Karaman'ın 2023 hedefi ne olmalı? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Karaman'ın 2023 hedefi ne olmalı? | Karamandan.com - | Karaman Haber

30 Nisan 2017 Pazar
Karaman'ın 2023 hedefi ne olmalı?

Bu gelişmeyi göz önünde bulundurarak sayın Başbakan Erdoğan yeni doğan nesilleri kastederek “biz 2023'te kendilerine çok daha farklı bir Türkiye'yi hazırlayacağız“ açıklamasında bulunmuştur.

 

Kentler arası rekabet Karamanın markalaşmasını mecburi kılıyor

Bu değişimden elbette Karaman ilimiz de nasibini alacaktır. Karaman değişim sürecinin kazananlarından mi kaybedenlerinden mi olacak bunu kentleşmedeki hızımız ve zaman gösterecek. Çünkü bu gelişme başka gelişmiş ülkelerde de olduğu gibi Türkiye'de de sermaye ve beyin gücü gibi önemli kısıtlı kaynaklar için kentler arasında görülmemiş rekabetler beraberinde getirecektir.

Amerika ve Avrupa'nın bir çok ülkesinde  görüldüğü gibi bu ülke bazındaki gelişmenin meyvesi şehirler arasında eşit ve adil dağılmamaktadır. Bu ülkelerde de mesela Ditroyt (ABD) gibi açlık ve sefilliğin diz boyu yaşandığı şehirler de mevcuttur Silicon Valey gibi refah seviyesi dorukta olan da.

Karaman aslında bu rekabeti şimdiden yavaş da olsa yaşıyor. Eğer geçmişte bazı yetenekli uzman hekimler kısa bir görev süresinden sonra Karamanı yine terk edip başka kentlere yerleşmeyi tercih ettilerse iste budur bahsettiğimiz ve maalesef kaybettiğimiz, kentler arası rekabet. Sonunda olan kime oluyor? Karamanlı hemşerilerimize. Halen Karaman da orta boylu ameliyatlar için bile hemşehrilerimiz Konya veya Ankara'ya gitmeye mecbur kalmıyorlar mı? Bu rekabet ortamını bir çok farklı branşlarda da yaşamaktayız maalesef.

İlimizin ve insanlarımızın bu rekabette kazananlar tarafında olmasını istiyorsak bunun için hem Karamanımızı hem den kendimizi hazırlamamız gerekiyor. Bu da ancak ilimizin diğer kentlerden farkılığı, bir artısı olmasıyla, yani bir “marka” haline gelmesi ile mümkündür. Nasıl Uludağ dediğiniz zaman akla kış turizmi, Kütahya dendiği zaman Porselen, Paris dendiğine Moda dünyası, Oxford dendiğine üstün üniversite eğitimi geliyorsa, ilimizin de kentleşmede ciddi yol katedebilmesi için simgeleşmesi, farklılaştırılması zorunludur.

Bir misal

Karaman ile aşağı yukarı ayni büyüklükte olan, ayni nüfus sayısına sahip ve benzer bir köklü tarihe sahip olan Almanya'nin Heidelberg kentinden bahsedildiği vakit akla ilk önce üniversitesi ve üstün sağlık hizmetleri gelir.

Heidelberg belediyesi uzun vadeli ve akıllı çalışmaları sayesinde Üniversitenin kaliteli eğitimini sermaye olarak kullanmış ve kentin bu alanda marka olabilmesi için değerlendirmiştir. Heidelberg bugün ” Bilim, Teknoloji ve Sağlık kenti” olarak global oynayan bir Marka kenttir. Belediye Heidelberg'in bilim dünyasında yerini koruyabilmesi için üniversite yönetimi ile birlikte bir çok ilmi araştırma merkezlerinin Heidelberg kentine kurulmasını sağlamıştır. Bu da artık Dünyanın en önde gelen bilim adamlarının bile geçici bir süre de olsa burada çalışmak için caba sarf etmekteler. Heidelberg beyin gücü rekabetinde başarılı olmasından dolayı sermaye piyasasında da çekiciliğini korumaktadır. Çünkü bu güçlü akademik potansiyelden faydalanmak için son yıllarda yüzlerce özel biyoteknoloji şirketleri kurulmuştur, Heidelberg de yaşayan binlerce insana yüksek teknoloji alanında istihdam sağlanmıştır.

Beyin gücü sermayeyi, sermaye de beyin gücünü çeker

Heidelberg nüfusunun büyük bir bölümü “Teknoloji, Bilim ve Sağlık” sektöründe veya bu sektöre hizmet veren sektörlerde istihdamını sağlamaktadır. Hatta Almanya'nın Münih kentinde bulunan biyoteknolojik ilaç ürünlerinde dünya devlerinden biri olan Octapharm şirketi sadece Heidelberg'in bu güçlü akademik ortamından ve ilmi yeniliklerden anında faydalanmak için milyonlarca Avro yatırım yaparak Münih gibi gelişmiş bir kente sırt çevirmiş, ARGE bölümünü Heidelberg kentine taşımış ve böylece yüzlerce insana daha istihdam sağlamıştır.

