Okuyun, Yoksa Birileri Canımıza Okuyacaklar! | Karamandan.com - Karaman Haber

Okuyun, Yoksa Birileri Canımıza Okuyacaklar! | Karamandan.com - Karaman Haber

05 Temmuz 2020 Pazar
Okuyun, Yoksa Birileri Canımıza Okuyacaklar!

"Hocam. "evdekal" kampanyasına destek için insanlara okuyacakları 5 kitap önerisinde bulunabilir misiniz? Yazarlarımızın önerilerini toplayıp tek içerikte yayınlayacağız." çağrısıyla farkına vardım bu anlamlı çalışmanın.

Detaylarını bilmiyorum henüz, fakat Karamandancom ve Danış Kitapevi toplum yararına ortak bir projeye imza atıyorlar anladığım kadarıyla. İnsanların evlerine kapandığı, olağanüstü önlemlerin alındığı bu dönemde böyle güzel sürprizler olması tebessüm vesilesi oluyor. Çünkü millet olarak bu tür güzelliklere hasret kaldık yıllardır.

İnsanlarımız lise ve üniversite gençliği dışında pek okumuyorlar maalesef, oysa okumak hayatı öğrenmek, bir başkasının penceresinden dünyayı seyretmek çok güzel, çok farklı bir duygu.

Hayatı dolu dolu yaşamak, yaşamı sorgulamak, geçmişi öğrenmek, geleceğe köprü kurmak, bilgi edinmek, dilimizi korumak, zihnimizi çalıştırmak, dünyayı keşfetmek, doğru kararlar verebilmek ve başkalarına bir şeyler öğretebilmek için okumak şart.

İlgi alanımıza giren, merakımızı celbeden konularda, meseleleri asıl kaynağından okuyup öğrenmek için aslında bu günlerde kaçırılmaz fırsatlar var elimizde, en azından TV dediğimiz aptal kutusundan daha faydalı olabileceği kesin.

"Okuyun, zira mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor." diyor ya Ali Şeriati, cehaletimizi aşabilmek için okumak, öğrenmek muhakeme ve mukayeseler yapmak şart.

Fırsatı olanlar bol bol okumalı. Kendimizi, toplumumuzu, dünyayı ele alıp okumalı. Zihnen ve madden sömürülmüşlüğümüzü, farkında olmadan beyinlerimizi nasıl kiraya verdiğimizi, geri kalmışlığımızın nedenlerini... Bu konulara dair yığınla makaleler, kitaplar var, onlara yönelelim örneğin. Yenilenelim, yeni dünyaların kapılarını aralayalım bu günlerde. Kaderlerimizi değiştirelim okuyup öğrenerek, öğrendiklerimizi paylaşarak gidişata hakim olalım, değişelim ve özgürleşelim, okumak özgürlüğe yürütmektir çünkü.

Örneğin; bütün dünyayı saran, umutsuzluğa ve çaresizliğe iten bu salgın yanında, kendisinden binlerce kilometre uzaktaki insanları öldüren, vatanlarından eden, onların ülkelerini işgal edip yerle bir eden, zenginlikleri çalan, gaspeden global haydut Amerika'nın hiçbir ülkeye doktor ve tıbbi yardım göndermediğini siz de farkettiniz mi? Ya da ülkesine gidecek olan doktorlara vizeyi kaldırdığını biliyor muydunuz?

Her ülkenin birbirinden yardım beklediği bu karanlık günlerde dahi hala bazı ülkelere ambargolarını arttırmak için yeni kararlar aldığını, suikastlara hazırlandığını, çeşitli kumpaslar peşinde koştuğunu, yerli ve işbirlikçi ajanlarıyla, sahibi olduğu TV ve basın kuruluşlarındaki beslemeleriyle ülkemizdeki ya da diğer Müslüman ülkelerdeki insanları nasıl umutsuzluk ve korkuya sevkettiğini. Terör devleti İsrail'in menfaatlerini kollamaya nasıl ısrar ve inatla devam ettiğini ve onların topraklarını genişletmekten neden asla vazgeçemeyeceğini. Yemen, Suriye, Irak başta olmak üzere bölgede her türlü zulme imza atan Suud ve diğer bazı körfez ülkeleriyle birlikte tüm coğrafyanın zenginliklerine nasıl saldırdığını ve bölge halklarının canlarına nasıl kastettiğini araştırıp okuyun.

Küba' lı doktorları okuyun örneğin, İtalya'ya ulaştıklarında söyledikleri şu sözleri de not edin okurken; "Bizler Devrimciyiz! İtalya'nın geçmişinde Faşizm olsa bile, bizler halk için buradayız. Onların yardıma ihtiyaçları var ve biz yardıma muhtaç halkların yanında olmak gibi bir felsefeye sahibiz."

