Cemalettin Taşkıran Kimdir?

Toprak damlı evleri iyi bilirim. 1970’li yılların sonuna kadar da evimiz toprak damlıydı. Sonradan tuğla ve beton binaya ve kiremit çatıya geçtik. Dah...

Toprak damlı evleri iyi bilirim. 1970’li yılların sonuna kadar da evimiz toprak damlıydı. Sonradan tuğla ve beton binaya ve kiremit çatıya geçtik. Daha sonra da 3 yıl önce, yeni dairelere dönüştürdük. Toprak damlı evler, yokluğun ve yoksulluğun paylaşıldığı, bölüşüldüğü evlerdi. Ama onca yoksulluk içinde sımsıcak mutlulukların dasıkça yaşandığı yerlerdi toprak damlı evler. Babam inşaat ustasıydı. “Asker Hüseyin” veya “Asker” derlerdi. Neredeyse bir evin her şeyini yapardı. Karaman’da eskiler onu tanırlar. Genelde ben de okulda olmadığım zamanlar yanına gider, kendi çapımda kerpiç getirmek, molalarda çay vermek gibi yardımlar yapmaya çalışırdım. Bu yüzden toprak dam nedir, nasıl yapılır çok iyi bilirim. Çünkü çok gözlemledim. Üstelik sadece toprak damları değil. Toprak duvarları da. Yani kerpiçlerin nasıl yapıldığını da. Çünkü çok yaptık ailemle birlikte. Size aklımda kalanları çok kısa olarak anlatmak isterim…

Toprak dam geleneksel kerpiç evlerin çatısıydı. Önce evin temeli atılır, duvarları kerpiçle örülürdü. Duvarlar örülünce evin damı için, varsa ahşap kirişler, yoksa düzgün ağaç gövdeleri olan direkler boydan baya uzatılır, kiriş veya direk araları kısa parça kalaslarla örtülürdü. Üzerine bulunursa Kasaba taşı gibi hafif taşlar döşenir, onun üzerine hasırlar yayılır, su geçirmemesi için hasırın üzerine naylon çekilir ve naylonun üzerine de mutlaka killi toprak, su ve saman katılarak karılır ve karılan çamur serilirdi. Killi çamurun üzerine çakıl taşları atılırdı. Son olarak da bol tuz ve samanla karılan toprak nemlendirilir ve damın en üstüne atılırdı. Böylece damda bitki oluşması da suyun içeriye akması da önlenmeye çalışılırdı.

Hemen hemen her damda bulunan ve o yıllarda çok fonksiyonel olan “yuvak taşı” denen silindir şeklindeki çok ağır taşı, yuvak demiri yardımı ile yuvarlayarak toprağın üzeri sıkıştırılırdı. Buna da “Dam Yuvmak” denirdi ki belli zamanlarda ve dam aktığında mutlaka tuz ve gerektiğinde yeni toprak atarak tekrarlanırdı.

Toprak damlı evlerin aslında duvarları da topraktandı. Yani kerpiçti. Kerpiç yapmak için toprağı yeterince kazardık. Evimize yakın eski garajın önündeki mezbahanın da içinden geçip eski Leblebici Değirmeni’nin yanındaki evimize yakın dereden akan suyu çevirir, yani ağzını taşlarla kapatıp kazılan toprağa yönlendirir, içine saman ve kısa sap atarak, çamuru ailece paçalarımızı dizlere kadar sıvar, ayaklarımızla çiğneye çiğneye karardık. Böylece çamur özleşirdi. Balçık olurdu. O çamur bir süre bekletilir ve kerpiç yapılacak duruma gelirdi. Kerpiç için tahta kalıplar vardı. Bizde kare kerpiç ve onun tam ortadan ikiye bölünmesiyle oluşan dikdörtgen kerpiç kalıbı vardı. Kare kerpiçe “Ana”, yarısı kadar olan dikdörtgen kerpiçe de “Kuzu” denirdi. Daha sonra tezgenelerle çamuru su ile ıslatılmış kalıbın üzerine döker, iyice sıkıştırır ve bir tahta yardımıyla fazla çamuru sıyırırdık. Sonra kalıbı çeker ve ıslatılmış bir bezle evin duvarı olacak kerpiçlerin üzerini siler ve parlatırdık. Kerpiçler kurumadan düz bir yerde kalırdı. Sonra kerpiçler güneşte bırakılır ve kuruması beklenirdi. Kerpiçlerin her tarafının kuruması için güneşe bakan yüzleri zamanla değiştirilirdi. Buna “Güneşe serme” derdik. Kerpiçlerin üst yüzleri kuruyunca diğer yanına çevrilir, böylece her yanlarının kuruması sağlanırdı. Kerpiçler yaklaşık 1 haftada kurur ve duvar yapılacak, ev yapılacak malzeme elde edilmiş olurdu. Bu işlemin adı da “Kerpiç Kesme” idi.

