Surda Bir Gedik Açalım Ama Kendi Surlarımızda Değil! | Karamandan.com - | Karaman Haber

Surda Bir Gedik Açalım Ama Kendi Surlarımızda Değil! | Karamandan.com - | Karaman Haber

12 Aralık 2018 Çarşamba
Surda Bir Gedik Açalım Ama Kendi Surlarımızda Değil!

Kurları yükseltip TL'nin değerinin düşürmeye başladıklarını gururla itiraf eden Trump, bu politikasıyla ne yapmaya çalışıyor? Kur yükselişleri ile birlikte TL’deki düşüşün, emtia fiyatlarını tetikleyip, fiyatları yükseltmesini amaçlıyor. 

Tabii ki bununla birlikte, piyasayı alt-üst etmeyi hedefliyor. Böylece başlatılan ekonomik savaşta, surda bir gedik açılacak; tüketiciler dayanamayıp, iktidarı protesto etme amaçlı gösteriler yapmak için meydanları dolduracaktır. Her ilde küçük ayaklanmalar ortaya çıkacak. Sonrası kendileri için çocuk oyuncağıdır. Çünkü bu konuda o kadar çok tecrübeleri var ki... 

Ajanlarını devreye sokup gösteri yapan bir kaç vatandaşı suikastçılara öldürtüp, gösterileri kaos ve kargaşaya dönüştürmek artık çok daha kolay olacaktır. Bunun örneklerini Venezuela, Kolombiya, Arjantin, Peru, Şili, Uruguay, Paraguay, Ekvator, Bolivya, Brezilya gibi ülkelerde sıkça gözlemlemek mümkün… Bu ülkelerin vatandaşları ABD yüzünden asla huzur görmemiştir.

Yıllardır her 10 yılda bir organize ettikleri darbelerle bize de günyüzü göstermedikleri gibi… Hedef alınan ülkede artan kaos ve kargaşayla iktidar gidecek, yerine kullanılmaya elverişli, karşılarında el pençe divan duracak yöneticileri getireceklerdir. İşte o zaman o ülkenin kaynakları ABD’ye akmaya devam edecektir.

Bu ekonomik savaşla da, eski dönemlerde olduğu gibi kaynaklarımızın ABD'ye akmasını sağlamaya çalışıyorlar. Böylece ABD'nin 18,5 Trilyon dolar milli gelirine karşılık, 21 Trilyon dolar dış borcu sebebiyle ortaya çıkan sıkıntılar bertaraf edilecektir. 

Çünkü Türkiye’nin milli geliri ki bu da 1 Trilyon dolara yakındır; kendilerine akmaya başladığı zaman aradaki makas kapanacaktır. Üstelik Türkiye’nin bakir madenleri; işlenmemiş 500 Trilyon dolar değerindeki kaya gazı, bor, toryum, petrol, doğal gaz vs. kaynakları, sömürgen ABD’nin rüyalarını süslemektedir.

İktidar, kurlarla oynanması sonucu tüm fiyatlara maliyet olarak yansıması kaçınılmaz olan akaryakıt fiyatlarını; esnek vergi uygulamasıyla kur dalgalanmasından koruyarak, sabit tutmuştur.

Çünkü bu uygulama ile akaryakıt fiyatlarının diğer tüm emtia fiyatlarına maliyet olarak yansımasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Buna rağmen açgözlü üreticilerimiz, esnafımız, tüccarımız, pazarcılarımız sattıkları ve ürettikleri ürünlere zam yapıyorlar?

Hangi maliyeti gerekçe göstererek zam yaptıklarını sormak gerekmiyor mu? 

Gerekçesiz zamlarla piyasayı alt-üst etmenin hesabı neden sorulmaz; yaptıkların yanlarına kar kalır?

Akaryakıt zammı gibi bir maliyet ortaya çıkmadığına göre,

Dolar ve Euro yükselişini gerekçe yapmak makul ve mantıklı bir davranış olabilir mi?

Tamam, ithal edilen ve fiyatları Dolar ve Euro’ya bağlı ürünler olabilir ama o ürünlerin fiyatları, ürünleri üreten ülkelerde artmıyor, sadece bizde artıyorsa bir süre satın almayalım. Onların yerine varsa muadili yerli ürünler kullanalım.

Yaşadığımız bu ekonomik savaşta fiyat artışlarının surda bir gedik açtığı kesin ama hangi surda? Kendi surlarımız değil mi?

Bir asker savaş sırasında kendi kalesini hedef alır mı?

Açgözlülük ve çok kazanma tamahı sebebiyle kendi kalenizin surlarında, ABD lehine delikler açıyor, kazandığınızı zannediyorsunuz. Hâlbuki tetiklediğiniz fiyat artışları esnaf, tüccar, üretici olarak sizin de tükettiğiniz diğer emtiaların fiyatlarını da artırıyor. Yani bir cebinize kazanç gibi giren paranın daha fazlası diğer cebinizden çıkıyor.

İki gün önce litresi 2,5 TL olan 4 litre süt aldım. Parayı öderken baktım 10 TL yerine 12 TL tahsil ediyor. "Neden 12 TL aldın?" diye sordum; "Dolar yükseliyor ya, sütün litresi 3 TL oldu” diye cevap verdi. Be kardeşim inekler dolar mı yiyor, ya da dolarla saman mı ithal ediyoruz ki süt fiyatını artırıyorsun?

O sütü üreten çiftçi bile senin kadar kazanmazken bu tamahkârlığınıza ne ad vermek gerekir?

Bu tavrınız bize karşı ekonomik savaş başlatan ABD'nin yanında, safında olmak anlamına gelmiyor mu? 

Onların bir kıvılcımla çıkarmak istedikleri yangını bir bidon benzin dökerek büyütmek, senin görevin olabilir mi?
 
Böyle olağanüstü bir ortamda zam yapan hiç kimseye sempati duyamıyor, nefret ediyorum. Bu açgözlü tavır, bize karşı ekonomik savaş açan güçlerin muradını gerçekleştirmekten öte gitmiyor. Ülke savaşta iken mağazaları yağmalama olayından hiçbir farkı yok.

Böyle dönemlerde fiyat düşürerek, sürümden kazanmak hem esnaf ahlakının gereği, hem de vatandaşlık görevidir.

Tabii ki ellerindeki TL’leri normal şartlarda olduğu gibi harcamak yerine Dolar ve Euro’ya çevirmek ve bundan kar beklemek aptallığın daniskasıdır.

Çünkü buradan gelecek 3 TL kar, fiyat artışları ile 5 TL olarak diğer cebimizden çıkmakta, kar etmek bir yana, zarara yol açmaktadır.

15 Temmuz’daki meydanları dolduran ruh, ekonomik savaşta da sergilenmeli, kişisel çıkarlar peşinde koşulmamalıdır. Eğer bu savaştan alnımızın akıyla çıkmak istiyorsak, Bu kaçınılmaz bir vatandaşlık görevidir.

Düzenleme : 11 Ağustos 2018 17:51 Okunma : 2288
Foto galeri