Heidelberg Belediyesi de sunduğu aile yapısına uygun, emniyetli ve akıllı şehir yapılanması, temizliği, kapsamlı toplu taşıması, üstün eğitim imkanları, güzide parkları, tarihi mekanları, kültür ve eğlence imkanları ile insanlara üstün yaşam imkanları sunarak üniversite yönetimi ile el ele bu gelişmeleri teşvik etmektedir. Avrupa'nın önde gelen şehirleri arasında doğal hale gelen bu rekabet Karamanın gelecekte karşı karşı kalacağı rekabettir.

Karaman ilimiz mevcut haliyle bu rekabete maalesef henüz hazır değil. Marka şehir olmaktan da henüz çok uzak. Oysa ilimiz, Türkçe dilinin resmi dil ilan edilen kent olmasıyla, Selçuklu tarihi ile, Mevlana hazretlerinin Karaman bağlantısı ile, elma ve bisküvi üretimi ile marka şehir olabilmek için önemli temel avantajları vardır. Misal olarak Konya Mevlana hazretleri kültür merkezi sayesinde turizmden harikulade istifade ederken, Karaman bu fırsattan yararlanamamaktadır.

Karaman dışarıda hangi farklılığın simgesi olarak tanınmaktadır?

Karamanlılar olarak kendimize sormamız gerekiyor, Konya'ya veya Kayseri'ye baktığımızda ilimiz hangi alanda markadır, ilimiz Karaman dışında hangi farklılığın simgesi olarak anılmaktadır? Karaman ile Konyayı karşılaştırmak mümkün değil diyenler Dubai'yi görsün lütfen. Bir zamanlar hiç kimsenin varlığından bile haberi olmayan ve liman gelirlerinden geçinen küçük bir liman kenti vizyon ve azim sayesinde şimdi uluslararası sermaye piyasasının en büyük aktörlerinden biri haline gelmiştir. Önemli olan hedeflerimizi yüksek tutmamızdır. Sayın başbakanımız boşuna “sen Türkiyesin -Büyük düşünmelisin“ demiyor. Biz Mevlana torunlarıyız. Bunun bir farklılığı olması gerekmiyor mu?

Karaman sadece İsmet paşa sokağından ibaret değil

İlimizin kalkınması şehir yapılanmasından başlamalı. Kapalı çarşımız gibi, helvacı sokağımız gibi, semerciler sokağımız gibi, eskiden koyu renkli parke taslarla döşeli olan eski buğday pazarı gibi tarih kokan mekanlarımız varken, yaz sezonlarında bir kaç ay için beş yüz metrelik İsmet Paşa sokağını akşamları trafiğe kapatmak ve hemşehrilerimizi adeta o sokağa hapsetmek modern şehir yapılanmasıyla bağdaşmamaktadır. Böyle bir yaklaşımla ilimize değer katabilecek istihdam sağlayabilecek beyin gücünün veya sermayenin Karaman'a çekilebileceğine inanmak mümkün mü?

İlimizin trafik ve otopark sorunlarına bir an evvel çözüm getirilmeli. Atatürk bulvarı ve benzeri geniş caddelerin geceleri yarış pisti halini aldığına bu yaz ziyaretimizde şahsen şahit olduk. Aileler için dinlenme ve eğlence mekanlarına ihtiyaç var. Yaz akşamlarında ne Atatürk parkında ne de Kugulu parkta oturmak için boş bank bile bulmak mümkün değil. Batının kendi vatandaşlarına sunduğu park alanlarını, tarihi kent meydanlarını kendimize çok görmemeliyiz.

Historic town: Nerede ilimizin tarihi kent meydanları?

Artık başka illerde de olduğu gibi, çarşı merkezinin onarılması şart, yüce tarihimizin bir parçası olan mimari geçmişimize tarihimize sahip çıkmamız şart. Gelen turistlerin Karamanda daha uzun süre kalmasını teşvik etmek için, hemşehrilerimiz artık aileleri ile birlikte akşamları dolaşabileceği oturabileceği rahat ve temiz aile mekanları, atölyeler tarihi bir şehir merkezine artık şart.

Modern bir şehir yapılanmasına sahip, kendine ve ailesine kaliteli yaşam koşulları sunan bir kentte yaşamayı herkes ister. Hiç kimse İstanbul'un trafik kabusuna veya Ankara'nın kirli havasından zevk aldığı için orada yaşamıyor. Dolaysıyla sermayeyi ve fikir önderlerini Karamana çekmek istiyorsak önce o insanlara iyi yaşam koşulları sunabilmemiz gerekir. Mevcut avantajlarımızı iyi değerledirmemiz şehir pazarlamasını akıllı yapmamaz gerekiyor.

Karaman ilimizin gelişmesi için, çağımıza uygun alanlarda marka olması için hepimiz çaba sarf etmeliyiz sevgili hemşehrilerimiz. İlimizde ölçüler belirleyen olumlu yaşam koşulları oluştuktan sonra, Yunus Emre'nin “kapımız açıktır girene, lokmamız helaldir yiyene” sözü Karaman ilimize çok daha özel bir anlam kazandıracaktır.

Bugüne kadar gösterilen gayretlere ve verilen emeklere bakılırsa Belediyemizin bu hedeflere de ulaşacağından hiç şüphemiz yoktur. Tüm emeği geçenlerden Allah razı olsun.

Dr. Hasan Şeker
Heidelberg Siyaset ve Bilim Forumu
www.forum-hd.de

Düzenleme : 18 Şubat 2015 11:33 Okunma : 2897