Bu Gidiş Nereye? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Bu Gidiş Nereye? | Karamandan.com - | Karaman Haber

18 Temmuz 2019 Perşembe
Bu Gidiş Nereye?

Bir gece Hoca, karısı ile konuşurken şöyle demiş: "Yarın hava yağmurlu olursa oduna, açık olursa tarlaya gideceğim."

Karısı çıkışmış: "Efendi İnşaallah de!" 

Hoca hiddetlenmiş: "Niçin İnşaallah diyeyim hatun? İki işten biri mutlaka olacak, ya o, ya bu!"

Ertesi gün hava yağmurlu olduğu için ormana gitmek üzere sabahleyin erkenden evden çıkmış, biraz gittikten sonra yolda bir sipahiye rast gelmiş. Atın üzerindeki sipahi seslenmiş Hoca ya: "Bana bak baba! Filan köye nerden gidilir?"

Hoca da ilgisiz bir tavırla cevap vermiş:
"Bilmem!"

Sipahi yoluna devam etmek isteyen Hoca’yı bırakmamış ve kamçıyla birkaç defa şiddetle vurduktan sonra bağırmış: "Seni gidi hain herif seni! Bilmezsin ha! Çabuk düş önüme! Sen beni ta o köye kadar götüreceksin!"

Hoca bu emri yerine getirmezse başına neler geleceğini düşünerek sipahinin önüne düşmüş ve hayli uzakta bulunan köye kadar götürmüş.

Fakat vakitte bir hayli geç olduğu için artık ormana gidememiş, doğruca evine gelmiş. Kapıyı çalınca karısı içerden seslenmiş: "Kim o?"

Hoca da suçlu suçlu karşılık vermiş: "İnşallah benim hatun, aç kapıyı!"

Araştırma şirketi Optimar içinde bulunduğumuz Mayıs ayının ilk haftasında 20 küsür şehirde 3.500 denek üzerinde bir anket düzenlemiş.

Vatandaşa şu soru sorulmuş: "Kendinizi dini anlayış bakımından nasıl tanımlarsınız?"

Yanı anketör: "Allah'la aranız nasıl?" demek istemiş.

İlginç cevaplar verilmiş sorulan sorulara.

- % 89.5'i: "Allah'ın varlığı ve birliğine inanıyorum." demiş.

- % 4.5'i: "Bir yaratıcı olduğuna inanıyorum, ama dinlere inanmıyorum." demiş.

- % 2.7'si: "Bir yaratıcı olup olmadığından emin değilim." demiş.

- % 1.7'si: "Bir yaratıcı olduğunu düşünmüyorum." demiş.

- % 1.7'si: "Cevap yok." demiş.

Netice: Ülkemiz nüfusunun
% 89.5'i Müslüman.
% 4.5'i Deist
% 2.7'si Allah'ın varlığından şüphe eden
% 1.7'si ateist.

Diğer taraftan baktığımızda ülkemizde:

- 106 İlahiyat Fakültesi 
- 10.000 İlahiyat akademisyeni 
- 314.000 İlahiyat öğrencisi 
- 1.607 İmam Hatip Lisesi
- 44.000 İmam Hatip Lisesi Öğretmeni
- 504.000 İmam Hatip Lisesi Öğrencisi
- Ve dikkat buyurun, 100.000'in üzerinde din görevlisi var. İmamlar, müezzinler, hatipler vs.

Bunun yanında binlerce dini dernek, vakıf ve stk'lar var.

Tarikatlar, cemaatlar, medreseler, İslami İlim Merkezleri var.

Buralarda görev alan: Şeyhler, hocaefendiler, cemaat liderleri, hocalar, eğitmenler, müritler, gönüllüler vs var.

Peki hâlâ neden %99.9'unun Müslüman olduğu ısrarla söylenen bu ülkede Deizm, Ateizm artıyor?

Neden abdesti, guslü bilmeyen, namazı, orucu, zekatı bilmeyen, hatta bu ibadetleri aşağılayan, alay eden gençler, hatta yetişkinler türüyor?