Ülkeleri okuyun örneğin, farklı kültürleri, farklı insanları, farklı yaşamları okuyun, Vahşi Batı'nın koskoca Afrika'yı nasıl köle ve sömürge toprakları haline getirdiklerini, yaptıkları soykırımları.

İslam ülkelerinin liderlerinin nasıl ve neden Batı'nın emrine girdiğini, kendi ülkelerinin insanlarını acımadan nasıl katlettigini okuyun.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başka ülkelerde, gerek TİKA gerekse STK'lar aracılığıyla ve özellikle mazlum coğrafyalardaki insanlara ne gibi hizmetlerde bulunduğunu oraları nasıl yeniden imar ettiklerini ve oraların insanlarının teveccüh ve sevgilerini nasıl kazandığını okuyun. 'Türk' denince o mazlumların nasıl gözlerinin ışıldadıgını görün okuduğunuz satırlarda.

Kimlerin öldürmek için, kimlerin yaşatmak için biraraya gelerek saf tuttuklarına kafanızı yorun biraz da.

Bir yanda insanlar açlıktan ölürlerken diğer yanda aşırı beslenme ve obezitenin nasıl küreselleştiğini, obezitenin dünya ekonomisine etkisinin trilyonlarca dolar  olduğunu okuyun ve israftan nasıl kaçınmanız gerektiğini düşünün.

Zengin ve fakir arasındaki uçurumu, yoksulluğu, insani değerlerin nasıl bir bir yok olduğunu ve vicdani olarak bizlerin üzerimize düşen vazifelerin neler olduğunu araştırın ve düşünün nasıl bu hale geldik diye.

Kişisel gelişimcilerin; "Nasıl zengin oldum!" türü, kazanmak için her yol mübahtır içerikli kitaplarını unutun, "Nasıl hakça kazanır, hakça paylaşırım." diye düşünerek dünyada ve  ülkemizde bizden başka ve daha kötü durumda ihtiyaçlı insanlar olduğunu ve onlar için neler yapabileceğimizi düşünün.

Engellilerin hayatlarını okuyun, kanser hastalarının, down sendromluların, SMA'lıların hayatlarını okuyun. Neler yaşamışlar, hangi zorluklarla mücadele etmişler, neden toplum dışına itilmişler ve neden gerekli ilgiyi tam olarak görememişler.

Siyasetçiler tarafından dinin nasıl kullanıldığını araştırın; siyaset, tarikat, ticaret üçgeninde insanların nasıl Allah'la aldatıldığını okuyun. Tarikatların liderlerinin, Resulullah Aleyhisselam'ın dahi hesap gününün dehşetinden endişeyle bahsetmesine rağmen, sanki kendileri cennetle müjdelenmiş gibi ardlarından koşanlara cenneti nasıl parsel parsel pazarladıklarını okuyun. Ölen kişinin namaz borçluydu, oruç borçluydu, altıydı, üstüydü anasının nikâhıydı diye diye ardında çocuklarına bıraktığı 3 kuruşa tamah eden, "kurslarımızda fakir ve yetim çocukları okutuyoruz, bize yardım edin." diyerek milleti haraca kesen, her ne hikmetse bir anda mal mülk sahibi olup şatafat ve zenginlik içinde bir hayat süren hoca kılıklı çakalları okuyun ve gerçeklere uyanın.

Sonra, Kafka'nın dönüşümünü okuyun örneğin. Hayatta her insanın kendini Gregor Samsa gibi hissettiği zamanları olmuştur mutlaka.

Okuyun. Tin Suresinin 4. Ayetinde geçen; "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık." cümlesinden insanların yaratılışının güzelliğini, 5. Ayetinde de "Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik." cümlesinin aslında ikazın ta kendisine ulaştığımız bu günleri işaret ettiğini Okuyun ve "bizler neye dönüşüyoruz?"un cevabını araştırın. Bu kocaman beton yığınlarını dünyaya yığan, azgınlık ve zulümde cahiliye devrini fersah fersah aşan, bütün belaların baş sorumlusu insanoğlunun yolculuğunun böyle nereye kadar devam edeceği? sorusunun cevabına kafa yorun.

Necip Fazıl okuyun, Sezai Karakoç'u, Yaşar Kemal'i, Nazım Hikmet'in; "Memleketimden insan manzaralarını", Yunus Emre'yi, Mevlana'yı, 'Havarisiz İsa' İsmet Özel'i, Mustafa Kutlu'yu, Nureddin Topçu'yu, Abdurrahim Karakoç'u okuyup kendinizi ve ülkenizi tanıyın.

Bilmek sorumluluktur, insan-ı kamil olma yolunda bilmek için sorumluluk alın. Çokça okuyun!

Hayra doğru İnşaallah...

Okunma : 2174