Karamandan.com

Karamandan.com

01 Mayıs 2017 Pazartesi
BOYALITEPE KAMENİ KÖYÜ
Kameni Köyü, Karaman Merkez'in kuzeyinde ve Merkeze 37 km uzaklıkta olup 1020 metre rakımdadır.
Kategori : Köyler
07 Nisan 2017 13:35
 
BOYALITEPE KAMENİ KÖYÜ

Kameni Köyü, Karaman Merkez'in kuzeyinde ve Merkeze 37 km uzaklıkta olup 1020 metre rakımdadır. Kameni, halen Karaman ili merkez ilçesine bağlı bir köydür. 1850’li yıllarda Konya ilinin Ereğli ilçesine, daha sonraları ilçe olan Karapınar’a (o yıllarda ismi Sultaniye idi) bağlı olan Kameni, 1941 yılından itibaren Karaman’ın köyü haline gelmiştir.

Eski adı Kameni iken 1962 yılında Boyalıtepe olarak değiştirilmiş ancak bu isim tutulmamıştır. Bu nedenle 25.12.2015 tarihli ve 91321194-151.03.02-E.7264 sayılı ile ve 91321194-151.03.02-E.7265 sayılı Bakanlık Olurları doğrultusunda "Boyalıtepe Köyü" nün ismi ise "Kameni olarak değiştirilmiştir. 

Kameni köyü, halen Karaman ile Karapınar sınırında bir yerleşim birimidir. İl merkezine bağlı olup, Burunoba, Karacaören( Karacaviran) ve Eğilmez köyleri ile komşudur. Doğusu'nda Karapınar ilçesine bağlı Çiğil, Yenikuyu, Kuzeyi Karakışla ve İslik, Batısı Eğilmez ve Karacaören Güneyi Çoğlu Köyü ile çevrilidir. Karakışla Köyü 1935 yılında muhtarlık oluncaya kadar bu köye bağlı kalmıştır. 

Köyün 1894 yılı il yıllığına göre nüfusu 280, 1935 de 304, olmuştur. Bu yıl köye bağlı olan Hasanoba ve Karakışla mahalleleri, Kameni köyünden ayrılarak bağımsız muhtarlık durumuna getirilmiştir. Köyün nüfusu 1970 de 424’e, 1980 yılında ise 473’e, 1990 yılında 377 olmuştur. 2000 yılında ise 351’e düşen nüfusu, 2014 yılında ise 160 erkek ve 141 kadın toplam 301 nüfusu bulunmaktadır.

Köy gerçekte daha genel bir bakışla Hotamış ovası içinde yer alır. Konya’nın Çumra ve Karapınar ilçesi ile Karaman’ın kesiştiği bölgeye Hotamış (Otamış, Ödemiş, Ötemiş) adı verilmektedir. Başka bir ifadeyle, Karadağ’ın kuzey ve kuzey doğu kesimindeki ova Hotamış adı ile anılmaktadır. Ayrıca Hotamış adında bir de köy bulunmaktadır.

Hotamış’ın yerleşim yerinin 16. ve 19. Yüzyıla kadarki adı Suğur’dur. Suğur eski dönemlere ait harabelerin üzerine kurulmuş oldukça eski bir köydür. 16. yüzyıl sonlarındaki Karapınar Sultan Selim Külliyesi Vakıf defterinde Suğur köyü vakfiyeye bağlı olarak gösterilmektedir. Yine aynı defterde Çoğlu, Mercikli, Bağlama, Çardaklar, Göves köyleri Larende’ye bağlı olarak geçmektedir. Hicaz yolu üstünde bulunan Suğur aynı zamanda bir Osmanlı derbendi, yani yolcuların güvenlik ve ihtiyaçlarını karşılamakla görevli karakoldur. Göçebe ve yarı göçebe Türkmen aşiretlerine mahsus yaylak ve kışlak bir yerleşim yeridir.

Bölgede tek bir Oğuz boyunun yaşamadığını, ‘hiçbir boy ve aşiretin tek bir bölgeye yerleştirilmemesine’ dayalı Osmanlıların iskân politikaları sebebiyle karışık bir cemaat yapısı olduğu vurgulanmalıdır. Bölgedeki yerleşik halkın Oğuzların Üçok kolu Salur boyunun Karamanlı, Akkoyunlu, Teke, Karatekeli, Otamış, Toktamış cemaatleri, az miktarda olsa Eymür boyu aileleri ile Bozok kolu Bayat boyunun Zülkadir(Begdikler) ve Avşar boyu Cerit cemaatlerinden meydana geldiği söylenebilir.

Kameni halkının kimler olduğuna kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, bölgedeki genel yerleşim durumu, gelen aşiret ve cemaatlerin yapısı göz önüne alınırsa, ağırlıklı olarak Oğuzların Üçok kolu Salur boyu halkından oldukları düşünülebilir.

Köylülerin rivayetlerine göre; Özbekistan, Semerkant, Suğur kasabasından çıkarak Irak ve Suriye’de kaldıktan sonra Adana, Ceyhan, (Bazılarına göre Osmaniye)’den Sudurağı’na gelmişler. Buranın sazlık ve bataklık olması nedeniyle Dinek köyüne gelmişler. Burada da biraz kalan ahali Karapınar Apak mahallesine gelip yerleşmişler. Buraya geliş nedenleri ihtimal odur ki, Karapınar’a yerleşenlere vergi muafiyeti vardır. Onun için buranın halkı devletin sayım yapacağı zamanlarda burada bulunur sayımdan sonra köy ve yaylalarında yaşamışlardır. Bunların köyü de Suğur’dur ve burada Sultan Selim Külliyesi Vakıf köyü olarak yaşamışlardır. Ancak Derbent kurulma kararı ile yine vergiden muaf olmuşlardır. Burada derbent dolaysıyla halk çoğalmaya başlayınca bu köyden pek çok cemaat ayrı yerlere yaylamak amacı ile gitmeye başlamışlar ve sonraları oraları köy edinmişlerdir. Suğur Köyünün yerlileri Hotamış ve sonradan yerleşen aşiretlerden önce gelmişlerdir. 

Nitekim 1600 yılının başlarında Karapınar merkezde Apak diye bir mahalleye rastlanılmamaktadır.  Ancak aynı yıllarda Apak ve Suğur diye iki köyün olduğu anlaşılmaktadır. Apak, Apak Ören denilen yerde Karapınar’ın hemen dışında Konya yolu 6. km’de yolun sağında bir köydür.  1681 yılındaki bir belgeye göre Apak, Suğur ve Küllü köylüleri vergi muafiyetine tabi tutulmaları için dilekçe vermişler ve bu reddedilmiştir. Bundan anlaşıldığına göre bu tarihlerde Karapınar’da oturmadıklarından dolayı davalarının olumsuz sonuçlandığı anlaşılmaktadır.  Ancak kısa bir süre sonra Suğur Derbent yapılmış ve vergi muafiyeti getirilmiştir.

Diğer bir rivayete göre Horasan yöresinden Kuzey Suriye’ye, oradan Adana’nın Ceyhan kazasına gelmişler buradan Karaman Sudurağı ve Dinek köylerinde yaşama denemeleri yapmışlar buradan Karapınar Apak Mahallesine yerleşmişlerdir. Aynı zamanda Apak yaylasında yaylamışlar ve buradan Suğur Köyüne yerleşmişler sonradan burası Derbent olmuş ve köylülerde derbentçi olmuşlardır. 

Suğur Derbendine 1755 yıllarından başlayarak cemaatlerin yerleşmeleri ile Suğur köylülerinin yerlileri önceden yaylak olarak kullandıkları şimdiki yerlerine gitmişler ve köylerini oluşturmuşlardır. Aslında ilk önceleri Cinliviran’ı köy olarak kullanmışlar, buradan ilk ayrılanlar Boyalıtepe (Gameni) köyünü kurmuşlardır.

Suğur köyü’nde bulunan camiye çeşitli tarihlerde atamalar yapılmış ve bunlar kayıtlarda geçmiştir. Rastladığımız ilk kayıtta Babası Ahmet’in ölümü ile 1703 yılında Abdulvehhap hatip olmuş onun ölümü ile 1713’te kardeşi Abdülhay devralmıştır. 1727 yılında İsmail hatip olmuş ve 1791 yılında Abdülkadir imam olarak atanmıştır.  Son olarak 1823 yılında Seyit Osman camide imam ve hatip bulunmaması nedeniyle atanmıştır. Nüfus sayımlarında Seyit Osman ve onun oğlu imam olarak devam etmiştir.

Kameni (Boyalıtepe) köyünün, İslâm’dan ve hatta İsa’dan önce eski bir yerleşim yeri olduğu düşünülebilir. Önceki uygarlıklar döneminde ve tarihi süreç içinde hangi isimlerle anıldığı da bilinmemektedir. Köyün son dönemlerdeki bilinen Kameni adının kaynağının nereden geldiği tam olarak bilinemiyor. 

Eğer Kameni kelimesi ilk kuruluş yıllarından itibaren anılan bir isimse, kelimenin Rum kökenli olması ihtimali yüksektir. Rum dilinde “Kameni” kelimesi “kalderadaki volkanik kalıntı” anlamına gelmektedir. Nitekim Yunanistan’ın Santorini dağının kalderasında ‘Palea Kameni’ ve ‘Nea Kameni’ adında yerel halkın volkano dedikleri iki küçük ada bulunmaktadır. Köyün eteğinde kurulduğu Karadağ’ın ve köyün hemen batısındaki küçük volkanik bir dağ olduğu göz önüne alınırsa, Kameni kelimesinin kökeni konusunda coğrafi bir tanım elde edilmiş olur.

1962’li yıllarda köyün adı değiştirilmiş, Boyalık otu yetişen bir tepe üzerinde kurulmuş olmasından dolayı yeni isim olarak köye, “Boyalıtepe” adı verilmiştir. Halen bu bölge saf ve gerçek Türkçenin konuşulduğu mahaldir. Ancak 25 Aralık 2015 tarihinde tekrar eski simine dönülmüş ve Kameni olmuştur.

Birde şu gerçek vardır ki köylerin Suğur hariç birçoğunun kuruluşu eski değildir. Halk arasında Suğur’dan ayrılan köylere “köylü” denmesinin anlamı da onlar geldiği zaman Suğur’dakilerin yerleşik hayata geçmiş olması, gelenlerin ise konargöçerlikten buraya yerleşmeleridir. Köyler genellikle 18 ve 19. yüzyıllarda kurulmuştur. Bu yıllarda Osmanlı Devletinin konargöçer olan halkı artık yerleşik hayata kesin olarak geçirmeye çalıştığı yıllardır. Çünkü buraları ısısız, savunmasız yerler olduğu için sadece konargöçerler gelip gitmişler köyler sürekli boşalmıştır. Suğur cemaati Osmanlılar tarafından bölgede yaşayan diğer aşiretlerle birlikte barutun hammaddesi olarak kullanılan güherçile imalatı ve nakliyesi için görevlendirilmişlerdir.

Gerçekten de Kameni’de yaşayanlar bu farklılığı vurgulayarak konuşmaktadırlar. Kendilerinin çok önce yerleştiklerini diğer köylerin konargöçerler tarafından sonradan yerleşim yeri haline getirildiğini ifade ederler. Onlara göre, en önemli delil Kameni’nin şehirlilere özgü bir davranışla daha yeşil olması, her evin bahçeli ve ağaçlıklı olmasıdır. Nitekim Kameni köyünde bolca ağaç vardır, evlerin bahçelerine meyve ağaçları ve çiçek ekilir, ana yoldan köye varana kadar ara yolun her iki tarafı da ağaçlarla yeşillendirilmiştir. Hâlbuki civar köyler oldukça çoraktır. 

Okunma : 6266
Foto galeri
Gündem haberleri
Traktörle pulluk arasına sıkışan şahıs yaralandı
28 Nisan 2017 Okunma: 18920 Asayiş
Karaman'ımızı tanıtıyor
29 Nisan 2017 Okunma: 15008 Yaşam
Karaman'da Patlama
30 Nisan 2017 Okunma: 13841 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın