Canhasan’ın İki Fedaisi

Bugün sizlere Karaman’ın iki fedaisini tanıtmaya çalışacağım. Onlar hem bilim insanı hem fedai hem sevdalı. Fedailikleri de sevdaları da Karaman’a dair ve Karaman’dan... Biri İngiliz, biri bu ülkede dünyaya gelmiş bir arkeolog.

Birbirlerini görmemiş, sesleri seslerine karışmamış, aynı tastan çorba içmemiş, bozkırın içli türkülerini yan yana dinlememiş iki fedainin, iki sevdalının bir höyük tepesinde kesişen hayat öykülerinden kesitler sunacağım.

▬ Doç. Dr. Adnan Baysal ve Dr. David French

Birinin adı David French. David bir İngiliz; 1933 yılında doğdu ve Cambridge Üniversitesinden 1955'te mezun oldu. 1956’da ilk kez Türkiye’ye geldi. Önce “Eşek Kulaklı Midas”ın başkenti ve mezarının bulunduğu Gordion’da, ardından Burdur Hacılar’da kazılara katıldı.

Türkiye’nin tarihi mirasında, Anadolu topraklarının geçmişinde öyle efsunlu bir yan var ki, eli geçmişten günümüze kalan bir objeye değen, gözü bir küçücük buluntu gören biri, bir daha bu topraklardan kopamaz. Anadolu’nun efsunu budur. Kendini elleyeni, kendine emek vereni ve hakkı geçeni bağrına basar, ona analık yapar.

Anadolu, henüz 20’li yaşlarındaki David French’i de evlat gördü ve onu şifalı sütüyle besledi. David, “İlk Tunç Çağı’nda Ege Bölgesi ile Anadolu Arasındaki Bağlantılar” başlıklı teziyle 1968’de doktor unvanını aldı. David French, arkeolojik topografya ve peyzaj değişiklikleriyle insan toplulukları ve doğal çevre arasındaki ilişkilere büyük ilgi duydu. Türkçeyi yüksek lisans öğrenciliği döneminde öğrendi. İyi bir dil bilimciydi ve modern Yunancayı da biliyordu.

David French, klasik filoloji ve edebiyat eğitimi almış ve arkeolojide deneyim kazanmaya başlamıştı. Bu altyapısı ve derin Türkiye bilgisiyle, Anadolu’yu anlayıp en iyi yorumlayanların başında yer alıyordu. David, Türkiye’yi hiçbir zaman ikinci evi olarak görmedi. Anadolu onun hep gerçek yuvasıydı. Böyle olduğu içindir ki, David 1968-1994 yılları arasında Ankara’daki İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nün müdürlüğünü yaptı. Emekliliğinden sonra Türkiye’den ayrılmayıp, Anamur’a yerleşti.

Şimdi biraz gerilere gidelim. Karaman’ın “Zaman Tüneli”nin ilk farkına varılıp, çalışmaların başladığı 1960’lı yıllara doğru kısa bir yolculuk yapalım. David French, yirmili yaşlarında genç bir arkeolog olarak Türkiye’ye geldi. Yolu Karaman'a düştü. Yirmili yaşlarda olsa da Anadolu arkeolojisi üzerine bilgi ve tecrübe edinmiş biri olarak bölgede o dönemdeki bilgileri, araştırmaları değerlendirdi. Canhasan Höyüklerini kendisine araştırma alanı olarak seçti. Eski adıyla Canhasan olan, günümüzdeki Alaçatı köyünde bulunan ve üç tane höyükten oluşan (Canhasan I, II ve III nolu) arkeolojik sit alanlarını kendisine araştırma sahası olarak seçmesi elbette rastgele değildi.

Buna karar vermeden önce bölgede yapılmış olan arkeolojik incelemelerin dışında kendisinin de yapmış olduğu çalışmalar önemli etken olmuştu. Çatalhöyük gibi bir yerleşimin bulunduğu günlerde arkeolog J. Mellaart ile yan yana olan French, daha o günlerde, bölgenin arkeolojik kültürü açısından önemini kavramıştı. French, hemen hemen aynı yıllarda Çatalhöyük’te Mellaart tarafından başlatılan kazılar ile birlikte, Canhasan Höyükleri’nde de kazı çalışmalarına başladı.