Toprak Damlı Evlerin Çocukları. Bu başlık beni 1950’li yılların sonuna ve 1960’lı yıllara götürdü. O yıllarda Kırmahalle’deki toprak damlı evimizi satıp, daha ucuza mal olan babamın yaptığı ve yeni kurulan bir mahalle olan şimdiki adıyla Larende Mahallesi’ndeki, yine toprak damlı, evimize taşınmıştık. O zaman “Tren yolunun arkası” denirdi. Rayların hemen arkasında Has Un Fabrikası ve daha geride bir kiremit fabrikası vardı. Bahçesinde çok güzel gelincik çiçekleri olurdu. O mahalle zengin bir mahalle değildi. Kışlar sert geçtiği için bazı kadınlar ve genç kızlar ellerinde kovaları ile tren istasyonundan buharlı trenin ateşçisinin attığı kömürlerden tam yanmadan düşenleri toplamaya giderlerdi istasyona. Biz çocuktuk. Biz de onların yanında giderdik. Trenin her geçişinde bir kova kömür toplarlardı neredeyse. Toplamda kışın bir kısmını çıkarırdı o kömürler.

Biz çocuklar o zamanlar tırtıllı gazoz kapakları biriktirirdik. Her gittiğimizde de gazoz kapaklarımızı raylara sayarak dizer ve tren geçince dümdüz olan kapaklarımızı toplar saklardık.

Zaman zaman trende bir şeyler satmaya da başladık. Daha çok testi içinde bardakla soğuk su satılırdı. Biz su değil ama, daha sonraki yıllarda “Boynukalınların” bahçe denen, şimdi yok olan güzel elma bahçesinden, Ormancı Nazmi amcanın çocukları Sezai ve Ahmet ile birlikte elma toplayıp Stadyum’da ve tren istasyonunda sattığımız olmuştur...

Fakirliğin çok olduğu günler ve yıllardı. Ama çok mutlu olduğumu söylemeliyim. Kırmahalle’den O mahalleye göçmüştük (Kalktık derdik). İlkokula (Gazi İlkokulu) o mahallede başladım. Sonra Fenari Mahallesi’ne göçtük. 2. sınıfın yarısında İstiklal İlkokulu’na geçtim...

Evet, Karaman memleketimdir. Bende ayrı bir yeri vardır.

Kişiliğimin ve kimliğimin bir parçasıdır.

İsterseniz sözü çok uzatmadan size biraz kendimden bahsedeyim.

01.06.1954 tarihinde o zamanlar Konya ili, Karaman ilçesinde Kırmahalle’de doğmuşum. Babam inşaat ustası. Yani bir işçi. Annem ev kadınıdır. Ailenin en büyük çocuğuyum. Benden 2 yaş küçük bir erkek kardeşim, ondan 2 yaş küçük de bir kız kardeşim var.

İlkokula Karaman’da 1960-61 döneminde Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’nda başladım. Daha sonra, 1962’de, Larende Mahallesi biraz uzak gelince, eski Leblebici Değirmeni yanında, Kırmahalle bitişiğinde sayılan Fenari Mahallesi’ndeki, babamın yaptığı toprak damlı evimize taşındık. Taşınma meselesi yüzünden 2. sınıfın 2. döneminde evimize daha yakın olan İstiklal İlkokulu’na geçtim ve ilkokulu orada tamamladım.

Ortaokulu 1965-1968 döneminde Karaman Yunus Emre Ortaokulu’nda okudum.

Karaman Lisesi’ne 1968-1969 döneminde başladım. 1970-71 döneminde de mezun oldum.

Aynı yıl lise birincileri kontenjanından da yararlanarak Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümüne girdim. Hazırlık sınıfı dahil 5 yıllık bölümü 1976 yılında tamamladım.

1976 yılı Temmuz ayında üniversiteyi bitirdim. Eylül ayında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Ticaret Dairesi’ne mütercim olarak başladım. İlk memuriyetim TCDD idi. O yıllarda rahmetli Necip Hablemitoğlu sağdı. Biz bir gruptuk Ankara Varlık Mahallesi’nde.

Necip”in babası ve dayısı da TCDD’de çalışıyordu. Dayısı mütercimdi.

Necip’in aracılığı ile TCDD’de göreve başladım. 7 ay kadar sürdü.

Güzel arkadaşlarım ve unutamayacağım anılarım oldu.

1977 Mart ayı başında Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’na geçtim. Haber Dairesi diye planlandı ama o dönemde kararlı, cesur, mert ve tuttuğunu koparan bir Halkla İlişkiler Daire Başkanı vardı: Zeynel Abidin Akın. “Benim onlara ihtiyacım var” diye, bir grup olarak bizi TRT’de Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’ne aldı. 3 yıl TRT’de çalıştım. İdeolojik mücadelenin çok önde olduğu yıllardı… Çok nitelikli arkadaşlarım, dostlarım oldu. “Abi” diyebileceğim çok da büyüğüm oldu o yıllarda.

1979 yılı Mart ayında, daha sonra Tuğgeneral olan komutanım, büyüğüm, ağabeyim Raif Babaoğlu beni Ankara’daki aktif sosyal faaliyetlerimden tanıyordu. “Seni asker yapalım” dedi. Kabul ettim. Beni yine o dönemde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda büyük hizmetleri olan Alaaddin Albay’a gönderdi… İşlemleri tamamladık. Asker olduk. Kader işte. 1971 yılında Kara Harp Okulu yazılı sınavını ve mülakatını kazanmış, okula katılış yapmış ve 3. Tabur’da hem yürüyüş hem eğitim yapıyor hem de yeni katılanları bekliyorduk. Üniversite sınavından iyi bir puan alacağımı düşünerek bir hafta sonra Harbiye’den ayrılmış ve geri dönmemiştim…

1979’da Öğretmen Teğmen olarak Bursa Işıklar Askeri Lisesi’ne atandım. 3 yıl çalıştım orada. Rahmetli Teoman Koman okul komutanımızdı. Nikah şahidim de oldu. Bursa’da evlendim. Çok güzel günlerim oldu. Çok iyi dostlarım, yiğit silah arkadaşlarım oldu. Çok nitelikli öğrencilerimiz vardı. Askerliği de zevkliydi, öğretmenliği de…

1982 yılında Tümgeneral Fikret Küpeli Kara Harp Okulu komutanı olarak Bursa Işıklar Askeri Lisesi’ni ziyarete gelmişti. Orada o sıralar yeni kurulmuş olan öğrencilere yönelik Işıklar TV’deki benim ders programlarımı izletmişler. Hakkımda bilgi almış. Komutanımız rahmetli Kur. Alb. Necdet Timur’a, Harbiye’ye de böyle bir sistem kuracaklarını, benim o konuda yardımcı olabileceğimi söylemiş. Necdet Timur komutanımız da bana “Ankara’ya, Harbiye’ye gider misin?” dedi. Hemen kabul ettim.

1982 Temmuz ayında Kara Harp Okulu’nda göreve başladım… Çok değerli büyüklerim, çok değerli arkadaşlarım vardı. Yenileri de oldu. Aktif görevler yaptım.

1994 yılında “Batı Çalışma Grubu”nun iftira ve yalanlarıyla ATASE’ye tayin edildik. ATASE (Genel Kurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı) benim tarih ve tarihçiliğe tamamen yöneldiğim yer oldu. Doktoramı orada tamamladım. Orada doçent oldum. Yayım Şube Müdürüydüm. Güzel ve kalıcı hizmetler yaptığımı düşünüyorum. Son yıllarımda ATASE adeta bir üniversite gibiydi. Üniversite hocalarımızdan her gün 5-6’sı ATASE’de olurdu…7 yıl çalıştım orda. Kıdemli Albay rütbemi de orada aldım. Bu arada da doçentlik sınavını verdim ve tarih alanında doçent oldum.

Sonra Silahlı Kuvvetlerden ayrılmaya karar verdim… Son ATASE başkanım olan komutanımız, o dönemde emekli olan dostum ve büyüğüm rahmetli Korgeneral Hüseyin Işık Paşa ile bana haber göndermiş. “Ayrılmasın, temsil kabiliyeti çok yüksek, değerlendiririz” demiş. Yani general yapılabilir diyor…Biz hiç şahsi ikbal için çalışmadık. Devletimiz ve milletimiz için çalıştık. İşimizi yaptık. Doğruya doğru, yanlışa yanlış dedik. Güldüm geçtim ve 2001 yılında Silahlı Kuvvetlerden ayrıldım.

Doçent olarak Çankaya Üniversitesi’ne geçtim. Doçentlikte bekleme sürem Silahlı Kuvvetlerde dolduğu için orada 2001 yılında Uluslararası İlişkiler bölümünde profesör oldum.3 yıl çalıştım orada. Çok nitelikli ve deneyimli bir kadro vardı. Açıkça söylüyorum, ben üniversite yönetimini Çankaya Üniversitesi’nde öğrendim. Üniversite Genel Sekreterliği yaptım. Güzel yıllardı. Çok iyi dostlarım, arkadaşlarım, öğrencilerim oldu. Orada çalışırken düzenli olarak haftada bir gün Genelkurmay’dan izinli olarak Bilkent Üniversitesi’nde de dersler verdim.

2004 yılında Kırıkkale Üniversitesi’nde dekan olan bir arkadaşımın ısrarı ile Kırıkkale Üniversitesi’ne geçtim. İdari görevlerde çalıştım. Daha sonra İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne dekan oldum. Derslere de girdim. 6 yıl böyle geçti…

2007 seçimlerinde siyasete atılmak istedim. Karaman’dan milletvekili adayı oldum. Seçilemedim. Seçimler sonrası dekanlık sürem henüz dolmadığı halde dekanlığa tekrar atamadılar. Sebep de “siyasi tercihimi belli etmem”miş. Oysa öğrencilik yıllarımdan itibaren siyasi tercihimi hiç gizlemedim ki. Bunun yararını da gördüm, zararını da…

Bunun üzerine, 2009 yılında Kırıkkale Üniversitesi’nden ayrılarak Gazi Üniversitesi’ne katıldım. Gazi Üniversitesi benim severek, zevk alarak ders verdiğim ve büyük bir aidiyet duyduğum üniversite oldu. Zaten arkadaşlarımın çoğu orada idi. Yuva’ya dönmüş gibi hissediyordum kendimi. Arkadaşlarla, yönetimlerle ve öğrencilerimizle son derece uyumlu ve bence verimli çalıştım. Burada çalışırken Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ders vermekle de görevlendirildim. Orada da 2 yıl düzenli dersler verdim.

Kısa bir süre de Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak dersler ve konferanslar verdim.

Gazi Üniversitesi 2018 yılında 2’ye bölününce benim görev aldığım İİBF Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde kaldı. 2018 yılından beri de Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde çalışıyorum.

Dikkat ederseniz, TCDD, TRT, TSK Işıklar Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, Genel Kurmay ATASE, Bilkent Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi, Ahmet Yesevi Üniversitesi, Hacı Bayram Veli Üniversitesi… Hepsinin şahsıma çok önemli katkıları oldu. 12 ayrı kurum ve devlet hizmetinde, millet hizmetinde geçen 45 yıl… Her birinde de elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım

Yeterince yayınım oldu. ABD’de Ermeni meselesiyle ilgili ortak 2 kitabım yayınlandı. Balkanlarla ilgili bir kitabım Arnavutçaya çevrildi ve Makedonya’da yayınlandı. Yayınlanan kitaplarım şunlardır:

-Dünden Bugüne Karabağ Meselesi,

-Oniki Adanın Dünü ve Bugünü,

-Kazım Karabekir Paşa-Askeri Hayatı ve Komutanlığı,

-Isporat Adaları Tarihçesi,

-Batı Trakya Türkleri,

-Milli Mücadelede Kazım Karabekir Paşa,

-Çanakkale, Churchill ve Anzaklar , (Prof.Dr. Mete TUNÇOKU ile )

-Ana Ben Ölmedim - I. Dünya Savaşı’nda Türk Esirleri,

-Bir Elimde Silah Bir Elimde Kalem – Derviş Fahri Bey’in Anıları-,

-Oniki Ada- Hatalı Kararlar- Acı Kayıplar,

-Kanlı Mürekkeple Yazın Çektiklerimizi – Milli Mücadelede Türk ve Yunan Esirleri –,

-Van’da Ermeni Devleti Denemesi,

-Armenian Rebellion At Van (İngilizce, ABD, Justin Mc Carthy, Esat Aslan, Ömer Turan ile),

-Yüzyıllardır Harbiye,

-Balkanlarda İzlerimiz (Arnavutçaya çevrildi),

-Sasun (İngilizce,ABD,Justin Mc Carthy ve Ömer Turan ile),

-Ölüme Yürüyüş – Sarıkamış Harekatının Romanı,

-Milli Mücadelede Türk ve Yunan Esirleri.

İlke olarak geriye, yani geçmişe saplanıp kalmam. Son durumu değerlendirir, yeni bir yol tutarım. Bu yeni yolda da gücüm yettiğince sonuna kadar inanç ve değerlerim doğrultusunda yürürüm.

Nerde olursam olayım…

Bu içerik, Anı Bisküvi Kültür Yayınları tarafından Karaman 744. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’nin 700. Ölüm Yıl Dönümü anısına basılan İbrahim Rıfkı Boynukalın imzalı “Toprak Damlı Evlerin Çocukları II” adlı eserden alınmıştır. İzinsiz kopyalanamaz. Yayın hakları kitap yazarının izni ile Karamandan.com'a aittir.

21 Ağu 2021 - 09:25 - Kim Kimdir --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Karaman'da çift cepheli kiralık dükkan

Karaman merkez Tahsin Ünal Mahallesindeki 4 Nolu Aile Sağlık Merkezi ve İş Bankası yanında, Faik Kayserilioğlı Caddesi No: 72 A/B adresindeki dükkan v...

0534 723 9174

Canlı kaz ve hindi satışı yapılır.

Merhaba, Canlı, yeni mahsül, bakımlı ve organik kaz ve hindi satışı yapıyoruz. Fiyatlar için lütfen irtibat kurunuz. İrtibat tel: Mehmet Doğançay, 05...

MEHMET DOĞANÇAY

Yurtsan Petrol'e personel alımları yapılacaktır

Karaman'da akaryakıt sektörünün öncüsü Yurtsever Petrol'ün Karaman OSB girişindeki şubesi Yurtsan Petrol bay-bayan personel alacağını duyurdu. Alınac...

Toprakçılar Makina'ya Personel Aranıyor

Toprakçılar Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalışmak üzere torna ve kaynakçı personel aranmaktadır. İletişim:0532 564 0467 - Sinan Toprakçı

0532 564 0467 TOPRAKÇILAR MAKİNA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

Desi Panjur'a Personel Alınacak

Desi Panjur fabrikasında çalıştırılmak üzere personel alınacaktır. Başvurulan şahsen yapılması rica olunur. Adres: Organize Sanayi Bölgesi 6. Cadde...

0 338 224 12 40

Grafik Tasarım Uzmanı

Üniversitelerin Grafik Tasarım önlisans veya lisans bölümlerinden mezun. Grafik Tasarım konusunda tecrübeli, bu alanda en az 2 yıl çalışmış, Portfolio...

DİJİBİZ YAZILIM TEKNOLOJİLERİ A.Ş

Golda Gıda Personel İlanı

GOLDA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. Ülkemizdeki ve dünyadaki entegre projeler arasında, büyüklük açısından, en büyüğü olarak dikkat çeken Bera Holding Gıda...

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak Yurtpet Petrolde çalıştırılmak üzere bay ve bayan Mareket Elemanı, Pompa Elemanı ve Pazarlama Elemanı Alınacaktır....

Yetkili Servise Personel Alınacak

Bosch, Siemens, Profilo Yetkili Servisinde çalışacak vasıflı vasıfsız bay eleman alınacaktır. Müracatların şahsen perşembe pazarı sonu fidancının yan...

0 338 212 32 72

Karaman Kazımkarabekir'de satılık tarla

Emlak Tipi: Satılık Arsa - İmar Durumu: Tarlam²: 3.072m²: Fiyatı: 10Ada No: 949 - Parsel No: 76Tapu Durumu: Müstakil Parsel / Takas olur

05327652401

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi


Anket Ülkemizdeki Mülteciler Sınır Dışı Edilmeli mi?