- G:

Karaman Başyayla İlçesi

Karaman'ın en küçük ilçesi olarak nitelendirilebilir. Kasaba statüsüne 1967 yılında Tepebaşı (Halimiye-Betnam) nahiyesine bağlı olarak geçmiştir. 1990...

mask

Karaman'ın en küçük ilçesi olarak nitelendirilebilir. Kasaba statüsüne 1967 yılında Tepebaşı (Halimiye-Betnam) nahiyesine bağlı olarak geçmiştir. 1990 yılına kadar Ermenek ilçesine bağlı bir kasaba iken daha sonra ilçe unvanını almıştır. Geçim kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle büyük bir göç olgusuyla karşı karşıya kalmıştır. Tarihi zenginlikleri, doğal yürüyüş rotaları ve muhteşem manzarası ile çağıldayan dere kenarında ziyaretçilerini beklemektedir. Bölge, Karamanoğulları'nın ilk yerleşim birimlerinden biri olarak yer alır ve çevre ile kültürel etkileşimi sınırlı olması nedeniyle nadir korunmuş bir yerdir.

Karaman Başyayla İlçesi

Başyayla ilçesi, Orta Torosların güney yamaçlarında bulunan Taşeli platosunda yer almaktadır. İlçenin kuzeyinde Balcılar Kasabası, doğusunda ve güneyinde Ermenek, batısında ise Sarıveliler ilçeleri yer alır. İlçemiz, kuzeyi, kuzeybatısı ve batısıyla birdenbire yükselen doğal kale görünümüne sahip dağ silsileleriyle çevrilidir. Dağ silsilelerinin sonunda yer alan Düğünözü, Karamıklı, Çimen, İnceöz, Suluboğaz, Kışlaçayırı, Kuşu ve Güllüpınar yöreleri, Barçın Yaylası ve göçebe (Yörük) toplulukları tarafından yaylacılık faaliyetleri için kullanılmaktadır. Yüksek rakıma sahip olan Barçın Yaylası ve Yörük Pazarı mevkilerine yaz aylarında Mersin'in Anamur ilçesinden hayvancılıkla uğraşan Yörükler gelmektedir.

Karaman Başyayla İlçesi

Karaman iline bağlı Başyayla ilçesi, 36°75' kuzey enlemi ile 32°68' doğu boylamı arasında yer almaktadır. İlçenin ortalama deniz seviyesinden yüksekliği 1.400 metredir. İlçenin kuzeyinde Konya'ya bağlı Taşkent ilçesi, güneyinde Ermenek, batısında Sarıveliler ve doğusunda yine Ermenek ilçesi bulunmaktadır. İlçenin yüzölçümü 228,99 kilometrekaredir. Merkezi ve köylerinin arazilerinin çoğunluğu güneye eğimlidir. Orta Torosların güney yamaçlarında kurulu Başyayla ilçesi, Karaman iline karayoluyla 175 kilometre uzaklıktadır. Toplamda 102.130 dekar alana sahiptir. Derin vadiler ve kanyonlarıyla kendine özgü güzellikler sunar. Doğusunda bulunan Ermenek Baraj Gölü bu bölgeden tüm ihtişamıyla görülebilmektedir.

Karaman Başyayla İlçesi

İlçenin en yüksek bölgesi Merkez - Barcın Yaylası arasında bulunan ve 1800 metre yükseklikte olan Keben Dağı'dır. İlçenin güneyindeki vadide bulunan Kışla köyü ise 1000 metre rakıma sahiptir. Serper Köprüsü'nde ise rakım 800 metreye kadar düşmektedir.

Başyayla ilçesi, yüksek bir yayla karakteri sergileyerek adıyla özdeşleşmiştir. Kışları kar yağışlı ve soğuk, yaz aylarında ise sıcaklık mevsim normallerinin üzerinde seyretmektedir. İlçenin eğimli arazilere sahip güney kesiminde tarım faaliyetleri doğal yapıya uygun olarak yaygındır.

Karaman Başyayla İlçesi

İlçenin merkezi ve köylerinden Bozyaka ve Üzümlü zirveleri ormanlık dağ yamaçlarında vadi tabanına doğru inen arazilerde yer almaktadır. Kışla ve Büyükkarapınar köyleri ise düz, geniş ve verimli vadilerde kurulmuştur. İlçenin kuzeyi, doğusu ve batısı dağlarla çevrilidir. Güney yönünde ise Göksu Nehri'nin kolunun, Kurtlu Çay (İvzit Deresi) akarsuyunun aktığı bir vadi uzanır. İklim olarak tipik Akdeniz karakteri gösteren ilçe, yazları kuru ve sıcak, kışları ılıman ve kar yağışlı geçer.

Zeytin, incir, nar gibi ılıman iklimi seven meyveler Başyayla ilçesinde rahatlıkla yetiştirilebilir. Meyve ve bağ alanlarıyla kaplı ilçenin orman sahaları ladin, ardıç, sedir ve çam ağaçlarıyla kaplıdır.

Karaman Başyayla İlçesi

Başyayla ilçesi, Karaman'ın toplam alanının %2,60'ını ve Türkiye'nin %0,03'ünü kapsayan 22.899,6 hektarlık bir alana yayılmıştır. İlçenin toplam alanının %7,94'ü tarım arazilerine ayrılmış olup, bu oran Türkiye ve Karaman ortalamalarının oldukça altındadır. Büyük bir oran olan %32,57'lik kısmı çayır ve mera alanları için ayrılmıştır. Orman alanları ise toplam alanın %20,57'sini kapsamakta olup, bu da Karaman'daki toplam ormanlık alanın %2,93'ünü oluşturur. Artık tekerleğin değmediği yerler olarak adlandırılan Başyayla'da tekerlek kullanımı artmıştır.

Karaman Başyayla İlçesi

Başyayla'nın üst kısmında Papazlık Dağı adıyla bilinen bölge bulunur. Yörük pazarının yanında ise "Topraktepe" adında bir yükselti vardır. Erenler tarafında Sarıveliler yönünde Başyayla'ya ait bir yayla ile Balcılar Kasabası sınırındaki "Kuşu Taşı" da bulunmaktadır.

