Eskidendi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Eskidendi | Karamandan.com - | Karaman Haber

21 Mayıs 2019 Salı
Eskidendi

"Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Hani çerçeveler boş
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden
Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken
Eskidendi, eskidendi çok eskiden..."

Eskidendi, çocuktuk. Haftasonları sokağın tüm evlerinden biz çocuklar toplanıp oyunlar oynarken, annelerimizin sokaktaki çocukların hepsine, şeker, sıkma ekmek, meyve ikram ettikleri günler.

Eskidendi, tren ve otobüs yolculuklarına çıkmadan önce annelerimizin çörekler, pohaçalar patatesler haşladığı, yolculukta acıkınca ilaç kutularından yapılmış azık tuzluklarını kullanıp iştahla yediğimiz ve annelerimiz diğer yolculara ikram ederken o anne babalar bundan mahcubiyet duymasın diye: "Çocuktur canı çekmiştir’  demelerinin ihmal edilmediği günler.

Eskidendi, evlerimizde pişen yemekten, yapılan tatlıdan konu komşuya ikram etmek ve bunu yaparken de: "Gücü yeten var yetemeyen var." diyerek akşam karanlığı bile olsa tabağın üzerine beyaz örtüler koyup komşu hakkı gözettiğimiz günler.

Eskidendi, doğumlar, düğünler, ölümlerde sevinç ve acıları paylaşırken telaş içindeki aile büyüklerini, aile büyüklerimizin bir kenara çekip: 'Bize düşen ne varsa seve seve yaparız." dediği günler ve gün gelip bize aynı şeyler söylendiğinde: "Sağ olun, bir ihtiyaç olursa mutlaka rahatsız ederiz." deyip yine tüm zorlukları kimselere yük olmadan aşmaya çabaladığımız günler.

Eskidendi, komşumuz  büyük acılar ve afetlerde yakın, uzak, akraba demeden dertleri hafifletmek için koştururken aile büyüklerimizin: "Çocuklar bir kaç gün bizimle kalsın, hepsiyle biz seve seve  ilgileniriz." dedikleri günler.

Eskidendi,  uzun, soğuk kış geceleri patlamış mısırları, kavurgaları, meyveler eşliğinde yerken, örgüler ören annelerimiz, anneannelerimiz, babaannelerimiz yanımızdayken, babalarımız, dedelerimiz, büyük dedelerimizle bulmacalar çözerek, oyunlarlar oynayarak,  radyo tiyatrosu dinleyerek geçirdiğimiz akşamlar.

Eskidendi, siyah beyaz televizyon karşısında Kaynanaları, Türk Filmlerini konu komşu toplanıp pür dikkat seyrettiğimiz ve vakti geldiğinde sobası yanmayan odalarda üç beş kardeş bir arada yatıp  uyuyuverdiğimiz geceler. Hele bir de ertesi gün tatilse bayram çocukları gibi erkenden kalkıp çoktan yakılmış sobanın üzerinde kızaran ekmeklerin başına geçip güle oynaya kahvaltı ettiğimiz günler.

Eskidendi, uzadıkça güzelleşen yaz günlerinin akşamında yazlık sinemalara, parklara ailece gidip çivisi çıkmış rengarenk tahta sandalyeler, tahta masalar üstünde otururken yırtılan şortların, pantolonların kaygısını duymadan annelerimizin börek çöreklerini tadını çıkara çıkara yediğimiz günler. 

Eskidendi, anne babalarımızla çarşıya gittiğimizde, Atatürk parkında içi buz dolu kovalarda satılan kola ya da şehir gazozu içmek, ya da macun yemek, pamuk şeker yemek için anne babalarımızın gözün içine baktığımız günler.

Eskidendi, haftasonu birkaç arkadaş sinemaya gidebilmek için sabah erkenden tren istasyonuna gidip çevre köylerden traktör römorklarında gelen pancarları yük trenlerinin vagonlarına kişi başı 1-2 liraya yüklediğimiz günler.

Eskidendi,  kalabalık sofralarda servis yapan annelerimizin en sona biz kendi çocuklarını bırakarak ahlak ve hakkaniyetini gözlemlememize olanak tanıdığı günlerde büyümek ve bu insanlık erdeminin hangi güzel toplum geleneğinden geldiğini merak ede ede olgunlaşmak.

Eskidendi, bayram sabahlarında annelerimizin, babalarımızın elinden tutup, gidilmesi gereken yerleri ziyaret ederken ölenleri de dualarla, özlemle anıp,  ölümün de hayat kadar burnumuzun dibinde olduğunu hiç ama hiç unutmadığımız günler.

Eskidendi, dostların arasında nefes alıp verirken paylaşmayı en öne koymak, her alışverişin, her selamlaşmanın ardında kişisel veya ticari bir çıkar aramadığımız günler. 

Eskidendi: "Ne kalır benden sonraya?" diye sora sora, doğru ve iyi insan olmaya çalıştığımız ve hayatın insan taraflarını da hiç ama hiç unutmadığımız günler.

Eskidendi. Çook eskiden...

Düzenleme : 24 Mart 2019 02:44 Okunma : 1212
Foto galeri