Halil Gümüş Kimdir?

Karaman’da 1949 yazında dünyaya geldim. İlk eğitimimi Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’nda 1960 yılında, orta ve lise eğitimimi 1968 yılında Konya Maarif K...

Karaman’da 1949 yazında dünyaya geldim. İlk eğitimimi Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’nda 1960 yılında, orta ve lise eğitimimi 1968 yılında Konya Maarif Koleji’nde tamamladım. Hacettepe Tıp Fakültesi’nde 1975 yılında doktor, 1979 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldum. Askerliğimi Isparta Asker Hastanesi’nde yaptım. 1981 yılında Bursa’ya yerleşerek Özel Hayat Hastanesi’nde 9 ay görev yaptım. 1982 Ocak ayında özel muayenehanemi açtım ve aralıksız olarak 38 yıl görevimi sürdürdüm. 2020 yılı Mart ayı sonunda Corona pandemisi nedeni ile muayenehanemi kapatıp emekli oldum. Eşim Günay ile 44 yıldır evliyim. Evli bir kızım ve 11 yaşında bir kız torunum var. Briç, tenis, kayak, windsurf, wakeboard ve şarap tadımı tıp dışı uğraşlarımdır.

Çocukluk Anılarım

Ülker ve Fehmi Gümüş’ün ilk oğulları olarak dünyaya geldim. Faik ve Yasemin adlı iki kardeşim daha var. Karaman’ın ilk sinemasının biraz ilerisinde iki katlı, toprak sıvalı bir evin ikinci katında oturduğumuz, çocukluğumla ilgili ilk anımdır. Daha sonra Ahi Osman Mahallesi İnönü Caddesi’nde babamın yaptırdığı kagir binaya taşındık. Evler önceleri odun, daha sonraları kömür sobaları ile ısınırdı.

Büyükbabam Hacı Halil Gümüş’ü 3 yaşında kaybettim. Yolda karşılaşıp şeker almak için harçlık istediğimde doksana yaklaşan yaşı ile elinde bastonu, keyifle sağa sola kaçma oyunu oynar, sonra harçlık verirdi.

Anneannem Fazıla Kayserilioğlu bir Selanik göçmeni idi. İleri yaşına rağmen üşenmez, nefis sucuk, salça, tarhana ve erişteyi hep evde yapar, su böreğini mangalda çevire çevire pişirirdi. Çok sevecendi. Kapıya gelen dilencileri hiç geri çevirmez, onlara her zaman bir kap yemek bulur, ayrıca verecek bozuk birkaç kuruş da hep hazır olurdu. Ankara’da da bu davranışına devam eden anneannem kapıya gelip “açım, halsizim” diyen bir delikanlıyı eve alıp yedirmiş, uyutmuş ve sonuçta bu delikanlı teyzemin bütün takılarını çalmıştı.

Dedem Faik Kayserilioğlu yabancı okullarda, Almanya’da okumuş ancak eğitimini tamamlamamıştı. Karaman Belediye Reisliği yapmış, ticaret yaşamı başarısız olunca devlet memurluğundan emekli olmuştu.

Babam Hüseyin Fehmi Gümüş Karaman’ın ilk sanayicilerindendi. Ticaret lisesini bitirmiş, okula İstanbul’da devam etmek isterken tek oğul hasretine dayanamayan büyükbabam izin vermemişti. İş hayatına babası ile birlikte manifaturacılıkla başlayan babam diğer dokuz arkadaşı ile birlikte, 1956 yılında modern Birlik Un Fabrikasını kurmuş; tüm bina, proje ve makineler Alman firmasınca yapılmıştı. Gümüş Ekmek Fırını, Bultaş Bulgur, Gümüş Bisküvi ve Gümüş Kesme Şeker kurduğu diğer fabrikalardır. Hükümetlerin yarattığı ekonomik güçlüklerle birlikte inişli, çıkışlı bir ticari yaşamı olan babam girişimcilikten hiç vazgeçmemiştir. Evin büyük oğlu olarak çocukluğumda tatillerde babama hep yardım ettim. Askeriyeye teslim edilen bulgur çuvallarının çetelesini tuttum, ekmek fabrikasında maya büyüttüm, üç tekerlekli bisikletle bakkallara ekmek dağıttım.

İlkokul sonrası Karaman’da çok az bulundum. Karaman’a ait anılarımın çoğunluğu çocukluk dönemini kapsar. En çok keyif aldığım yer İstasyon Caddesi’nin köşesindeki kütüphane idi. Sessiz, loş, huzur veren bir atmosferi vardı. Kır saçlı, adını bilmediğim çalışanın yüzünü hâlâ hatırlarım. İçten sahiplenir, ses çıkaranları uyarır, aranan kitapları bulur, ödünç alınan kitapların zamanında iadesini sağlardı. Tatillerde zamanımın çoğunluğunu orada geçirirdim. Jules Verne’in tüm kitaplarını orada okumuştum. Pek iyi beceremesem de çelik çomak, aşık, bilye, futbol oyunları, sapan, uçurtma uçurmak erkek çocuklara, seksek, ip atlama kız çocuklara özgü oyunlardı. Saklambaç, yakan top, karışık oynanırdı. Ender de olsa mahalle kavgaları olurdu.

Yüzmeye çocukluğumdan beri çok meraklı idim. Hükümet Konağı’nın sonradan yasaklanan havuzu, değirmen üstünde uzun sığ bir beton kanal ilk yüzmeye çalıştığım yerlerdi. Sonraları Hakkı Bacak’ın meyve bahçesindeki sulama havuzu en keyif aldığım yerdi. Boş olduğu günlerde çok üzülürdüm.

Evde içi hazırlanıp çarşıda odunlu fırına verilen etli ekmek, çömlekte calla, tahinli pide, özlediğim lezzetlerdir. Babaannemin evinde pekmeze banıp yenilen ıspanaklı saç böreği, su kabağı ve nohut ile yapılan etli yahni, kış günlerinde mangalda külde pişen patates, ayva, kestane çok lezzetli olurdu. Topçunun kaymaklı, limonlu ve vişneli dondurmaları, ince kıtır susam helva Karaman’a özgü anımsadığım değişik tatlardır. Seyyarların sattığı renkli macunlar, pamuk şekerler, tulumba tatlıları, sırtta taşınan pirinç kaplardan buzlu bardaklara doldurulan limonata ve şerbetler, gazozcu Ali’nin gazozları çocukluğumuzun diğer tatları idi.

Öğrenim Yaşamım

İlkokul öğretmenim Dönüş Karagöz öğrencilerine öğrenme aşkını kazandırabilen bir öğretmendi. Bizleri iyi birer insan olarak yetiştirmek için çırpınırdı. Kendini öğretmenliğe ve öğrencilerine adamıştı. Sınıfımın çoğunluğu yüksek eğitime devam etti. İlkokul öğretmenim bizler ve Karaman için bir kazançtı. Öğretmenimle okuldan sonra da ilişkimiz devam etti.

Yedi sınıf arkadaşım Ekrem Ekinci, Alaaddin Işık, Yılmaz Gönen, Mustafa Çelebi, Kutsi Pembeci, Hikmet Yönet, Raşit Ünüvar ile birlikte Konya Maarif Koleji sınavını kazanınca eğitime Konya’da yatılı olarak devam ettim. Cumartesi günleri de eğitim olduğu için arkadaşlarla birlikte uzun tatillerde eve dönmek bayram, ayrılış hüzün olurdu. Yine de arkadaşlarla birlikte olmak yalnızlığımızı giderirdi. Konya’ya Leblebici’nin otobüsleri ve saatler uygunsa kara tren ile gidip gelirdik. Kolejde okuyan tüm arkadaşlarla birlikte tren yolculukları çok keyifli olurdu.

Konya Maarif Koleji bizlere çok iyi bir eğitim sağladı. Hacettepe Tıp Fakültesi’ni ve ayrıca yetenek sınavıyla girilen ODTÜ Mimarlık Fakültesi’ni kazanmıştım. Kararsızdım. Hacettepe’nin 7 sene olan tıp eğitimi sonrasında 4 sene uzmanlık düşündürüyordu. Önce ODTÜ Mimarlık’a ön kayıt yaptırdım. Son gün karar değiştirip Hacettepe Tıp Fakültesi’ne kesin kayıt yaptırdım. Bugün çok doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.

Bizler 68 kuşağıyız. Boykotlar, yürüyüşler ve hatta kavgalarla görüşlerimizi savunduk. Sağ sol kavgaları ile genç arkadaşlarımızı, çok değerli hocalarımızı toprağa verdik. Tutuklanmalar ve okuldan atılmaların sıkça yaşandığı sancılı bir üniversite eğitimi aldık. 12 Eylül sonrası eğitim aksamadan devam etse de ardından kurulan YÖK, tüm üniversiteleri denetim altına aldı. Birçok aydın öğrenci, asistan, öğretim görevlisi ve profesör haksız yere üniversitelerden uzaklaştırıldı. Çok sıkıntılı günler geçiren bu değerli kişilerin bir kısmı yurt dışında akademik yaşamlarını sürdürdü. Hacettepe Tıp Fakültesi’nde ilk boykotu yaptığımız için dışlandık. 1968 girişli olan 175 mezundan yalnızca birkaç kişi akademik kariyere devam edebildi. Yine çocuk hastanesinde 68’li asistanlardan hiçbirimiz baş asistan yapılmadık. Bir alt sınıftan baş asistanlar seçilip bizi yönettiler.

Tüm dünyada özgürlüğün, bilimin, gelişimin, öncülüğün, liyakatin kalesi olan üniversiteler ayırımcılığın, tanışlığın ve baskının kalesi oldu. Muhalefette yakınanlar iktidara gelince YÖK yolu ile üniversiteleri kendi çıkarlarına kullandılar. Sonuçta ülkemizin demokratik ve bilimsel yaşamı sürekli geriledi. Emeklilik anılarımda bunları paylaşma nedenim bu demokratik, adil olmayan yönetimlerin ileride tekrarlanmaması dileğidir.

Hekimlik Kariyerim

Hacettepe Tıp Fakültesi diğer tıp fakültelerinden farklı olarak 7 sene idi. Son sene değişik bölümlerde intern olarak birer aylık pratik yapıyorduk. Çocuk hastalıklarında çalışmamı beğenen o zaman baş asistanlarımdan Tahsin Teziç Hacettepe çocuk hastalıkları ihtisas sınavına başvurmamı önerdi. Başvurdum ve kazandım. Gereksinim olduğu için üniversite biter bitmez hiç tatil yapmaksızın çocuk hastalıkları ihtisasına başladım. Asistanlığımda Karaman’dan gelen hastalara yardımcı oldum. Birlikte eğitim aldığım değerli Uzman Doktor Hikmet Kavcıoğlu’nu Karaman’a yerleşmesi için teşvik ettim. Kendisinin Karaman’a yıllarca yararlı hizmetleri oldu.

Askerlikten sonra kariyer yapmak niyetiyle Uludağ Tıp Fakültesi Çocuk Bölümü Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ildırım’a tezimi ve niyetimi ilettim. Askere gitmek için beklerken Hacettepe dışı kanunsuz bir göreve gönderilmek istendim. Yazılı emir istedim, verilemeyince rahmetli Prof. Dr. Namık Çevik sözlü olarak, yazılı emirde ısrar ettiğim takdirde tüm üniversitelerin kariyer için bana kapalı olacağını belirtti. Kırgınlıkla yazılı emirde ısrar ettim ve kariyer olasılığımı sonlandırdım. Yazılı emirle 1. sene asistanları ile birlikte 24. serviste günaşırı nöbetle cezalandırıldım. İlk nöbetimi tuttum, özlük haklarım saklı kalmak üzere noterden protesto çekerek istifa ettim.

Bursa’ya yerleşip 9 ay Özel Hayat Hastanesi’nde görev yaptım. 1982 yılı Ocak ayı başında özel muayenehanemi açtım. 1983 yılında tıp fakültesinden 3 arkadaşla birlikte Amerikan “Çocuk Hastalıkları Tedavi Kitabı”nı tercüme ederek Taş Kitabevi tarafından yayınlanmasını sağladık. Çocuklar ve aileler ile güven temeline dayalı huzurlu bir serbest hekimlik yaşamım oldu. Çocukları doğumdan 18 yaşına dek izledim, aşılarını yaptım. Sağlıklı beslenmeye ve spora yönelttim. Anne babaları ve büyüklerini de gereken tetanos, hepatit, pnömoni aşılarını yaptırmaları için uyardım. Aslında yaptığım işin yüzde 80’i anne ve babaları tedavi edip eğitmek idi. Çocuklar kendiliğinden iyileşti, anne ve babalar bunları yaşayarak öğrendiler. Öte yandan hastaları olabildiğince az tetkik ve ilaç ile ayaktan sağaltmaya çaba gösterdim. Özel hastanelere hiçbir zaman hasta yatırmadım. Yatması gereken ağır hastaları doğru yerlere yönlendirdim. Anne ve babaların ısrarı ile uzatmaları oynarken Covid 19 pandemisi, görevini tamamlamış bir insanın iç huzuru ile emeklilik kararı almamı sağladı.

Meslek yaşamımın değerlendirilmesini iki meslektaşımın yorumları ile yapmak isterim. Prof. Dr. Tezer Kutluk’ un Ankem dergisinde yayınlanan Çocuklarda Tonsillo-Farenjitler yayınım üzerine 21 Mart 2013 yılında paylaştığı e posta:

“Halil Abi merhaba, Ben Tezer Kutluk. Sizi onkolojiye başladığım yıllardan Bursa’dan yolladığınız hastalardan hatırlıyordum. O zaman yolladığınız mükemmel takip edilmiş hastalar olarak gelirlerdi hep. (Karıştırmıyorum değil mi?) Şimdi aynı enerjiyle devam ettiğinizi görmekten duyduğum mutluluğu paylaşmak istedim. Selam, saygılar Tezer Kutluk Hacettepe Çocuk Onkoloji”

Emeklilik kararım üzerine hastam ve meslektaşım Çocuk Hast. Uz. Dr. Emre Asut’un Facebook paylaşımı:

“Pediatrist olma fikri daha anaokulu yaşlarında sizi tanıdıktan sonra kafamda canlanmıştı. Rahmetli babam çok da iyi olmayan durumuna rağmen eklem ağrılarım nedeni ile Bursa’da birçok hekime götürmüş, şifa bulamamıştım. Hacettepe’den bir çocuk doktorunun Heykel’de muayenehanede çalıştığını duyunca beni apar topar bir yaz günü akşam saatlerinde size getirmişti. Çok sonraları tıbbiye yıllarında ne olduğunu anladığım o depo penisilinlerden sizin sayenizde kurtulmuştum. Olay sadece “kemik büyüme ağrısı” idi. Ondan sonra birçok akut olayda benim doktorum oldunuz ve sağlıklı bir birey olarak büyümemde katkınız oldu. Yıllar sonra öğrendim ki eşimin de çocuk doktoruymuşsunuz Eşim de ben de çocuk doktoru olarak mesleğe başladığımızda bölgesel ve ulusal toplantılarda yapmış olduğunuz katkılar ve yönelttiğiniz sorulardan anladık ki bizim doktorumuz 35 yıl geçmesine rağmen mesleğine halen büyük bir sevgi ve saygı ile bağlı. İleride “bir çocuk hekiminin anıları” adında bir kitap yazmak bana nasip olursa sizden uzun uzadıya bahsedeceğime eminim. Yaşamına dokunduğunuz her çocuk adına size teşekkür ederim. Sağlık dolu keyifli bir emeklilik hayatı diliyorum. Selamlar, saygılar.”

Bu içerik, Anı Bisküvi Kültür Yayınları tarafından Karaman 744. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’nin 700. Ölüm Yıl Dönümü anısına basılan İbrahim Rıfkı Boynukalın imzalı “Toprak Damlı Evlerin Çocukları II” adlı eserden alınmıştır. İzinsiz kopyalanamaz. Yayın hakları kitap yazarının izni ile Karamandan.com'a aittir.

25 Eyl 2021 - 09:15 Karaman- Kim Kimdir --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Kaynak Ustaları - Torna Ustaları aranıyor.

Firmamız bünyesinde çalıştırılmak üzere kaynak ve torna ustaları aranıyor.

FATİH YILDIRIM - TALARANZA TARIM MAKİNALARI VE EKİPMANLARI

Danış Kitabevi bayan personel arıyor

Karaman Danış Kitabevinde çalıştırılmak üzere, en az lise mezunu bayan personeller alınacak. Başvuruların şahsen yapılması gerekmektedir.

03382127653 DANIŞ KİTABEVİ

KARAMAN Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan

Valide Sultan Mahallesi Abdülkerim Kılıç Caddesinde Özdoğan Camisi karşısı sokak içinde satılık 60 m2 Satılık Dükkan Detaylı bilgi ve gayrimenkulü ziy...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Zembilli mahallesinde Satılık Dükkan

Karaman Zembilli Ali Efendi Mahallesinde 120 m2 Sağlık ocağı yanıda bulunan bodrumlu dükkan Eczane, Market, manav vb işler için uygun yüksek kira geti...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Mahmudiye Mahallesinde Ara kat 3+1 Satılık Daire

Dairenin lokasyonu cumartesi pazarına yakın konumda, 4 katlı binanın 3. katında bulunmaktadır. Bina 2007 yılında yapılmış 14 yaşındadır. Satılık Daire...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Ziya Gökalp Mahallesinde Satılık Lüks Daire

Dairemizin lokasyonu Karaman Valilik karşısındadır. Bina 3 katlı olarak toplamda 5 daire şeklinde inşa edilmiş, Ana cadde ile bina arasında yeşil alan...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Kazım Karabekir Mahallesinde Satılık Daire

Kazım Karabekir mahallesinde 145 m2 3+1 yüksek giriş zemin kat satılık daire. Dairenin bulunduğu bina tek daire üzerine 4 kat olarak inşa edilmiş, bin...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Külhan Mahallesinde Ultra Lüks 3+1 Satılık Daire

Bina her katta tek daire üzerine 4 kat olarak kurulmuş, daire 4 ncü katta bulunmaktadır. 165 m2 3+1 odalı dairenin giriş kapısı çelik, oda kapılar ise...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman 3. Toki Konutlarında Satılık Daire

Başakşehir Mahallesinde Satılık 2+1 Açık konsept Mutfak ve oturma odası mevcut. Satılık dairenin giriş kapısı çelik oda kapıları amerikan panel kapıdı...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Zembilli Mahallesinde Satılık Daire

955 m2 arsa üzerine 400 m2 (brüt) alana sahip her katta 2 daire olacak şekilde, asansörlü olarak inşa edilmiş, binada toplam 2 adet dükkan 6 adet dair...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi


Anket Ülkemizdeki Mülteciler Sınır Dışı Edilmeli mi?