Karamandan.com

Karamandan.com

27 Nisan 2017 Perşembe
Karaman'da görülmesi gereken 40 Yer
Tarih boyunca önemli bir ticaret, kültür ve sanat merkezi olan Karaman, MÖ 8000'lere dayanan geçmişi ile; önemli yer altı şehirleri, mağaralar, inanç merkezleri ve doğal güzelliklere sahiptir.
Kategori : Karaman Resimleri
09 Ocak 2017 17:40
 
Karaman'da görülmesi gereken 40 Yer

Tarih boyunca önemli bir ticaret, kültür ve sanat merkezi olan Karaman, MÖ 8000'lere dayanan geçmişi ile; önemli yer altı şehirleri, mağaralar, inanç merkezleri ve doğal güzelliklere sahiptir. 

Yedi bin yıllık zengin bir tarihe sahip Karaman'ın tarihi ve turistik değerlerini sizler için özetledik. İşte Karaman'da gezilmesi, görülmesi gereken 40 yer; 

Ermenek Kalesi: Firan Kalesi olarak da bilinir. Ermenek ilçesinde, şehrin kuzeyindeki kayalıklar üzerine kurulmuştur. Kimin tarafından ve ne zaman yapıldığı belli değildir. Osmanlı Devletinin son devrine kadar önemini korumuş, son devirde ise, zindan olarak kullanılmıştır.

Mennan Kalesi: Ermenek ilçesinde Erik Deresi ile, Ermenek Suyunun birleştiği yere yakın bir tepe üzerinde kurulmuştur. Kalede pek çok yapı kalıntısı vardır. Kimin tarafından ve ne zaman yapıldığı belli değildir.

Taşkale: Taşkale Karaman'a bağlı bir kasabadır. Daha önce Kızıllar olarak anılmaktadır. Bölge yerleşimi çok eskilere dayanmakla beraber turistik Manazan Mağaraları, İncesu Mağarası, Taştan Oyma Tahıl Ambarları bu kasabada bulunur.

Manazan Mağaraları: Manazan Mağaraları; Karaman İli Taşkale Kasabası sınırları içerisinde bulunan ve Yeşildere Vadisinin kuzeyindeki kireç taşı arazide yüksek bir kaya kütlesine, tamamen insan eli ile oyulmuş beş katlı toplu meskenlerden oluşmaktadır. İlk iki katı, hücre şeklinde birçok odacıktan oluşmaktadır. Ortada bulunan yüksek kaya kütlesi içerisine oyulan diğer katlar yörede sırayla Kumkale, At Meydanı ve Ölüler Meydanı olarak adlandırılmaktadır. Üst katlara dar koridor ve bacalarla çıkılmaktadır. Her katın ortasında büyük galeriler ve bu galerilere açılan hücre odacıklar bulunmaktadır. İlk iki katta birçok mezar odası ve iki şapel tespit edilmiştir. Ayrıca en üst kat olan ve Ölüler Meydanı olarak adlandırılan galeride birçok ceset parçaları tespit edilmiştir. Buradan elde edilen Bizans Dönemine tarihlendirilen bir kadın cesedi Karaman Müzesinde sergilenmektedir. 

Karadağ: Karaman ilinde bulunan sönmüş volkanik bir dağ. Konya ilinin güneyinde Karaman ilinin kuzeyinde Konya ile Karaman arasına yer alır. Dağ Hotamış bataklığı ile Karaman ve Çumra ovaları arasındadır. Karamana uzaklığı yaklaşık 30 km kadardır. Karadağ 3 yüksek tepenin birleşmesinden oluşmaktadır bunlar; Baştepe, Kızıltepe, ve en yüksek noktası olan Mahalaç tepe dir (yüksekliği 2271 m). Baştepe'de 150 metre çaplı bir krater bulunmaktadır. Dağ kütlesinin içinde çokça ikincil tepenin yer alması, dağın farklı zamanlarda pek çok kez püskürdüğünü düşündürmektedir. Önemli zirveler şunlardır: Mahalaç, Kızıldağ, Yellibel, Başdağ, Göz (Maden) dağı.