Başyayla'nın ana kaynak suları şunlardır: İlçenin kuzeybatı tarafında içme suyu olarak kullanılan "Söğütçük Suyu", tarım arazilerini sulamak için kullanılan "Karapınar, Tümtününgöl, Küçükgöl, Eğrik, Gökgöbet, Şefdeli Deresi ve Hisarönü suyu" doğal kaynaklardır. Kavaklı Belenden çıkan "Aksu" da tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan su kaynaklarından biridir. Yenimahalle ile Göztepe Mahallesi arasında bulunan "Tekneliç" kaynak suyu ise bu iki mahalledeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılır. Belediye tarafından 2007 yılında yapılan 750 tonluk havuz, suyun daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla inşa edilmiştir.

Karaman Başyayla İlçesi

"Deregözü" akarsuyu, ilkbahar aylarından itibaren coşkulu bir şekilde akan doğal güzelliğe başka bir güzellik katmaktadır. Başyayla Kaymakamlığı tarafından Deregözü Mevkii'nde inşa edilen orman parkı, doğaya uyumlu bir şekilde tüm güzelliklerin bir arada yaşanabileceği güzel bir mesire alanıdır. Başyayla'nın yaylalarındaki önemli kaynak suları arasında Hıdıroluğu, İmranoluğu, Hanönü Çeşmesi, Düğünözü Çeşmesi, Gökgeçi, Dibekli Çeşmesi, İnceöz Çeşmesi, Gaşoluk Çeşmesi, Deliktaş, Tozmuğar, Koyungöbedi, Söbüçimeni ve Sulueğrik yer almaktadır.

Başyayla 1967 yılında kasaba statüsüne sahip olmuş ve 1990 yılına kadar Ermenek'e bağlı bir kasaba olarak varlığını sürdürmüştür. 3644 Sayılı Kanun ile 9 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olarak ilan edilmiş ve Karaman'a bağlanmıştır. Tarihi açıdan Başyayla, M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bir konuma sahiptir. Ancak elimizdeki veriler yetersiz olduğundan, bu döneme ait tarihi hakkında yeterli bir bilgiye ulaşmak mümkün değildir. Ancak bölgedeki antik şehir kalıntılarının daha fazla incelenmesiyle bölge tarihi hakkında daha derinlemesine bilgilere ulaşılabilir. Bölgede, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar gibi medeniyetler hüküm sürmüştür.

Karaman Başyayla İlçesi

Toros Dağları'nın zirvesine yakın olan ilçemiz, en eski uygarlık dönemlerinden izler taşıyan bir bölgededir. Asur, Pers ve İyon uygarlıkları, bu bölgede hakimiyet kurmuş ve bölge halkından vergi almış ya da Akdeniz kıyılarında kurulan devletin koruyuculuğunu üstlenmiştir. M.Ö. 300 yıllarında İskender İmparatorluğu'nun merkezi Silifke olan devlet, Haplaka ve Arzava topraklarını (Bozkır, Hadim, Fariske ve Ermenek) ele geçirmiştir. Bu devlete Aristo Satrap liderlik etmektedir. Bölgede Küçük yerleşim merkezleri de kurulmuştur, bunlardan biri, İlçe Merkezi'ndeki Kiralıyayla (Lafsa) Mahallesi'nde Lauzados adıyla kurulmuştur. Daha sonra Bizans döneminde kurulan bu küçük merkezler, merkezi Ermenek'te bulunan ve "Germanicapolis" olarak bilinen on şehirlik bir devlette önemli bir konuma sahip olmuştur. Roma İmparatorluğu döneminde bölgeye (Taşeli Yöresi'ne) Kilikya adı verilmiştir. Başyayla ve köyleri, "Dağlık Kilikyalı" olarak adlandırılmıştır.

M.Ö. 64 yılında Başyayla bölgesinde yaşayan İzavriya'daki küçük kraliyet şehir devletleri, Romalılarla savaşarak bölgedeki hakimiyetlerini koruma çabası göstermiştir. İzavriya'da yaşayan halk, bağımsız yaşamayı ve başka bir devletin himayesi altında yaşamayı istemediği için uzun süre boyunca Romalılara karşı mücadele etmiştir. Pompeus'un komutanlarından biri olan Germanikus'un Roma eyaleti haline gelen İzavriya bölgesine adı verilmiştir.

M.Ö. 41 yıllarında Konya bölgesinde Hristiyanlık dininin yayılmasının etkili olduğu dönemde, Yahudiler havarilere baskı yaparak bölgeden uzaklaşmış ve daha güvenli olan Ermenek ve çevresindeki mağaralara sığınmıştır. Ermenek ve çevresinin dağlık ve tenha olması nedeniyle havariler, Hristiyanlığı rahatlıkla yayma imkânı bulmuştur. Özellikle İsauria bölgesinde yönetimin zayıf olması nedeniyle Hristiyanlık hızla yayılmıştır. Bölgede hala varlığını sürdüren kiliseler ve manastırlar bulunmaktadır. Roma ve Bizans dönemine ait eserler, Başyayla'nın kuzeyindeki Hisarönü mevkiinde, Akin, Küçük Akin, Büyük Akin, Aktepe, Kırkdirekinleri ve Büyükkarapınar Köyü'nün Kozbaşı mevki ile Kisse Ören yerlerinde bulunmaktadır. İlçenin halkının Orta Asya'dan göç eden Avşar Türkmenleri boyundan geldiği bilinmektedir.

Karaman Başyayla İlçesi

Karamanoğlu Mehmet Bey döneminde bu bölgeye yerleştirilen Türkmenler, arıcılık faaliyetlerini yerine getirerek daha etkin bir rol oynamışlardır. Sadece Anadolu Selçuklu ve Karamanoğulları dönemlerinden kalma tarihi eserler bulunmaktadır. Ayrıca, eski Roma Krallığı'ndan kalan tarihi mekanlar ve eserler de bulunmaktadır.

Başyayla, tarihi bir geçmişe sahip olup MÖ 2000 yıllarına kadar uzanan bir tarihsel konuma sahiptir. Maalesef, mevcut veriler yetersiz olduğundan öncesindeki tarih hakkında yeterli bilgiye ulaşmak mümkün değildir. Ancak bölgedeki şehir kalıntıları ilmi açıdan yeterince incelendikten sonra daha derin bilgilere ulaşılabilmektedir. Bu bölgede, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar egemenlik sürmüşlerdir.

Romalılar, Taşeli'yi ele geçirdikten sonra, merkezi Ermenek olan İsauria Dekapolis (on şehir) eyaletini kurmuşlardır. Bu on şehirden biri olan Kirazlıyayla'nın eski adı Lauzados (Lafsa) olarak bilinmektedir. Lauzados kelimesinin etimolojisi hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz. Ancak kelime, Hitit belgelerinde geçen Lawazantia şehrini hatırlatmaktadır. Gerçekten de, Hitit kralı III. Hattuşili'nin karısı, kendisini bu şehrin tanrıçası İstar'ın hizmetkârı olarak tanımlamaktadır. Bu da Hititlerin bu bölgeye gelip şehir kurma ihtimalini güçlendirmektedir.

Karaman Başyayla İlçesi

Bugünkü Kirazlıyayla, eski adıyla Lafsa, yüzlerce peri bacalarını andıran kaya üzerinde oyulmuş mezar ve barınaklarla birlikte, yüksek kaya bloklarının güney yamaçlarında yer almaktadır. Bu mağaraların çoğu insan tarafından oyulmuş olup bazıları manastır, bazıları mezar ve bazıları da barınak olarak kullanılmaktadır. Kirazlıyayla'nın bir kilometre kuzeyinde bulunan bu kalıntıların, Lauzados şehrine ait olduğu kesindir.

Bölgede yer alan Aktepe adı verilen bir yükselti üzerinde kaleyi andıran doğal bir yapının varlığı, Romalılar döneminde şato veya kale olduğu olasılığını taşımaktadır. Bu tepe çevresi oldukça hakim bir konumda olup tam anlamıyla seyir terası karakterindedir. Çevredeki yamaçlarda, Roma tarzı taş sandukalar oyulmuştur ve üzerlerinde kabaca kompoze edilmiş aslan kabartmaları, Roma hakimiyetini kolayca gösteren kalıntılardır.

Ayrıca, büyük ölçüde yapı taşları şeklinde oyulmuş mağaralar ve yine Aktepe'de bulunan peri bacalarına benzeyen kaya blokları da mevcuttur. Antik Lauzados Kenti'nden kalma görüntüler, genellikle güneye bakan yarı daire biçiminde kemerli kaya mezarlarıyla kayalıklarda görülen üzüm salkımı şeklindeki taş oymalarıyla gerçekten değerli kalıntılardır. Bunların yanı sıra, Kırkdirekini mağarası içinde bulunan 50x50 metre boyutlarında mağaralar ve Büyük Ak İn ile Küçük Ak İn adlı mağaralar, geçmiş dönemlerin inşa ve yaratıcılık gücünü ortaya koyması bakımından tarihi Lauzados şehri hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca, Küçük Ak İn'de boya ile yazılmış geç dönem Rumca iki yazıt bulunmaktadır.

Karaman Başyayla İlçesi

SELÇUKLULAR, KARAMANOĞULLARI VE OSMANLILAR DÖNEMİNDE BAŞYAYLA

Roma'nın hakimiyeti altında kalan Başyayla, Malazgirt Savaşı'na kadar etkisini sürdürdü. Anadolu'nun Türkler tarafından fethedilmesiyle bu bölge Türk hâkimiyetine girdi. 1115 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat tarafından fethedilen Başyayla, aynı zamanda "Taşeli" olarak da bilinmektedir.

Türkler bu bölgeye gelerek yerleşmeye başladı. Özellikle Moğol baskısı nedeniyle birçok Türk boyu Anadolu'ya gelerek bu toprakları yurt edinme yoluna gitti. Üç Ok Kolu'na mensup olan Karamanoğulları da Oğuz Türklerinden olup Anadolu'ya yerleşmiştir. Anadolu Selçuklu Sultanı 1.Alaeddin Keykubat, Karamanoğulları Beyliği'ni 1228 yılında Sarıveliler-Başyayla-Ermenek'eki Kamış ve Balkusan yöresine yerleştirdi. Beyliğin başında Nuri Sofu (Nur Sofu Allah'ın Nuru) bulunuyordu. Nuri Sofi'nin vefatından sonra beylik, oğlu Karaman Bey'in liderliğine geçti. Nure Sofi, yaşadığı Mut ilçesinin Yalnızcabağ Köyü Değirmenlik Yaylası'na defnedildi.

Karaman Bey, cesur, atılgan ve sözüyle öne çıkan bir liderdi. Karamanoğulları beyliği, sınırlarını genişleterek Larende'nin adını Karaman olarak değiştirdi. Karaman Bey, Selçuklu Sultanı adına Antalya'yı ele geçirmek için ordusuyla yola çıkarırken harp usullerini öğrenmesi için küçük oğlu Mehmet Bey'i de yanına aldı.

Antalya şehrini fethetti ve şehrin anahtarlarını Selçuklu Sultanı'na gönderdi. Selçuklu Devleti vezirleri, Karaman Bey'in büyük başarılarını çekemedi ve kıskandı. Vezirler, aşağılık duygusuyla hareket ettiklerinden dolayı dönemin Osmanlı Padişahını Karaman Bey'e karşı kışkırttılar. Vezirler, Karaman Bey'i kutlamak bahanesiyle bir elçi göndererek hediyelerle birlikte onu zehirledi. Karaman Bey, içeceği içtikten sonra zehirlendiğini anladı ve hemen kılıcını çekerek zehri koyan elçiyi öldürdü.

Karaman Bey, yanındaki Türkmen (Yörük) Beylerine şu talimatları verdi: "Ey Beylerim! Oğlum Mehmet Bey'i düşmanlardan koruyun. Ey oğlum Mehmet Bey! Kanımı sultana karşı koymana izin verme." Ardından Karaman Bey orada hayatını kaybetti. Karaman Bey'in cenazesi Balkusan köyüne bağlı Ermenek ilçesindeki türbeye defnedildi.

Karaman Bey'in oğlu Mehmet Bey'i düşmanlardan korumak amacıyla Taşeli'nin bilinmeyen bölgelerinde Türkmen (Yörük) beyleri tarafından himaye edildi. Ancak asıl yetiştiği yer Bolkar Dağları idi ve kendisi Araz adında bir bilge tarafından eğitildi. Mehmet Bey, düşmanların gözünden uzak olmak için en uygun yerlerden biri olan Başyayla İlçesi'nin kuzeyindeki Kaş, Oluk, Tozan Su, Eşek İni Deresi, Deve Uçan, Büyük Ağın, Küçük Ağın, Gara İn, Küllü İn, Kırkdirek İni, Sığır Uçtu ve Akçalı Çukuru gibi yerlerde kalırdı.

Bölge halkı ve yöneticileri, Karamanoğlu Mehmet Bey'in bu doğal kalede farklı bölümlerde yaşadığını ve hayatının önemli bir kısmını burada geçirdiğini anlatmaktadır. Ayrıca, Başyayla'daki Kirazlıyayla'nın ilk camisi olarak kabul edilen caminin kapısında bulunan restore edilen çeşmedeki yazılar da Karamanoğlu Mehmet Bey'in burada yaşadığını göstermektedir.

Karamanoğulları Beyliği, küçük bir beylik olmasına rağmen Anadolu'ya hâkim olan Osmanlı Devleti ile uzun yıllar mücadele etmiştir. İlk olarak Yıldırım Beyazıt Dönemi'nde Osmanlı hâkimiyetine giren Karamanoğulları Beyliği, Ankara Savaşı'ndan sonra tekrar bağımsızlığını kazandı. Karamanoğulları, Osmanlı Devleti ile mücadeleyi bırakmadı ve nihayetinde Osmanlılar tarafından fethedilene kadar direndi. Fatih Sultan Mehmet, Karamanoğulları'nın büyük bir bölümünü ele geçirse de beylik tamamen II. Beyazıt Dönemi'nde Osmanlı hâkimiyetine girdi. Karamanoğulları toprakları, II. Beyazıd'ın Karamanoğulları'nın egemenliğine son vermesiyle birlikte Osmanlı yönetimine geçmiştir.

Başarılı fotografçı ve yazar Hasan Şimşek, Karamanoğlu Mehmet Bey'in bölgede yaşamış olabileceği konusunda açıklamalarda bulunmuştur. Başyayla, hem tarih öncesi dönemden kalma eserlerle hem de tarih çağlarından gelen izlerle doludur. Bu bölgede bulunan kaya mezarları, aslan figürleri ve Latince yazılar, tarihi açısından oldukça zengindir. Bu mağaralar, sarp ve yüksek kayalıklarla çevrili olduğundan Karamanoğulları için bir sığınak görevi görmüştür.

Karamanoğlu Mehmet Bey de (Büyük Ağ İn ve Küçük Ağ İn gibi) birkaç mağarayı korumuştur. Karamanoğulları, düz arazilere karşı savunmalarını sağlamak için Taşeli'deki sarp kayalıklardaki mağaralarda güvenliklerini sağlamışlardır. Hasan Şimşek ve Yazar Ali Şimşek, rehberimiz Başyayla Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Emin Çetiner ve Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa Ertaş ile birlikte bu mağaraları inceleyerek, tarih öncesi yazı dönemini ve Karamanoğulları dönemini gözlemlemiş ve belgelemiştir. Büyüklüğünü koruması amacıyla Başyayla'daki bu yerlere sığındığı söylenir.

Başyayla Belediye Başkanı olan Kemal Ateş, 1994-2004 yılları arasında, yukarıdaki konuyla ilgili şu bilgileri sunmuştur: "Başyayla'nın kuzeyini baştanbaşa kaplayan sarp yamaçlarda, halk arasında yıllardır konuşulan sayısız mağara olduğu gibi Karamanoğlu Mehmet Bey'in Hisar Önü mevkisinde ve Ağin Mağaralarında birkaç yıl yaşadığı ve korunmak için uzun süre bu yerlerde saklandığı, yaşlılarımızdan babadan oğula aktarılan bilgiler arasındadır."

Başyayla İlçesi'nde Kirazlıyayla'da "Hatıplar Sülalesi'nden 1340 (1924) doğumlu Hasan Hüsnü Okutan, Sait Bulut Parkı'nda kalabalık bir topluluk önünde şu bilgileri paylaşmıştır: "Kirazlıyayla'da Değirmen önünde bulunan Değirmen öncesi köprüsü iki tanedir. Birisi Başyayla'dan Taşkent'e giderken diğeri de Bozyaka, Üzümlü ve Büyükkarapınar köylerine yol verir. Bu köprülerin Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırıldığı halk arasında söylenir. Çünkü o dönemlerde derelerde sel sık sık görüldüğünden, bu köprüler sel taşkınlarına karşı yapılmıştır. Karamanoğlu Mehmet Bey bu köprüleri kullanarak Ağin ve diğer mağaralarda yaşarmış ve bu mağaraları kendisi, halkı ve yakınları için sığınak ve koruma yeri olarak kullanmıştır."

Başyayla İlçesi'nde Kirazlıyayla'da 1931 doğumlu Büyükadın Okutan da Sait Bulut Parkı'nda halkın önünde şu bilgileri paylaşmıştır: "Babamdan ve eşimden sürekli duyduğum bir söz, Karamanoğlu Mehmet Bey'e aittir. 'Öyle bir köprü yapalım ki Kıyamete kadar ayakta kalsın' demiştir. Karamanoğlu Mehmet Bey bunu söylemiştir."

Kirazlıyayla Mahallesi Değirmen Önü mevkiinde bulunan tarihi iki köprü, Karamanoğulları tarafından yapılmıştır. Köprülerin temelleri dar olduğundan ve araçların geçişine uygun olmadığından, köprüler orijinal yapısını korumaktadır. Ancak 1968-1970 yıllarında o zamanlar Belediye Başkanı olan Sait Bulut tarafından Değirmen Önü'ndeki eski köprünün temellerine geniş bir köprü yapılmıştır.

Başyayla'ya gittiğimizde özellikle bu köprüyü merak ediyorduk. İlçeyi ve tarihi yerlerini gezdikten sonra Sait Selvi ve Ahmet Ural Beylerle birlikte yola çıktık. Başyayla, Roma ve Bizans dönemine ait kalıntılar, devasa mağaralar, kiliseler ve antik kalıntılarıyla muhteşem bir görüntü sunmaktadır. Başyayla'daki cami kapısı ve yakınındaki çeşmenin kitabesine ve motiflerine bakarak, bu bilginin doğruluğunu görebiliyoruz.

Yeni Başköy adıyla anılan Başyayla'nın tarihi zenginlikleriyle dolu olduğunu keşfetmek için Sait Selvi ve Ahmet Ural Beyler ile birlikte yola çıkıyoruz. Roma ve Bizans dönemine ait kalıntılar, devasa mağaralar, kiliseler ve antik kalıntılar, Başyayla'ya mistik bir atmosfer kazandırıyor. Hisarönü mevkisindeki kayalıklarda Akin, Aktepe ve Kırkdirekinler gibi yerler bulunurken, Karamanoğlu Mehmet Bey'in bu mağaralarda zaman zaman konakladığına dair anlatılar mevcut. Başyayla'daki cami kapısı ve yakınındaki çeşmenin kitabesi ve kullanılan motifler, bu bilginin doğruluğunu destekliyor.

Ancak bizi en çok etkileyen şey, Karamanoğulları eserleri arasında yer alan mezarlıklar ve eski geleneklerin sürdürülmesiyle Başyayla'nın adeta Türkistan'a benzetilmesidir. Yüzlerce balbal taşıyla dolu mezarlıklar ile Türkistan'da görülen tahta ve oyulmuş ağaç mezarlara dikme geleneği hala yaşatılmaktadır. Bölgenin coğrafi yapısı ve kültürel izole olması sayesinde bu gelenekler korunmuş ve bozulmamıştır.

Özellikle aradığımız ve bulduğumuz bir yapı, Başyayla'nın önemini artırmaktadır. Karamanoğlu Mehmet Bey'in kısa süren beylik döneminden bildiğimiz nadir eserlerinden biri, Değirmenönü mevkiinde bulunan iki köprüdür. Bunlardan biri yıkılmış olsa da diğeri hala ayaktadır. Anladığım kadarıyla köprü, Karamanoğlu Mehmet Bey'in tek eseri olup yakın zamana kadar kullanılmıştır. Bu köprü, önemli bir yapıdır ve Mehmet Bey'in anısını yaşatan tek su köprüsüdür. Bölgede anlatılan efsaneler arasında, Karamanoğlu Mehmet Bey'in "Bu köprüyü öyle yapalım ki; kıyamete kadar ayakta kalsın" dediği rivayet edilmektedir. Umarım bu köprü iyi korunur. Mustafa Ertaş Hoca, bölgenin tanıtımı için büyük çaba sarf etmiştir ve bu köprüyü gün yüzüne çıkaran kişidir.

Başyayla, manevi anlamda da Kutup Ahmet Efendi ile zenginleşir. Kutb'ul Arifin olarak bilinen Kutb'ul Aktab Efendi, Başyayla'nın manevi koruyucularındandır. Lafsa Mezarlığı'nda medfun bulunan Kutb'ul Aktab Efendi, kutupların en büyüğü olarak kabul edilir ve alimlerin ve ermişlerin hocasıdır. 1690 yılında Lafsa'da vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir. Hala bu mübarek zatın kerametlerinden bahsedilmektedir. Bir cami inşa etmek istenir ve ziyaretçi yoğunluğu sebebiyle cami biraz büyük yapılmak istenir. Caminin üzerini örtmek ve kemerler arasında bağlantı kurmak için en uzun ağaç kesilir. Ancak bu ağacın Başyayla'ya yetişmesi mümkün değildir. Halk ve ustalar çaresiz durumdayken, Kutb'ul Aktab, ağaca buyruk vererek ağacın uzayarak buraya ulaşmasını sağlar.

Başyayla uzun yıllar Ermenek'e bağlı kalmıştır. 1967 yılında Kirazlıyayla, Göztepe, Yeni Mahalle, Şirindere ve Başköy'ün birleşmesiyle kasaba statüsüne yükselmiş ve adı Başyayla olarak değiştirilmiştir. 9 Mayıs 1990 tarihinde ise 3644 Sayılı Kanun ile Karaman'a bağlanarak ilçe olmuştur. Şu anda Başyayla, Göztepe, Yenimahalle, Başköy, Şirindere ve Kirazlıyayla Mahallelerinden oluşmaktadır. Ayrıca Kışla, Bozyaka, Üzümlü ve Büyük Karapınar ilçenin önemli köyleridir.

1845 yılındaki temettuat defterlerine göre Başköy'de 82 hane ve 410 nüfus, Lafza'da ise 68 hane ve 340 nüfus kaydedilmiştir. Davdas (Üzümlü), Karapınar (Büyükkarapınar), Kışla ve Gerde (Bozyaka) gibi köyler de görülmektedir. Diğer mahallelere ait kayıtlar bulunmamaktadır. Muhtemelen Göztepe ve Şirindere gibi mahalleler, diğer mahallelere dahil edilmiş olmalıdır.

