Yarabbi! Vallahi Bildiğin Gibi Değil (!)

Karaman'ın En Renkli Köyünden Bir Yağmur Duası Öyküsü

Fotoğraflar; Bilal Dilaver

İster inanın, ister inanmayın! Size önce Karaman’ın bir köyünde bir yağmur duasındaki sözü anlatacağım. Gülerken düşündürecek bir olay. Karasakal Hoca’nın anılarından süzülüp gelen bir komik olay… Şark Fatihi, Karaman’ın hemşehrisi Kâzım Karabekir Paşa’nın yaptığı yağmur duasının ardından gelen sicim gibi yağmur var ki, okurken tüyleriniz diken diken olacak. Kılbasan’daki yağmur duası öncesi ve sonrasında yapılanların haberlerini okurken, Karaman’ın cömertliğine bir kez daha tanık olacaksınız.

Karaman’ın hem adı hem doğası güzel üç köyünü saymamı isteseler, Morcalı mutlaka listemde olur. Mor, benim sevdiğim renklerdendir. Tercih nedenimde belki bunun etkisi vardır. Karaman’ın renk adı taşıyan köylerini bir çırpıda sıralayabilirim; Yeşildere, Akpınar, Kızılca, Gökçe, Kızılyaka, Sarıkaya vb. Renkler bitmiş, bir köyümüzün adına Boyalı dediğimiz bile olmuş (!) Renkleri çok seviyor olmalıyız. Aksini iddia etmeye kalkmayın; şehrimizin adı Karaman, dağımızın adı Karadağ, ırmağımızın adı Göksu, meydanımızın ve meydana adını veren camimizin adı Aktekke…

Bu kadar renkli yer isimleri olur da insanları renksiz mi olacak? İnsanın renginden kasıt, huyudur, karakteridir, hayata bakış açısıdır. Dilimize yerleşmiş terimlerden biri ‘renkli kişilik’tir. Karaman’ın renkli kişileri de az değildir. Renkli kişilerin şebeklerle, soytarılarla, papidiklerle ve çatlaklarla ortak yanı yoktur.

Karaman’ın en renkli kişisi, Allah uzun ömür versin Mehmet Ali Kırboğa’dır. Herkesin tanıdığı isimle Karasakal Hoca’dır. Karasakal Hoca’nın 2020 yılının Eylül ayında “Gazeteci Ahmed Tek kardaşıma hediyemdir” diye yazıp imzaladığı “Hatıratım ve Nasihatım” adlı kitabı, onun renkli kişiliğinden ve renkli dünyasından kesitler içerir.

Bu güzel ve yalnız ülke, son yıllarda enflasyon adlı canavarın doymak bilmeyen iştahını kapatmakta çaresiz kalırken, bir de kuraklık sorunu hayatımızın merkezine oturdu. Bir mucize olmazsa bu yaz belimiz biraz daha bükülecek. Kış, kapımızı başka türlü çalacak. Kimimiz ısınma, kimimiz elektrik, kimimiz su parasını ödeyemeyecek. Türkiye'nin büyük bölümü birkaç yıldır kuraklıktan yanıp kavruluyor. Bu yaz da aynı endişe yaşanıyor. Karaman'da üreticinin gözü bulutlarda, kulağı meteorolojik raporlarda. Yağışlar gelmedi. Köylerimizde bir aydır yağmur duaları yapılıyor.

Son yağmur duası, Karadağ’ın gölgesindeki Kılbasan’da yapıldı. Kılbasan, Karaman’ın zengin sayısı yönünden olmasa da gelir ortalamasıyla en zengin köyüdür. Halkı çalışkandır. Toprakları boldur. Hayvancılık yapılır, tahıl ekilir. Mısır, pancar, nohut, mercimek üretiminde liderdir. Bir süredir bahçecilik yapanlarının sayısı da artmaya başlamış.

Kılbasan, yağmur duası için geçen haftalarda çağrı yaptı. Yağmur duasından sonra ikram edilecek kavurma, pilav, ayran ve ekmek giderleri için bağış toplandı. Hayırseverler bağışta adeta yarıştılar. Edindiğim bilgiye göre, 33 adet küçük ve büyükbaş hayvan kesildi. Bunlar hazırlandı, pişirildi ve 29 Mayıs 2022 Pazar günü yapılan yağmur duasının ardından misafirlere ikram edildi.

Kılbasan’da yağmur duasına katılım beklenenin çok üzerinde olmuş. Fotoğraflardan görebilirsiniz. Muhtar Adalet Orhan, “yağmur duasına katılamayan yaşlılarla hastaları unutmayalım” demiş. Kavurma ve bulgur pilavından oluşan yemek 70 yaşını geçmişlerin evlerine servis edilmiş. Yağmur duası Pazar yerinde yapılmış. İki binden fazla katılım olmuş. Yağmur duasını edenler, Salim Kılıçarslan, Bilal Fak, Sadık Demir, Ali Kiriş ve köyün hocaları olmuş. Allah kabul etsin. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

Karaman renkli, köyleri renkli ve insanları renkli diye giriş yapmıştım. Karasakal Hoca’mdan ve onun son eserinden söz etmiştim. ‘Hatıratım ve Nasihatim’ adlı kitapta Karasakal Hoca’nın yağmur duası anıları var. İlk anı Morcalı’dan.

Önce, bilmeyenler için Morcalı’yı kısaca anlatmak gerekir. Morcalı, Karaman’a 15 kilometre uzaklıkta, 530 nüfuslu bir yerleşimdir. Çavuşpınarı, Erenkavak, Aybastı, Boyalı ve Burhan köyleriyle komşudur. Köy, tatlı pınarlara ve pınarların hayat verdiği yeşilliğe sahiptir. Toprakları çok verimlidir. Uzun süre bozulmayan kışlık soğanı meşhurdur. Sebze ve meyve üretimi yaygındır. Çocuğu olmayanların ziyaret ettiği Ali Beke Türbesi, İlbiz Çakılı adı verilen bir höyüğü vardır.

Karamanlı Ozan Resuli’nin (Resul Civcik), ‘MORCALI GÖZELLEMESİ’nden şu dörtlüğü paylaşıyorum.

Ambarında darı, buğdayında un
Halısı dokuma, koyunundan yün.
Burayı gezmeye yetmez ki bir gün
Yatmalı çulunda Morcalı köyü.”

KARASAKAL HOCA MORCALI’DA YAĞMUR DUASINDA

Karasakal Hoca, 1999’da yine bu dönemlerde yağmur duası için Morcalı Köyü’ ne çağrılır. Birileri gelir, hocayı köye götürür. İkramlar yapılır, yenilir, içilir, namaz kılınır, Karasakal Hoca vaaz eder. Sırada yağmur duası vardır. Hocanın ifadesine göre, ağzı dualıları, pirifânileri (çok yaşlıları) ön safa çağırıp, onlara da dua ettirilir. Her duanın ardından cemaatten ‘âmin’ nidaları yükselir. Bundan sonrasını Karasakal Hoca’dan dinleyelim:

Beli dal gibi eğilmiş, nur yüzlü bir ihtiyar vardı. Onu da çağırttım, ön safa dua için. İhtiyar adam duaya şöyle başladı; Yarabbi! Kuraklıktan perperişan olduk. Yarabbi, vallahi bildiğin gibi değil! Deriyi sürüsen çöp bulaşmaz.”

Kur'an-ı Kerim'de "Allah her şeyi bilir" anlamında onlarca ayet vardır. İslam inancında "Yerde olsun, gökte olsun hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz." Yahut "Allah'ın dediği olur." Anadolu insanının beşikte duyduğu bu sözler, mezara kadar onun dağarcığında yaşar. Yazının başlığını okuyup, ham yobazlar gibi kafir yaftası yapıştırmayın. Bu sözler, saçı sakalı ağarmış, beli iki büklüm, kimsenin kalbini kırmamış, tertemiz bir köylünün, yağmur duasında söylediği cümledir. İçtendir, samimidir. Riyasız, gönüldendir.

Yarabbi! Vallahi bildiğin gibi değil” cümlesi, tam bir oksimoron örneğidir. “Bağış yapmak zorundasınız” gibi, “Ateist imam” gibi, “Orijinal kopya” gibi, “Köşeli daire” gibi, “Sessiz çığlık” gibi.. Veya Z kuşağının dilindeki “korkunç güzel” benzetmesi gibi…

Musa Kâzım Zeyrek ve Musa Kâzım Karabekir veya hepimizin bildiği adıyla Kâzım Karabekir Paşa, sadece asker ve siyasetçi değil, aynı zamanda onlarca eser vermiş bir değerli fikir adamıdır. Paşa’nın hayatına ilişkin okumalarım oldu. Ancak, hatıraları başta olmak üzere eserlerini okumadım. Hasan Baran’ın “Kazım Karabekir Yetimler Babası” adıyla kitap yazdığını da biliyorum. Maalesef onu da okumadım.

