-

Büyükkarapınar Köyü

Büyükkarapınar Köyü, Karaman'ın Başyayla ilçesinin güneyinde yer alır ve Başyayla Merkezine 8 kilometre uzaklıktadır. Köy, kuzeyinde Üzümlü köyü, güne...

mask

Büyükkarapınar Köyü, Karaman'ın Başyayla ilçesinin güneyinde yer alır ve Başyayla Merkezine 8 kilometre uzaklıktadır. Köy, kuzeyinde Üzümlü köyü, güneyinde Sarıveliler Uğurlu ve Çevrekavak köyleri, batısında Sarıveliler ve Adiller mahallesi, doğusunda Ermenek Elmayurdu köyü ile çevrelenmiştir.

Büyükkarapınar Köyü

Köy, yüksek dağlar ve ormanlarla çevrili bir vadide kurulmuştur. Adı hiç değişmemiş nadir köylerden biridir. Büyükkarapınar köyünde yaşam, insanlık tarihi kadar eskilere dayanmaktadır.

Çukurda, Uzunalan’da ve Soğukpınar'ın üstündeki mağaralarda bulunan izler, mağara devri yaşantısının izleridir. Bunlara, Karayaprak sırtlarındaki Omar'ın pencereli mağarasını da ekleyebiliriz. Ne yazık ki, heyelan nedeniyle Omar'ın mağarasının yüksekliği insanların artık ulaşamayacağı bir seviyede kalmıştır.

Büyükkarapınar vadisi büyük bir heyelan alanıdır. Son zamanlardaki ağaçlandırmalar, kısmen erozyonu ve heyelanları önlemiştir. Taşeli bölgesi ve köyümüzde olduğu gibi, tüm Anadolu'da Hititler döneminden izler bulunmaktadır (M.Ö. 1900-700). Ancak, asıl izler Roma dönemini göstermektedir. 395 yılında Roma İmparatorluğunun Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasının ardından, bilindiği gibi Anadolu toprakları Doğu Roma (daha sonra Bizans İmparatorluğu) sınırları içinde kalmıştır.

Büyükkarapınar Köyü

Yöremizde, İzvit'te (Yukarı ve Aşağı Çağlar'da), Başyayla merkezinde ve mahallelerinde, Dindebol (Katranlı) sınırları içinde, Güneyurt'ta, Elmayurdu'nda, Uğurlu'da, Göktepe'de Roma Dönemi ve sonrasında Bizans Dönemi'ne ait birçok kalıntı, antik yerleşim ve sığınak bulunmaktadır. Taşeli bölgesi, tarih boyunca güçlü kavimlerden kaçan insanlar için bir sığınak ve barınma alanı olmuştur.

Tehlikeli güçlerden gelen Konya ve Karaman'dan ovalardan korunmak için doğal korunma alanları olan Taşeli dağlarına, aynı şekilde Anamur, Silifke ve Alanya'dan gelen deniz güçlerinden korunmak için iç kesimlere kaçarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Taşeli bölgesi, İlk ve Orta Çağlarda insanların güvence altına aldıkları yaşam alanları olarak bilinir.

Turk tarihinde, kanun kaçkını insanlar için sığınak yerleri olan dağlar ve mağaralar uzun bir süredir var olmuştur. Bu bölgeler, Hristiyanlık henüz Roma İmparatorluğu tarafından resmi din olarak kabul edilmeden önce İsa'ya inananlar tarafından güvenli yaşam alanları olarak tercih edilmiştir. Buna benzer olarak, Göreme Yöresi de dikkat çeken yerleşim alanlarından biridir.