Başdağ Kalesi; dağın Kılbasan ilçesi tarafında bulunan Başdağ yükseltisi üzerinde bulunur. sekizgen planlı kalenin burçları yuvarlaktır. İki tepe arasında yer alan kale bir krater çukurunu da kapsamaktadır. Roma ve Bizans devirlerinde kullanılan kale büyük kesme taşlardan inşa edilmiştir.

Binbir Kilise; Dağın eteklerinde halkın Binbir Kilise adını verdiği tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Vadiler ve çeşitli yükseltilerde bulunan, manastır, kilise, konut, şapel, bazilika, sarnıç, mezar yapıları ve askeri yapılar bulunur. Hangi antik kente ait olduğu belirlenemeyen yerleşmeye araştırmacılar değişik isimler vermektedir: Debe, Lystra, Barata, Hyde ve Siderepolos gibi. İstanbul'daki Bizans sanat anlayışından farklı olarak, yapılar yerli anlayışa göre inşa edilmiştir. Dini yapılar, kireç harcı ve kesme taşlar kullanılarak, serbest haç, latin haçı, bazilikal, yuvarlak ve yonca planlarda yapılmıştır.

Karaman Kalesi: On ikinci asırda Anadolu Selçukluları tarafından yapılmıştır. İç içe üç surdan meydana gelen kalede yalnız içkale sağlam olarak günümüze kadar gelmiştir. Dış kaleden günümüze pek az iz kalmıştır.

Gödet Saklı Cennet ve Kaya Kilise Mağaraları: Karaman Merkez Güldere Köyü sınırları içerisinde yer alan Gödet Saklı Cennet ve Kaya Kilise Mağaraları doğal güzellikleri ve tarihi kalıntıları ile doğa severlerin uğrak mekanlarından birisidir. Saklı Cennet, vadi içerisinde akan deresiyle, patika yolları ve doğasıyla yerli ve yabancı ziyaretlerini beklemektedir.

Yunus Emre Camii ve Tekkesi: Sinle Mahallesinde, cami, türbe, zaviye ve hazire bölümlerinden meydana gelen bir külliyedir. On dördüncü asırda yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Cami ve türbe kesme taştan yapılmıştır. Tekke kısmı harabe halindedir. Kitabeli mihrabı çok güzel işçilikle süslenmiştir. Çeşitli zamanlarda tamir edildiğinden özgün yapısını kaybetmiştir. Türbede Yunus Emre ve hocası Tabduk Emre’nin medfun bulunduğu söylenir.

Nuhpaşa Camii: Koçakdede Mahallesinde Nuh Paşa tarafından 1596’da yaptırılmıştır. Tek kubbeli olan cami Osmanlı mimari tarzını aksettirir. Tavanları çok ince sanat eseri oymalarla süslenmiştir.

Hacı Beyler Camii: Karamanoğlu Emir Seyfeddin Hacı Bey tarafından 1356’da yaptırılmıştır. Kesme beyaz taştan yapılmıştır. Kapısının kemer taşlarını yüksek kabartmalarla çiçek dal ve yapraklar süsler. Giriş kapısının üstünde kuhi hat ile çok güzel bir kitabesi vardır.

Hartapus Anıtı: Karaman Merkez Süleymanhacı Köyü ile Çumra Adakale Köyleri arasında bulunan Kızıldağ üzerinde oval planlı bir kale kalıntısı, Hititlere ait bazı kutsal alanlar ve hiyeroglif kitabeler ile dağın güney yamaçlarında yüzeyi düz büyük bir kaya bloğunun üzerinde Hitit Kralı Hartapus’un kazıma tekniğinde yapılmış rölyefi bulunmaktadır. Ayrıca çevrede bazı ayak izi motifleri ile hiyeroglif kitabeler vardır. Kral hartapus uzun elbise giymiş tahtında sağa oturur vaziyette Hotamış Gölüne hakim bir şekilde tasvir edilmiştir. Sağ elinde bir libasyon kabı sol elinde ise asa tutmaktadır.