Geçtiğimiz günlerde Karamandan com iştiraki olan bir sayfamızda bir hanım kardeşimiz, şehrin merkezinde bir çay bahçesinde aleni olarak, Ramazan ayında olduğumuzu bile bile yeyip içen insanları eleştirdiği için bir kısım okuyucular tarafından adeta linç edildi.

Oysa ki biz çocukken bizzat, Ermeni milliyetine mensup yaşlı Hristiyanlardan: Ramazan ayı geldiği vakit yeme içme ihtiyaçlarını evlerinde giderip, Müslüman çocuklar arasında oruca saygı babından bir şey yeyip içmediklerini, hatta iftar vakitleri Müslüman komşularının kendilerini iftara davet ettiklerini duyardık.

Peki ne oldu da dün elin ecnebisinin yapmadığını bugün sorsan, 'Müslümanım' diyenler yapıyorlar?

Tüm bunlar olurken şu yukarıda bahsettiğim 'dindar kitle' ve 'din adamları' neden sessiz kalırlar.

Örneğin bir Müftü Efendi neden 'halkı oruç konusunda bilinçlendirmek, oruç tutmayanların, oruç tutanlara karşı daha saygılı olmalarını sağlamak' için bir el ilanı dağıtmaz, şehri oruç konulu afişlerle, pankartlarla donatmaz. Bütçesi mi yetmiyor?

Neden günde sadece 5 vakit namaz kıldırıp ortadan kaybolan İmam Efendiler gruplar halinde şehri gezip insanlarımızla biraraya gelerek orucun öneminden bahsetmezler?

Neden o tarikatlar, cemaatlar, stk'lar, vakıf ve dernekler bir toplantı, bir iftar proğramı düzenleyip, kapı kapı dolaşıp bu şehrin insanlarını birer davetiye vererek,  bu etkinliklere davet etmez?

Evet, yaşadığımız coğrafyada toplumumuz kültür ve inançları dolayısıyla bazı insanlardan daha fazla etkilenir. Ve o insanlara gerek içten içe, gerek aleni olarak değer verip, onlara liderlik payesi atfeder.

Evet, sevgili din görevlileri  sizler ne düşünürsünüz bu konularda?

Tebliğ sadece kürsülerden, minberlerden hep biribirinin benzeri vaaz ve nasihatlerle olmuyor. Her fırsatta hayatlarından örnekler verdiğiniz Resulullah Efendimiz Aleyhisslem da, onun güzide Sahabeleri de oturdukları yerde tebliğ yapmadılar, benden iyi bilirsiniz bunları. Peki ya siz? Minderiniz yumuşak mı atıldı?

Bir hutbe veriyorsunuz, sanılır ki senebaşı 52 hutbe hazırlanmış, o takvime göre okunuyor.

Oysa sokaklarda burun kıvırıp geçtiğimiz gençler sizleri bekliyor onlara önder olabilmeniz, asi yüreklerini yumuşatmanız için.

Fakir fukara artık sizin yoksulluğu kutsayan ve cennet vaadeden nasihatlerinize doydu, artık hanelerine, caminizin cemaatinden topladığınız yardımlarla; artık, gıda olur, giysi olur bir takım hediyelerle gitmenizi bekliyor.

Hastane köşelerinde unutulmuş, umut ve umutsuzluk arasında çırpınan hastaların sizin moral ve motivasyonunuza ihtiyaçları var.

Kısacası: O camilere, dergâhlara, vakıflara, derneklere, müftülük binalarına sığınan değil, gerçekten tebliğ bilinciyle örnek şahsiyetlere ihtiyacı var bu toplumun.

Unutmayın efendiler, bu kaybedilen İslam toplumunun vebali de sizin üzerinizde. 

Bizi sorarsanız vazifelerimizi biliyor, yerine getirmeye çalışıyor ve sizlere olan saygımızı kaybetmemeye gayret ediyoruz.

Hayra doğru İnşaallah...

Düzenleme : 27 Mayıs 2019 00:12 Okunma : 1863