Devlet Adamı Mantığı Böyle mi İşler?  | Karamandan.com - Karaman Haber

Devlet Adamı Mantığı Böyle mi İşler?  | Karamandan.com - Karaman Haber

25 Eylül 2020 Cuma
Devlet Adamı Mantığı Böyle mi İşler? 

Devletimiz Çin'de ortaya çıkan ve günler içinde  bütün dünyaya yayılan bu salgınla baş edebilmek için canla başla mücadele ediyor, bunu inkar etmek nankörlük olur. 

Buna rağmen, ilgili merciler her ne kadar yerel yönetimlere salgınla mücadele konusunda gerekli talimatları verse de yerel yönetimlerin uygulamalarında birçok sorun olduğu da gözden kaçmıyor.

Bu salgın bizlere şunu gösterdi; gerek devletimizin ve gerekse yerel yönetimlerimizin olası bir ölümcül salgın, hastalık ve biyolojik saldırı gibi kriz durumlarına karşı halkı korumak ve güvenliğini sağlamak adına uygulayacağı önceden hazırlanmış bir plan, proje ve programı yok. En kötü olasılıklar başta olmak üzere bu tür konularda ciddi bir planlama yapılmamış.

Sadece ülkemiz değil, gelişmiş ülkelerde de durum böyle, hepsi panik içinde çözüm yolları arama çabasındalar.

Karamandancom'da bugün yayınlanan bir haber dikkatimi çekti. Haber şehirlerarası seyahatlerin izne tabi olduğu ile ilgiliydi ve bu kararnameye göre vatandaşlar belli şartlar dahilinde başka şehirlere seyahat edebiliyordu, şehirlerarası yolculuk yapacak olan kimseler için ayrıca bazı şartlar da belirlenmişti, bu şartlar arasında da konunun beni ilgilendiren bölümü uygulamadaki bir yanlışı gösteriyordu.

Şöyle ki; başka şehirlere tedavileri maksadıyla gidecek olan hasta vatandaşlarımız sadece şehirden ayrılırlarken resmi muameleye tabi tutuluyor, gittikleri şehirlerde yine kendi kaderlerine terkediliyorlardı.

Zaten kronik bir rahatsızlığa sahip olan bu insanların diğer sağlıklı insanlarla aynı kategoriye dahil edilmesi bence çok yanlış. Bu durum tedavileri devam eden hastaların korunmaları adına bir çözüm değil. 

Başka şehirlere tedavi amacı ile gidecek olan hastalar güya, önlem alınmış bir sekilde Karaman'da izin alarak çıkış yapacaklar, o şehirlerde hastanelere ulaşım hizmeti veren servisler hizmet dışı kaldıkları için hastalar orada mecburen bir belediye otobüsü ya da bir dolmuşla hastaneye gidecekler. Sanki şehiriçi toplu taşıma araçları hijyen yönünden çok güveniymiş gibi. Bununla beraber örneğin; kemoterapi alan bir hasta aldığı kemoterapi ilacının bağışıklık sistemini baskılaması, işlevsiz hale getirmesine rağmen, ertesi gün kesinlikle sakıncalı olduğu halde yine bir şehiriçi toplu taşıma aracı ile otogargara ya da tren garına gitmek zorunda kalacak. Bu da sadece Korona virüsü değil, hastanın hayatını tehlikeye sokacak olan tüm virüslere açık bir davetiye olacak.

Bu uygulamayı gerçekleştiren yetkililer en azından bu salgın günlerinde bir midübüs bari tahsis etse ve hastaların günübirlik Konya üniversite hastanelerine bir sağlık görevlisi eşliğinde gidiş dönüşünü sağlasa daha iyi ve faydalı olmaz mıydı, çok mu zordu eylem? Zaten süregelen tedavileri, yaşadıkları zorluklar ve maddi imkansızlıklar nedeniyle sıkıntılı bir hayatları olan bu insanlara bir ayrıcalık tanınması daha vicdani olmaz mıydı?

Vatandaşın devletine güvenmesi ve devleti yanında hissetmesi için devletin ve dolayısıyla bürokrasinin 'insan' odaklı politikalar üretmesi gerekir. Fakat böyle fevkalade zamanlarda dahi, üstelik salgının yayılmasının üzerinden 3 haftaya yakın bir zaman geçmesine rağmen olaylara soğukkanlılıkla yaklaşıp çözüm yolları üretmesi gereken yetkililer düz mantıkla hareket ederek işleri daha da zorlaştırıyorlar. 

Son olarak; iktidara muhalif kesimlerin yangına adeta körükle gitmeleri, çözüm odaklı değil de, daha çok krizi fırsata çevirme amaçlı söylemleri biz vatandaşları bir karamsarlık içine sürüklüyor ve durumu içinden çıkılmaz bir hale getiriyor, bu da ortaya  muhalefetin aslında bir hamaset ve ajitasyon görüntüsü içinde oldugunu gösteriyor.

Hayra doğru İnşaallah...

Salih Cengiz

Okunma : 2383