Bu çalışmalar yedi yıllık süre içinde yaz aylarında belirli aralıklar ile devam etti. Son sezon çalışmasını 1969-1970’te yapan French, uzun süre buraya dönmemek üzere çalışmalarını sonlandırdı.

David French'in, hayatının yaklaşık on yılını genç bir arkeolog olarak geçirdiği Karaman'dan ayrılırken fark etmediği birçok şey vardır. Bunlardan biri ve en önemlisi, Canhasan’ın Anadolu arkeolojisi için öneminin çok yüksek olduğunu bilmesine rağmen, Yakındoğu arkeolojisindeki öneminin onun düşündüğünden çok daha büyük olduğu konusunda çok net olmamasıydı.

French’in bir diğer farkında olamadığı şey ise 1960’lı yıllarda burada yapmış olduğu çalışmalar sırasında bir Karaman sevdalısı oluşuydu. Kendisi emekli olduktan sonra ülkesine dönmemiş, Anamur’a yerleşerek hayatını devam ettirmiştir. Bu süre içerisinde de Anamur’da yaşamaya başlamış olsa bile, Karaman’a gelerek yazlarını Karaman’da ve Canhasan üzerine olan yayın çalışmalarını yürüterek geçirmiştir. Karaman sevdasıyla Canhasan sevdasıyla dolu bir hayat geçiren Dr. David French, 19 Mart 2017 de 84 yaşında yaşamını yitirmiştir.

Türkiye'de yakın dönemlere kadar önemli arkeolojik kazıların büyük bölümü yabancı bilim insanları tarafından yürütülmüştür. Öyle ki, bir çok kazı, o kazıya başkanlık yapan bilim insanının adıyla anılır. Örneğin, dünyanın göz bebeği haline gelen Göbeklitepe'yi 1994'te ortaya çıkaran kişi, Alman arkeolog Klaus Schmidt'tir.

Çanakkale/Truva kazıları 1863'den bu yana devam ediyor. Kazılarda en uzun süreli başkanlık eden kişi Manfred Korfmann olmuştur. Alman arkeolog Korfmann, 1986'da Truva kazılarına başlamış, 2005'te ölümüne kadar da sürdürmüştür. Kazı alanında çalışan işçiler ona yıllarca Osman Hoca demişlerdir. 2003'te Türk vatandaşlığına geçen Korfmann, Osman adını almıştı.

Kırşehir/Kalehöyük kazılarının başkanlığını sürdüren Japon arkeolog Sachihiro Omura'dır. Kaman ve çevrede herkes Omura yerine, Omar Ağa demeyi tercih etmiştir. (Omura ile ilgili “Omar Ağa” başlıklı iki yazı yazdım. İnternetten bulunabilir.)

Can Hasan Kazılarında David French - 1961-1967 (AİAE Arşivi)

Dr. David French’in Karaman’a gelişi ve kazılarda geçen uzun yıllara ilişkin anılarını bulur muyum diye bir süre uğraştım. Maalesef bilgiye ve kaynaklara ulaşamadım. Dr. David gibi, Karaman sevdalısı, Canhasan’ı hayatının odağına koymuş bir insanın Karaman’da tanıştığı, konuştuğu, sohbet ettiği, duygu ve düşüncelerini paylaştığı birileri mutlaka olmuştur. David French, Karaman’ın ekmeğini yiyip, suyunu içmiştir. Kazı çalışmaları sırasında onlarca kişiyle tanışıp kaynaşmıştır.

Ne yazık ki, David French adı Karaman’da bilinen ve yaşayan bir isim değildir. Belki o yıllarda kazı yapılan bölgeler define alanları, kazı yapanlar da define avcıları olarak değerlendirilmiş olabilir. Tek umudum, David French’in Canhasan höyüklerindeki çalışmaları sırasında tutmuş olabileceği günlüklerdir. David French gibi bir bilim insanı, bir arkeolog mutlaka günlük tutmuştur. İngiliz geleneği, günlük tutmayı gerekli görür.

Bir araştırma konusu olarak “Dr. David French: Karaman ve Canhasan Höyükleri Kazıları Günlükleri” başlığı seçilebilir. Bu iş bir yetkin akademisyenlere göredir. Bir amatöre bırakılmaması gerekir. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi bu işi üstlenirse sonuç alınacağına inanıyorum.

Dr. David French, 27 yaşında Canhasan ile başladığı bir yolculuğu sonuna kadar yine Canhasan ile devam ettirmiştir. Dr. French’in, bu süre içinde yaptığı çok sayıda makale ve kitap çalışmaları sayesinde bugün Canhasan Höyüklerinin arkelojik önemi, Yakındoğu’dan Balkanlara kadar uzanan bir bölge içinde bilim dünyası tarafından kabul edilmektedir.

Canhasan Kazıları 1961

Dr. French, Ankara’da bulunan İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’ndeki yöneticilik görevinden emekliye ayrıldıktan sonra Canhasan höyüklerinde yaptığı kazı çalışmalarının yayınlarını hazırlamak için yoğun bir dönem geçirmiştir. Yaşamını yitirdiği tarihe kadar bu çalışmaları sürdüren French, kazı yaptığı dönemlerde Türk Arkeoloji Dergisi dahil olmak üzere çeşitli bilimsel dergilerde yayınladığı yazılar dışında, üç ciltten oluşan önemli bir Canhasan yayın dizisini ardında bıraktı. Bu çalışmalarını devam ettirmeyi planlayan Favid French’in ömrü vefa etmedi.

Dr. David French, bu çalışmaları sayesinde, Karaman henüz il dahi değilken, “Karaman’ı bir dünya haritası üzerine oturtmayı başarmış” bir bilim insanıdır. (Karaman’da, daha çok avamın dilinden düşürmediği, kendilerine paye verenlerin de dağarcıklarında sakladıkları, bir kişinin adının anılması için gerekli gördükleri soruyu hatırlamanın sırasıdır: Karaman için ne yapmış ki?)

Dr. David French, Canhasan höyüklerinin mimarı değildir. Canhasan höyüklerinin altındaki yerleşik topluluğun ilk sakinlerinden biri de değildir. O bir arkeologdur. Karaman bozkırının tozunu yutmuş, çamuruna bulanmış, Canhasan höyüklerine ömrünü adamış bir bilim insanıdır. Geride yüzlerce buluntu, onlarca makale ve kitap bırakmış bir bilim insanıdır ve gerçek bir Karamanlıdır.

Bugün “Canhasan arkeoloji” kelimeleri yan yana yazılarak dünyanın en gelişmiş internet arama motorlarında yapılan bir taramada dahi yüzlerce ilişkili sayfa bulunmaktadır. Bu tanıtım, Karaman için çok büyük bir önem arz etmektedir. Bu tanıtımın hocası, öncüsü, mimarı Dr. David French’ten başkası değildir.

Anadolu’nun kadim geleneğinde “el verme” vardır. Geçmişte bir meslek sahibi olmak için o mesleği yapan kişilerden eğitim almak, onların yanında mesleği öğrenmek ve o meslekte kendisinden üstün olan kişiden bilgileri almak anlamındadır. Canhasan emanetini David French’ten devralan kişi, Doç. Dr. Adnan Baysal hocadır.

Dr. David French’in ardından ve bıraktığı noktadan çalışmalara devam etmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi adına Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Adnan Baysal, Canhasan höyüklerinin yeni kazı başkanı olarak görevlendirildi. Canhasan’da çalışmalar, yarım asrı aşkın süreden sonra geçen yıl yeniden başlatıldı.

Canhasan Arkeolojik Kazı ve Araştırma projelerinin Başkanı Doç. Dr. Adnan Baysal, Karaman’daki “Zaman Türeli”nin yeni kaptanı. O da ustası David gibi heyecanlı, sevdalı ve fedai. Karaman’ı çok sevmiş, görür görmez Karaman’la arasında gönül bağı oluşmuş. Canhasan üzerine beyin yormuş, literatür taramış, hocasının eserlerini ve emanetlerini yalayıp yutmuş.

Canhasan’ın yeni fedaisi, Karaman’ın yeni sevdalısı Adnan Hoca, bu yazı için istediğim bilgileri gocunmadan, yüksünmeden iletti. Adnan Hoca’nın söylediklerini okuduktan sonra onun hakkındaki hükmünüzü kendiniz verin.

Amacımız, sadece bilimsel çalışmaları yürütmekle kalmayıp bu anlamda ilk dönem Canhasan arkeolojik kazılarıyla başlatılmış olan çalışmaları uluslararası düzeyde çok daha geniş bir platforma taşımak. Türkiyemizin eşsiz kültür varlıklarının ve değerlerinin tanıtılmasına, yerel ve bölgesel kalkınmada turizmi, Canhasan merkezinde geliştirmek ve bu potansiyeli canlandırmak. Canhasan’I, başta ülkemizin tarihi ve kültürel değerlerimizin tanıtılmasında önemli bir merkeze dönüştürerek, Karaman için Karaman’ın uluslararası güçlü bir sesi durumuna getirmektir.”

Canhasan Höyükleri Arkeolojik Kazı ve Araştırma projesinin bu önemine dikkat çeken Baysal, “Elbette yeni başlayan her proje gibi bizler de imkanlarımızı genişletmek ve olası sorunları en aza indirmeye çalışıyoruz. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, Ankara Üniversitesinin, Karaman Valiliğimizin verdikleri destek yadsınamayacak kadar büyük, tartışmasız ve çok önemlidir. Bu desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.” dedi.

Doç. Dr. Adnan Baysal Hoca, Karaman’ın desteğinin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayarak, bu desteği en kısa zamanda hissedilir bir şekilde göreceklerini umduklarını bildirdi.

Adnan Hoca, yola çıkarken, Karaman’ın yakın gelecekteki “Zaman Tüneli”nin kokpitine geçerken bir sloganı içselleştirmiş. Diyor ki: “Artık hepimiz en az Dr. David French gibi Canhasanlı, Karamanlı ve yükümlüyüz.”

Doç. Dr. Adnan Baysal, katkı ve destek veren herkese teşekkürlerini iletirken, geleceğe ilişkin öyle planlar yapıyor ki, bir başka yazının konusudur. Canhasan’ı ve Canhasan’ın sorumluluğunu üstlenmiş kişiyi yeni yeni tanıyacağız. Canhasan’la ilgili yazılarımı sürdürmek niyetindeyim. İnanıyorum ki, Karaman’ın Zaman Tüneli’nden evrensel boyutta arkeolojik keşiflere kapı açılacak. Belki bir gün hocaların hocası, Ordinaryüs Profesör Ekremr Akurgal’ın “Anadolu Kültür Tarihi” adlı kitabından pasajlar aktarırım. Höyüğün “Tepe kent” olarak tanımlanabileceğini bu kitaptan okumuştum.

Kuantum fiziğinin gerçekliği Canhasan Höyüklerinde. David ve Adnan 50 yıllık zaman aralığına rağmen aynı toprağa ayak basıp, aynı toprağın kokusunu içlerine çektiler. Karaman Ovası’nın sıcak Temmuz güneşine maruz kaldılar. Aynı ayaz gecelerde ürperdiler, her buluntuda aynı heyecanı tattılar. Ayrı zamanlarda aynı mekanda iki insan. Biri nöbeti devreden, diğeri nöbeti devralan. Onlar birer fedai. Asrımızın fedaileri, çağdaş fedailer, arkeolojinin fedaileri. Dünün mirasını korumak için gecelerini gündüzlerine katan fedakar fedailer.


Roma Yolları Çalışması sonrası köyde iftar yemeği-Mart 1993 (B.Claasz Coockson)

Arkeoloji, bize geçmişimizi fısıldar. İnsanlığın, insanlığımızın geçmişini… Bu fısıltıyı duyup bizlere aktaran kişiler arkeologlardır ve onlara çok şey borçluyuz.

Doç. Dr. Adnan Baysal Hoca’ya, Karaman’ın yeni hemşehrisine, fedaisine, sevdalısına hoş geldin diyoruz. “Hocam, David French’I tanıma fırsatımız olmadı ama sizi yakından tanımak boynumuzun borcudur.”

Not: TDK’ya göre fedai, “Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere gidişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti”, “bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse” demektir. Başlık, kelimenin ikinci anlamına daha uygun düştüğü için tercih edilmiştir.

Doç. Dr. Adnan Baysal’ın aktarımları ile Arkeofili sitesinden Aysel Arslan ile Stephan Mitichell/Michelle Massa’nın makalelerinden yararlanılmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Fiyatlar neden sürekli yükseliyor?