Emekli Müftü (Abdullah Sıvacı) | Karamandan.com - | Karaman Haber

Emekli Müftü (Abdullah Sıvacı) | Karamandan.com - | Karaman Haber

26 Nisan 2017 Çarşamba
Emekli Müftü (Abdullah Sıvacı)

Necdet BAŞTOKLU...

Son dönemde yetişen ayaklı kütüphane lakabıyla maruf hafız alim ve marifet mektebi müderrislerinden gönül dostu bir zattı.

Müftü hocam 1934 yılında Karaman da doğdu. İlk mektep tahsilini bitirdikten sonra,  orta öğretimini yarım bırakarak saat tamiri ve bakımı sanatını öğrenmek üzere çıraklığa başlar. Kısa sürede mesleğin inceliklerini kavrar, on beş yaşında usta olarak dükkanını açar. Sanat eğitimi ile beraber dini bilgilerini de öğrenmeye çalışır. 

lim ateşi kendi tabiriyle yakar kavurur. Büyük bir aşkla ve tarifsiz gayretle İstanbul yollarını tutar. Haydarpaşa garından Kısıklıda bulunan Gönenli Mehmet Efendi ‘ nin üçbaş medresesine sırtındaki yorganıyla yaya olarak gider. Yokluk ve fakirlik had safadadır. Elinin emeği ile geçinen babası Hüsnü Efendi para gönderemez. Kısıklıdan yaya olarak gittiği, Sirkecideki  Konyalı lokantasından artan yemek ve ekmekleri toplar gündelik iaşesini temin ederdi. Kuran eğitimini Gönenli Mehmet efendi hazretlerinden, Süleyman Hilmi Tunhan hazretlerinden de Arapca,Sarf, Nahiv, Molla cami, Muhtasar-ul  Menai, Mantık, Fıkıh, Feraiz ve Akaid ilimlerini tahsil eder. Askerliğini  mütakip Diyanet işleri Başkanlığının açmış olduğu Vaizlik sınavını kazanır.Ermenek ilçemize vaiz olarak tayin edilir.Yaklaşık altı yıl Vaiz ve irşad vazifesini  yaptıkdan sonra  Karapınar ‘a Müftü olak atanır. İstanbul’da  talebelik yıllarında tanıdığı Mahmut Sami RAMAZANOĞLU’nun tavsiyesi üzerine Karaman Müftülüğüne naklen tayin edilir.

Müftü efendi sekiz kızın tek erkek kardeşiydi. Kendisinin de dört kızı ile beraber bir oğlu oldu. Akrabalık hukuku ve sıla i rahime önem verirdi. Her yıl bir akrabasının yanında, tüm sülalesi çoluk çocuk toplar hasretlik giderirdi. Yeğen ve torunlarının tahsillerini takip, eder hafız olmalarını teşvik ederdi.  

Yunus Emre Kültür Vakfının  kurucu on üyesinden biri olup, İmam hatip lisesi binası yapımında,  Mercan ve Cedit öğrenci yurdu , Ali şahane, Siyahser  ve beş katlı, Kur an kurslarının faaliyetlerinde, aktif olarak büyük hizmetler  etmiştir. Takriben yırmi yıl süren müftülük  görevi esnasında sayısız talebenin maddi ve manevi  ilimlerle yetişmesine, emek vermiştir. Emekli olduktan sonra  iki yıl İstanbul  Aziz Mahmut Hüdayi Vakfının genel müdürlüğünü de yapmıştır. 

Müftü efendi gönüllü olarak Avrupa ülkelerinde din eğitimi vermiş,  gönül dostlarının yetişmesinde gayret  göstermişlerdir. Kalp tasviyesi ve nefis tezkiyesi Allah a yaklaşmada en büyük vesile olduğunun üzerinde sık sık dururdu. Kalbi konulara çok önem verir,  her yerden beslenen kalbin temizliği de zikir ile olur derdi.

Kur an eğitimine çok ehemmiyet verirdi. Müftülükten emekli olduktan sonra elli iki yaşında başladığı hafızlığını çk kısa sürede ikmal etti. Sevenlerinin önceleri  Hadis i şerifleri üzerinden konuşurdu, hafız olduktan sonra ayetler üzerinden konuşur oldu  diye tarif edilen hocamız şu misalleri nasihat olarak  çok verirdi .

Arşın altında şunlar yazılıdır. 
Bir kişi Allahın istedikleri amelleri işler, fakat Allah ın sevmediklerini severse,  Allah onların amellerini yok eder. Sevdikleri ile haşreder, cehenneme koyar. 

Bir kişi de Allah ın yasakladığı fiilleri işler ve tövbe eder,  Allah ın sevdiklerini severse,  günahlarını hasenata tebdil eder , sevdikleri ile haşr eder. Cennete koyar dedi. 

Müftü hocamıza İstanbulda okul  kazanan üç talebenin ismi referans olması için verilir. Aracı olan abimiz şu iki talebe benim akrabam diğerini tanımıyorum der. Müftü efendi olsun insan ihsanın kuludur,  bizim ekmeğimizi yiyen talebe hiç olmazsa bize düşman olmaz der. Tahsillerini tamamlayan talebelerden yabancı olan kardeşimiz  şimdi muallim olarak ve gönüllü vakıf hizmetlerinde çok gayretli  ve yararlı, faaliyetlerde bulunmaktadır. Hocamızın Allah diyen pek çok insanın kursağında emeği , ekmeği vardır. 
Ziyaretine gittiğimizde evinde talebe eksik olmaz, ilmin sadakası insan yetiştirmektir derdi.

Müftü efendi istirahat dışında hep Kur’an okur gelen ziyaretcilere hadiselerin seyrini hayra yorar.

İnsanlar için karşılıksız dua eder, manevi hastaların şifa bulmasında gerekli  telkin ve tavsiyelerde bulunurdu. Hocamız şu beyiti sık sık söylerdi. 

    Bir kelbini bir kelbine boğdurur ALLAH 
    La havle vela guvvete illa BİLLAH 

Ecdadımızın dediği gibi, Alimin ölümü alemlerin ölümü gibidir diye boşuna dememişler.Yeri doldurulamayan zor zamanlarda zor yetişen , Müftü hocamızı 74 yıllık ömrü nihayetinde, ebedi aleme hicretlerinin seneyi devriyesi olan 12 Nisan 2008 Yılında kalabalık bir cemaat  tarafından kılınan namazdan sonra şehir mezarlığında velinimeti çok sevdiği Hacı Rauf Abi, Hacı Mustafa Abi, Paşa abi  ve babası Hüsnü SIVACI ile komşu olmuştur. Kişi sevdiği ile beraberdir diyen Peygamber efendimiz omuz  omuza  ,hizmet ettiği  güzel insanlarla haşr etmesini , bizleride şefaatlerine nail edip komşuluklarını  lutfetmesi  duası ile bir fatiha üç ihlası şerife okuyarak ruhlarını şaad edelim.

Okunma : 3985
Foto galeri