Yazar Mustafa Armağan’ın 8 Haziran 2014 tarihli bir yazısında “Karabekir Paşa Doğu’da yağmur duasına bile çıkmıştı” başlıklı bir yazısını okumuştum. Armağan, bu yazısında, Kâzım Karabekir’in ‘Günlükleri’nden alıntıladığı bölümleri paylaşmıştı. O yazının bir bölümü Iğdır’daki yağmur duasına ilişkindi. Hiç duymamıştım. Daha sonra kaynakları araştırdım. Doğruymuş. Çünkü internette inanılmaz bilgi kirliliği var. Araştırmadan, soruşturmadan, kaynağa ulaşmadan bu bilgileri paylaşmak kişiyi yüzde 99 mahçup ediyor. Yanlış bilgiye paylaşanlar, çoğunlukla paylaştıkları yazıyı bile okumayan sosyal medyacılar oluyor. Öyle komik iletiler görüyorum ki, cahillik sel olup akıyor.

Olay, Karabekir Paşa tarafından şu şekilde günlüklerinde yer almış:

“14 Mayıs 1919’da Kağızman’dan otomobille yedi saatte Iğdır’a geldik. Iğdır büyük ve oldukça mamur bir kasaba idi. Bağlık – bahçelik, büyük bir düzlük ortasında. Hayli zaman yağmur yağmadığından ekmek fiyatlanmış, halk ızdırap içindeydi. Bazıları yanıma geldiler, bana:

Paşa, yağmursuzluktan kırılıyoruz. Senin methini çok işitiyoruz. Dindarsın, iyisin. Bize medet et’ dediler. Ben de onlara, ‘Düşüncelerinize teşekkür ederim. Fakat medeti Allah’tan istemeli. Ben sizin için dua ederim. Siz de kalplerinizi Allah’a bağlayın ve yalvarın. İnşallah hayırlı bir yağmur gelir’ dedim.

Bugün de yağmur gelmezse mahvolduk, kıtlık muhakkaktır. Zaten fakir fukara ekmeksiz kaldı’ dediler. Halk dağılmıyor, benim kendi huzurlarında dua etmemi rica ediyordu. Hayatımda müthiş tehlikelerden ve sıkıntılardan, samimiyetli ruhumla, mümkün olanı yaparak ve sonunda fâniye değil (ölümlü) , Beka’ya (ölmezlik) rapt-ı kalp ederek (gönül bağlayarak) sıyrılmıştım. Iğdır halkını kurtaracak, elimde hiçbir vasıta yoktu. Onlar da benden dua istiyorlardı. Vaktiyle yağmur duasını öğrenmiştim. Duadan sonra yağmur yağdığını işitirdim. Birkaç misalini de görmüştüm. Halkın samimi ısrarı üzerine de kalbimi tamamıyla Cenab-ı Allah’a bağladım ve yalvardım.

Siz de bir kere âmin deyiniz ve gidiniz. Umarım ki, Allah yardımcınız olacaktır’, dedim. Ve halkı selamlayarak ikametgâhıma çekildim, sonra halk da dağıldı. Biraz istirahatten sonra akşama doğru çarşıya yaya çıktım. Tam çarşı ortasına geldiğimiz zaman bir yağmur başladı. Her taraftan yayılan haykırmalar ve dualar, yağmur sesine latif bir nağme katıyordu.

Bu hadise bana Kars’ın zaptı anından daha fazla tesir yaptı. Kıtlıktan kurtulan halkın sevinci, Ermeni satırından kurtulanlarınkinden pek fazla oldu. Yağmur lâzımı kadar yağdı. Halktan aldığım dua, belki yedi ceddime kâfi gelecektir.”

Kâzım Karabekir de Karasakal Hoca da Morcalılı samimi ihtiyar da, Kılbasan’da hayırda yarışan köylüler de bizdendir. Bu güzel memleket için herkes elinden geleni yapmalıdır. ‘Kiminin parası, kiminin hayır duası’ atasözü de bu toprakların kelam-ı kibarıdır. Allah yardımları ve dualarımızı kabul etsin.

Orhan Veli Kanık, ‘Vatan İçin’ adlı kısacık şiirinde ne güzel söylemiş:

Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.”

Şehitlerimiz de bu toprakların çocuğu, nutuk söyleyenler de. Hainlik yapmadıkça, çıkarı için tepemize çıkmadıkça herkes bizdendir, bu toprakların insanıdır. Kılbasan’daki yağmur duasının bilgi ve fotoğrafları fahri muhabirlerim Çoban Dilaver kardeşlere, Bilal ve Haceli Dilaver’e aittir. Memleketimin çobanı, koyunlarını güderken de marifetlidir, hizmet için koştururken de…

Bilal ve Haceli Dilaver, Karadağ’ın gözcülüğünün yanında artık bölgenin de habercileridir. Kuraklıkla ilgili geçen yıl bir hayli yazı yazmıştım. Gözüken o ki, bu yıl da kuraklık haberlerine devam edilecek. İlk sırada İbrala Barajı yer alacak.

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Fiyatlar neden sürekli yükseliyor?