Nereye Gidiyoruz. . . | Karamandan.com - | Karaman Haber

Nereye Gidiyoruz. . . | Karamandan.com - | Karaman Haber

25 Temmuz 2017 Salı
Nereye Gidiyoruz. . .

‘’Adam arabasının kapısını açtı, sağa-sola yavaştan bir bakış atarak 180 derecelik bir bölgeye göz gezdirdi. Etrafa bakış atarken açtığı sigara paketinden bir sigara çıkararak yaktı. Sonra çevredekilerin sinirli bakışlarına aldırmadan arabasına binerek oradan uzaklaştı.’’

 Bu yazıyı bir romanın girizgâhı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Kendini bir şey zanneden ama gerçekte trafik magandası olan bir zevatın davranışlarıydı bunlar. Yazmaktan yorulmak üzereyim lakin bu tipler her geçen gün çoğalmakta.

Ada içindekine inatla yol vermiyoruz, akan trafikte (akması gereken trafik de) dörtlüleri yakıp gidiyoruz, gelene-gidene bakmadan kapıyı açıp aheste aheste davranıyoruz. Bu nasıl bir kaygısızlık, bu nasıl bir saygısızlık anlamadım gitti. Artık o kadar yüzsüzleşildi ki bunu yap desen ‘’ar damarım çatlar bunu da yapamam’’ denilecekleri bile rahatlıkla yapıyoruz.

Şahit olduğum en garip olayı anlatmadan geçemeyeceğim. Araçların sağlı-sollu park etmesini artık normal karşılıyoruz. Geriye bir gidiş bir geliş yol kalıyor. Trafik yoğun bir şekilde devam ediyor ve birden birisi durup dörtlüleri yakarak araçtakileri indiriyor. Böyle durumlarla çokça karşılaşıyoruz ama buradaki gariplik bu durum değil.

Dört araç kenara park etmiş ve tam onların hizasında durup yolcuları indiriyor. Bu dört aracın iki tarafında da üç-dört araçlık boş yer olmasına rağmen arkadaş tam evinin önünde indirmek gibi bir lüksü kendine çok görmüyor. Varsın arkadaki yirmi kadar araba beklesin ne olacak ki?

Sadece trafik mi derseniz tabii ki hayır derim. Toplum da bir aymazlık var. Saygının ve sevginin kötülendiği, hava atma ve ahlaksızlığın övüldüğü bir dönem yaşıyoruz. Televizyonlar da ve sanal âlem de size de denk gelmiştir. Hayvanlar o kadar imrenilecek şeyler yapıyorlar ki, seyredince duygulanıyoruz. Bazı insanları görünce onlara hayvan demekten utanıyorum.


Hiç birimiz birbirimizi sevmiyoruz. Yanımızdan ayrılan ilk kişiyi daha yeri soğumadan yerin dibine sokup çıkarıyoruz. Tekrar görüştüğümüzde de yalakalık üzerine sanat yapıyoruz. Şeref, namus ve bilumum kutsallarımız üzerine yeminler edip hiçbir sözümüzü tutmuyoruz. Bu konularda uzman olanları toplumdan soyutlayacağımıza baş tacı ediyoruz. Böyle tiplerde toplum nazarında dışlanmak yerine kabullenme görünce daha da azgınlaşıyorlar.

Aileler paraya, siyasete ve bilumum dünyalıklara zaman ayırırken çocukları dışarlarda her türlü melanete bulaşıyor. 18 yaşın altında birçok çocuk gece yarılarına kadar dışarılarda geziyor, içki komasına giriyor, uyuşturucunun pençesine düşüyor.

Ebeveynler kötü bir olay karşısında ne yapacaklarını şaşırıyor. O çocuklar geceleri gezerken, yanında bıçak taşırken, alkole alışırken sen magazin programı seyredersen sadece sen değil bütün toplum olarak cezasını çekeriz.

Allah aşkına (tabii ki inanıyorsanız) artık silkelenip kendimize gelelim. Ne Türk gibi ne de Müslüman gibi yaşamıyoruz. Hatasız insan olmaz ama bu hatalarımızı en aza indirmek için de gayret gösterelim. Yarın çok geç olabilir hemen hemen bu yazıyı okur okumaz bir şeyler yapalım. 

Haddimi aştıysam özür dilerim. Gelecekten kaygılarım hat safhada olduğu için, içimi boşaltmak istedim.
                                                                                                                                      Sevgi ve Saygılarımla

 

Hasan Hüseyin ŞanlıTürk

Okunma : 1747