Başköy'de, bu tarihte bulunan kişilerin takma adları şu şekildedir: Imam Abdulaziz zade Abdulhalim Efendi, Hacı Kerim'in oğlu Ali, Abdulmü'min Efendi Müderris-i Kiram, Mustafa'nın oğlu Mustafa, Efendizade Mehmed Said'in oğlu, Abdulazim'in oğlu Ali, Hüseyin Efendi'nin oğlu Osman Efendi, Osman Efendi'nin oğlu Ali Efendi, Yunus'un oğlu Ömer, Kerim'in oğlu Halil, Mehmed'in oğlu Beytullah, Mahmud'un oğlu Kara Mustafa, Abdi'nin oğlu Abdurrahman, Osman'ın oğlu Abdurrahman, Süleyman'ın oğlu Hüseyin, Süleyman'ın oğlu Mehmed, Osman'ın oğlu Mesud, Ali'nin oğlu Çanak Süleyman, Mehmed'in oğlu Tatar Kerim, Ahmed ve Hüseyin'in oğlu Tatar, Mustafa ve Ahmet'in oğlu Tatar, Hasan'ın oğlu Ali Efendi, Ali'nin oğlu Koca Ali, Ali'nin oğlu Çanak, Abdullah Kethüda'nın oğlu Kerim, Abdurahman'ın oğlu Topçu Abdurahman, Hüseyin'in oğlu Davud, Osman'ın oğlu Sarraç, Mehmed'in oğlu Kara, Mehmed'in oğlu Kara Ömer, Hüseyin'in oğlu Kara Ömer, İbrahim'in oğlu Ömer, Mustafa'nın oğlu Koç, Ali'nin oğlu Durmuş Koç, Abdulkafi'nin oğlu Abdurrahim, Abdurrahman'ın oğlu Hüseyin, Mehmed'in oğlu Mustafa, Mahmud'un oğlu Ali Koca, Mustafa'nın oğlu Kerim, Abdullah'ın oğlu Musdan, Hasan'ın oğlu Kara Musdan, Mehmed'in oğlu Musdan, Hasan'ın oğlu Bulaşık Hasan, İsmail'in oğlu İbrahim, Hasan'ın oğlu Mesud, Ahmed'in oğlu Mustafa, Abdurrahman'ın oğlu Musa, Hasan'ın oğlu ... Hasan, Mahmud'un oğlu Ahmed, Molla Kerim'in oğlu Ali, Hüseyin'in oğlu Mesud, Hüseyin'in oğlu Tufan, Abdurrahman'ın oğlu ... oğlu Tufan Kerim, Mahmud ve Süleyman'ın oğlu Kerim, Mehmed'in oğlu Abdullah, Kerim ve Abdüllatif'in oğlu Hacı Kerim, Abdulaziz'in oğlu ... oğlu Kafi Ahmed, Mustafa'nın oğlu Hüsam, Ali'nin oğlu Hacı Veli, Mustafa'nın oğlu Deli Mehmed, Ahmed ve Kerim'in oğlu Bulgurcu Ahmed, Bulgurcu'nun oğlu Kerim, Abdullah'ın oğlu Koç, Osman'ın oğlu Yörük Halil, Hasan'ın oğlu Hüsam Çelebi, Abdulgani'nin oğlu Nebi, Mustafa'nın oğlu Hasan Efendi, Ali'nin oğlu Kahveci Mustafa, Mehmed'in oğlu ... oğlu Abdurrahman, Süleyman'ın oğlu Abdullah, Kerimoğlu, Hüseyin'in oğlu Bulgurcu, Abdulkadir'in oğlu Kahveci.

Lafza (Kirazlıyayla)'da, 1845 yılında bulunan ev reislerinin ve takma adların listesi şu şekildedir: Şeyh Ahmed Efendi Abdulhalim Efendizade, Mehmed İshak'ın oğlu, Abdullah Efendizade Abdulhalim Efendi'nin oğlu, Mehmed Efendi Abdulhalim Efendizade, Şeyh Ali Efendi Nakşibendi Halifi İbrahim Ethem Efendizade, Abdullah Efendizade Şeyh Mustafa Efendi, Alaaddin Efendi Şeyh Ahmed Efendizade, Hacı Ali Ataallah'ın oğlu, Abdi'nin oğlu Abdi, Hacı Ahmed Efendi İsmail Efendi'nin oğlu, Abdurrahman Hacı Mustafa'nın oğlu, Abdulkerim Kerim'in oğlu, Mehmed Osman Çelebi'nin oğlu, Ahmed Çukadar'ın oğlu, Hasan Tımarlı Askeri Zaptiye, Hasan Tımarlı Askeri Zaptiye Süvarisi Osman'ın oğlu, Abdullah Tımarlı Süvari Askeri Zabtiye'nin oğlu Abdi, Hüseyin Habib'in oğlu, Mehmet ve İbrahim Karagöz'ün oğlu, Hüseyin Karaoğlu, Ahmed Asakiri Şahaneden Telli Ali'nin oğlu, Ahmed Asakiri Şahaneden Kara Mehmed'in oğlu Tekaüd, Abdullah Abdulazim'in oğlu, Kara Hasan Mustafa'nın oğlu, Ali İsa'nın oğlu, ... Şaban Mustafa'nın oğlu, Mehmed İbrahim Toraman'ın oğlu, Mustafa İshaklı'nın oğlu, Süleyman Süleyman'ın oğlu, Mehmed Kahraman'ın oğlu, Mehmed Abdurrahman'ın oğlu, Hasan Kasım'ın oğlu, Ömer Nurullah'ın oğlu, Topal Hasan, Hasan Emrah'ın oğlu, Abdullah Abdülmümin'in oğlu, Mustafa Kara Ahmed'in oğlu, Mustafa Berber'in oğlu, Veli Hacı İbrahim'in oğlu, İsmail Berber'in oğlu, Yusuf Kütük Halil'in oğlu, Hüseyin Çolak Hasan'ın oğlu, Mehmed Kaba Mustafa'nın oğlu, Halil Bayram'ın oğlu, Aydın Molla Yahya'nın oğlu, Mustafa Küçük Abdullah'ın oğlu, Hüseyin İbiş'in oğlu, Abdullah Çolak'ın oğlu, Ömer Karagöz Ahmed'in oğlu, Süleyman Abdullah'ın oğlu, Ömer Hüseyin'in oğlu, Ali Hüseyin'in oğlu, Hasan Hüseyin'in oğlu, Mustafa Receb'ın oğlu, Mehmed Receb'ın oğlu, Ömer Mahmudcan'ın oğlu, ... Hasan Mehmed'in oğlu, Osman Şamlı Ali'nin oğlu, Mustafa İbiş İbrahim'in oğlu, Ahmed Abdullah'ın oğlu, Ömer Mehmed'in oğlu. [8]

Başyayla ve çevresi, yüksek bir yayla ve dağ iklimine sahip olup, Akdeniz iklimine benzeyen karasal iklim özelliklerini de sergiler. Bu bölge, aynı anda Akdeniz iklimi ile İç Anadolu'nun karasal ikliminin tipik bir geçiş bölgesidir. Bölgede, 1500 ila 2000 metre arasındaki bölgelerde meşe, köknar, ladin, karaçam, ardıç ve sedir gibi çeşitli ağaç türlerinin olduğu ormanlar bulunur. Başyayla'nın ikliminde Akdeniz ve İç Anadolu iklimlerinin belirgin özellikleri bir arada görülür. İlkbahar, diğer mevsimlerin yanı sıra bu bölgede son derece güzelliklerle doludur. İlkbaharda fışkıran pınarlar, dereler, kiraz ve elma ağaçlarının hoş kokulu çiçekleri, bağlardaki bülbüller, dağlarda öten keklikler, kumrular, ibibikler, yusufçuk kuşları ve diğer kuş türlerinin cıvıltıları, bu bölgeye hayat veren eşsiz bir manzara sunar. Havalar, İç Anadolu'da olduğu gibi ani bir şekilde değil, yavaş yavaş ısınır. Başyayla'nın hasat mevsimi ise sonbahardır. Sonbahar, son derece renkli, verimli, hareketli ve olağanüstü güzeldir. Kış, yavaş yavaş ve etkisini hissettirerek gelir. Yazlar genellikle kuru ve sıcak geçer.

Başyayla'da işlenen toplam arazi 19,7 hektardır ve bu alan Karaman'ın toplam işlenen alanının %0,6'sını oluşturur. Bu arazilerin %46,3'ü tarım arazisidir. Tarım arazilerinin toplam arazi içindeki oranı, Karaman'a göre (%73,6) daha düşüktür. İlçede genellikle kuru tarım yapıldığı için nadas için ayrılan alanların oranı oldukça yüksektir. Meyvecilik için ayrılan alan ise %37,1 oranında önemli bir paya sahiptir ve Karaman'a göre meyvecilik için ayrılan alanın oranından (%9,6) oldukça yüksektir. Başyayla ilçesindeki toplam işlenen arazinin %37,57'si kuru arazi niteliğindeyken %62,43'ü sulu arazidir. Sulu arazi oranı, Karaman ve Türkiye'deki sulu arazi oranlarına göre oldukça yüksektir.

İlçemizde ekonomik hayatın temelini tarım ve hayvancılık oluşturur, ancak günümüzde hayvancılığın eski önemini biraz yitirdiği görülmektedir. İlçe genelinde özellikle meyvecilik alanında önemli gelişmeler kaydedilmektedir. İlçede toplam tarım arazisi 19.570 dekar olup, sulanabilir tarım arazilerinde özellikle meyvecilik yapılmaktadır. İlçe nüfusunun %78'i tarımla uğraşmaktadır. Yıllardır tarımla uğraşan halkımız, özellikle son yıllarda modern tarım uygulamalarına geçiş yaparak tarımdan daha fazla verim elde etme yoluna gitmiştir.

İlçemiz, büyük şehirlere uzak olması ve enerji ile hammadde maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle şu anda sanayi yatırımlarına müsait değildir. Bu durum, vatandaşlarımızı tarımsal üretim faaliyetlerini yaygınlaştırmaya yönlendirmektedir. Bu doğrultuda bir tarım danışmanı, çiftçilere sahada doğrudan destek sunmak amacıyla görev yapmaktadır. İlçemizde ekonomik durumu iyi olanlar ve Avrupa ülkelerinde çalışanlar yatırımlarını ilçemizde daha fazla değerlendirmeli ve tarıma yönelmelidir. İlçe genelinde 120.660 adet elma ağacından 10.000 ton elma ve 65.230 adet kiraz ağacından 2000 ton ihracatlık kiraz elde edilmektedir. Ekonomik canlanma için, yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın birikimlerini daha fazla yatırıma dönüştürerek ilçemizde değerlendirmeleri gerekmektedir. Tarımdan yıllık 6,1 trilyon gelir elde edilmektedir. İlçemizdeki 1896 çiftçi ailesi geçimini tarımdan sağlamaktadır.

İlçemizdeki elma ve kiraz üretim alanı toplamda 4680 dekarı kapsamaktadır. İlçe sakinleri, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üzüm, incir, armut, şeftali, erik, ceviz ve nar yetiştiriciliği de yapmaktadır. İlçemizin kiraz üretiminde yetiştirilen çeşitler arasında 0900 Kiraz, Kısa Saplı, Starks Gold Çeşidi ve Lambert cinsi yer almaktadır. 0900 Kirazının ihracatı, İtalya, Hollanda, İngiltere, Rusya gibi ülkelere yapılmaktadır.

Kiraz üretimini desteklemek amacıyla 1993-1997 yılları arasında düzenlenen "Kiraz Teşvik Yarışması" 1997 yılından itibaren "Kiraz Festivali" adı altında gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Ancak, kiraz verimindeki düşüklük nedeniyle festival yapılmamaktadır.

Elma çeşitleri olarak Golden Delicus, Starking Delicus, Granny Smith ve Starkspur Golden yetiştirilmektedir. Yetiştirilen elmaların ihracatı, İtalya, Hollanda, Fransa, Rusya ve Arap ülkelerine yapılmaktadır.

İlçemiz, devlet desteğiyle yapılan yatırımlarla ekonomik canlanma yaşamıştır, özellikle ilçe haline gelmesinden sonra. Bu bağlamda, ilçe Kaymakamlığı liderliğinde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından finanse edilen bir dizi proje hayata geçirilmiştir. Bu projeler arasında seracılık, yüksek sistem bağcılık, meyve fidanı dağıtımı, süt inekçiliği, koyunculuk, kekikçilik, elma ve kiraz bahçesi tesisleri bulunmaktadır. Son yıllarda organik tarım uygulamaları da başlatılmıştır.

İlçemiz, doğal koşulları nedeniyle hayvancılığa uygundur ve hayvancılık, ilçe ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri ile yumurta ve beyaz et, insan beslenmesinde vazgeçilmez gıdalardır. Ayrıca, deri, yapağı ve kıl gibi hayvansal ürünler, sanayide önemli ölçüde kullanılırken hayvan atıkları tarımda değerlendirilmektedir.

Hayvancılık ilçemizde tarımın gelişmesiyle birlikte önemini bir miktar kaybetmiştir. Genellikle kültür ırkı süt inekçiliği yapılmakta ve ailelerin büyük bir kısmı ekonomik katkı sağlamak için bu yöntemi tercih etmektedir. Ayrıca, küçükbaş hayvancılık yaz aylarında ilçenin kuzeyinde bulunan yaylalarda yapılmaktadır. Farklı cins ve ırklarda küçükbaş hayvan yetiştirilerek daha yüksek verim elde etmek için modern tesisler inşa edilmektedir. Yaz aylarında ise İlçemiz Barcın Yaylasına Anamur ve Bozyazı İlçesinden gelen göçerler (Yörükler) hayvanlarını otlatmaktadırlar.

Arıcılık, henüz tam olarak anlaşılmamasına rağmen birçok çiftçi ailesinin geçim kaynağıdır ve ilçemizde önemli bir tarımsal faaliyettir. Yaylaların renkli çiçeklerinden elde edilen balın lezzeti, ülke genelinde birçok yerde tanınmakta ve tercih edilmektedir. İlçemizde 20 yerel kovan ve 970 fenni kovan bulunmaktadır, bu da arıcılığın önemli bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Ancak, arıcılığın istenen modern işletme seviyesine ulaşmaması, arıcılık sektörünün gelişimini sınırlamaktadır.

Son yıllarda ilçemizde okuma oranı büyük ölçüde artmıştır. Başyayla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 3644 Sayılı Kanun ile 28 Ağustos 1991 tarihinde kurulmuştur. İlçemizde 1 bağımsız ilköğretim okulu, 5 birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulu, 1 genel lise, 1 bağımsız anaokulu, 1 halk eğitim merkezi müdürlüğü ve 1 öğretmenevi bulunmaktadır. İlçede Tomurcuklar Anaokulu, Başyayla İlköğretim Okulu, Kirazlıyayla İlköğretim Okulu ve M. Akif Ersoy Lisesi yer almaktadır.

BAŞYAYLA'DA NÜFUS DURUMU

Başyayla ilçesinin nüfus yapısı, genel nüfusun dağınık bir şekilde dağıldığı bir yapıya sahiptir. 2000 yılı Türkiye genelinde yapılan kesin nüfus sayımına göre, Başyayla'nın ilçe nüfusu 5.514 kişidir. Ayrıca, köy nüfusu da 2.641 olup, toplam ilçe nüfusu 8.155'tir. Başyayla ilçesinin nüfus yoğunluğu, ilçe toplamının 102 km2 olduğu göz önüne alındığında, yaklaşık olarak 100 kişi olarak hesaplanır. İlçe merkezi nüfusu ise 2009 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 2.663, köylerin nüfusu ise 2.195 olmak üzere toplamda 4.858 kişidir.

Başyayla ilçesinin düşük nüfusu üzerinde etkili olan bazı faktörler bulunmaktadır. Bunlardan ilki, ilçede sınırlı istihdam imkanları ve genç nüfusun daha fazla iş fırsatları sunan büyük şehirlere, örneğin İstanbul, İzmir ve Konya gibi yerlere göç etmesidir. Ayrıca, bölgenin coğrafi yapısı, iklimi ve yüksekliği, göç oranını artıran diğer etkenlerdendir. İlçemizde genç nüfus oranı oldukça düşüktür ve bunun temel sebebi de iş imkanlarının sınırlı olmasıdır. Buna ek olarak, okur-yazar oranı ilçede gittikçe artmaktadır. Bazı vatandaşlarımızın ekonomik nedenlerle başta Almanya, Fransa, Avusturya, Hollanda, İsviçre ve Belçika gibi Avrupa ülkelerine göç etmek zorunda kalmakla birlikte, daha sonraki yıllarda ilçemize yapmış oldukları yatırımlarla ilçe ekonomisine büyük katkı sağlamışlardır.

Başyayla ilçesi, 1990 yılında ilçe statüsü kazandığı için nüfus sayımları 1990 yılından itibaren yapılmaktadır. Daha önceki nüfus verileri Ermenek İlçesi'nde ele alınmaktadır. Köylerin ve Başyayla'yı oluşturan köylerin nüfusu için Ermenek nüfus bölümüne başvurulabilir.

Tarihi olarak Başyayla, M.Ö. 2000'li yıllara kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. İlçede, Hisarönü Örenyeri ve Kisse Örenyeri I. Derece Arkeolojik Sit Alanı bulunmaktadır. Başyayla'da ayrıca Kirazlıyayla Mahallesi Camii, Başyayla Kutup Türbesi, Bulancak Deresi Köprüsü, Kutup Çeşmesi gibi tarihi yapılar yer almaktadır. Başyayla aynı zamanda doğal güzellikleriyle de dikkat çekmektedir. Başyayla, Düğünözü, Karamıklı, İnceöz, Güllüpınar, Kışlaçayırı, Tozmugar, Dibekli, Kuşu, Suluboğaz ve Çimen Yaylaları gibi tabiat alanları ile Hisarönü, Söğütçük ve Keben ise mesire yerleri olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

08 Şub 2024 - 09:04 Karaman/ Başyayla- Karaman Köyleri

Son bir ayda karamandan.com sitesinde 1.102.090 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.




Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi