Eyup Bağcı Kimdir?

1944 yılında Karaman’da doğdum. Abbas Mahallesi, Hoca Mahmut’ta büyüdüm. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi, bir dönem İstanbul Haydarpaşa ve Karaman Lises...

1944 yılında Karaman’da doğdum. Abbas Mahallesi, Hoca Mahmut’ta büyüdüm. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi, bir dönem İstanbul Haydarpaşa ve Karaman Lisesi’nde okudum. Üç kardeşten en büyüğü benim. İki küçük kız kardeşim Samiye ve Fidan. Samiye, halamın oğlu Turan Dinç ile evli. Kız kardeşlerim; ben onlardan büyük olmama rağmen, benim ana yarılarım. Ben onların takibindeyim. Şükranlarımı sunarım.

Dedelerim; Berber Eyüp ve ayakkabıcı Salih çok geç olsa da tanıştığım fabrikatör İbrahim Dölek amcamın anlattığına göre, Eyüp dedem 30 yıl muhtarlık yapmış. Nüktedan, sözü dinlenir, saygıdeğer bir insanmış. Karaman’a su gelmesi konusunda çok çaba ve emek sarf etmiş. Rahmetle anıyorum. Salih Karabacak dedem de hatırı sayılır bir ayakkabıcı esnafıymış. Onu da rahmetle anarım.

İlkokulda (Güneş Okulu) Başöğretmenim Ahmet Şükrü Çiloğlu, öğretmenim Nimet Uyanık (Argun) 4,5 yıl emek verdi. Ortaokul ve lisede müdürüm Zeki Yılmaz, H. Nazmi Kuzpınar, Melik Güzelant, Nilüfer Dural, Haydar Güneş (Herodot), Mesut Aykent, Sebahattin Yapar, Hasan Sağdıç öğrenciliğimde hafızamda önemli yer tutan çok değerli öğretmenlerimdi, minnet ve şükranla anıyorum. Yaşamıma yön veren öğretmenlerimi her an anarım, ölenlere her gün Fatiha’mı gönderirim. Mekânları cennet olsun. Rahmetlik Eyup dedem, babamı ortaokuldan sonra “Okutursam oğlanı kaybederim” korkusu ile ayakkabıcılık sanatına vermiş. Babamın ifadesine göre, çok aşırı sevdiğinden oğlunu gözünün önünden ayırmak istememiş. Ustaları o günün ayakkabıcısı rahmetlik Hacı Raşit ve Hasan Adıgüzeller. Babam sanatı öğrendikten sonra Salih Dedemle ortak bir dükkân açmışlar. Eyup Dedem, babamı dayısı Salih Karabacak’ın kızı ile evlendirmiş. Babam 3 yıl askerlik yapmak üzere giderken, sevgili anam Sıttıyka’yı babaannem ve Eyup Dedeme emanet etmiş.

İki kıymetli evlâdım var; kızım Y. Yeşim, oğlum S. Barış. Kızım Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği mezunu ve çevre masteri yaptı. Kızımdan Eylül Güney ismiyle çok cici ve sevimli torunum var; İlk, orta ve liseyi Bilkent Konservatuvarı’nda okudu. Mezun olduktan sonra Hollanda’ya gitti ve orada konservatuvarda 3. yılını okuyor. Oğlum S. Barış, Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünden mezun oldu. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda çalışıyor.

Çeşitli sinema filmleri ve TV dizilerinde oynuyor. Her zaman çocuklarımla gurur duyuyorum. Kalbimin en derinindeler.

Sevgili babam beni, 11 yaşımda hiçbir yabancı şehir görmemiş oğlunu, Konya’ya mal almak üzere otobüse bindirip gönderdi. Yalnızım ama kendime güvenim var. Konya garajında indim. Ayakkabıcıların dükkânını buldum. Siparişleri iki çuvala koyarak beni tanıdıkları bir at arabacısına teslim ettiler. O da beni garaja götürüp Karaman otobüsüne teslim etti. Karaman’a varışımda yine bir at arabasına binerek dükkanımıza geldim. İmtihanı kazanmıştım. Babam çok sevinmişti. Hiç görmediğim şehirden istediğini alıp getirmiştim.

Bir yandan okuluma devam ediyor, boş vakitlerimde ise babamın iş yerinde çalışıyordum. 16 yaşındayım, yine bir gün babam, hiç görmediğim İzmir’e mal almaya gönderdi. Otobüsle Konya’dan İzmir’e 15 saatte vardık. Basmane’den yürüyerek, sorarak Ayakkabıcılar Çarşısı’na vardım. Babamın tarif ettiği ayakkabı toptancılarından beş kasa mal aldım. (Her kasada 140 çift ayakkabı var) Akşam otobüsle Karaman’a dönüş. Mallar TCDD ile bir hafta sonra geldi. Babam çok mutlu. Sandıklar açıldıkça “Ne güzel ayakkabılar seçmişsin oğlum” dedi. İkinci imtihanı da kazanmıştım. Bugünlerde insanlara güvenin olmadığı bir yaşamda, ben parasız gidip malları alıyor, babam getirdiğim hesaplara göre, parasını veya ödeme senetlerini gönderiyor. Şimdi düşünüyorum da o küçük çocuğu hangi cesaretle uzaklara göndermiş? O zamanlar iletişim hak getire. Bırakın cep telefonunu, manyetolu telefon bile yok. Beni bu koşullarda hayata hazırlayan canım babamı cesaretinden dolayı kutluyorum. Cennet mekânı olsun.

Lise eğitimimden sonra canım babam, kendi babası gibi, “oğlanı kaybedebilirim korkusu” ile beni yanına aldı. Çünkü mağazada güvenilir bir kişiye ihtiyaç vardı. İş yerimizde on kişiye yakın usta ve çırak vardı. Baş ustamız otuz yıl muhtarlık yapmış. Cavit Tulum ustamı hiç unutamam. Bizim iş yerimizde 20 yıl hizmet vermiş, güvenilir bir kişi. Bana sürekli hayat dersi veren, güzellikleri öğütleyen; iyi bir insan olmam için, rahmetle anıyorum. Cennet mekânı olsun. En güzel öğütlerinden birisi, kendisi günde üç paket sigara içtiği halde, bana “Sakın ha! Bu merete alışma” derdi. Bugün 77 yaşındayım ve sigarayı hiç tutmadım.

Artık çarşı esnaflarından biri olarak, tanıdığım, saygı duyduğum, örnek aldığım birkaç esnafı anmadan geçemeyeceğim. Sait ve Ahmet Çakılcı, Ali ve Osman Topoğlu, Emin ve Rüştü Günok, Hulki Külahçı, Ahmet Konur, Topağın İbrahim, Küçük Usta Mehmet Gövesli, bir de bende derin iz bırakan Yiğitbaşı Mustafa Metin Yiğit. Hepsinin mekânları cennet olsun.

Yaz aylarında bir bahçede adak kurban kesilir, bütün ayakkabıcı esnafı çağırılır. Hep birlikte kavurmalar yenir. Ustalık belgesi alanlara Yiğitbaşı Metin Usta’nın usta adayına hayat boyu uygulayacağı öğütler verilirdi.

Yaşamımdan Kesitler

Ömrüm boyunca vakit bulduğumda, hastanede kimsesiz hastaları ziyaret etmek, yardımda bulunmak, gönüllerini almak.

Yine zaman zaman çocuk yuvasına hediyelerle gitmek, onlarla sevgiyi paylaşmak, moral vermek. Küçükleri ziyaret etmek olur da yaşlılar yurduna gitmek olmaz mı? Onları aramak, gönüllerini almak, sevgiyi paylaşmak. Beni hep beklediklerini söylerler. Bense unutmak mı? ASLA!

Özel izinle ayda bir cezaevi ziyaretleri. Beş kişi, tanımadığım, ziyaretçisi gelmeyen, parası olmayan. Beş adet zarf içinde harçlıklar. Yarım saat çay içimi, sohbet. Onları aramak sevgi ve şefkatle saygıyı paylaşmak. Yüreğimin en derininde saygı duyduğum, kader mahkumu, mahzun insanlar. Benimle yaşıt ablalarım ve ağabeylerim vardı. Onları her cuma günü arar, hâl hatır sorardım. Onlar da çok mutlu olurlardı. Onların sesi bana enerji verirdi. Şimdi de ikamet ettiğim Mersin/Atakent’te tüm cenazelere katılmak, acılarını paylaşmak. Covid-19 nedeniyle bir yıldır katılamıyorum.

Karaman’da iz bırakan, saygı duyduğum birkaç kişiden bahsedeyim. Türkçeyi en güzel konuşan, okumayı çok seven zarif insan Muammer Baran abimiz, bizim Hoca Mahmut Mahallesi’nden bir arkadaşımın ablası ile evlendi. Ben düğününe katıldığımı hatırlıyorum. O güzel, dünyanın en kibar insanı mahallemize gelirken bahçesinin ürünlerini dağıtırdı. Tüm mahalle ona hayrandık. Elinden kitap ve müziğe olan sevgisi, mızıkayı hiç düşürmezdi. İnanın, verdiği serenadı keyifle dinler, hayran kalırdık. Ayrıca namazlarını camide cemaatle kılar, müezzin yoksa o güzel sesiyle müezzinlik yapardı.

