Yeni nesil işte… | Karamandan.com - | Karaman Haber

Yeni nesil işte… | Karamandan.com - | Karaman Haber

19 Temmuz 2019 Cuma
Yeni nesil işte…

‘’…Hiç kuşkusuz bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe Allah’ da o toplumun gidişatını değiştirmez…’’                        

                                                                                                                                                                              (RA’D 11)

Sorumluluktan kaçışın, bir diğer adıdır durmadan başkalarını eleştirmek. ‘’Yeni nesil işte- zamane gençliği bunlar, bir işe yaramaz- iflah olmaz bunlar’’ der geçeriz, değer verilip  zaman ayırılıp araştırıldığı zaman altından bir çok dram çıkan o hayatlara .

Evet bu yazı gençlere değil.’’Biz neler çektik  hehey , ne varmış canım bunların hayatında bir eli yağda bir eli balda’’ diyerek asıl sorumluluktan kaçan, çocuklarının sadece postuna yatırım yaparak ruhunu katleden, insanlıklarına kasteden (şimdilik) ana ve (daha sonra) babalara.

Hani hep derler ya, gençlerimiz üzerinde büyük oyunlar oynanıyor diye, yok yok işin aslı ana ve babalar üzerinde büyük oyun oynanıyor bence. Yoksa bu kadar tuhaf davranırlar mıydı sizce!?.

Üstün desteklerimiz sayesinde Yaşamlarını anlamlandıramayan, yaptıklarından bi haber olan, gerçek sevgi, ilgi ve şefkatten  mahrum bırakılmış bu çocuklara  daha ana rahminde hatta rahme düşmeden önce! başlıyoruz zulm etmeye!!!. Hadi geldiler dünyaya bu sefer kişilik tohumlarının atıldığı, kendilerini, bizleri ve hayatı tanımlayacakları  ilk ve en önemli yıllarında ve de devamında vurulur darbeler, dünyada ki ilk idolleri tarafından. Yani;

Hayatının büyük bir bölümünü paylaşacağı adamı seçerken, beyaz atlı prensinin kişiliğinden çok ayakkabı, cüzdan  ve dişlerine odaklanan, evlilik aşamasında gerçekten çok sevdiğini iddia ettiği insanı maddi olarak hortumlamaya gayret eden, daha evlenmeden nasıl ayrılacağının ince hesaplarını yapan, cicim ayı diye tabir edilen aylar bitince kocasına karşı o yalancı sevgisini bile sergilemekten aciz kalan, eş ve özellikle  evlatlarını dinlemekten onlarla göz teması bile kurmaktan kendini men eden eşi ve evlatlarının yüzlerinden, kişiliklerinden, sorunlarından ve bu sorunlara derman olacak cevapları aramaktan çok dizi, evlilik programları ve magazin dünyasında ki şarlatanların hayatlarına odaklanan ve böylece beyniyle, yüreğiyle   arasına mesafe koyan, en acısı da ailesinde olması gerekirken sosyal medyalarda boy gösteren, tam anlamıyla kişilik yırtılması ve akıl tutulması yaşayan, sinirliliği ve buna binaen içtiği sinir haplarının miligramına sığınarak sorumluluktan kaçan, evladının karnını doyurmakla üstünü giydirmekle  analık görevini icra etiğini düşünen, daha taze beyinli evlatlarını televizyon ve bilgisayar karşısına oturtarak ruhlarına kalıcı tesir bırakan envayi çeşit rezilliğe aldırış etmeyen, onları komşunun evlatlarıyla kıyaslayarak motive ettiğini düşünen, yazsam roman olur diyeceğim daha nice, gerçek eş ve ana kriterleriyle bağdaşmayacak tavır ve davranış sergileyen ve tüm bu duyarsızlıklara karşın analık görevini çok iyi yerine getirmiş olması düşüncesiyle, hayatı anlamlandıramayan duyguları çöplük gibi olmuş, sorunlu yetişen evlatlarına dönerek ‘’Yemedim yedirdim giymedim giydirdim, ben senin için nelere katlandım, hakkımı sana helal etmem bak’’ mısralarına birazda gözyaşı ekleyerek, bu komik ve çoğunlukça benimsenmiş uygulamanın evlatlarında beklediği etkiyi yaratmadığını görünce çözümü kolundan tutarak, her biri ayrı dünya olan evlatlarımıza ne hikmetse birkaç soruyla aynı teşhisi koyan ve onları kısmi rahatlığa eriştirecek olan miligramlık sersemleştirici hapları(ağır travma olmadığı müddetçe) yazmaktan usanmayan, utanmayan (her biri olmamakla beraber) bazı  tedavi edicilere teslim eden ve ileride kendisine yaşlılık gelip çattığı zaman, öz evlatlarına sergiledikleri bu garip tutumlardan dolayı, artık kendisinin muhtaç hale geldiği ilgiyi, çocuklarından bulamamanın yaşattığı travmayla yine analık hakkını  silah olarak kullanmaktan çekinmeyen  ana ve klasik ana adayları tarafından.

İş işten geçmeden, kaybetmeye yüz tutan özümüze tekrar kavuşmak duasıyla...

Salih MOLLAOĞLU
Eğitimci Yazar
mollaoglusalih@hotmail.com

Düzenleme : 03 Haziran 2019 18:42 Okunma : 4184