Kral Çıplak | Karamandan.com - | Karaman Haber

Kral Çıplak | Karamandan.com - | Karaman Haber

21 Mayıs 2019 Salı
Kral Çıplak

Geçtiğimiz yıl bir muhalefet partisini eleştirmiş ve epeyce bir tepki almıştım. Bugün de  iktidar partisinin birçok yanlış icraatlarından yalnızca ikisi hakkında 'vatandaşlık hakkı'mdam kaynaklanan eleştiri özgürlüğümü  kullanacağım.

Bakalım bu kez başıma neler gelecek. Malûm, AKP baronları, fanatik yandaşlar... fakat birilerinin de çıkıp: "Kral Çıplak!" demesi gerekir ki, adı demokrasi olsun. 

16 yıldır iktidarda olan AKP, dışa bağımlı politikalarıyla ülkeyi büyük bir ekonomik krize sokarak bunun acısını ve bedelini bize ödettirmektedir. 

Bu kriz AKP’ nin dışa bağımlı özelleştirme politikalarının sonucudur!

Aklınız alıyor mu rezaleti bilmiyorum. Koskoca Türkiye Cumhuriyetinin ekonomisi Trump isimli haydutun bir tweeti ile yerle bir  olabiliyor.

Öyle, Damat Berat Paşa'nın; "ağzı olan konuşuyor, 81 milyon ekonomi eleştirmeni olmuş, herkesin bir yorumu var." türü bir çiğlik ile; "sen ne anlan ekonomiden la!" eziklemesini de reddediyorum.

Ekonomideki gidişatın bir çöküşe doğru ilerlediği bir gerçek ve bunu anlamak için de ekonomist olmaya gerek yok.

Hesap ortada: 2018 yılında ihracatımız 168 milyar dolarmış ithalatımız 225 milyar dolar. Yani 2018 yılındaki oluşan cari açık 57 milyar dolar. 

2018 yılının mart ayındaki toplam dış borcumuz 4 trilyon 856 milyar Türk Lirası. 

Damat Berat Paşa hala kriz falan yok diyor, Sayın Cumhurbaşkanı ise "Ekonomik savaş"tan bahsediyor. 

Madem kriz yok esnafla, memurla, işçi ile, emekli ile, işsiz ile, dul ve yetim ile bir yer değiştirin, o zaman görün kriz var mı yok mu? Öyle saraylarda yaşayıp, milletin, tüyü bitmedik yetimin hakkıyla bizim hayal bile edemeyeceğimiz haklardan faydalanarak, vatan, millet, sakarya türü ahkâm kesmekle, ahiret beratı dağıtmakla  olmuyor.

İhracatta rekor kırdık diyorsunuz ithal etmekten de geri kalmıyorsunuz. Enflasyon tek haneliden %25,24'e yükselmiş, faiz olmuş yüzde 24 daha hala kriz yok öyle mi.  

Dolar düştü hala zam yapılıyor, hadi yükseldi diye zam yapıldı, düştüğü halde niye fiyatları indiremiyorsunuz da fırsatçılara prim yaptırıyorsunuz?

Bir düşünün genel olarak her şeye %40 -%50 zam geliyor vatandaşın maaşına ise yapılan zam ortada.. Adalet mi bu? Ne çabuk unuttunuz Fırat kenarındaki kuzuyu!

Peki biz niye ihracat yapmıyoruz, bunu hiç düşündünüz mü arkadaşlar!

Eminim ki birçoğunu bu konulara kafa yormak istememiştir. Ben ufak bir örnekle anlatmaya çalışayım izin verirseniz. 

Çünkü ithal edilen maldan devlet daha çok kazanıyor. Düşünün, biz bir telefon ithal ediyoruz, yönetenler vergi ile onun fiyatını 1000 TL yükseltiyorlar. 

Kendimiz bir telefon yaptığımızda ise 500 TL kar elde ediyorlar. İşte biz bu yüzden üretime yatırım yapmıyoruz. Bu birçok ithal kalemlerde geçerli bir durum.

Bu ülkenin 16 yıldır iktidarı elinde tutan ve iddialı bir hükümetinin yönetiminde mal ithal etmesi değil mal ihraç etmesi gerekmez mi? Bu bütünüyle üretime bağlıdır. Çin'e bir bakın, 2.263 Milyar dolar ile dünyada ihracat yapan ülkeler listesinin en başındaki ülke. 

Bugdayı, unu, hatta samanı bile ithal etmiyormuyuz? Daha önce bize yeten tarımımız artık kendimize yetmeyecek seviyeye geldi. Hayvancılığı  anlatmaya gerek bile dutmuyorum. 

Son günlerde Sayın Cumhurbaşkanı her gittiği yerde zincir marketlerdeki yüksek fiyatlardan şikayet edip duruyor.


Bu nedir yahu! Sen yöneten misin yönetilen mi? Hem 'icraat'ın başında oturup MHP desteği ile 'iktidar' olacaksın, hem de ekonomik olumsuzluklara sebep olanlar hakkında şikayetçi olacaksın!

Hem devletsin, hem hükümet, hem hazine. Bir  de şikâyet ediyorsun!

Sen devlet'sin!

Sen hükümet'sin! 

Sen hazine'sin! 

Sen Merkez Bankası'sın. 

Sen onca kamu bankası'sın!

Sen bunlarla istediğin zaman bu yüksek fiyat çeken marketlere ve bu şekilde uygulama yapan tüm ticari sektöre "hop, dur bakalım!" diye hödhödlenebilirsin! Buna rağmen ne diye her gördüğün kürsü başında aynı şeyi gündeme getiriyorsun!

Elinde bu kadar imkânlar varken, neden sert önlemler almıyorsun!

Siz acizlik içinde onları şikâyet ederken tekrar soruyorum: Siz 16 yıldan beri üretimi, üreticileri,  desteklemek için İktidar Partisi ve Hükümet olarak neler yaptınız?

Adama sorarlar:

- Kimi kime şikâyet ediyorsunuz; iktidar makamı şikâyet makamı mı, yoksa çözüm üretme ve icraat makamımıdır?

- Şikâyet ettiğiniz konuyu muhalefet partisindeymiş gibi gündeme getireceğinize, ne diye bugüne kadar çözemediniz veya hemen seçim öncesi ne diye çözemiyorsunuz?

- Bugüne kadar yapmanız gerekip de yapmadığınız bir konuda, hem de ekonomik açıdan vatandaşı yakından ilgilendiren bu meseleyi şimdi neden ve hangi hakla şikâyet ediyorsunuz?

'Sarımsağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış.' hatırladınız değil mi bu sözü?

İktidar partisinin ekonomik tedbirleri de aynen böyle, üretimi sıfırlamış, önce özel sektörü başıboş bırakmış, sonra çıkmış şikayet ediyor. Laf!

Okunma : 1200