Sipariş Üzerine Köşe Yazısı Yazılır(!) | Karamandan.com - | Karaman Haber

Sipariş Üzerine Köşe Yazısı Yazılır(!) | Karamandan.com - | Karaman Haber

19 Temmuz 2019 Cuma
Sipariş Üzerine Köşe Yazısı Yazılır(!)

Başlık bazı okuyucuları şaşırtabilir fakat Karaman gibi (betonlaşma dışında) birçok yeniliklere, düşünce, öneri ve fikirlere kapalı bir şehirde hayatını sürdüren, farklı statü ve konumlarda olan bir topluma da bu şekilde bir başlıkla seslenmek gerektiğini düşündüm.

Şehrin ve insanlarının sorunlarını dile getirdiğimiz, bazı kesimleri eleştirdiğimiz  zaman, mevcut bir sorunun çözümünü şehrin Milletvekilerinden Vali'sine, Belediye Başkanından ilgili kurumuna kadar bildirip çözüm istediğimiz zaman ya muhatap bulamıyoruz, ya da küfürlü ve bol hakaretli karşılıklar, kırıcı eleştiriler alıyoruz.

Bu arada da Karaman'ın il oluşunun 30. yıldönümünü kutluyor ve: "Karaman neden Konya'nın gölgesinden kurtulamıyor?"un tartışmasını yapıyoruz. 

Onu da kendi aramızda yapıyoruz, yerel medya üzerinden, ya da kahvehane köşelerinde dillendiriyoruz.

Bir grubu, bir camiayı, olumsuz giden ve toplumu birebir ilgilendiren konuları, sorunları buradan yazdığımız zaman aldığımız her olumsuz tepki, şehrin; yenileşme, ilerleme, tanınma konularında bir engel olarak karşımıza çıkıyor.

Çünkü biz Karamanlılar olarak birbirimizi sevmiyor, birbirimize saygı duymuyoruz. 

Oysa ki birbirimizin; toplumu ilgilendiren fikrine, düşüncesine, önerisine  olan saygımız, desteğimiz, değişik önerilerimiz neticesinde gelişmeye, tanınmaya bilinmeye kapı açmış oluruz.

Dün Karamandan com'un yöneticisi Adem Hocam'la da bu konuda birkaç satır yazıştık.

"Bu şehrin evlâdı olarak bu şehrin sorunları ve toplumu ilgilendiren mevzularda artık yazamadığımı, açıkçası bu güne kadar yazdıklarım nedeniyle aldığım tepkiler yüzünden korktuğumu" ifade ettim.

Okuyucuyla polemiğe girmemek adına, o küfür ve hakaretleri duymamak adına yayınlanmış yazımı kaldırttığım veya yayınlanması için gönderdiğim yazının iptali için siteyi aradığım bile oldu.

Kaldı ki bir partinin genel başkan yardımcısından, o partinin etiketini taşıyan sokaktaki erken ergenine kadar tepki alınıyorsa, elbette evindeki ailen, çocuğun için de endişe etmen gerekiyor.

Çünkü toplumun bir kısmı beyniyle değil, yumruğu, dili ve kabakuvveti ile düşünüyor.

Ulaşım konusunu dile getirdiğimde yaklaşık bir hafta dolmuşla çarşıya inmediğimi de eklememe gerek yok sanırım.

Netice olarak biz bu şekilde bir hayatı kabullendikçe, sadece, Türk Medya'sında şehrimizde meydana gelen nahoş olaylarla tanınır, bir arpa boyu yol gidemeyiz ve tanınamayız.

Tanınmanın en önemli unsuru güzelliklerle anılmak ve şehrin yöneticilerinin çabalarıyla oluşur.

Bir Dil Bayramımız ve çağlar ötesine ait bir Türk geçmişimiz var.

Hadi kafadan bir soru soralım. Dil Bayramını neden aile arasında bir nişan, bir düğün gibi kutluyoruz. Üç Milletvekilimiz var, neden dil bayramı törenlerinde yanlarında 5-10 tane başka şehrin vekillerini getirmezler.

