Kötüyken İyi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Kötüyken İyi | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Mayıs 2019 Perşembe
Kötüyken İyi

Bu zamanın insanlarına şöyle bir inanış şekli peyda oldu: “Yeni olan her şey iyidir”.

Hayatımıza yenilikler getirirken; hangi eskilerin, hangi değerlerin, hangi hassas oranların, hangi hatırların, hangi geleneklerin, hangi düşüncelerin yok edilip yıkıldığını hesap etmiyor ve düşünmüyorsak bir şeyler kötü gidiyor demektir.

Kötüyken iyi ve eskiyken yeni olan durumlara karşı algılarımız ne kadar açık? Bunu da iyi düşünmek lâzım. 

İyi kötü giden işlerimizden dolayı; kötüyü iyi olarak algılarken bir süre sonra gözlerimiz görmez, kulaklarımız ise duymaz oluyor… İşin asıl tehlikeli boyutu ise aşinalığın; yavaş yavaş küçük görmeye, görmemeye ve hissetmemeye sebep olmasıdır. “Gözler kapalıyken gördüklerinin ruhsal açıdan, gözler açıkken gördüklerinden çok daha önemlidir” dedi, Aldous HUXLEY.

Hayatımıza her yeniyi sorgulamadan alırken; kimi yanımıza aldığımızı, kimi memnun ettiğimizi, yaptığımız işin kimin hesabına geldiğini düşünmüyorsak; yeni olan her şey iyi gibi görünen kötüdür.

“Kendi sorularımızı sormadıkça, kendi cevaplarımızı aramadıkça, ayağımızı kendi doğrularımızın sağlamlaştırdığı hakikat zeminine basmadıkça, onların oyun ve oyuncaklarıyla oynamayı bırakmadıkça, modern olanı elimizin tersiyle bir kenara itip en yalın halimizle kadim hakikate yönelmedikçe, yol almayı başaramayacağız” dedi, Gökhan ÖZCAN abimiz.

Hayatımıza giren yeniliklerin vermiş olduğu zararları görmek ve bu zararları giderecek yolları bulmak için; samimi bir gözlem ve içten bir düşünceye dalmak; değerlerimiz açısından mühim bir ameldir. Bundan dolayı ders çıkarmak gerekiyor; yeniliklerin getirdiği kötü durumlardan.

Yapılan bazı yenilikler ve yapılan bazı iyilikler camilerin kıble tarafındaki duvarın kenarına konulan kolon tipi klimalar gibidir. Yılın iki ayı bu klimalar cemaate faydası olurken yılın tamamında ise en hayırlı saf olan ilk safı sünnete muhalefet edercesine klima adedi kadar safı bölüp parçalamaktadır. İlk safın hayatımıza giren bir yenilik ile bölünmesi sonucu bu zararın giderilmesine çocukların mani olması da gayet düşündürücüdür. Çocuğun küçük olması; küçümsenmemesi gerektiğini hayatımıza giren yenilikler bize çok iyi anlatıyor. Hayatımıza giren yenilikler ile kalplerimizin de saflarımız gibi parçalanmadan çocuklarımızın yardımına ihtiyacımız var; yeni bir çare bulana kadar. 

Bir de şöyle düşünün; “gözden kaçan bir ayrıntı ne hisseder”.

“Böyle genel bir konuyu, böyle küçük bir örnek ile niye sınırladın” dedi, olaya eleştiri getirmeye çalışan. “Damlada bulamadığını deryada da bulamazsın” dedi, İbrahim TENEKECİ abimiz.

“Çin ipeğinin rahatlığı içerisinde adamı uyutuverirler. Bir daha da uyanamazsın!” dedi, Bilge Kağan.

Şadan Sezgin

Okunma : 842