Yazar Kim? Yazmaz Kim? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Yazar Kim? Yazmaz Kim? | Karamandan.com - | Karaman Haber

24 Ağustos 2019 Cumartesi
Yazar Kim? Yazmaz Kim?

“Yürüteçleri niçin yapılıyor” dedi, çocukluğunu unutan. “Bence de! Çok gereksiz” dedi, yaşlanacağını düşünmeyen. 

“İnsan çokbilmiş görünmeye her zaman meraklıdır. Eleştirmek ha babam de babam bir eserin üzerine çullanmak değildir. Yazı yazanlara bu işi niçin yaptığı sorusunun yöneltilmesi gerçekte modern zamanların bir icadı olmalı. Bir insana niçin yazıyorsun sorusunu sormakla ona niçin düşünüyorsun diye sormak arasında fazla bir fark yoktur” dedi, Üstad Rasim ÖZDENÖREN. Allah ikiz kardeşi üstada rahmet etsin.  

Kendini bir yerlerde gören veya kendini bir yerlerdeymiş olduğu hissini vermek için; ukala bir yazı başlığıyla, çokbilmiş edalarla, bak ben çok kültürlüyüm tavrıyla hüküm ferman eden insanlar! Zamanında girdiği üniversite sınavında puanı oraya yettiği için o bölümü kazanıp ve oradan bir şekilde mezun olup kendini o alanda uzman sayan insanlar! İstihdam ettiği sahanın umumi başarısızlığı ortadayken bu duruma hiç değinmeden hobilerinin peşinde koşup hobileri üzerinden standart oluşturmaya çalışan insanlar! Bir sosyal grubun şemsiyesi altında birbirlerine kısa pas yaparak ani bir rüzgârla kapanan bu şemsiyeyi açmaya çalışan insanlar! Güzelliğin peşinden koşmayıp devamlı çirkinliği dile getiren insanlar!

Bitmez bunların nesilleri… 

Hevesleri kırma, şevkleri yok etme ve insanların önüne set kurma konusunda uzman bu kişiler kendilerini şemsiye tamircisine cevap veren W. SHAKESPEARE olarak görmektedirler. 

“Kötüyü tasvir edecek fakat iyinin yolunu göstermeyeceksen, insanların hayatına bir nebze de olsa güzellik katmayacaksan yazma daha iyi” dedi, Üstad Ömer SEVİNÇGÜL.

Üstadım Abdurrahim KARAKOÇ’un tabiriyle; ‘torun sahibi olmuş eşeklerin yaşına gelmeyle’, yüzdeki kırışıkların artmasıyla, geride kalan yılların çok olmasıyla, akranların teker teker ölüp emsallerinin azalmasıyla, arkada pohpohlayıcı sefillerin olmasıyla kendini otorite gören bu insanların en büyük marifetsizliği; kendini beğenmişlik, en büyük zararı ise yeni kalemlerin filizlenmesine mani olmaktır. Zararlı eleştirileri ve kendi gibi insanların ferasetsiz yorumları bu hususta en etkili silahlarıdır. 

Okula başlayan her çocuğun bilim adamı olmadığını, birçok talebenin merkezi sınavlardan sıfır çektiğini görenler bu durumu neden aynı şekilde eleştirmez; bu insanlar. Çünkü herkes gücü yettiğine… 

“Bir yazar, yazması gereken şeyi yazmaktan kaçınıyorsa sorumluluktan kurtulmaz. Onu sorumluluktan kurtaran sadece ‘güzel’ yazması değildir, aynı zamanda çağının sorunlarıyla ilgili alanlarda yazması, protesto etmesi gerektiği zaman sesini yükseltebilmesidir. Bunları yerine getirmeyen yazar, bu yüzden yazmadıklarından da sorumludur” dedi, Sartre.

Eskiden dergâhlara mürid alınırken en büyük kıstas ‘kazaya namaz bırakmamış’ olmasıymış. Sonraları ise dergâhlar böyle insan bulamaz olduğundan gelen herkesi kabul etmeye başlamışlar. Çünkü bu yola talep azalmış ve gelenlerinde eksiği çok olduğundan onları kurtarmakmış niyetleri.

Ülkemizde kitap satış sayısı, dergilerin ve gazetelerin baskı sayısı ortada iken; ihtiyarların TV, orta yaşlı insanların futbol, gençlerin ve çocukların cep telefonu, tablet bağımlılığı olduğu bu zamanda az sayıda insan okumaktadır. Az sayıda okuyan bu insanların çok az kısmı ise yazmaktadır. 

Teknolojinin, sosyal hayatın, eğlence dünyasının sunduğu imkânlar had safhada olmasına rağmen bunlara rağbet etmeyip eline kalem alan gençleri desteklemek, onların gelişimine yardımcı olmak, doğrularını takdir edip yanlışlarını uygun dille söylemek yazarlık konusunda hüküm veren insanların üzerine bir borç olarak tahakkuk etmiştir. Tahsilat sorunu icra dairelerinin yetkisinde olmayan bir tahakkuk ile… 

Gençler acelecidir, gençler sabırsızdır, gençler heyecanlıdır, gençler enerjiktir, gençler taze bir zihindir, gençler çınar ağacı tohumudur…

Amatör heveslerin yitirilmesine sebep olmadan, yol gösterici bir büyük olarak; destekleyici üslup ve tavır, yazım ve düşünce dünyamız için en mühim ameliyedir. 

Bir de şöyle düşünün! Bardağın dolu kısmı neden hep alt tarafı olur?

Bardağın bos kısmını doldurmaya çalışanlar da var. Bardaktaki sıvının buharlaşmasını izleyenler de var. 

Yürüteçler bize çocukken yürümek için yaşlılıkta ise düşmemek için lazım. Yazı ise toplumu; yürüten ayaktır, düşmesine mani olan dayanaktır.

Şadan Sezgin

Okunma : 1223