Bir Nefes | Karamandan.com - | Karaman Haber

Bir Nefes | Karamandan.com - | Karaman Haber

20 Ağustos 2019 Salı
Bir Nefes

Öğretmenler oturuyordu odasında. Yani öğretmenler odasında. Bir öğrenci kapıyı çalıp yanlarına geldi ve öğretmenlerine şöyle dedi: “Unutuyorum!”

Öğretmenleri aralarındaki hoş muhabbeti bırakıp çocuğa dikkat kesildiler. Öğretmenlerden birisi de “neyi unutuyorsun” diye sordu öğrenciye. Bu soruyu soran öğretmen herhangi bir dersin herhangi bir konusunu unuttuğunu sanarak kendinden emin bir şekilde sormuştu bu soruyu. 

Öğrencinin nefes almayı unuttuğunu söylemesi üzerine hepsi şaşırdı ve çocuğun bu saçma durumuna ciddiyetle çözüm bulmaya çalıştılar. 

Tabi bu sorunun çözümü olmadığından ya da çözümünü bilmediklerinden öğrenciye geri pas niteliğinde öğretmenlerden birisi şu soruyu sordu: “Peki bu unutkanlığını nasıl giderebiliriz?”

Zaten çocuğun istediği de bu geri pastı ve derdini en iyi bu şekilde beyan edebilirdi. Çünkü hem merak uyandırmış hem de birçok öğretmeni onu can kulağıyla dinliyordu. 
Ve zikretmeye başladı nefes almayı unutan öğrenci!

Duvarsız geniş alanı unuttum…

Başımı kaldırınca mavi rengin tonlarını görmeyi unuttum…

Çıplak ayaklarım ile toprağa basmayı unuttum…

Yorulana kadar koşmayı ve koşarken yere düşüp dizlerimin yaralanmasını unuttum…

Ve bu yaramın zamanla kabuk bağlamasını unuttum…

Doğanın kokusunu içime çekmeyi unuttum…

Kuşların cıvıltısını dinlemeyi unuttum…

Bakışlarımı doğadaki en uzak noktaya kadar uzatmayı unuttum…

Doğadayken bağırıp yankılanan sesimi duymayı unuttum…

Güneşin altında terlemeyi, ağacın gölgesinde üşümeyi unuttum…

Terli iken soğuk su içip hastalanmayı unuttum…

Mangal ateşini yakmak için kozalak toplamayı unuttum…

Annemin yaptığı kekleri yere serdiğimiz bir kilimin üzerinde yemeyi unuttum…

Eve döndüğümde yorulmuş bedenimle derin bir uykuya dalmayı unuttum…

Ertesi gün okulu asmayı unuttum…

En önemlisi de sınav kaygısından bir anlık bile olsa kurtulmayı unuttum…

Bunları duyan tecrübeli öğretmen çocukların nefes almayı unuttuğunu anlamıştı. Bu nefesin biyolojik nefes olmadığını; gönlün, gözün, kulakların, burnun, tenin kısacası tüm bedenin ve ruhun kaygıdan uzak derin bir nefes olduğunu anlamıştı. 

Kelimeler vasıtası ile manaya ulaşan bu muhabbet sonucunda doğaya çıkılmaya karar verilmiş böylece unutulan bir nefes alınmıştı. 

Hem de derin derin…

Şadan Sezgin

Okunma : 1146