İl Kültür Müdürlüğü neden başka şehirlerden Üniversiteli, liseli gençler ve diğer illerin Turizm Derneklerini davet etmezler şehrimize?

Boş sorular değil mi bunlar(!)

....

Bir Soru Sorma şansım Olsaydı

1. Sayın Valim: En son geçtiğimiz günlerde ilimiz Beyazkent Mahallesinde meydana gelen bir yangın sonrası yaşlı bir teyzemizin yaşadığı yoksulluk dramını büyük bir üzüntü ile öğrendik. Teyzemiz, bu yaz günününde sobasını yakarak üzerinde yemek pişirmek istemiş ve sobadan sıçrayan bir kıvılcım evde yangın çıkmasına sebep olmuş.

Sorum şu şekilde olacak: Şehrimizde bu teyzemiz ve buna benzer birçok fakir, fukara birey ve aile  varken, sizin emriniz ve yönetiminizde olan muhtarlar ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ne iş yapar, sizin, muhtarların ve vakfın görev tanımları nelerdir? 

2. Sayın Belediye Başkanım: Defalarca dile getirdik. Karaman'ın Milletvekillerine, iktidar partisinin il teşkilatına, eski Belediye Başkanına ve en son size.

(Bizi muhatap almazsınız diye) bir hatırlı kişiyi araya koyarak, Karaman'da yaşayan yoksul ve ihtiyaçlı Kanser Hastası çocuk ve yetişkinlerin, Konya'daki üniversite hastanelerine; kemoterapi, kontrol ve mr çekimlerine her ay gitmek zorunda olduklarını, birçoğunun bu randevulara gidebilmek için yol parası bulamadığını, bu hastaların, hayırseverlerin kendi aralarında topladıkları ve hastaya verdikleri 5-10 liralar ile bilet parasını elde ettiklerini, belediyenin bu hastalar için bir otobüs tahsis etmesini, haftanın belli bir günü bu hastaların Konya'daki üniversite hastanelerine sabah götürülüp aksam geri getirilmesini rica ettik.

Belediyemizin bu önemli ihtiyacı giderebilecek bir bütçesi mi yok, yoksa sizin bu konuya ayıracak vaktiniz mi yok?

3. Sayın Milletvekilleri: Neticede sizleri hangi partiden olursanız olun, sizleri bizler seçtik. Çünkü sistem bunu gerektiriyor. Bizi temsil edeceksiniz, Ankara'yı değil!

Yukarıdaki sorularımı da gözönüne alarak, lütfen siz de bize bir görev tanımı yapabilir misiniz.

Şehrin kangrenleşmeye yüz tutmuş sorunlarıyla ne vakit ilgilenecek siniz, bugün mü, yoksa seçim zamanı mı?

Neden halkımızın arasında değilsiniz?

Neden belirli günlerde halkımızın istek ve şikayetlerini dinlemiyor, bu sorunlara çözüm bulmalarına yardımcı olmuyorsunuz?

Neden onlarla karşı karşıya gelmek istemiyor sunuz?

4. Sayın Karaman Müftüsü: Yaz geldi, Yaz Kur'an Kursları hizmete girdi. Allah razı olsun hocalarımızdan.

Çocuklarımız Yaz Kur'an Kurslarına giderek temel dini bilgilerini de öğrenecekler Kur'an eğitimi yanında, teşekkür ederiz.

Fakat toplumu ilgilendiren ve dolayısıyla sizi de bağlayan bir sorun var. Maneviyatını kaybetmeye yüz tutmuş gençlerimiz ve onları kazanabilmek için aileler gibi sizlere de görev düşmüyor mu?

Bu gençleri sokaklardan toplayıp hatta İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ilgili STK'larla işbirliği yaparak ayda ya da haftada bir, biraraya getirip çeşitli etkinlikler düzenleme imkanınız yok mu?

Evet, bir soru sorma şansım olsaydı ilgili zatlara bu soruları sorardım ve sık sık partiler, resmî kurumlar, STK'ları muhatap alarak ve isim zikrederek sormaya da devam edeceğim.

...

Hayra doğru İnşaallah...

Salih Cengiz

Okunma : 999