Zenonopolis ise yerleşik yaşam için önemli bir merkez olarak bilinir. Ayrıca Elmayurdu olarak da adlandırılır. Zenonopolis’in en eski bilinen bölgeleri, tarafımın yürüttüğü çalışmalara göre Örene, Köytarlası (Hacıbeğe yeri), Aşağı Kozbaşı, Uzunalan ve Soğukpınar bölgesi olarak, mezarlık olarak da Köy Arığı'na bağlı Çukur'un üst kısımlarıdır. Yakın zamana kadar bu yerlerin Elmayurdu köylülerine ait olduğu bilinmekteydi. Tarla ve bahçe çalışanları, bu döneme ait toprakları işlerken bu bölgelerde çeşitli kalıntılar ve buluntularla karşılaşmışlardır. Bizim köyümüz ve çevre köyler ile Taşeli bölgesi de benzer olayları yaşamıştır.

Büyükkarapınar Köyü

Bizim köyün farkı, Zenon'un İstanbul'da taht kavgaları nedeniyle imparator Leon'un kendisini yardıma çağırmasıdır. Bizim köylü (o zamanlar kentli olanlar), Zenon'a eşlik eden büyük bir orduyla İstanbul'a gelerek Leon'un tahtını kurtarmıştır. Daha sonra Bizans İmparatoru olmuştur. Ancak, Zenon köylü bir kökeni olduğu için küçümsenmiş ve devrilmiştir. Sonrasında Taşeli'ne geri dönerek güçlenmiş ve yeni bir orduyla İstanbul'a tekrar gelmiştir.

Zenon'un hükümdarlık dönemi, 474-475 ve 476-491 yıllarıdır. Bu süre zarfında, Zenon doğum yeri olan İsauria Dekapolis'teki şehirlere su kanalları ve kervan yolları inşa etmiş ve güvenliği sağlamıştır. Ancak burada dikkat çekmek istediğimiz nokta, Osmanlı döneminde Sarı Kilise olarak bilinen Aziz Sokrates Kilisesi'dir.

Aziz Sokrates, ikinci derecede bir azizdir. Kilise, Kisse olarak adlandırdığımız tepeye inşa edilmiştir ve burada yıpranan su kanalları, Zenon'un emriyle Beypınarı'ndan getirilen suyla onarılmıştır. Zenon'un adı bu kiliseyle özdeşleşmiştir. Aziz Sokrates Kilisesi'nin yapım tarihi belirsizdir, ancak Karaman Kardağ'daki ve Silifke'deki kiliselerle eşdeğer bir kilisedir. Kilise stratejik bir konumda bulunmaktadır. Tehlikelere karşı korunaklı bir tepede yer alır ve yanında sığınak olarak kullanılabilecek bir orman ve doğal mağaralar bulunur. Yakınında ormanlık bir alan bulunması, kış aylarında yakıt sağlamak için önemli bir avantajdır.

Büyükkarapınar Köyü

Kilise çevreye hâkim bir tepe üzerinde yer almaktadır ve rakımı yaklaşık 1700 metredir. Kilise ile Beypınarı arasında deveboynuna benzeyen Mezarlık Gediği adı verilen bir boğaz bulunur ve burada yaklaşık 100 metrelik bir düşüş yaşanır. Suyun kiliseye ulaşması için birleşik kaplar sistemi kullanılmıştır. Bu, zor bir teknik gerektiren zorlu bir çalışmadır.

İmparator Zenon, bu su yolunu tamir ettirerek tarihe iz bırakmıştır. Bu hizmeti şükranla karşılanan Zenon için Hristiyanlar tarafından bir taş üzerine yazı yazılmıştır. 1900'lerde bu taş, bilim adamları tarafından keşfedilmiş ve Polonya'ya götürülmüştür. Bilim insanlarının bölgede araştırma yapmasının temelinde bu yazıt bulunmaktadır. Daha fazla ayrıntı için "Köyüm Büyükarapınar" kitabına başvurabilirsiniz.

Defineciler genellikle Aziz Sokrates Kilisesi'nin temellerini bulmak amacıyla yağmalayarak büyük zararlar vermişlerdir. Bu yağmalama sonucunda kilisenin kalıntıları arasında tek kalan kemer, Yayla turizmi için güçlü bir reklam unsuru olmuştur. Bu tarihi mirası koruyarak gelecek nesillere bırakmak, Karapınar halkının tarihimize olan sorumluluğudur. Patika yollar boyunca korunarak günümüze kadar ulaşan döşeme taşları, Bizans dönemine ait izler taşımaktadır.

