Karamandan.com

Karamandan.com

18 Temmuz 2019 Perşembe
Sayın Savaş Kalaycı Bey, Bir Projem Var!
Şehrimizi ve Karaman halkını ilgilendiren sorunlara sahip çıkmamızı, kendi sorunlarımızı yine kendimizin çözebileceğini kimbilir kaç kez bu köşeden yazdım.
Kategori : Köşe Yazıları
11 Haziran 2019 18:08
 
Sayın Savaş Kalaycı Bey, Bir Projem Var!

Şehrimizi ve Karaman halkını ilgilendiren sorunlara sahip çıkmamızı, kendi sorunlarımızı yine kendimizin çözebileceğini kimbilir kaç kez bu köşeden yazdım. 

Şehrin Vekillerinden Partilerin İl Teşkilatlarına, Belediye Başkanından Şehrin Valisi'ne, STK Temsilciliklerinden ilimizdeki Bürokratlara ve bir kamuoyu oluşturmak maksadıyla bu şehirde yaşayan insanlara kadar çağrıda bulundum. 

"Gelin Karaman için kim ne düşünüyorsa, kimin ne gibi önerisi varsa anlatsın, çözüm önerileri sunsun. Karaman'ın sorunlarının çözümü için siyasi parti farkı gözetmeksizin biraraya gelelim.

Şehrin ve şehir halkının menfaatleri doğrultusunda ortak hareket edelim. diye."

Fakat biliyor musunuz Savaş Bey, bizim Karaman Vekillerimiz bu tür önerilere birer Marko Paşa örneği yaklaşımda bulundular, Valiler'imiz ise tıpkı Belediye Başkanlarımız gibi kör ve sağır kesildiler kendi şehirlerinin çözülmesi gereken sorunlarına.

Nelerden bahsetmedim ki; çevre temizliği, ihtiyaç sahipleri, engellilerin durumu, yoksul kanser hastası çocuklar, yoksul ve kimsesiz yetim çocukların yaşadıkları travmalar ve psikolojik sorunları, ulaşım, uyuşturucu bağımlısı başıboş gençliğin topluma kazandırılması...

Örnekleri çoğaltmak mümkün elbette.

Fakat kimi bu yazıları okudu, kimi okumadı, kimi şöyle bir bakıp geçti.

Örneğin ben en son ne zaman şehri yöneten atanmış ve seçilmişlerin bir araya gelip vatandaşla birlikte şehrin ve şehrin insanlarının sorunları konusunda fikir alışverişinde bulunduğunu hatırlamıyorum.

Vatandaş olarak da kahvehane köşelerinde, dolmuşlarda, otobüslerde, parklarda, cami bahçelerinde her türlü elestiriyi yapıyoruz. Fakat tüm bunlar sorunlara çözüm babında hamasi konuşmalar olarak kalıyor.

Bu hamasi söylemler: "Siyasetçiler bu sorunu çözsün!" ile sona eriyor. Tek çözüm önerisi bu.

Aslında bu siyasi anlayışın da değişmesi şart. Çünkü siyasetçiler sorun çözücü değildir, yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi atanmış ve seçilmişlerin kendilerine biçtiği rol Marko Paşa olmaktan öte geçmemiştir.

Çözüm, biz vatandaşların elindedir.

Mahallemizde bir sorun varsa, çözüm bizim elimizdedir.

Şehirde bir sorun varsa, çözüm bizim elimizdedir.

Seçilenlerin ve atananların görevi ise bizim ürettiğimiz çözüm önerilerini hayata geçirmektir.

Tabi biz vatandaşlar olarak her şeyi devletten beklediğimiz için, meselenin, sorunlarımıza çözüm bulma konusunu pek fazla ciddiye almıyoruz.

Savaş Bey, bu kez doğrudan sizi muhatap alarak hayata geçirilmesini temenni ettiğim konu, sokak hayvanlarının korunması ve beslenme ihtiyaçlarının karşılanması hakkında olacak.

Her şeyden önce bu dünyanın sadece biz insanlara ait olmadığını ve tüm canlıların eşit şekilde yaşama hakları olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Ve sizin de bildiğiniz gibi pek çok sokak hayvanının evi/yaşam alanı durumunda olan arsalar, yeşil alanlar insanların ihtiyaçları için bir bir yok ediliyor.

Yaşam alanlarını elinden aldığımız bu canlılar için iyi koşullar oluşturmak, kesinlikle biz insanların sorumluluğu ve hattâ zorunluluğu olmak durumunda.

Kaldı ki bu koşulları oluşturmak da oldukça basit. 

Mesela siz bu şehrin muhtelif yerlerine atık malzemelerden, onları soğuktan ve sıcaktan koruyacak küçük hayvan evleri yapsanız, emin olun bu şehrin vefakâr insanları da kendi sokaklarında, mahallelerinde bulunan bu küçük barınaklara su ve mama bırakacaktır.

Tabi burada bir önemli husus da, sokak hayvanlarının aç kalmadıkça ve kendini tehlikede hissetmedikçe kimseye zararları olamayacağını anlatmak, yaşamsal ihtiyaçları dışında tüm beklentilerinin sevgi görmek olduğunu farkedip buna göre davranılmasını sağlamak.

Belki siz şimdi diyeceksiniz ki; "hepsi güzel hoş da kaynak ayırmak gerek, mesai ayırmak gerek!"

Hepimiz görüyor ve üzülüyoruz. Şehrimizde büyük bir ekmek israfı var ve bu had safhada. 

Birçoğu bayatladığı için çöpe gidiyor ekmeklerin,  ziyan oluyor. 

Bu durum sadece şehrimizde değil, ülke genelinde yaygın bir durum.

Bu durumun ekonomiye de verdiği zarar da hesap edilirse israfın boyutları ortaya çıkacaktır.

Ben cam şişe, sıvıyağ, kâğıt gibi atıkların toplanması için kaynağında ayırma projeleri başlatıldığı gibi, bayat ekmekler için de bir proje üretilebileceğini düşünüyorum.

Mesela çöp konteynırlarının yanına birer tane bu ekmeklerin bırakılması için kutular konabilir.

Bu ekmekler gerek sokak hayvanları, gerek yem sanayiinde kullanılabilecek şekilde değerlendirilebilir.

Hatta bu projeden elde edilecek gelirle yoksul ilkokul öğrencilerinin, yetimlerin, engellilerin, kanser hastalarının, ihtiyaç sahibi ailelerin vs ihtiyaçları için kullanılması, bizim çağlarötesinden gelen 'İmaret' kültürümüzü tekrar canlandırabilir.

Siz de biliyorsunuz ki şehrimizin merkezi ve dış mahalleleri ve köyleri arasında büyük maddi farklılıklar var. Ekonomik yönü zayıf olan mahalle ve köylerimizde çocukların ayaklarına giyebilecekleri sağlam bir ayakkabı, sağlam bir giysi, yazı yazabilecekleri bir kalem, defter yok. Birçok yoksul kanser hastası tanıyoruz ki, kemoterapi alacakları zaman çevre illerdeki üniversite hastanelerine gidebilmek için bilet parası bulamıyorlar. Nice engelliler var ki, protez ve engelli sandalyesi ihtiyaçları var.

Umarım siz Karaman Belediyesi olarak bu konularda olumlu bir adım atarsınız ve bizler de Karamanlılar olarak ekmek israfı konusunda böyle bir projeyle ekonomiye katkı adına ilk adımı atarız...

Salih Cengiz

Okunma : 4358
guney sigorta
maboto
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Karaman'da Trafik Kazası; 1 Yaralı!
15 Temmuz 2019 Okunma: 19456 Asayiş
Genç Yarışçımız Koray Kehya 1.Oldu 
15 Temmuz 2019 Okunma: 7535 Spor
5 kişi tutuklandı
17 Temmuz 2019 Okunma: 7309 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın