Özür diliyorum! | Karamandan.com - Karaman Haber

Özür diliyorum! | Karamandan.com - Karaman Haber

22 Eylül 2020 Salı
Özür diliyorum!

Özür diliyorum!.

Yazılarımı gereksiz ve saçma hatta rahatsız edici bulan okurlarımdan;

Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanını gerçekten anlıyor muyuz diye sorduğum için,

Atatürk’ü bir portre veya meydanlarda dikili mermer bir heykelden fazlası olarak gördüğüm, fikirlerini yorumlama ve hatta övme hadsizliğinde bulunduğum için,

Kamu personeli seçme sınavında uygulanan alan bilgisi sınavında 50 soru üzerinden sadece 17 net ortalaması yapabilen Edebiyat Fakültesi öğrencilerine “niteliksiz” diyerek hakaret (!) ettiğim için,

Yıllar boyu Türk diline bırakın hizmet etmeyi, sadece düzenlediği seminerler ile çalışıyormuş gibi yapan işin aslı; yapması gereken işten dahi haberi olmayan Türk Dil Kurumu’na “vasıfsızlaştırılmış” dediğim için,

Kamu, İşletme, Tarla Bitkileri gibi bölümlerin mezunları ücretli öğretmenlik adı altında okullara doldurulurken sözde değil özde mesleğim olan “Edebiyat Öğretmeni” vasfımı yazılarımın altına kondurduğum için,

Edebiyat Öğretmenliği vasfıma dayanarak derslerde çocuklarıma “Türkçe milliyetçiliği” öğrettiğim ve onları gerçekten dillerini koruyup koruyamayacakları hususunda çeşitli yöntemlerde düşünmeye zorladığım için,

Bu ülkede Akademik kariyer yapmak için gerekli olan üç olmazsa olmaz şarttan biri “en az bir yabancı dil bilmek” iken Türkçe’nin doğru kullanımı üzerine (en azından edebiyat fakültelerinde) hiçbir sınav yapılmıyor oluşu zoruma gittiği için,

Edebiyat derslerinde (müfredat gereği) “Doğum-ölüm-eser” üçlemesi işlediğim ve anlattığım dersin edebiyattan çok tarih dersi olduğunu fark ettiğim ve bunu kendimce çözümlemek adına çocuklara okumak ve yazmak ilişkisini öğütlediğim hatta onları anı-makale-deneme yazmaya zorladığım için,

100 kişiye sorduğumda 89 kişinin Arapça isimler taşıdığını, sırf Kur’an’da geçiyor diye anlamsız kelimelerin isim olarak kullanıldığını öğrendiğim,

100 kişiye sorduğumda 98 tanesinin ömrünce (Namaz sureleri hariç) hiç Kur’an okumamış olduğunu gördüğüm,

Bu canım memlekette, isimlerimiz bari bizden olabilseydi diye hayıflandığım için,

Bistro, coffe, restoran, şarküteri, reyon vb. kelimelere savaş açtığım, bu mübarek yazılar üzerine densiz densiz konuşabildiğim, Türkçelerini üretemez miyiz diye sorduğum için,

Bu işin okulunu okumuş biri olarak kalem tuttuğum ve o kalemi –utanmadan- halen bırakmadığım için,

Kitap okuma oranı yılda 10’u görse mucize addedilen bu toprağın münevver fertlerine “İroni” yapma hadsizliğini gösterdiğim için,

Karaman’ın en milliyetçi yazılarını yazarak “Türkçe yok diyen” adam olduğum,

En Kemalist yazılarını yazarak “Atatürk düşmanı” olabildiğim için,

Köşem için ayrılan bölümde en yakışıklı fotoğrafımı kullandığım için, 

(Fotoğrafıma bakıp yazılarımı okumadan yorum yapan arkadaşlar için özel maddedir ve bu madde ciddi biçimde ironi içerir.)

Velhasıl yapmaya asla tövbe etmeyeceğim bütün bunlar için,

Hepinizden özür diliyorum!

Sinan ÖRS
Özel Tekin Temel Lisesi Edebiyat Öğretmeni
sinan033@gmail.com

Düzenleme : 16 Ocak 2016 10:47 Okunma : 11147
Foto galeri