Aktekke (Valide Sultan Camii): Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey tarafından 1370’de Mevlana’nın annesi Mümine Hatun için yaptırılmıştır. Mader-i Mevlana Türbe ve Camisi veya Mevlevi Türbesi adıyla da bilinir. Taş mihrabın solunda Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerinin annesi, hanımı ve çocuklarına ait mezarlar vardır.

Arapzade Camii: Hatip Mahallesindedir. Karamanoğlu Alaeddin Halil Bey 1374’te Karamanoğulları döneminde yaptırmıştır. Caminin batı kapısı çok güzeldir. Kapısının üstünde nefis bir sülüs ile kitabesi vardır.

Çelebi Mescidi: Gazi Dükkan Mahallesindedir. Kitabesi yoktur. Karamanoğulları devrinde yapıldığı tahmin edilmektedir. Yanında bir mescidi vardır. Mihrabı çok nefis bir zambak kabartmalarla süslüdür. Minare ahşaptır.

Dikbasan Camii: Şahruh Mahallesinde 1493’te yapılmıştır. Üç kapısı vardır. Minberi ahşaptır. Birçok defa tamir görmüştür.

Ulu Cami: Kazımkarabekir ilçesindedir. On dördüncü asırda yapılmıştır. Mihrabı çinilerle süslüdür. Osmanlılar devrinde mavi beyaz çiniler ilave edilmiştir. Anadolu Türk çini sanatının 15. asra kadar olan en güzel örneklerini toplamıştır.

İlisra Ulu Cami: Kazımkarabekir ilçesine bağlı Yollarbaşı köyündedir. Mihrabı çok güzeldir. Ahşap olarak yapılan cami 1533’te tamir edilmiştir.

Ulu Cami: Ermenek ilçesinde Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından 1302’de yaptırılmıştır. Mihrabı kilim motifli çinilerle süslüdür. Ceviz ağacından yapılmış kapılar geometrik ve bitki motifleriyle süslüdür.

İncesu Mağrası: Karaman İli Merkez Taşkale Kasabasının 9 km güneyinde yer alan, İncesu Deresinin doğu yamaçlarında 1356 metre uzunluğunda doğal ve uzun bir mağaradır. Mağaranın içinde görsel açıdan zenginlik oluşturan çok sayıda sarkıt, dikit ve traverten havuzlar bulunmaktadır. Mağaranın girişi üzerinde bulunduğu tepenin eteklerinde küçük ve dik bir delik halindedir. Mağaranın yakın çevresinde yer alan diğer kaya sığınaklarının bulunduğu bölümlerde Roma devrine ait küçük bir yerleşmeye ait izlere rastlanmaktadır.

Sipas Camii: Ermenek ilçesi Çınarlısu Mahallesindedir. Ebü’l-Feth Alaeddin Halil Bey tarafından yaptırılmıştır. Çok güzel motiflerle süslü bir camidir.

Mimar Emir Rüstem Paşa Camii: Ermenek ilçesi Meydan Mahallesindedir. Kubbesi ve minaresi ile ilgi çeken bir camidir. Yapım tarihi ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Çeşitli zamanlarda tamir görmüştür.

Zeyve Pazarı: Karaman İli Ermenek İlçesi İkizçınar ve Yaylapazarı Köyleri arasında bulunan Zeyve Pazarı, yaklaşık 600 yıllık bir tarihe sahip Anadolu’da başka eşi benzeri bulunmayan açık bir pazaryeridir. Zeyve Pazarı içerisinde yaklaşık 300 civarında tarihi çınar ağacı bulunmaktadır. Doğal güzellikleri, soğuk suları, yerleşim durumu, otantikliği, su değirmenleri, su hızarları ve fırını görülemeye değerdir. Haziran Ekim ayları arasında yerel halkın yetiştirdiği organik sebze ve meyveler yerli ve yabancı ziyaretçilere burada pazarlanmaktadır. Ayrıca yöreye has el sanatı ürünleri de bu pazarda müşterilerini beklemektedir.

