Nefise Eriş Ersoy Kimdir?

1964 yılının Mayıs ayında 1.İstasyon Caddesi’nde Güven Apartmanı 1. katında dünyaya geldim. Uşaklı bir anne (Nurten Eriş) ve Karamanlı bir babanın (Re...

1964 yılının Mayıs ayında 1.İstasyon Caddesi’nde Güven Apartmanı 1. katında dünyaya geldim. Uşaklı bir anne (Nurten Eriş) ve Karamanlı bir babanın (Refik Eriş) ilk çocuklarıyım.

Annem Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’ndan mezun olunca görev yeri kur’ada Mardin’e çıkmış. 1960’lı yılların başında, ailesi de Uşak’ta olduğundan Mardin çok uzak gelmiş. Tesadüfen Mardinli bir arkadaşına da kur’ada Karaman çıkmış. İki arkadaş hemen becayiş yapmışlar. Böylece annem Uşak’a nispeten daha yakın olan Karaman’da Kız Enstitüsü’nde öğretmenlik görevine başlamış. Mansurdede Mahallesi’nde bir ev kiralamış. Her gün okula gidip gelirken çarşıdaki parkın karşısında avukat olan babamın yazıhanesinin önünden geçtiği için birbirlerini görüp beğenip eniştem Doktor Ziya Güven’in de önayak olmasıyla hayatlarını birleştirmişler. Yani ben ve kardeşim Özgül’ün sebeb-i vücudumuz Mardin ve Karaman arasında yapılan o becayişe dayanıyor.

Doğumumun Konya’da olması planlanıyormuş. Ama fazla aceleci olduğumdan yaklaşık 1,5 saat mesafedeki Konya’ya gitmelerine bile izin vermemişim. Evde Ebe Refiye Hanım’ın eline doğuvermişim.

Bir süre babaannem Nefise Eriş ve halam Emine Eriş ile birlikte aynı evde yaşadık. Kardeşimin doğumuyla babaannem ve halam bize yakın ayrı bir eve çıktılar. Biz de Güven Apartmanı 2 katına taşındık. Burası 3 katlı şirin bir binaydı. Arkasında meyve ağaçları ve bir odunluğu bulunan büyük bir bahçesi vardı. O bahçede arkadaşlarımla yakar top, istop gibi oyunlar oynadığımızı, ağaçlardan erik koparıp yediğimizi hatırlıyorum. Ama benim en çok zevk aldığım küçük lastik topla oynamak ve betona tebeşirle çizgiler çizip seksek oynamaktı.

Arkadaşlarım, alt katımızda oturan Aygün (Kayserilioğlu), üst katımızda Ersin (Kayserilioğlu), tam karşımızda büyük bahçeli evde oturan Gevher (Devranoğlu) ve yine evi bize yakın Ayfer (Cicibıyık) idi. Ayrıca yaşıtım Uğur (Güven) ile de evleri uzak olsa da sık sık bir araya gelir ve oynardık. Aktekke Mahallesi’ndeki evlerinin bahçesinde yetişen körpe domateslerin tadı hâlâ damağımdadır. Babaannem ve halamla beraber Koçak Dede Mahallesi’nde oturan babaannemin kardeşi Reşide Teyze’ye ev oturmasına faytonla gidilirdi. Faytoncunun yanında oturmak isterdim ama izin verilmezdi. Reşide Teyze’nin yaptığı çemen ve kuymak da sevdiğim tatlardandı. Hayal meyal hatırladığım bir de babaanneme ait uzaktaki meyve bahçesi var. Oraya da at arabası tutulup pikniğe gidilirdi. Mevsiminde toplanan elmalar babaannemin kilerinde saklandığından ev mis gibi elma kokardı.

Annemin çok yoğun çalıştığı yıllardı. Haftada 5,5 gün dersi vardı. Onun yokluğunda babaannem ve sevgili Emine Halam bana bakarlardı. Onların sonsuz ve koşulsuz sevgileri çocukluğumda beni sıcacık sarmalamıştır. Özellikle Emine Halam bana ikinci bir anne olmuş ve onun için çok özel olduğumu hep hissettirmiştir. Yine de her gün okulda olan annemi çok özlediğimi ve o yaşımda kendi kendime söz verdiğimi hatırlıyorum: İleride çocuğum olduğu zaman çalışan anne olmayacak ve çocuğuma ben bakacaktım. Benden 5,5 yaş küçük kardeşim Özgül doğduğunda ben çok mutlu olduğumu hatırlıyorum. Ama büyüklerim hep anlatır; annem ve Özgül hastaneden eve geldiklerinde ilgiyi üzerime çekmek için çoraplarımı çıkarıp taş zemine basarak “ben taşa basıyorum, taşa basıyorum” diye kıvranmışım. Zira o yıllarda sobalı evde hep uyarı alırdık “aman yavrum taşa basma” diye.

Daha sonraki yıllarda İstanbul’da yaşayamadıkları güzel bir sosyal yaşamları vardı anne babamın. Akrabalar sık bir araya gelirdi. Bunun yanı sıra annemin öğretmen arkadaşları ve babamın hukukçu çevresi ile toplantılar, balolar ve çevre gezileri olurdu. Cumartesi akşamları sıklıkla Yeni Sinema’ya gider, locadan film izlerdik.

Ayrıca o yıllarda annemin okulu (Nefise Sultan Kız Enstitüsü) bence çok başarılı defile, sergi ve gösteriler düzenlerdi. Karaman’ın ilk anaokulu da bu enstitünün bünyesindeydi. Annem anaokulu yöneticisiydi. Bir sene bu anaokuluna devam ettikten sonra evimize çok yakın olan Gazi Okulu’na (Gazi Mustafa Kemal İlkokulu) başladım. Şanslıydım çünkü yine şefkat yüklü bir ortama, Dönüş Karagöz’ün sınıfına düşmüştüm. Dönüş Hoca iyi bir eğitmen olmasının yanı sıra sevgi dolu bir kişiliğe sahipti. İlkbaharda kimi günler okulun bahçesinde sıralı kavak ağaçlarının gölgesindeki akarsuyun kenarında ders yapardık. Ne güzel günlermiş.

4.sınıfın başına kadar güvenli ve sevgiyi doyasıya hissettiğim bir hayatım oldu Karaman’da. Çocuklarının eğitimine İstanbul’da devam etmesi gerektiğini düşünen annem ve babam İstanbul Kalamış’ta güzel bir ev almışlardı. Babamın işleri çok yoğundu o sıralar. Üstlendiği birçok dava sebebiyle sık seyahat ediyor ve yoruluyordu.

Evdeki eşyalar toparlanmış, İstanbul’a taşınmaya hazırdık. Tam taşınma arifesinde, işleri gereği bulunduğu Ankara’da ağır bir enfarktüs geçirdi babam. O hastanede yatarken biz İstanbul’a yeni evimize taşınmıştık. Geniş deniz manzaralı, büyük bir evdi. Yıl 1973… Biraz iyileşince babam da İstanbul’a geldi ve burada yeni hayatımız başladı. Fakat ben uzunca bir süre Karaman’daki hayatımı, arkadaşlarımı ve babaannemle halamı çok özledim. Bir şekilde İstanbul’a alışmak, benimsemek istemiyordum sanki. Büyük şehirde, sağlığına çok özen gösterilmesi gereken eşi ve iki ufak çocuğuyla çalışan bir kadın olan anneme çok iş düşüyordu. Ben de İstanbul’daki ilk yıllarımda çok yalnızlık çektiğimi ve sıkıldığımı hatırlıyorum.

Kızılıtoprak’ta Zühtüpaşa İlkokulu’na yazıldım. Bir gün öğlen teneffüsünde arkadaşlar “Lahmacun yiyeceğiz. Sen de ister misin?” dediler. Lahmacunun ne olduğunu bilmiyordum ama içinde “macun” sözcüğü olduğuna göre bir tür tatlıdır herhalde diye düşündüm. Sonra bir de baktım ki bizim “etli ekmek” bu… İlkokulu İstanbul’da bitirdim. O zamanlar özel okul ve Anadolu liseleri sınavına ilkokul 5. sınıfta girilirdi. Girdiğim sınavlarda Saint Benoit Fransız Kız Lisesi’ni kazandım. Fransız liselerinde hazırlık sınıfı 2 sene idi. Hazırlıkla beraber toplam 8 sene süren disiplinli ama aydınlanmacı bakış ve özgür düşünceye önem veren bir eğitim aldık. Bugünden bakılınca çok değerli Fransız ve Türk öğretmenlerimiz olduğunu görüyorum. Annem öğretmenliğe İstanbul’da da devam etti. Babam ise mesleği avukatlığı bırakmış, amcam ve eniştemle beraber, baba mesleği olan kumaş ticareti işine dâhil olmuştu. Ama hukuk ve siyasetle hep ilgili oldu babam. İlgilendiği konularda notlar alır, gazete ve kitapları altını çizerek okurdu. Sanırım kardeşim ve ben eşitlik, adalet ve tevazu gibi bazı değerleri babamın yaşamdaki duruşu sayesinde edindik. Özgül 4 yaşındaydı İstanbul’a geldiğimizde; Karaman’ı hatırlamaz o yüzden. O da Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’ni bitirip Marmara Üniversitesi’nde İşletme okudu.

