Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 41 yıl geçti.

Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti
Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti
+14
Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye'yi her alanda geri götüren 12 Eylül darbesi idam, kötü muamele ve insan hakları ihlalleriyle aradan geçen uzun yıllara rağmen zihinlerdeki yerini koruyor.

12 Eylül'e giden sürecin hazırlıkları yaklaşık 4 ay sürdü

Kod adı "Bayrak Harekatı" olarak belirlenen darbe planının uygulanması için ordu komutanlarına 11 Temmuz saat 04.00'te harekete geçilmesi emri verildi.

Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki hükümetin 2 Temmuz'da güvenoyu almasıyla darbeciler planı erteledi.

Tarihler 12 Eylül'ü gösterdiğinde Türkiye'yi karanlığa götüren plan, aynı isimle sabaha karşı uygulandı.

Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan darbeci Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele aldı.

Anayasayı uygulamadan kaldıran darbeciler, ardından TBMM'yi lağvederek antidemokratik faaliyetlerine devam etti.

Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildikten sonra sivil toplum kuruluşlarını hedef alan darbeciler, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetlerini askıya aldı.

Siyasi partilerin kapısına kilit vuran darbeciler, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit'i Hamzakoy, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş'i ise Uzunada'ya sürgüne göndererek siyasi yasaklar getirdi.

"Asmayalım da besleyelim mi?"

Antidemokratik uygulamalarına her gün yenisini ekleyen darbeciler, acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek idam kararlarına da imza attı.

Takvimler 9 Ekim 1980'i gösterdiğinde sol görüşlü Necdet Adalı ile ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi.

Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren'e idam cezası verildi.

Eren'in idam hükmü, Yargıtay tarafından 2 kez iptal edilmesine rağmen Milli Güvenlik Konseyince onaylanan kararla ve yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980'de Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde infaz edildi.

Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Evren'in 17 yaşında astırdığı Eren için söylediği "Asmayalım da besleyelim mi?" ifadesi, darbecilerin karanlık yüzünün aynası oldu.

Kanlı uygulamaların yanı sıra demokrasinin askıya alındığı süreçte 650 bin kişi gözaltına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için de idam talep edildi. 517 kişinin ölüm cezasına çarptırıldığı süreçte 50 kişi idam edildi. Onlarca gazeteci hakkında binlerce yıla varan hapis cezası istendi.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından 14 bin kişinin çıkarıldığı bu dönemde 30 bin kişi ise "sakıncalı" olduğu iddiasıyla işinden edildi.

Kültür ve sanat hayatının da hedef alındığı 12 Eylül'de, yaklaşık bin film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.

Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Darbeciler hakkında dava

Darbeci generallerin belirlediği danışma meclisinin hazırladığı anayasa, 1982'de "güdümlü" referandumla yüzde 92'lik evet oyu aldı.

Evren ve diğer darbeciler, darbe anayasasına dahil ettikleri "geçici 15. madde" ile ömür boyu dokunulmazlık hakkı kazanarak olası bir yargılanmaya karşı önlem aldı.

Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Ancak "Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanamayacağına" dair geçici 15. madde, 12 Eylül 2010'daki referandumla Anayasa'dan çıkarıldı. Böylece darbecilerin yargılanmasının önü açıldı.

Referandumdan bir gün sonra Türkiye'nin dört bir tarafından darbenin sorumluları ile bu kişilerin emir ve talimatlarını uygulayanlar hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

O dönem hayatta olan Evren ile Şahinkaya hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma açıldı.Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Evren ve Şahinkaya hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince 10 Ocak 2012'de kabul edildi.

İki darbeci, "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek" ile suçlandı.

Sağlık gerekçesiyle duruşmalara katılmayan Evren ve Şahinkaya, video konferans aracılığıyla yaptıkları savunmalarında suçlamaları kabul etmedi, kurucu iktidar olduklarını, mevcut mahkemelerin kendilerini yargılayamayacağı iddiasını savundu.

Yargılamanın devam ettiği dönemde Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi yasayla kapatılınca dosya Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine devredildi.

Mahkeme, 18 Haziran 2014'te Evren ve Şahinkaya'yı, 1979'da verdikleri muhtırayla "anayasa ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs", 1980'deki darbeyle de "anayasayı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM'yi ıskat ve cebren men" suçunu işledikleri gerekçesiyle "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasına çarptırdı.

Mahkeme, takdiri indirimle bu cezayı "müebbet hapse" çevirdi.Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Ayrıca 2 darbecinin rütbelerinin sökülmesi için Askeri Ceza Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanmasına karar verildi.

Hükmün ardından sanık avukatları, kararı temyiz etti. Dosya Yargıtay'dayken Evren 10 Mayıs 2015'te 98 yaşında, Şahinkaya ise 9 Temmuz 2015'te 90 yaşında öldü.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi temyiz incelemesinde, sanıkların ölümleri nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.

Dosyayı yeniden gören ilk dereceli mahkeme, karara uyarak düşme kararı verdi ve dosya tekrar ceza dairesine gönderildi.

Daire, yerel mahkemenin kararını bu kez de usul yönünden bozdu.

Bozma kararında, yerel mahkemenin gerekçesinde lehe olan kanunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri olduğu belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında karışıklığa neden olunmasının kanuna aykırı olduğu belirtildi.Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Ceza dairesinin bozma kararına uyan mahkeme, Evren ve Şahinkaya hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle "ortadan kaldırılmasına" hükmetti.

Ceza dairesinin sanıklar hakkındaki hükmü usul yönünden bozmasının ardından 12 Mayıs 2019'da yeniden yargılama yapan ilk dereceli mahkeme, bu kez Evren ile Şahinkaya hakkında "kamu davasının ortadan kaldırılmasına" karar verdi.

Ayrıca Evren ve Şahinkaya'nın mal varlıklarına el konulması ve sanıkların TSK'dan çıkarılmasıyla rütbelerinin geri alınmasına "yer olmadığına" hükmedildi.

Ulucanlar Cezaevi'nin eski müdürü 42 yıl sonra hafızasından silinmeyen idam günlerini anlattı

12 Eylül 1980 darbesi sonrası ilk idamların gerçekleştiği Ulucanlar Cezaevi’nin müdürü olan Vehbi Camgöz, 42 yıldır hafızasından silinmeyen o günleri anlattı. Camgöz, “O üzüntüyle 1 hafta boyunca ne yemek yiyebildim ne de uyku uyuyabildim. Sarhoş gibi gezdim. Benim hayatımı çok etkiledi” dedi.Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

Bolu'nun Gerede ilçesinde İmamhatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra memurluk hayatına Keskin Cezaevi'nde müdür olarak başlayan Vehbi Camgöz, 1 Ocak 1980'de dönemin en çok konuşulan ve ilk idamların yaşandığı Ulucanlar Cezaevi'ne tayin edildi. Mustafa Pehlivanaoğlu, Necdet Adalı ve Erdal Eren'in idam edildiği dönemde Ulucanlar Cezaevi'nde müdür olan ve idamlarına şahitlik eden Camgöz, aradan geçen 42 yıla rağmen hafızasından silinmeyen o günleri üzüntüyle anlattı. Ayrıca Camgöz, yaşanılanların gelecek nesillere de doğru bir şekilde aktarılabilmesi için “İdamlar ve Olayların Gölgesinde Ulucanlar” isimli kitabı yazdı.

“Adalı slogan atarak, Pehlivanoğlu Kelime-i şehadet getirerek gitti”

İdamlara ilk şahitlik ettiği isimler Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu'yla ilgili o anları anlatan Vehbi Camgöz, “1 Ocak 1980 tarihinde Ulucanlar'a başladım. Ulucanlar'da çalışırken 12 Eylül 1980 darbesi oldu. Darbe sonrası yaşanan olayların içerisindeydim. İdamlar başladı. İlk idamlar Ulucanlar'da oldu. Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu. Necdet Adalı sol görüşlüydü. Mustafa Pehlivanoğlu da ülkücüydü. Onları bir gecede astık. Necdet Adalı idam sehpasında slogan atarak gitti. Aynı gece astığımız Mustafa Pehlivanoğlu da gördüğüm kadarıyla hiçbir şeyden haberi olmayan, saf temiz çocuktu. Ben bir şeye karışmadım diye yemin ediyordu. Kelime-i Şehadet getirerek gitti. Bunlar 21-22 yaşında gençlerdi. Ben o güne kadar amansız bir idam taraftarıydım. İpini ben çekerim diyordum. O gece yaşadıklarımdan sonra sistemi de sorguladım. O günden sonra amansız bir idam karşıtıyım. İdam cezası yasalarımızda olsa bile bugünkü anlayışla yargılasak bu adamların hiçbiri asılmazdı” dedi.Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

“Erdal Eren'in yaşı küçük değildi”

Erdal Eren'in yaşı üzerinde yapılan tartışmayla ilgili Eren'in ceza aldığında 18 yaşını bitirdiğini ifade eden Camgöz, “Pehlivanoğlu ve Adalı'dan 1.5 ay sonra da Erdal Eren'i astık. Yaşı küçük değildi. Erdal Eren'in annesi öğretmendi. Hastanede doğmuş. Doğum belgesi hazırlanmış. Cezayı aldığında 18 yaşını bitirmiş ama 18 olsa ne yazar 22 olsa ne yazar. Genç çocuklar bunlar. O nesli harcadık gitti. Ben önceden çok ağlamak nedir bilmezdim. Kolay kolay ağlamazdım. Çok duygulandım. O duygu yüklü anla 1 saat ağladım. Kolay değil. Senin yaşında insan sağlam geliyor, 15 dakika sonra tabuta koyarak çıkarıyorsun. Bundan etkilenmemek mümkün değil. Şu yada bu görüştendi hiçbir değeri kalmıyor. O üzüntüyle 1 hafta boyunca ne yemek yiyebildim ne de uyku uyuyabildim. Sarhoş gibi gezdim. Benim hayatımı çok etkiledi” diye konuştu.

“Normal bir yargılama olsa asılmazlardı”

Türkiye'de idam edilenlerin normal bir yargılama olsa asılmayacaklarını söyleyen Vehbi Camgöz, “İdam ettiklerimizi 2 gün sonra kahraman ilan ediyoruz. Menderes'ler normal bir yargılama ile yargılansalardı böyle mi olurdu? İstiklal Mahkemesi'nde yargılanıp asılanlar normal bir yargılanmaya yargılansalar böyle mi olurdu? 12 Eylül'dekiler böyle mi olurdu? Normal bir hapis cezasında telafisi mümkün. Ama idam ettikten sonra telafisi yok ki. Kusura bakma yanlış asmışız demenin kimseye bir faydası yok” ifadelerini kullandı.Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

“O anları yaşamak çok kötü bir şey”

İdamları izlemek zorunda kaldığı için fenalaştığını anlatan Camgöz, “3 idamda da eks olması 13 ila 17 dakika arasında sürüyor. Tutanağa imza atmak için o süreyi seyretmek zorundasın. Hayatımın en zor dönemiydi. Baba yiğit adamdım. Yanımda adam kesseler umursamam derdim ama onu seyretmek gerçekten de fecaat bir durumdu. Fenalaştım. Ağrı kesici almak zorunda kaldım. İnşallah bizden sonra da kimse yaşamaz. O anları yaşamak çok kötü bir şey. Canın istiyor ki, “Bırakın. Böyle ceza mı olur? Alayım şunu buradan” diyorsun. Ama yetkin yok. Yapamıyorsun. Ondan sonra için içini yiyor” şeklinde konuştu.

Camgöz, idamların bir kez daha yaşanmamasını istediğini belirterek, “Temennim bir daha ne 12 Eylül'ler olsun. Ne herhangi bir darbe, darbe teşebbüsü, muhtıra olmasın. Bu memlekette idam olmasın” dedi.Demokrasinin kara lekesi 12 Eylül darbesinin üzerinden 41 yıl geçti

12 Eyl 2022 - 11:49 - Gündem

Son bir ayda karamandan.com sitesinde 1.262.457 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Pınarbaşı Köyü Fırsat Tarla

PINARBAŞI AĞALAN MEVKİİ VERİMLİ TARLA Pınarbaşı köyü Ağalan mevkiinde, köye 500 metre uzaklıkta, Yol kenarında verimli tarla. 16.706 metrekare (6.7 dö...

SEMİH ORAN

SATILIK 125'LİK MOTOR

Bisan fks 125 lik2016 model7 bin km deGaraj motoruİletişim 05425427786

Personel Alınacak!

Karaman'ın hızla büyüyen firması Şimşek Oto Yıkama, bünyesinde çalıştırmak üzere bay personel arıyor. Karaman'da oto yıkama da hızla büyüyen Şimşek O...

Yurtsever Şirketler Grubunda çalıştırılmak üzere eleman aranıyor.

Karaman'da Yurtsever Şirketler Grubunda akaryakıt satış görevlisi ve market satış görevlisi bay - bayan çalışma arkadaşları aranıyor. Müracaatların ş...

ANKARA'DA ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE PERSONEL ARANIYOR

Yeni açılan Ankara Fabrikamızda aşağıdaki özelliklerde görevlendirilmek üzere çalışma arkadaşları arıyoruz. Aranan Pozisyonlar: Makine İmalat Usta...

Karaman Merkezde Satılık Bağ

KARAMAN MERKEZ MORCALI'DA MÜSTAKİL PARSEL 8.450 M2 BAĞ HOBİ BAHÇESİ, ARICILIK, ÜZÜMCÜLÜK İÇİN UYGUN. YOLA VE KÖYE YAKIN. FİYAT 300.000 TL

0(539) 793 73 71 CEMİL DÜZ

Karaman Merkeze Yakın Satılık Hobi Bahçesi

Karaman'ın merkeze 8 kilometre mesafede bulunan 326 metrekare, çevresi çevrili ve yol su sıkıntısı olmayan hobi bahçesi, toplamda 652 m2'lik iki adet...

+90 541 221 88 80

Teknoland Makine Kaynak operatörü/ Kaynakçı aranıyor

Kaynak operatörü/ Kaynakçı aranıyor Argon (TIG) kaynağında deneyimli Paslanmaz kaynağında bilgi ve yetkinliğe sahip Tercihen teknik resim okuyabi...

Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi