İdam ister misiniz? | Karamandan.com - | Karaman Haber

İdam ister misiniz? | Karamandan.com - | Karaman Haber

16 Ekim 2019 Çarşamba
İdam ister misiniz?

Türk toplumunun ahlak anlayışı değişiyor ve bozuluyor! Kültürel değerlerimiz yok oluyor, karma ve ne idüğü belirsiz melez yaşantılar gelişiyor! Bu ahlaki yozlaşmalar sıradan ve tesadüfi değil! Yüzyıllık planların, ölçülüp biçilen hain projelerin ve şeytani kaynaklardan beslenen yatırımların sonucunu yaşıyoruz.

TV’lerle başlayan menfûr yayınlar tiksindiriciliğin de ötesinde bir boyut kazanmıştır. Artık hiçbir ahlaki ölçü, mizan ve iz’an kalmamıştır. Tv'ler adeta konvansiyonel birer silah haline gelmişlerdir.

Özel hayatlar ifşa ediliyor, nikahsız yaşamlar özendiriliyor, homoseksüel ilişkiler alkışlanıyor, ahlak öğütücü izdivaç programların reytingi yüksek, ensest ilişkiler, çocuk istismarı, kadın cinayetleri, hayvan ve doğa katliamı...

Dahası var;

-Mardin’de N.Ç. adlı kızın 2002 yılında 13 yaşındayken 24 kişinin tecavüzüne uğraması çabuk unutuldu!

-İzmir'de özel bir yurtta 9 erkek öğrenciye tecavüz eden görevli, suçlamaları kabul ederek 12 yaşındaki çocuğun kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini belirten adamı affettik!

-Karaman'da Ensar Vakfına ait evlerde kalan çocukların cinsel istismara ve tecavüze maruz kalması olayını, "bir kereden bir şey olmaz" dedik savunduk!

-2012 yılında Sakarya'da 2'si polis 34 kişinin cinsel istismar ve tecavüzüne maruz kalan Ö.C'yi çoktan unuttuk!

-Adana'da girdiği evdeki aileyi uyku spreyi sıkarak etkisiz hale getirdikten sonra 4 yaşındaki kızı kaçırıp sokak ortasında tecavüz eden sapığı kaç kişi hatırlar!

-Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir babanın 4.5 yaşındaki kızına 1.5 yıl boyunca tecavüz ettiğini gazeteler bile yazmadı!

-Küçükçekmece'de 5 yaşındaki çocuğa yaşatılan iğrenç olay Türkiye'yi ayağa kaldırmıştı, ne oldu!?

-ATV'de, Palu ailesinde cinayet var, gasp var, taciz var, ensest ilişki var ve tepki vermedik. Hatta polis canlı yayında onları tutuklandığında alkışladık!

Niye?

Çünkü bizden, bizim aileden değil!

Bu toplum nasıl bu hale geldi?

Bana göre;

-Dinin tezi (vahiy kaynaklı ilkeler)

-Felsefe doktrinlerinin tezi (akıl kaynaklı yaklaşımlar)

-Sosyolojik tezler (insan ilişkileri, toplum kaynaklı yaklaşımlar) yok oldu. Yani "rasyonel akıl" ve onu besleyen ahlak dejenere oldu.

Biz;

"Survivor" ile yaşadığımızı, "Diriliş Ertuğrul" ile küllerimizden doğduğumuzu, "Payitaht Abdülhamid" ile Yeni Osmanlıyı kuracağımızı, zannediyoruz. Fikren, ruhen ve bedenen ölen ölüyor, kimsenin hiçbir şey yaptığı yok. Ölenlerin faillerini bulmak "Müge Anlı" ya, sağ kalanları da evlendirmek "Esra Erol'a" düşüyor.

Bizler yazıyoruz, konuşuyoruz lakin "O ses Türkiye" nin sesini açıyorlar sonuna kadar, duymamak için.

Reytingden başka derdi olmayan televizyon programları muhafazakâr iktidarın idealize ettiği aile kurumunu çökertti, maalesef. Oysa kutsal aile hikâyemiz, İslam dini üzerine inşa ettiğimiz sarsılmaz kalemizdi.

Kalemizi yok ettiler. Nasıl mı?

Türkiye’de yürürlükte olan 6284 sayılı yasa, siyasal partiler, AB dayatmaları, STK'lar, Barolar vs herkesin dahli vardır. Türkiye’de ahlaksızlığa uyumlu olan bu tarihsel zemine ilaveten, yeni hegemonyanın aracı olan “eski değil, yeni” anlayışının ürünü olan bakış açısı ve düzenlemeler ahlaksızlık işleyişin organik bir parçası haline geldi.

Aile yapısının bozulması ve artan kadın cinayetlerinin ana nedenlerinden birinin de ‘İstanbul sözleşmesi’ olduğunu belirtelim."İstanbul sözleşmesi" tüm erkekleri saldırgan, kadınları kurban ön kabulü ile hazırlanan cinsiyetçi, faşist, bölücü bir sözleşmedir. Cinsiyetler savaşının sözleşmesidir.

Evet; Başta İstanbul sözleşmesi, 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun, TV’lerde yayınlanan ahlaksız dizi, reklam ve filmler aile yapısının dağılması ve RTÜK'ün üç beş kuruş için tüm bunlara çanak tutması başlıca unsuru oldu. Toplumda infiale yol açan kadın cinayeti faillerinin büyük bir çoğunluğunda, ahlaki yozlaşmanın ürünüdür. Bu ürünü ekende siyasi iktidarlar, para ve emirle fetva verenlerdir.

Amin Maalouf "İnsanlar bir dinleri olduğu için ahlaka ihtiyacı kalmamış gibi davranıyorlar" der. Yani, ahlaka ihtiyacı kalmamış bir dini yaşıyoruz.

Yani;

Sevgi iyilikti, emekti. Sevgi, mülkiyet değil paylaşımdı. Sevgi, özgürce birbirinden çoğalmaktı. Lâkin emeğimiz zayii oldu.

Türkiye'de "çekirdek aile" ve "ataerkil geniş aile" kompozisyonları ve temel aile tipi modelleri yok olmaya yüz tutmuş, yok olmaya doğru ilerlemektedir.

Son olarak;

Eski eşi tarafından boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut’un ‘ölmek istemiyorum’ diye feryat ettiği görüntüler kan dondurdu. Her kesimden kadın cinayetlerine öfke yağdı: "Bunların hakkı idam."

Yani halkımız idam istiyor!

Peki kimi asacağız?

Yaşar Kiraz

Düzenleme : 28 Ağustos 2019 08:30 Okunma : 2082