"Körü Körüne Destek" Miş! | Karamandan.com - | Karaman Haber

"Körü Körüne Destek" Miş! | Karamandan.com - | Karaman Haber

21 Temmuz 2017 Cuma
"Körü Körüne Destek" Miş!

Ne cemaatlere, ne de siyasi partilere asla “Körü, körüne” destek vermedik. Doğru olduğunu düşündüğümüz icraatlar ve politikalar sebebiyle destek verdik. İşte bu sebeple "Körü körüne savunmak" teşhisinize katılmıyoruz. Vaktiyle gördüğümüz doğrulara istinaden bir cemaate (Hizmet) (!) destek verdik. Türkçe Olimpiyatları ile gururlandık.

Bütün dünyada Türkçe bayrağını dalgalandırdığını düşündüğümüz için gurur duyarak destek verdik. Nereden bilebilirdik, gizli ajandalarının olduğunu ve Devlet'e el koymak istediklerini? Deşifre oldular ve biz de sempatimizi yitirdik. Bu olay sıradan, insanların hayatları boyunca sıkça karşılaşabileceği türden bir durum. Tamam; hüsnü zan gereği yine mevcut cemaatlere sempati ile bakıyorum. Daha sonra sempati duyduğum birinin daha gizli işleri ortaya çıkarsa, önceden destek verdim diye suçlu mu sayılacağım? Utanılacak bir durum varsa, benim onlara olan hüsnü zanım değil, onların gizli ajandalar peşinde koşarak bizi aldatmasıdır.

Bu durum önceden öngörülebilir bir durum da değildir. Hiç kimse cemaatlere karşı dedektif tavrıyla yaklaşmaz. Biz de olması gerektiği gibi onların İslam’a hizmet ettiğine inandık. Bu sebeple de, verdiğimiz destek yüzünden hatalı olduğumuzu düşünmüyoruz. Üstelik bu desteğimiz MHP seçmeni olduğumuz zamanda da devam etti, Ak Parti seçmeni olduğumuzda da devam etti. Alparslan Türkeş' de destek verdi, Recep Tayyip Erdoğan'da... Hatta Fethullah Gülen, Ecevit'in şefaat edebileceği(!) bir lider olduğunu bile söyledi. Her dönemde az veya çok destek gördüler. Ama bütün destek verenler içinde en masumu bizce Ak Partidir.

Çünkü onların iktidarı döneminde, bir cemaat değil, karanlık bir örgüt oldukları ortaya çıkmıştır. İşte bu sebeple, sanki gizli kapalı işleri birlikte kotarmışlar gibi Ak Parti iktidarına tavır takınmak asla adil bir davranış değildir. Ayrıca Ak Parti iktidarına olan desteğimiz de kendilerine referans teşkil eden icraatlar sebebiyle, geçmişte olduğu gibi günümüzde de devam etmektedir. Yani körü körüne bir destek değil, bilinçli bir destektir. Üstelik ülkemizin gıpta edilen başarıları sebebiyle hedefe konulması, verdiğimiz desteğin perçinlemesini sağlamıştır.
 

Bu başarının arkasında da İslam’daki istişare geleneğinin Recep Tayyip Erdoğan tarafından titizlikle uygulanması alışkanlığı olduğunu düşünüyorum. Herhalde Beştepe'ye davet ettiği her katmandan insanları, fotoğraf çektirmek, çay kahve içmek için oraya toplamıyor. Daha önce görmeye alışkın olmadığımız bu gelenek, sırf insanların nabzını tutmak, fikir ve görüşlerinden yararlanmak düşüncesiyle ortaya çıkmış bir gelenektir. Son 14 yılda ortaya konulan başarıların arkasında da bu gelenek vardır.

Bu istişare geleneği sebebiyle “Tek Adamlık” suçlaması anlamsız kalmaktadır. İstişare geleneği ile “Tek Adamlık”, asla bir arada olmaz. Bu sebepledir ki, "Tek Adamlık" suçlaması tamamen kuyruklu bir yalandan ibarettir. Zaten "Başkanlık" sistemini isteyen biri asla "Tek Adam" olma arzusu taşımaz. Geçmiş Cumhurbaşkanlarından iktidarla farklı ideolojide olanlarını bir düşünün; iktidarlara doğru dürüst icraat yaptırdılar mı? Her düzenlemeyi veto edip, “Yasama Erk” ini kilitlemediler mi? İşte asıl “Tek Adamlık” iktidarın elini kolunu bağlayıp iş göremez hale getirmektir.

Getirilmek istenen “Başkanlık Sistemi” ile Cumhurbaşkanının mevcut yetkilerini iktidar ile paylaşması düşünülmektedir. Yani istişare geleneğine iktidar da dâhil edilerek hizmetlerin daha hızlı yürütülmesi amaçlanmaktadır. Biz de aynı görüşte olduğumuz için destek vermeye devam ediyoruz. Yani verdiğimiz destek asla “Körü, körüne” bir destek değil, bilinçli olarak verilen destektir.

Düzenleme : 25 Ocak 2016 16:46 Okunma : 1523