Bir gün ablası Mukaddes Hocamla dükkânımıza geldiler. Muammer ağabeyime rahat giyeceği bir ayakkabı almak istediklerini söyledi. Ben de mesleğim icabı son derece saygı duyduğum Muammer Bey ağabeyciğimin 40 numara giyeceğini tahmin ederek bir ayakkabı tavsiye ettim. O güzel insan ayakkabıyı eline aldıktan sonra ilk numarasına baktı. “Eyup Beyciğim, ben 38 numara giyiyorum” dedi. Denemesini istedim, kabul etmedi. İstediği numarayı getirdim, maalesef olamazdı. Bu arada, Mukaddes Öğretmenim ağlamaya başladı. “Öğretmenim çaresi var” dedim. 40 no ayakkabının tabanındaki numarayı kazıdım. Keçe kalemle kocaman bir 38 yazdım. Ayakkabıyı aldı, ilk önce numarasına baktı, ayağına tam uydu. “Gördün mü Eyup Beyciğim” dedi ve ayakkabıyı alıp gittiler.

Kış günlerinden birinde ayağında koca bir lastik çizme… Mağazanın önünden geçerken; “Muammer Bey ağabeyciğim, ablanız bana para gönderdi” diyerek, içi miflonlu, ıslak geçmeyen bir bot giydireceğimi söyledim. Kabul etmedi. “Ablamın parasını geri gönder” dedi. Çok sevdiğim için ben hediye etmek istemiştim.

İzmir’e iş seyahatlerimde bir gün Kemeraltı’nda dolaşıyorum, öğle vakti… Acıkmıştım, düzgün yemek yapan bir lokanta arıyordum. İki ayrı kişiye sordum, “Nerede güzel bir yemek yerim?” diye. Şölen isminde bir lokantayı tavsiye ettiler. İçeri girdiğimde nezih bir lokanta olduğunu hemen fark ettim. Afiyetle yedim. Kasaya varıp borcumu ödedim. Seçkin bir insanın kasada olduğunu gördüm. Tam çıkacağım, “Evlât sen nerelisin?” diye sordu. “Karamanlıyım” dedim. Ödediğim paramı geri verdi. Şaşırmıştım. “Ben de Karamanlıyım” demişti. Çok utanmıştım parayı aldığımda. Sonra öğrendim ki kibar insan Muammer ağabeyciğimin Karaman’da Belediye Başkanlığı yapmış olan kardeşi İbrahim Baran. Tesadüfün böylesi… Cennet mekânı olsun.

Ve bir gün hak vaki oldu. Sevgili Muammer Bey ağabeyciğimin cenazesine gittim. O güzel insanı Karaman halkı kaybetmişti. Belediye hoparlöründe defalarca öğlen namazına müteakip cenazenin kaldırılacağı duyuruldu. Akın akın insan seli… O güzel insanın cenaze namazını kılmaya geliyorlar. O insan selinin musallaya sığması ne mümkün? Karşıda petrol istasyonu var. (Onları da anmadan geçemeyeceğim) Öğretmen Şükriye Hanım, sevgili eşi Fehmi Harani (Allah rahmet eylesin) Petrol istasyonuna kadar insan seli. Yollar cemaatten kapandı. Ben o anı Mukaddes Öğretmenime cep telefonumdan 26 dakika canlı yayın yaptım. Öğretmenim o duygu dolu anlara dayanamadı, ağlamaya başladı. Bana “Oğlum, geri kalanını kızıma anlat” dedi. O güzel insan omuzlarda değil, elleri üzerinde mezarlığa götürülmüştü. O güzel insan, Karamanlıların kalbinde öyle taht kurmuş ki! Ömür boyu gördüğüm birkaç cenaze namazından biriydi. Cennet mekânı olsun.

Bir üniversitede okuyamadım ama ben “Halk Üniversitesi”nde hâlâ okuyorum. Arkadaşım Sami Ölçer’in dediği gibi “Akıllı telefonu, interneti ve sosyal medyası olmayan 19. yüzyılda yaşayan adamım. ”Bir Karamanlı olarak her zaman memleketimle gurur duyuyorum. Hayat felsefem; ben her gün yeniden doğarım. Üzüntüyü bırak, yaşamaya bak. Asla ne olursa olsun ümitsiz kalmayın. Bana bu fırsatı veren sevgili can arkadaşım Rıfkı Boynukalın’a ve Anı Bisküvi yönetimine yürek dolusu teşekkürlerimle. Bütün dostlara sağlık ve esenlik dileklerimle.

Bu içerik, Anı Bisküvi Kültür Yayınları tarafından Karaman 744. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’nin 700. Ölüm Yıl Dönümü anısına basılan İbrahim Rıfkı Boynukalın imzalı “Toprak Damlı Evlerin Çocukları II” adlı eserden alınmıştır. İzinsiz kopyalanamaz. Yayın hakları kitap yazarının izni ile Karamandan.com'a aittir.

04 Eyl 2021 - 09:42 - Kim Kimdir --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

03

Silifke Ile Kara Bilal - Ben silifkeli Kara Bilal tekstil fabrikasında çalıştım Cavit tulum benim de iyi arkadaşımdı sizin dükkandan bir sürü ayakkabı aldım rağbetli Mustafa dinç benim evlenmem de çok büyük yardımcı oldu ona da Allah rahmet etsin mekanı cennet olsun nişanlı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Eylül 20:47
02

Aynur - Bende karamanlıyım hepsini tanıyorum Allah rahmet eylesin sizide tanıyorum eski insanlar kalmadı karsmanda okudum duygulandım sizede saygılar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Eylül 17:42
01

Hüsamettin Demor - Bende Karaman da böyle güzel insanlar olduğu için Karaman ve halkı ile gurur duyuyorum saygılarımla

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Eylül 15:39

Kaynak Ustaları - Torna Ustaları aranıyor.

Firmamız bünyesinde çalıştırılmak üzere kaynak ve torna ustaları aranıyor.

FATİH YILDIRIM - TALARANZA TARIM MAKİNALARI VE EKİPMANLARI

Danış Kitabevi bayan personel arıyor

Karaman Danış Kitabevinde çalıştırılmak üzere, en az lise mezunu bayan personeller alınacak. Başvuruların şahsen yapılması gerekmektedir.

03382127653 DANIŞ KİTABEVİ

KARAMAN Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan

Valide Sultan Mahallesi Abdülkerim Kılıç Caddesinde Özdoğan Camisi karşısı sokak içinde satılık 60 m2 Satılık Dükkan Detaylı bilgi ve gayrimenkulü ziy...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Zembilli mahallesinde Satılık Dükkan

Karaman Zembilli Ali Efendi Mahallesinde 120 m2 Sağlık ocağı yanıda bulunan bodrumlu dükkan Eczane, Market, manav vb işler için uygun yüksek kira geti...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Mahmudiye Mahallesinde Ara kat 3+1 Satılık Daire

Dairenin lokasyonu cumartesi pazarına yakın konumda, 4 katlı binanın 3. katında bulunmaktadır. Bina 2007 yılında yapılmış 14 yaşındadır. Satılık Daire...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Ziya Gökalp Mahallesinde Satılık Lüks Daire

Dairemizin lokasyonu Karaman Valilik karşısındadır. Bina 3 katlı olarak toplamda 5 daire şeklinde inşa edilmiş, Ana cadde ile bina arasında yeşil alan...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Kazım Karabekir Mahallesinde Satılık Daire

Kazım Karabekir mahallesinde 145 m2 3+1 yüksek giriş zemin kat satılık daire. Dairenin bulunduğu bina tek daire üzerine 4 kat olarak inşa edilmiş, bin...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Külhan Mahallesinde Ultra Lüks 3+1 Satılık Daire

Bina her katta tek daire üzerine 4 kat olarak kurulmuş, daire 4 ncü katta bulunmaktadır. 165 m2 3+1 odalı dairenin giriş kapısı çelik, oda kapılar ise...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman 3. Toki Konutlarında Satılık Daire

Başakşehir Mahallesinde Satılık 2+1 Açık konsept Mutfak ve oturma odası mevcut. Satılık dairenin giriş kapısı çelik oda kapıları amerikan panel kapıdı...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Zembilli Mahallesinde Satılık Daire

955 m2 arsa üzerine 400 m2 (brüt) alana sahip her katta 2 daire olacak şekilde, asansörlü olarak inşa edilmiş, binada toplam 2 adet dükkan 6 adet dair...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi


Anket Ülkemizdeki Mülteciler Sınır Dışı Edilmeli mi?