İstanbul’da monoton diyebileceğim sakinlikte bir yaşantımız vardı.

Karaman’daki sosyalleşme burada sürmedi.

1983 yılında liseden mezun oldum. Daha çok sosyal bilimler ve edebiyat ilgimi çekse de kafamda belirli bir meslek tercihi belirmemişti. Ayrıca ülkemizde yeteneklerimiz doğrultusunda yönlendirildiğimiz bir eğitim sistemi o gün de yoktu. O yıllarda İşletme eğitimi çok popüler ve göz doldurucuydu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandım ben de. Fransız disiplininden sonra YÖK sisteminin de en katı döneminde üniversite eğitimi aldım. Eşim Altuğ (Mehmet Altuğ Ersoy) ile de fakültede tanıştık. Okul bitince de hemen evlendik. Ancak nikâhımızdan 8 ay önce babamı kaybettik. Geçirdiği by-pass ameliyatı sonunda hastanede yeni bir kriz geçirdi ve maalesef kurtarılamadı. 57 yaşındaydı, ölüm için çok erkendi. Kabullenip toparlanmamız hiç kolay olmadı. Bu zor süreçte Altuğ’un çabaları ve desteğini hiç ödeyemem. İş hayatına Genel Sigorta Genel Müdürlüğü’nde başladım. Sigortacılık konu olarak bana zevkli gelmişti. Ancak o yıllarda sabit tarife sistemi olduğundan fiyat dışında farklı rekabet unsurları öne çıkıyordu.

1991 yılında oğlum Refik Mehmet doğdu. Onun doğumuyla iş hayatına ara verdim. 1995 yılında da kızım Deniz dünyaya geldi. Deniz 4 yaşına gelip de anaokuluna başladığı zaman eşimin şirketinde çalışma hayatına geri döndüm. 1959 yılında kurulmuş firmamız endüstriyel mobilya üreticisi ve yatırım projelerinde mimari ürünler tedarikçisi olarak faaliyet göstermektedir. Bu faaliyetimizi farklı konseptlerde halen sürdürmekteyiz. Zaman içinde İTÜ Maden Mühendisliği, Gemi İnşa Mühendisliği, İşletme Mühendisliği, İstek Vakfı Okulları, Doğuş Okulları gibi eğitim kurumlarının komple dekorasyonu, banka şubelerinin dekorasyonu, Amerikan Hastanesi başta olmak üzere çeşitli hastanelerin hareketli compact arşiv sistemleri, Socar, TÜPRAŞ gibi endüstriyel tesislerin soyunma dolapları ve çelik dolap ihtiyaçlarının karşılanması gibi işlere imza attık. 2000’li yılların başından itibaren Kazakistan, Türkmenistan, Katar, Gana, Gabon, Romanya gibi ülkelere ağırlıklı olarak şantiye kurulumu konusunda ihracat faaliyetlerimiz oldu. Ayrıca Metro Grossmarket, Bauhaus, Media Markt gibi zincir marketlere tedarikçi olarak hizmet verdik ve vermekteyiz.

Bu arada çocuklarıma ailemden aldığım bazı değerleri vermeye çalıştım. Başarılı eğitim hayatları oldu her ikisinin de. Ama başarının göreceli olduğu, asıl olanın insani değerler ve insan sevgisi, dürüstlük ve içsel huzur olduğunu ihsas etmeye çalıştım hep. Refik Mehmet Bilgi Üniversitesi’nde İşletme okudu. Yüksek lisansını Yıldız Teknik Üniversitesinde yaptı. Shell Turcas Petrol AŞ’de 4,5 sene çalıştıktan sonra halen çalışmakta olduğu Total Türkiye’ye Saha Satış Müdürü olarak transfer oldu. Deniz ise Bilgi Üniversitesi’nde Psikoloji eğitimi aldıktan sonra yine aynı üniversitede yüksek lisansını tamamladı ve Uzman Psikolog olarak çalışma hayatına atıldı. En güzel çocukluk anılarımın şehri, memleketim Karaman, yıllarca bir hasret olarak içimde yaşadı. Ve sonunda, bundan 2-3 yıl kadar önce kuzenlerimle bir Karaman seyahati organize ederek hem aile büyüklerimiz ve dostlarımızı hem de okuduğumuz okul, oynadığımız sokaklar ve tarihi mekânları ziyaret ettiğimiz hoş bir kavuşma yaşadık. En kısa zamanda tekrarını diliyorum.

Bu içerik, Anı Bisküvi Kültür Yayınları tarafından Karaman 744. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’nin 700. Ölüm Yıl Dönümü anısına basılan İbrahim Rıfkı Boynukalın imzalı “Toprak Damlı Evlerin Çocukları II” adlı eserden alınmıştır. İzinsiz kopyalanamaz. Yayın hakları kitap yazarının izni ile Karamandan.com'a aittir.

18 Eki 2021 - 13:34 - Kim Kimdir --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

01

Mustafa - Hanım kardeşimizin Rahmetli Babaları olan Refik Amcayı tanırım. Babam ile güzel bir dostlukları vardı. Hatta bir alışveriş hatırasını biliyorum. Defaten anlatmışımdır. Bu vesileyle kendilerini rahmetle anıyoruz. Bu yazı dizisini de oldukça güzel buluyorum. Karaman'ımızı ve güzel şahsiyetlerini buradan okumak, bilgi edinmek oldukça güzel.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 15:37

Bay-bayan personel alınacak

YURTSEVER PETROL OTOGAR Şubesi’nde çalıştırılmak üzere bay bayan akaryakıt Satışı ve markette görev alabilecek takım arkadaşları alınacaktır. Müracaa...

0541 735 67 76 YURTSEVER PETROL

LÜKS VİLLA-KALİTELİ MİMARİ VE FULL AKILLI EV SİSTEMİ- ÖZEL HAVUZLU- KENDİNİZİ ŞIMARTIN..

0(533) 894 81 64 OTTAVİA KUSADASİ

Vasıflı vasıfsız personel alınacak

Karaman'da faaliyet gösteren Desobsan Elktronik Soba Sanayi'de çalıştırılmak üzere vasıflı vasıfsız personeller ve kaynakçılar alınacaktır. Müracaatl...

0 (543) 382 67 59 DESOBSAN ELKTRONİK SOBA

Kaynak Ustaları - Torna Ustaları aranıyor.

Firmamız bünyesinde çalıştırılmak üzere kaynak ve torna ustaları aranıyor.

FATİH YILDIRIM - TALARANZA TARIM MAKİNALARI VE EKİPMANLARI

Karaman Külhan Mahallesinde Ultra Lüks 3+1 Satılık Daire

Bina her katta tek daire üzerine 4 kat olarak kurulmuş, daire 4 ncü katta bulunmaktadır. 165 m2 3+1 odalı dairenin giriş kapısı çelik, oda kapılar ise...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Zembilli Mahallesinde Satılık Daire

955 m2 arsa üzerine 400 m2 (brüt) alana sahip her katta 2 daire olacak şekilde, asansörlü olarak inşa edilmiş, binada toplam 2 adet dükkan 6 adet dair...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Medreselikte Satılık Dağ Evi

Şehir hayatının yorucu temposu, artan gürültü ve çevre kirliliği gibi sorunlarından kurtulmak ister misiniz? Oksijeni bol, temiz havasıyla ve doğal gü...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Web Yazılım Uzmanı

Şirketimiz bünyesinde görevlendirilmek üzere Karamanda ikamet eden yada edebilecek (Freelance veya Remote değil); NodeJs, AdonisJs, ReactJs, teknoloji...

DİJİBİZ YAZILIM TEKNOLOJİLERİ

Karamanda Sanayi imarlı Satılık Arsa 2400 m2

Karamanda Sanayi imarlı Satılık Arsa 2400 m2 Satılık Arsa Sanayi imarlı, Depo, Sanayi dükkanı, vb inşaat alanları için uygundur. B-1 (bitişik nizam te...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret ne kadar olmalı?