gününde yine batırma unutulmamış. Bu kez, batırmanın ikram yeri, Turkuaz Mesire Alanı olarak seçilmiş. Anlaşılan o ki, festival nedeniyle batırma yapacak ustalar ayarlanmış, malzemeler hazır edilmiş. Batırmayı bu kadar sahiplenen, konuklarına övdükleri ilk yiyecekleri batırma olan, batırmasız toplantı yapamayan bir ilçe, batırma için neden coğrafi işaret almaz?

Coğrafi İşareti Unutmak

Karaman’ın coğrafi işaretli tek ürünü var; son yıllarda şöhret yapmış olan Divle Obruk peyniri. Onun da standartı tutturulmuş değil. Piyasada gerçeğinden çok sahtesinin satıldığından söz ediliyor.

Coğrafi işaretten söz etmişken, mukayese yapabilmeniz için Gaziantep’ten örnek vermek istiyorum. Gaziantep’in 99 coğrafi işaret ve bir geleneksel ürün olmak üzere 100 adet tescilli yiyeceği var.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bu yıl 4’üncüsünü düzenleyeceği Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali (GastroAntep) için hazırlıklara başladı. Festivalde, Gaziantep’in 99 ‘Coğrafi İşaret’ ve bir ‘Geleneksel Ürün’ olmak üzere 100 tescilli lezzeti, “Gaziantep’te Coğrafi İşaret Yol Haritaları Çalıştayı” ile dünyaya tanıtılacak.
Gaziantep’in tescil alan ürünlerinden bazılarını da buraya not düşelim:
“Antep Fıstığı, Antep Beyranı, Antep Kutnu Kumaşı, Gaziantep Bakır El İşlemeciliği, Gaziantep Sedef El İşlemeciliği, Antep Katmeri, Antep Köy Kahkesi, Gaziantep Yeşil Zeytin Böreği, Nizip Zeytinyağı, Araban Sarımsağı, Gaziantep Sarımsak Kebabı, Antep Firiği.”

Karaman’da Yerel Mutfak

Karaman’da yerel lezzetlerin sunulduğu bir lokanta maalesef hâlâ yok. Bir kardeşimiz bu işe niyetlendi, hazırlıklar yaptı, çalmadık kapı bırakmadı. İki yıllık çabasına, tüm samimiyetine ve özverisine karşın bir arpa boyu yol gidemedi. Bir ara umut ışığı doğmuştu ama araya üç harfliler mi, oyun bozucular mı, hasetler mi girdi, bilinmez Karaman yerel mutfağı projesi askıya alındı.

Aynı dönemde, Karaman Belediyesi’nin yerel yemeklerin pişirileceği bir lokanta açacağı haberini güvenilir kaynaklardan duymuş, umutlanmıştım. Ordan da bir haber çıkmadı. Tek umut, KMÜ. Öyle bir sistem kurulabilir ki, Karaman’da hem KMÜ hem lokantalar kazançlı çıkar. KMÜ’den uzak durduğum için bu sistemin veya projenin detayını açıklayamıyorum.

Karaman’da yerel yemek yapımı ve bu yemeklerin sunumundaki söylemler bana ya kişisel heves ya reklam kokusu hissettirdi. Giden vali güya Karaman’da yerel mutfak için adım atacaktı. Aylarca adım atacağı an beklenirken, görevden alındı. Yeni valinin böyle bir konudan haberi olduğunu sanmıyorum. Resmî işlerde kişisellik olmaz. Kurumsal altyapısı olmayan işler, oyalamaya yöneliktir. Bunlar ciddi konular ve ayrıca değerlendirilmeyi hak eden mevzular. Ağza bir parmak bal çalmakla kotarılacak işlerden değil.

Dönelim, Ermenek 26. Taşeli Kültür, Sanat ve Sıla Festivali’ne… Festivalde geleneksel kıyafet defilesi, eski Ermenek resim sergisi, şarkı yarışması, konser, doğa yürüyüşü, plaj voleybolu, dart, uçurtma, okçuluk, güreş, su sporları, yemek yarışmaları ile çeşitli etkinlikler yer alacak.

Sakin Şehir Hayali Uçtu Gitti

Ermenek’i ve Ermenekliyi övme nedenlerimden biri de, etkinliklerinin çeşitliliği ve etkinliklere katılımın yoğunluğudur. Ermenek, Sıla Festivali ile bir anlamda yaza elveda diyecek. Önceki belediye başkanının, Ermenek için hayali ilçeyi “Sakin Şehir” yapmaktı. Ermenekliler seçimlerde Uğur Sözkesen’e oy vermeyerek, bir anlamda “Sakin Şehir olmak istemiyoruz” dediler. Böylece Sözkesen’in Ermenek Belediyesi ile kördüğüm olan bağını kestiler.

Ak Partili Uğur Sözkesen’in “Sakin Şehir” hayali, İyi Partili Atila Zorlu için adeta “Yar Bana Bir Eğlence” faslına dönüştü. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Tercih ve takdir hakkı elbette Ermeneklinindir. Bize düşen görev, olayı okuyucuya iletmektir. Sakinlik de insan için eğlence de insan içindir. Ermenek de bizim, Karaman’da. Yeter ki Allah yüreğimizdeki memleket sevgisini almasın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Fiyatlar neden sürekli yükseliyor?