Yeşildere'de Kıyıcı Ocağı | Karamandan.com - | Karaman Haber

Yeşildere'de Kıyıcı Ocağı | Karamandan.com - | Karaman Haber

30 Nisan 2017 Pazar
Yeşildere'de Kıyıcı Ocağı

Saygıdeğer hemşerilerim tembellik mi yoksa nazar mı bilemiyorum birkaç aydır kâğıdı kalemi elime almak nasip olmadı. Bugün yine konumuz her zamanki gibi Karaman olacak. Bazı değerli hemşerilerim gibi benim sevdam Karaman demiyorum. Çünkü Karaman bende sevda ötesidir. Benim ruhum benliğim KARAMAN

Bugünkü yazıma Yeşildere Köyümüzde bulunan ismi Tüm Türkiye'de bulunan benimde torunu olduğum Kıyıcı ocağını anlatarak başlamak istiyorum. Araştırmalarımı ve kıyıcı ocağının akrabalarından birebir duyduğum bilgileri de ele alarak yazıma başlıyorum. Eksiklerim mutlaka olabilir eksiklerim hatalarım olursa şimdiden affınıza sığınıyorum.

Bugün kıyıcı ocağının bulunduğu oda Annemin de dedesi olan rahmetli Kıyıcı Hacı Bakının eviyle sonradan birleştirilen odadır. Hacı Bakının babası  Hacı Derviştir. Hacı Dervişin soyunun Türkçenin savunucu yiğidi Yunus Emre'nin soyuna dayandığı dilden dile söylenmektedir. Hacı Derviş dedemiz bizlere anlatıldığı üzere gönlü ve sofrası geniş bir kişiydi. Karda kıyamette hangi mevsimde olursa olsun her yabancı konukların ağırlanmaları karınlarının doyurulması ve dinlenmeleri için  açık odası bulunan bir kişiydi

Yine bir kış günü Hacı Dervişin evine bir derviş misafir edilir. Akşam yemeği yenir sohbetler yapılır derviş en güzel biçimde ağırlanır. Sabaha yakın zamanlarda derviş şöyle der "Ben sabah namazını Mekke de kılacağım." Derviş kapıdan çıkınca elinde bir al bezle bıçak belirir. Hacı Dervişe Der ki; "Sana hasta göndereceğim bunlarla çenteceksin (kıyacaksın) Ağrısı sızısı olanları bunlarla çent. Ve derviş aniden  göz önünden kaybolur gider. Sabah olduğunda ise köye ilk misafir gelir Hacı Dervişin odası nerede biz çentilmeye geldik derler. o günden sonra Hacı Dervişin odasına köy çevresi, çevre köylerden, Konya dan, Konya köylerinden ve Türkiye'nin birçok yöresinden kıyılmaya gelenler olmuş. Ağrısı sancısı olanlar, kengisi, göz ve baş ağrısı olanlar bu ocağı gönlüne alarak ocağa gelir ve birçoğu şifasına kavuşurmuş.

Bilmeyen birçok kimsenin bu kıyılma kıyma nasıl oluyor dediğini duyar gibiyim. Hastanın üzerine al yani kırmızı bir bez örtülür. Bir bıçakla birkaç santim aralıklarla hasta kişinin üzerine dokundurularak gezdirilir. Bu esnada kıyıcı olan kişi ayetler ve dualar okur. Kıyılma işlemi bittikten sonra bir tabakta hazır edilen tuzdan bu kişiye yalatılır. Allah şifalık versin denilir.

Hacı Derviş dedemizden sonra  yine  oğlu ve annemin dedesi olan Bakı Öztürk Namı değer lakabıyla Kıyıcı Hacı Bakı, kardeşi Hacı Bektaş , nesilden nesile torunları ocakta olsun, başka ilde olsun, Avrupa da olsun kıyıcılık yapmıştır. Fakat  en çok namı duyulan rahmetli kıyıcı Hacı Bakı dedemiz olmuştur.  Kıyıcı Hacı Bakı dedemizin dilden dile anlatılan bir özelliği de metrelerce ilerdeki karşısında bulunan bir tüfeğin  namlusunun içinden kurşunu sokacak kadar çok keskin bir nişancı olmasıymış. 

Kaybolan Dervişin olduğu yer oda haline getirilip  mezar görünümü verilmiştir.  Odaya halen birçok ilden misafirler gelerek oda haline getirilen yerde abdest alıp namaz kılarlar sonra da kıyılırlar. Hatta kalp gözü açık bazı kişilerin zaman zaman bu dervişi odada  gördükleri söylenmektedir. (Bu dervişin gözüktükleri kişilerin anlatımına göre dervişin şeklinin omur ilikten öne doğru eğik  yani bir Osmanlı kılıcı şeklini andıran bir şeklinin  olduğu söylenmektedir) Bu dervişin tesadüfen Hacı Dervişin evine misafir olmadığı, hatta kaç göbek eskiden olduğu bilinmemekle beraber aynı soya dayanan bir evliya veya bir eren olduğu da söylenmektedir.

Karaman yazıla yazıla anlatıla anlatıla bitmiyor bitmezde.  Tarihte on binlerce evliyaya ev sahipliği yapan  siz değerli hemşerilerime saygı ve sevgilerimle.

Yüksel  AYHAN

Okunma : 26759
Foto galeri