Tartan Konağı :  İki katlı, düz çatılı olup, orta sofalı plandadır. Her iki katın planı da aynıdır. Sofa, haçvari olarak düzenlenmiştir. Pahlı köşelerine odalar konulmuştur. Odalarda, seki altı ile seki üstü birer kemerle ayrılmışlardır. Burada bulunan alçı çiçeklikler, sedirler, yüklük-güsulhane ve ağzıaçıklar geleneksel özellikler içerirler. Ev, kalemişi süslemeleriyle bilinir. Kapıların üzerlerindeki üçgen alınlıklarda bitkisel bezemeli kartuşlar, oda çiçeklikleri ve tavan eteklerinde de zengin bitkisel bezemeler vardır. Çiçeklik süslemelerinin kimilerinde perde kimisinde de saat tasvirleri kullanılmıştır. Eve girilen çift katlı kapının söveleri devşirme malzemedendir.

Akça Mescid: 1300’de Hacı Ferruh Bey tarafından yaptırılmıştır. Ermenek ilçesindedir. Bu ilçedeki en eski camilerdendir. Ahşap kapıları günümüze ulaşmış ağaç işçiliğinin özgün örneklerindendir.

Hatuniye Medresesi: 1381’de Sultan Birinci Murat Hanın kızı ve Karamanoğlu Alaeddin Beyin hanımı Nefise Sultan tarafından yaptırılmıştır. Karamanoğlu mimarisinin en muhteşem örneklerindendir. Klasik medrese tarzıyla yapılmıştır.

Emir Musa Medresesi: On dördüncü asır ortalarında Emir Burhaneddin Musa Bey tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan tek katlı bir medresedir. Tek şerefeli minare girişin sağındadır.

İbrahim Bey İmareti Medresesi: Karamanoğlu İbrahim Bey 1432’de yaptırmıştır. Medrese, mescit, darülkurra, tabhane, türbe ve çeşme yapılarıyla külliye olarak yapılmıştır. Güneybatısında İbrahim Bey’in türbesi yer almaktadır. Medrese türbe ve çeşme günümüzde tamir edilmiştir.

Tol Medrese: Ermenek ilçesinde Karamanoğlu Emir Musa Bey tarafından 1339’da yaptırılmıştır. Tek katlı bir medresedir. Medresede bulunan lahidlerin üzerindeki çiniler Karamanoğulları dönemi özgün örneklerindendir.

Karamanoğlu İmareti ve Türbesi: Ermenek ilçesine bağlı Balkusan köyündedir. Karamanoğlu dönemi ilk eserlerindendir. Kesme taştan yapılmış olan eser türbe ve namazgah bölümlerinden meydana gelmiştir. Namazgah yıkık vaziyettedir.

Alaeddin Bey Kümbeti: Karamanoğlu Alaeddin Bey için yaptırılmıştır. Kesme taştan 12 köşeli yivli konik kulaklı ilgi çekici bir eserdir. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamir ettirilmiştir.

Bıçakçı Köprüsü: Karaman-Ermenek yolunda Göksu Çayı üzerindedir. 80 m uzunluğunda 20 metre genişliğinde olan köprü Karamanoğulları döneminde yapılmıştır.

Barçın Yaylası: Karaman Sarıveliler İlçesi sınırları içerisinde bulunan Barçın Yaylası Toros Dağları çevresinde orman içinde, temiz ve tatlı su kaynakları olan, zengin endemik bitki yapısına sahip, temiz havasıyla, sahip doğal güzellikleri ile doğaseverlerin yoğun ilgisini çekmektedir.

Ala Köprü: Ermenek ilçesinde Karamanoğulları döneminde yaptırılmıştır. Ermenek-Anamur yolunda Göksu üstünde dar, kayalık bir boğazda kurulmuştur. Karayolları tarafından tamir edilmiştir.

Yedi Oluklu Çeşme: Ermenek ilçesi Gülpazarı semtindedir. Karamanoğulları döneminde yapılan çeşmenin mermer ayna taşı sütun yazıyla çevrelenmiştir. Çeşitli zamanlarda tamir gören eser günümüzde kullanılmaktadır.

Alahan Manastırı: Karaman- Mut karayolu üzerinde bulunan manastır Toros Dağları üzerinde ve yaklaşık olarak 1200 m. rakımındadır. İsa'nın havarilerinden Tarsus'lu Pavlus (Sen Paul) ve yine Tarsus'ta yaşamış Hıristiyanlığın öncülerinden Barnabes, M.S. 41 yılında Hıritiyanlığı yaymak için Anadolu’da çeşitli yolculuklar yapmışlardır. Bu azizlerin gezileri sırasında konakladıkları hemen her yerde anılarına tapınaklar yapılmıştır. Fakat, o tarihte Hıristiyanlık henüz resmi din olmadığından ve ibadet gizli olduğundan tapınakların da gözden uzak ve ulaşımı güç yerlerde olması tercih edilmiştir. Alahan Manastırının olduğu yerde de böyle bir tapınağın yapıldığı anlaşılmaktadır.

Ancak bu günkü manastır öreni Hristiyanlığı resmen kabul edilişinden sonra, beşinci yüzyılda inşa edilmiştir. Manastırı yaptıran kişi manastırda lahdi ve bir kitabesi olan Tarasis adlı bir rahiptir.Ancak finansman büyük ölçüde Bizans imparatoru tarafından sağlanmıştır. Kimi kaynaklar manastırın M.S. 440-442 yılları arasında, kimi kaynaklar da M.S. 474 ten sonra inşa edildiği görüşündedir. İmparator 440-442 döneminde II. Theodosius (401-450), 474 ten sonra ise ise Flavius Zeno'ydu (425-491). (Belki de manastırın farklı bölümleri farklı imparatorlar döneminde inşa edilmişti).

Manastırın parlak döneminin Arap akınları başlayınca, yani 7. yüzyılda sona erdiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte manastırın uzun süre ayakta kaldığı bellidir. Nitekim 17. yüzyılda ünlü gezgin Evliya Çelebi (1611-1683 ?) manastır için Usta elinden yeni çıkmış gibi duruyor tanımlamasını yapmıştır.

Hürrem Dayı Evi: Karaman İl Merkezinde yer alan Hürrem Dayı Evi, Geleneksel Türk Ev Mimarisinin Anadoludaki en güzel örneklerinden birisidir. 300 yıla yakın geçmişi ve ahşap ve kalemişi süslemeleriyle ziyaretçilerine keyifli bir tarihi yolculuk yaptırmaktadır.

Maraspoli Mağarası: Ermenek ilçemizde bulunan mağaranın iki giriş kapısı vardır. Ermenek kalesinin altındadır. Mağaranın uzunluğu 196 metredir. Mağarada bulunan yeraltı nehri şehrin ve civar kasabaların içme suyunu karşılamaktadır. Ayrıca uzun süre  Ermenek’in ve bağlı köylerin elektrik ihtiyacını karşılamış olan hidroelektrik santralini çalıştıran suda da mağaradan çıkmıştır. Dünyanın üç büyük mağarasından biri olduğu yabancı uzmanlarca tespit edilmiştir.

Yeni Dünya Mağarası: Bucakkışla Kasabasının yaklaşık 8 km güneyinde Göksu Nehrinin batı yamaçlarında, doğu-batı yönünde yaklaşık 1 km uzunluğunda bir doğal mağaradır. Dip kısımlarında bir gölet bulunmaktadır. Buradan çıkan su mağaranın aşağısında bulunan büyük çınar ağaçlarının dibinden Göksu Nehrine karışmaktadır. Mağaranın yapısı mermerden oluşmakta olup, içerisinde görsel açıdan insanlara hoş gelebilecek nitelikte çok sayıda sarkıt ve dikitler bulunur.

HABER: Cuma Ali Kaya

Okunma : 14450
Foto galeri
Gündem haberleri
Otomobil direğe çarptı: 1 ölü, 1 yaralı
25 Nisan 2017 Okunma: 15565 Asayiş
3 Mihraplı Caminin Sırrı
25 Nisan 2017 Okunma: 15535 Gündem
Antalya 45 km kısalıyor
23 Nisan 2017 Okunma: 12134 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın