Foto galeri

Karamandan.com

Karamandan.com

 
 
Tarih : 22 Eylül 2019  -  Saat : 00:38:08   Görüntülenme: 3310

Belgrad’ı kuşattık işte gördüklerimiz


Kanuni Sultan Süleyman'ın ölüm yıldönümünde onun fethettiği ve 300 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalan Belgrad’daydık. Yaşadıklarımızı siz okurlarımızla paylaşmak istedik.

İstanbul ve Atina’dan sonra en eski Avrupa şehri olarak bilinen Belgrad, Sırbistan'ın başkenti ve en büyük şehri. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği platoda yer almakta olup 1,65 milyondan fazla metropolitan nüfusuyla Güneydoğu Avrupa'nın en büyük şehirlerinden biri olan kentin adı Beyaz Şehir anlamına geliyor. 

Avrupa’nın en eski başkentlerinden Belgrad, her yaştan insanın, her saatte sokakları şenlendirdiği, yüksek enerjili bir şehir. Yemyeşil parkları, hareketli geceleri, birbirinden şık restoranları ve vizesiz seyahat avantajı ile son yıllarda Türk gezginlerin önemli tatil rotalarından birine dönüşen Belgrad hakkında detaylı bilgileri sizlere aktaracağız.

İşin başında insanlarının çok soğuk olduğunu söyleyelim. Gittiğinizde esnafı dahil yüzünüze bakmazlarsa şaşırmayın. Sırpların karakteristik özelliği bu. Ya da Türklere karşı böyle olabilirler. Neticede mazi hala hafızalarında tazeliğini koruyor olsa gerek.

Buzdolabı gibi soğuk insanların yaşadığı Belgrad şehrinin bu denli dinç, yüksek enerjili ve bitmek bilmeyen sokak hayatına sahip olması enteresan aslında. 

Şehri gezmeye başlayalım. Belgrad’ın Stari Grad (Eskişehir) denilen tarihi bölgesindeyiz.



Hemen her buldukları yerde dans eden insanlara rastlamak mümkün.


Cumhuriyet Meydanı 
Şehrin ana meydanı görevi gören Cumhuriyet Meydanı (Trg Republike Beograd), Belgradlıların buluşmak için en çok kullandıkları yer. 1869’da inşa edilen Ulusal Tiyatro Binası ve Ulusal Müze ile 1882’de yapılan Prens Mihailo Anıtı’nın yer aldığı meydanda pek çok etkinlik düzenleniyor. 

Burası şehrin kalbi konumunda. Her akşam farklı etkinliklere sahne olan meydan 24 saat insanlarla dolu. Bu meydanda gezerken verilen bir klasik müzik konserine rastladık. İşte o görüntüler.



 

İstanbul Kapısı
Bir zamanlar Belgrad Hisarının ana girişi meşhur Stambol Kapısı. İstanbul Kapısı, Belgrad Kalesinde, İstanbul'a uzanan yoldan sonra bu adı almış. Kalenin Güneydoğu Bölgesi'nin ana kapılarından birisi olan İstanbul Kapısı 1750 yılında inşa edilmiş.

Kalemegdan
Fatih Sultan Mehmet’in çok isteyip fethedemediği fakat torununun oğlu Kanuni Sultan Süleyman’a nasip olan Belgrad Kalesi. Sava Nehrinin Danube’ye bağlandığı noktada, tepede yer alan Kalemegdan (Belgrad Kalesi) Romalılar tarafından birinci yüzyılın sonlarında yapılmış. Döneminde ele geçirilmesi en zor kalelerden biri olarak tasarlanmış. Yüzyıllar süren kuşatmalar, savaşlar ve fetihler sonucunda sayısız kez yıkılmış ve her seferinde yeniden inşa edilmiş. Şu anki görüntüsü ise 18. yüzyıldan kalma. Burası Belgrad gezilecek yerler listesindeki en önemli yer.



5000 boru 1000 davul ve 10 binlerce yeniçeri
Tam bu noktada bir anekdot aktaralım. Yukarıdaki videoda çalan mehter marşının hikâyesi. 1608 yılında Belgrad Kalesinin Kuşatılması sırasında mehteranın çaldığı müzik geçtiğimiz yıllarda Macar müzik grubu Keskes tarafından yeniden çalındı. Mehteranın kuşatma sırasında düşmana korku salmak için binlerce davullar, borazanlar ile çalınan bu müzik, kale içerisindeki düşmanın sinirlerini bozmuş ve kaleyi teslim etmek zorunda bırakmıştı. 

Tabi bu ilk fetih değildi. Belgradın ilk fethi Kanuni tarafından yapılmıştı. 18 Mayıs 1521 tarihinde Belgrad üzerine sefere çıkan Süleyman'ın önderliğindeki Osmanlı Ordusu, Temmuz ayında şehri kuşatma altına aldı. Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa'nın komutasındaki ordu, bir ay kadar süren kuşatma sonrasında şehri ele geçirdi.

Sokullu Çeşmesi
Burada, Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın 1578’de yaptırdığı bir de çeşme bulunuyor. Çeşmeyi arkanızda bırakıp biraz daha ilerleyince, gözleriniz muhteşem bir şehir manzarasıyla ve yeşille şenleniyor. Tabii ruhunuz da. 

Defterdar Kapısı
1741 yılında Defterdar Kapıcıbaşı Mustafa Paşa tarafından yapılan tarihi kapı.

Damat Ali Paşa Türbesi 
Tuna ve Sava nehirlerinin buluştuğu noktada yükselen bir tepede yer alan Belgrad Kalesi’nde bir çok Osmanlı’dan kalan eser ve parklar bulunuyor. Belgrad Kalesi’ne (Kalemegdan) giriş çıkışı sağlayan Stambol Kapija (İstanbul Kapısı)’ndan girildiğinde saat kulesini geçince ‘’Mora Fatihi’ olarak bilinen Damat Ali Paşa Türbesi bulunuyor. 

Damat Ali Paşa 1716 yılında Petrovaradin muharebesinde Avusturya ordusuna karşı şehit düşüyor ve ardından bu topraklara defnedilmiş. 

Knez Mihailova Caddesi
Bizim İsmetpaşa Caddesi kadar olmasa da  Knez Mihailova Caddesi, Belgrad’ın en ünlü ve hareketli caddesi. Güney Doğu Avrupa’nın en güzel yaya caddelerinden biri olarak Belgradlıların buluşma noktası. Şehrin büyük caddelerinden Terazije’den Kalemegdan Parkına ve kaleye en kısa yol olduğundan 850 metrelik caddede her gün binlerce insan dolaşıyor. İsmini modern Sırbistan’ın en aydın devlet büyüğü ve Prens Milos’un en genç oğlundan almış. Caddedeki yapıların çoğu on dokuzuncu yüzyıl tarihli. 

Nikola Tesla Müzesi
Sırp mucit, bilim adamı ve elektrik mühendisi Nikola Tesla, elektrik ve manyetizm alanında devrim niteliğinde buluşlara imza atmış bir deha. Alternatif akımın, üç fazlı güç aktarımının, endüksiyon motorunun, yüksek frekanslı güç jeneratörleri ile MR cihazlarının, robot teknolojisinin, kablosuz iletişimin ve uzaktan kumanda teknolojisinin mucidi ya da birçoğunun ilk adımlarını atmış bir bilim insanı.

1943’te Amerika Yüksek Mahkemesi, radyonun icadını da onun yaptığı konusunda karara vardı. Nikola Tesla Müzesi’nde ise şahsi mirasları, bilimsel notları ve küllerinin bulunduğu vazo bulunuyor. Önceden kayıt yaptırarak Tesla deneylerinin gösterimlerinin izlenebileceği müzenin giriş ücreti 200 Dinar.

Aziz Sava Katedrali
Aşağıda fotoğrafını gördüğünüz ilk bakışca camileri andıran yapı Aziz Sava Katedrali.

Sırbistan’ın ilk başpiskoposu olan St. Sava’nın adına yapılan Aziz Sava Katedrali (Hram svetog Save), azizin yakılan bedeninin bulunduğu yere yapılmış.

Ülkenin en büyük Sırp Ortodoks kilisesi. Mimari olarak cami gibi görünen Sava Katedrali Sırplar’ın en büyük dini tapınağı.

Bu tapınak Sırpların çok önem verdiği bir mabed.

Dışı camiyi andırsa da içine girdiğinizde altın varaklı capcanlı hristiyan kültürüne ait resimlerle bezenmiş olduğunu görürsünüz.

Belgrad’ın bohem sokağı Skadarlija
Skadarlija Bölgesi, Belgrad’ın bohem köşesi. Bir zamanlar izbe meyhanelerin olduğu yıkık dökük yer sanatçıların ilgi görmesiyle yıldızı parlamış.

Bizdeki Alaçatı gibi hızla dönüşerek şehrin en nezih, en çekici bölgelerinden biri halini almış. Trafiğe kapalı, döküm demirden balkonlardan, teraslarından saksıların, çiçeklerin sarktığı evler şimdilerde turistleri ağırlıyor.

“Kafana” denilen, sokağın en eski restoranlarından hangisine girseniz gerek atmosferi, gerek sundukları lezzeti gerekse de canlı müzikleriyle insanı baştan çıkarak mekânlar. Burada yöresel şarkıları da dinleyebilirsiniz.

Belgrad yeme ve içme
Belgrad ‘da tüm eski Yugoslav ülkelerinde meşhur olan ćevapčići ya da ćevapi yemeği, doğranmış dana etinin parmak kalınlığında buzlara sarılıp ızgarada pişirilerek, küp şeklinde kesilmiş soğanlarla servis ediliyor. Cevabi köftesi Bosna Hersek’de de çok meşhurdur. Özellikle et yemeklerinin ağırlıkta olduğu Sırp mutfağında, daha fazla lezzet için neredeyse tüm yemekler kajmak adı verilen, kaymak benzeri bir çeşit krema ile servis ediliyor.

Bayraklı Camii, Belgrad
Vaktiyle Belgrad’da bulunan 250 camiden biri Bayraklı cami. Bugün şehrin tek camisi olan Bayraklı Camii, Osmanlı devrinde bugün Sırbistan'ın başkenti olan Belgrad'da inşa edilen cami. Cami 1575 yılı civarında yapılmıştır. Bayraklı Camiinin kim tarafından ve hangi tarihte inşa edildiği tam olarak bilinmemektedir.

Camide Sırpça hutbe okunuyor.

Aziz Mark Kilisesi
Sırbistan'da bir ortodoks kilisesi. Aziz Mark Kilisesi Sırbistan'ın başkenti Belgrad'ın Tašmajdan Parkı'nda bulunan bir Sırp-Ortodoks kilisesi.

Sırbistan Ulusal Meclisi'ne yakın bir konumda bulunan kilise Krstić kardeşler tarafından Bizans mimarisinin canlandırılması şeklinde tasarlanmış ve 1940'ta bitirilmiştir.



Kilisede bir nikah törenine şahit olduk



Bizde olduğu gibi düğünlerde müzisyenler bahşiş peşinde koşuyor ama burada gelinin ağabeyi bahşiş vermemekte kararlı.



Tuna ve Sava Nehirleri burada birleşiyor
Kalemegdan’ı eşsiz yapan özelliği, Tuna ve Sava Nehri’nin kesiştiği noktada yer almasıydı. Bu iki nehrin vuslat manzarasını izleyebilmek, çok özel ve çok güzel hislere kaptırıp götürüyor.

Görkemli tarzı ise, geçmişteki Osmanlı egemenliğini net bir şekilde hissettiriyor.

Sırbistan Ulusal Meclisi Binası
Ulusal Meclis Binası, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'ın Nikola Pašić Meydanı'nda bulunan ve Sırbistan Ulusal Meclisi'ne evsahipliği yapan yapı.

Temeli 1907'de I. Petar tarafından atılan yapı 1936 yılında bitirilmiştir.

Gezilerimizi aktarmaya devam edeceğiz. 

Belgrad şehrinde gezilecek yerler
Belgrad’ı kuşattık işte gördüklerimiz Kanuni Sultan Süleyman'ın ölüm yıldönümünde onun fethettiği ve 300 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalan Belgrad’daydık.