Bizans ve Selçuklular dönemlerinde köyümüz henüz kurulmamıştı. Aslında, mevcut köyümüz daha sonra Elmayurdu (İznebol) topraklarına dahil edilmiştir. Bu anlattığımız tarih genel anlamda Taşeli Yöresi ve özel olarak da Elmayurdu'nun ortak tarihinden ibarettir.

İmparator Zenon'un Büyükkarapınarlı olduğu, 2009 yılında NTV Tarih ve 2010 yılında Tarih Vakfı dergisi tarafından yapılan bilimsel yayınlarla belgelenmiştir. Ben, 2010 yılına kadar Beypınarı'nın tarihi bir öyküye sahne olacağını bilmiyordum. Ancak, belgeleri ve öyküleri yan yana koyunca, bu su kaynağının yakınındaki bir kiliseye nasıl su sağladığını öğrendim.

Olay şu şekilde gerçekleşir: Akpınar (Akmuğar) tarafından gelen kervan yolu, Mezarlık Gediği'nden geçer. Şu anda motorlu taşıtlar için Ardıçyüzü'nden yeni bir yol yapılarak yaylaya ulaşılabilir.

Bu yol, Oluklu'da eski kervan yoluna bağlanarak Mezarlık Gediği'ni aşar ve doğrudan İnöğü olarak adlandırılan yerden Tuzluk, Elmayurdu ve Tepebaşı yaylalarından Alanya yönüne gider. İşte Mezarlık Gediği'nin Ladinlik tarafında, 1700 rakamlı bir tepeden bakıldığında bir kemer görülür. Bu kemer zaman içinde yıkılan bir kilisenin bir parçasıdır. Kilise, tapu kayıtlarında 1900'lerde Sarıkilise olarak geçmektedir.

Muhtemelen MS. Dördüncü yüzyılda gizli yayılma döneminde inşa edilmiştir. Yerleşim yeri olarak seçilen konum, uzaktan gelebilecek tehlikeleri görmek için oldukça elverişlidir.

Yakınında, doğu kesiminde bir ormanlık alan bulunmaktadır. Bu bölge, ormanlık alan ve batısındaki dağlık bölgenin derinlikleriyle çevrilidir, böylece onları saklamak ve korumak için ideal bir yer sunar.

Temel ihtiyaçları olan yiyecek, içecek ve giyim gibi şeyler canlılar için hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, kilisede yaşayanlar su ihtiyaçlarını Beypınarı'ndan çıkarttıkları borularla karşılamışlardır.

Mezarlık Gediği'ndeki alçak bölümü birleşik kaplar sistemini kullanarak aşmışlardır. Ancak bazen suyun akışı kesilebilir ve kiliseye ulaşamayabilir. İşte tam da bu noktada, İmparator Zenon döneminde su yolunun tamir edilerek kiliseye su sağlandığı bilinmektedir (488 yılında). Bu bilgiyi nasıl bildiğimizi soracak olursanız, şu anda Polonya Müzesi'nde bulunan bir yazıttan anlamaktayız.

Yazıtta şu ifadelere yer verilmektedir: "Parlak Zenonopolis kentinin inançlı piskoposu Firminianos lavus Longinus, konsüllük görevinden sonra Aziz Sokrets'in su yolunu tamamen yeniden inşa ettirmiştir. Su, şehit olan kahramanın şubat ayındaki çeşmeli havlusuna akmıştır..." Büyükkarapınar köyü, 1450 tarihinde Karamanoğlu Beyliği tarafından, Hristiyan ve Ermeni toplumunu kontrol altına almak için komutan Mehmet Bey ve bir grup asker gönderilerek kurulmuştur. İslam Koyağı olarak adlandırılan bölgede yapılan savaşta komutan ve sancak çavuşu şehit düşmüştür. Bu boş olan alana, şu an köyümüzün bulunduğu yere, sancak çavuşunun mezarıyla birlikte türbeler yapılmıştır. Bugün hala köy içerisindeki türbe bölgesindedir.

Karamanoğulları, şehit komutanın iki oğlunu çevredeki Elmayurdu (İznebol) ve Üzümlü (Davdas) köyleri arasında sahipsiz boş araziye yerleştirmiştir. Bu arazi sizin denilerek, komutanın iki oğlunun mezarları da babalarının yanındaki türbenin içine yapılmıştır.

Şu anda köyümüzde yaşayan nüfusun %90'ı, türbede yatan şehit komutanın soyundan gelen Karamanoğulları'ndandır. Karamanoğulları, türbede yatan şehit ve yeni yerleşen iki oğlu adına düzenli olarak iaşe kuru erzak verilmesini talep etmektedir. Cumartesi günleri verilen bu erzak, ihtiyaç sahiplerine yemek olarak dağıtılırdı.

Osmanlı Devleti, Karamanoğulları'nı kontrolü altına aldıktan sonra bu erzaklar Silifke mutasarrıfı Adana Sancağı adı altında verilmeye başlandı. Bu iaşe uygulaması 1875 yılına kadar devam etti. Köy, Karamanoğulları Beyliği'nin son döneminde kuruldu. Köylüler, komşu köylerin arazilerini satın alarak kendi arazilerini genişlettiler.

Kuruluşundan bu yana köye aralıklarla yerleşimler devam etti. Köyün ortasında, büyük bir pınar bulunmaktadır. Pınardan çıkan su, diğer sulara göre daha koyu renkte ve siyah (kara) taşlardan oluşan bir yerden çıktığı için köye "Büyükkarapınar" adı verildi. 1845 yılına ait bir deftere göre, 56 hanede 280 kişi yaşamaktadır.

Bu tarihte Büyükkarapınar "Karapınar" olarak kaydedilmiş, ancak Küçükkarapınar aynen yazılmıştır. Bu tarihte köydeki kişiler ve lakapları şunlardır: İmam oğlu Hüseyin, Mustafa oğlu..., Hacı Hasan oğlu Mustafa, Abdülkadir, Macit oğlu İsmail, Biraderi Süleyman, Diğer Biraderi Hasan, Kara Osman oğlu Abdullah, Abdulbaki oğlu Seydi, Mustafa oğlu Ömer, Yusuf oğlu Ahmed, Süleyman oğlu Abdulkerim, Yahya oğlu Ahmed, Kara Osman oğlu Mehmet, Ali ve Durmuş Ali, Gök Hüseyin oğlu Mehmed, Osman oğlu Mehmed, Biraderi Durmuş Ali, Kara... oğlu Hüseyin ve biraderi Ali, Gök Hasan oğlu Mehmed, Dede oğlu Osman, Mehmed Çelebi oğlu Ali, ... oğlu Hasan, Hasan oğlu Mustafa, Molla oğlu Abdurrahman, Kara Hasan oğlu Mustafa, Veli oğlu Hasan ve Ahmet, Ömer oğlu Mahmud, İlyas oğlu Mehmed, Avcı Ali oğlu Süleyman, Hadimli oğlu Mehmed oğlu Mustafa, Abdulkerim oğlu Mustafa, Tapur Abdullah oğlu Abdullah, Halil oğlu Mustafa, Kiraz Ali oğlu İbrahim, Mahmud oğlu Süleyman, Mahmud oğlu Mustafa, ... oğlu Süleyman, Biraderi Mahmud, Koca oğlu Ali, Kara Hasan oğlu Topal Süleyman, ... Osman, Ömer oğlu İbrahim, Abdullah oğlu Mehmed, Demirci Mehmed oğlu Mustafa, Osman oğlu Mehmed, İmamoğlu Hüseyin, Abdullah oğlu Yusuf, Hacı Hasan Efendi oğlu Hüseyin Efendi, Mustafa oğlu Abdullah, Hüseyin oğlu Mehmed Kethüda, Ahmed oğlu Abdullah ve Mustafa oğlu Mehmed. Beypınarı, Büyükkarapınar Yaylası'nda bir su kaynağının adıdır.

Paşapınarı, Soğukpınar, Akpınar (Akumuğar), Kirazoğlu ve Oluklu gibi diğer su kaynaklarından farklı bir hikayeye sahiptir. Bu pınarın suyu bahar aylarında biraz artmakla birlikte, yaz kış aynı debide akar.

Dağın derinliklerinden süzülerek dağ eteğindeki tarlalara yakın bir noktadan çıkar. İnsanlar, diğer su kaynaklarında olduğu gibi bu pınarla da oynamışlardır, ancak kaynanın yerini değiştirerek orijinalliği bozulmamıştır çünkü kaynak, kayalık bir dağın dibinde bulunmaktadır. Sonradan dikilen meyve bahçelerini sulamak için betondan bir havuz yapılmıştır. Beypınarı, yaylamızdaki su kaynakları arasında en kaliteli içilebilir su kaynağı olarak bilinir.

Köyümüz Büyükkarapınar'da eskiden hububat, arpa, buğday, beyaz fasulye ve kuru üzüm üretilirdi. Üretilen ürünler, hayvan sırtında iki günlük bir yolculuktan sonra Karaman veya Alanya'da satılarak geçim sağlanırdı. 1962 yılında köyümüzün önde gelen kişilerinden bazıları meyve ağaçları dikmiştir. Bu kişileri takip eden köylüler, 10 yıl içinde araziyi meyve fidanlarıyla doldurmuşlardır.

Sonuç olarak, su sorunu ortaya çıkmış ve 1980 yılında devlete başvurularak köy içinde yeterli su sağlanması için elektrikli su pompaları kullanılarak sulama yapılmıştır. Şu anda köyümüzde 3 bin ton kaliteli ve lezzetli elma ile yaklaşık bin ton Salihli kirazı dahil olmak üzere birçok meyve türü üretilmektedir.

Elma ve kirazın büyük bir kısmı ihraç edilmektedir çünkü yollarımız bakımsız ve dar olduğu için büyük araçlar (tırlar) girememekte ve mahsul taşınmada zorluklar yaşanmaktadır. Köyde eski bağlık alanlar bulunmaktadır. Köyün hemen yanında Beybağı, arkasında Kumbağı, altındaki yamaçta Çakalbağı, biraz daha ileride Sarıoğlan Bağı, daha da ileride Büyükbağ, Elmayurdu yönünde Şambağı ve Yerbağ'ı bulunmaktadır.

Meyvecilik geliştikçe bağcılık önemini yitirmiştir. Köyümüz, Ermenek'e 27 km, Başyayla'ya 16 km uzaklıktadır. Köyün tarihi Karamanoğulları Beyliği'ne kadar uzanmaktadır. Köyümüzde ilk başlarda çiftçilik (tahıl ekimi) yapılıyordu. Son 40 yıldır ise ileri düzeyde meyvecilik yapılmaktadır. Taşeli platosunda en fazla elma ve kiraz üreten köy konumundayız.

Üretilen elma ve kiraz çok kaliteli olduğu için ihraç edilmektedir. Yılda tahmini 2500 ton elma üretilmektedir. Köyümüzün yaşam standardı yüksektir. Köyümüzde haftada bir gün (pazar) pazar kurulmaktadır. Okuma yazma oranı yüksektir. Köyümüzden birçok rütbeli asker, akademisyen, doktor, öğretmen ve memur çıkmıştır. Halen farklı üniversitelerde okuyan öğrencilerimiz bulunmaktadır.

10 Şub 2024 - 09:00 - Gündem

Son bir ayda karamandan.com sitesinde 1.181.553 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

01

_.zengen._ - Başka fotoğrafı yok muydu bu köyün yahu, 1 tane fotoğrafı birçok kez kullanmışsınız :(((

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 11:37



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi