Erenler Mağarası Efsanesi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Erenler Mağarası Efsanesi | Karamandan.com - | Karaman Haber

01 Mayıs 2017 Pazartesi
Erenler Mağarası Efsanesi

Son günlerde ardı ardına Ermenek’te mağara bulunduğu haberleri geliyor. 14.04.2017 tarihinde yeni bir mağara buluşunu gerçekleştiren ekibi Ermenek Belediye Başkanı Uğur Sözkesen makamında kabul ederek Ali Rıza Etçi, Ali Bayındır, Ömer Battır ve Mustafa Dereli’den oluşan dört kişiden oluşan ekibi turizme katkılarından dolayı Ermenek ile ilgili kitaplar ve altın hediyesi takdiminde bulunduğu medyaya yansıdı.

17 Nisan 2017 Pazartesi günü ise önceki ekipten fotoğraf sanatçısı ikinci bir mağarayı bulduğunu sosyal medya üzerinden duyurdu ve Medya Ermenek Haber Sitesi bunu haber olarak okuyucularına yansıttı.

Evet, Ermenek ve yörede mağaralar oldukça fazla olduğu bir gerçek ancak bunları gün yüzüne çıkarıp “Mağara Turizmi” yönünden değerlendirebilmek gerçekten çok önemli. İlk bulunan mağaranın İlhami Etçi ile birebir yaptığım sohbette “Giriş bölümü 15 metre uzunluğunda ve 10 metre yüksekliğinde. 20 derecelik bir eğime sahip olan mağara girişi tabanı  yaklaşık 40 metre uzunluğunda, pudra kıvamında gri topraktan oluşuyor. İlerledikçe 40 derecelik bir eğim ile devam eden galerinin eni  5 metreye kadar düşüyor. Mağara tavanı içerde en düşük 5, en yüksek 10 metre. İçerde eni 60 cm boyu ise 3 metreyi bulan dikitler, şelaleyi andıran travertenler bulunmakta.” demişti.

Belediye Başkanının ifadesine göre; Mağaranın Damlataş Mağarasından daha büyük olduğunu, gerekli yerlere başvurarak mağarayı tescilleteceklerini, turizme açılması için gerekli işlemleri başlatacaklarını ifade etmeni Ermenek açısından önem arz eder. Çünkü Ermenek’in yakın bir zamanda turizmin önemli bir merkezi olacağı unutulmamalıdır.

Gelelim asıl anlatacağım “Erenler Mağarası Efsanesi”ne.

Bu efsaneyi de Sayın İlhami Etçi’ye 24 Mart 2017 günü dükkânında sohbet ettiğimiz sırada anlatmıştım. O da bana böyle bir mağaranın Ermenek’te nerede olduğunun bilinmediğini ifade etmişti. Ancak anlatımımın sonlarına doğru böyle bir yerin varlığını büyüklerinden duyduğunu hatırladığını ifade etmişti.

Erenler Mağarası, Ermenek Kebendibi yokuşu solunda bir yerde olduğu söylenir.

Bu efsaneyi ilk babam Ali Özbek’ten dinlemiştim.

“Karaman Beyinin çocuğu olmaz. Ermenekli bir Lokman Hekimin varlığından beye söz edilir. O da Lokman Hekime haber salar. Çocuğunun olmadığı anlatılır.

Ermenekli bir Lokman Hekim on iki günde, on iki bitkiden bir karşım elde eder. Hazırladığı karışımı beye gönderir. Karaman Beyi bu karışımdan on iki gün verilen tarif üzerine yer. Daha sonra Karaman Beyinin on iki erkek çocuğu olur.

Osmanoğulları ile Karamanoğullarının saltanat mücadelesi devam eder ve Karamanoğullarının ilk kuruluş yeri olan Ermenek Mennan Kalesinde 1474 yılında son bulur. Son bulur bulunmasına da halkı egemenlik altına alması için bir takım mücadeleler de bulunurlar. Mennan Kalesinden Ermenek’e gelen Osmanlı Ordusu ve ordunun başındaki paşası Ermenek’te yaşayan halkı susturma, itaat altına almak için şehrin ileri gelenleri Kebendibi mevkiinde toplatılır. Toplanan eşraf kişilerden on iki tanesi seçilir. Seçilen bu kişiler sıraya dizilerek tek tek kelleleri uçurtulur. Yere düşen on iki kellenin sarıkları daha düşmeden gövdeleri mağara dışında kalır, kelleler "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü." diyerek mağara içine girerler.

Bu kıyımı yapan paşa geride kalan gövdeleri de mağara içine attırır. O günden sonra halk korkudan susar. Susmakla da kalmaz o günkü Ermenek şehirden seçilen gruplar kafileler halinde serhat boylarına gönderilir. Ermenek’ten gönderilenlerin ilk önce Yunanistan’ın Mora Yarımadasına götürüldükleri söylenir. Oradan da Osmanlı’nın egemenliğindeki yukarı bölgelere Bosna Hersek, Batı Trakya’ya, Bulgaristan’a sevk edilirler.

Bu konuda da yaptığım bir derlemeyi Sbide Antik Kenti – Yukarı Çağlar kitabımın 408. Sayfasında ilk defa okuyucuyla buluşturdum. Bu destan Yukarı Çağlardan 1998 yılında 85 yaşında olan ve 2000 yılında 87 yaşında vefat eden köyde Şerfe Karı olarak söylenen Şerfe Yıldırım’dan ses kaydı yapılarak tarafımdan derlenen destan şöyledir:

“MORA DESTANI

Mora’nın gemisi geldi oturdu,
Ağlamaktan kendi kendin yitirdi,
Gelinlik kızları yasır götürdü,
Evliyalar imdat eyle ne olur.

Mora’nın üstünde ayılan yıldız,
Ne gecemiz belli, ne gündüzümüz,
Defterde yazılan bin yedi yüz gız,
Evliyalar imdat eyle ne olur.

Mora’nın gemisi çamdır, meşedir,
İçinde oturan beğdir, paşadır,
Mora dedikleri yüzbin köşedir,
Evliyalar imdat eyle ne olur.

Şu Mora’nın çeşmesinin başında,
Gızlar ocak suvar, duvar başında,
Güzellerin on üç, on dört yaşında,
Evliyalar imdat eyle ne olur.

Mora’nın gemisi geldi oturdu,
Ağlamaktan kendi kendin yitirdi
Gelinlik kızları yasır götürdü,
Evliyalar imdat eyle ne olur. “

Şerfe Yıldırım’dan dilediklerime göre sürgüne gönderilen Ermeneklilerin yerine de başka yerlerden insanlar getirilmiş. Bu konuda ise yazılı bir belgeye rastlayamadım.

Evet, bu yazımın ana konusu “Erenler Mağarası” idi. Bu mağara önceki zamanlarda çokça ziyaret edilirmiş. Hatta “Çocuğu olmayan bayanlar ziyaret ederse çocuğu olurmuş.” derler.

Ben bu efsaneyi babamdan dinledim. Şimdi de okurlarıma sunuyorum. Bunu okuyan Ermenek Mağara araştırmacı dostlarımız da, bu mağarayı bi araştırıversinler gayrı. 

Durmuş Ali ÖZBEK
durmusaliozbek@hotmail.com

Kaynak: Sbide Antik Kenti – Yukarı Çağlar, Sayfa 408

Düzenleme : 18 Nisan 2017 15:20 Okunma : 3672