Altıgende Yönetim 2 | Karamandan.com - Karaman Haber

Altıgende Yönetim 2 | Karamandan.com - Karaman Haber

28 Mart 2020 Cumartesi
Altıgende Yönetim 2

İki arada bir derede kalan insanlarız biz! Mazlum olduğumuz kadar mağdur edildik, mağdur edildiğimiz kadar da basiretsiz bırakıldık. Geçmiş ile bağını koparıp boşlukta rüzgârın esiş yönüne göre savrulan bir toplum olduk. Hafızası silinen insanlarımızın geleceğe hangi açıdan, hangi niyetle ve nasıl bakması gerektiğini anlayamayıp boş taklitlerin içinde bizden olmayan gayri milli yollarda yokluğa doğru gidiyoruz. Yokluğa giden bu yolda kendimizi bulma şansımız olmadığından kendimizi daha çok kaybediyoruz. Kaybola kaybola yok oluyoruz. Yok ola yok ola da mağlubiyet halkasını büyütüyoruz.     

“Kendi manasına uygun bir medeniyet ortamı bulamayan insan veya nesilden dâhiler yetişmesi imkânsızdır. Kaç asırdır fikir, sanat ve devlet idareciliğinde kurtarıcı hamle yapamayışımız, medeniyetimizin geçirdiği kriz ile ilgilidir. Ne batılı olmuştur, ne de milli” dedi, Üstad Akif İNAN.

Magazin kültürünün toplum seviyesinin göstergesi olduğu günden beri değerlerin ölçüsü de ölçüsüzlük içinde toplumda yerini sağlamlaştırdı. Daha çok insana ürettiği seviyesiz ürünlerle ulaşan kişiler toplumun en saygın kesimi olurken hayat şartları da müreffeh seviyede tutulup gafletlerini topluma daha çok yayma imkânı buldular. Dünyevi imkânlarından dolayı yeni nesil tarafından özenilen, kitlelerce sevildiği için yönetim tarafından muteber sayılan bu kişilere verilen değer geleceğimizin değersiz bir hale gelmesine sebep oluyor. Âlimlere, münevverlere, düşünürlere ve tüm kalem erbablarına gerekli desteğin verilmeyip, gençlerimiz başta olmak üzere toplumumuza yön tayin etmesinde danışılmadığında toplumun kıyameti kopuverir. 

“Bir artiste, bir soliste, bir futbolcuya verilen önem âlime verilmezse, münevver insanların sayısı azalır, nura düşman olan aydınların sayısı artar. Böylece ehliyetsiz insanlar iş başına geçer, kıyamet kopmasa da kopmuş gibi olur” dedi, Hekimoğlu İsmail.

Toplum içinde yaşayıp kendimizi toplumdan ayrı tutmaya çalışan bir anlayış bozukluğu müptela oldu bizlere. Hep birilerinden beklenen mesuliyet yüzünden ortaya mesul bir kişi çıkmadı. Devlet ve yönetim denen yapının insanların mesuliyetiyle idame edilen bir şey olduğu hakikati unutulup bunlara ilahi bir vasıf yüklendi. Bu yapılar için de olsa haddinden büyük vasıf yüklenen her şeyin sonu vasıfsızlıktır, hüsrandır, hayal kırıklığıdır. 

“Devlet otoritesini selametle yaşatarak, zulüm olmaktan koruyacak unsur ise, mesuliyettir. Devlet fikri, mesuliyet fikrinden ayrılmaz. Hâkimiyetin mesuliyetle yaşatıldığı her yerde devlet vardır” dedi, Nurettin TOPÇU.

Yoğun okullaşmanın vermiş olduğu hizmet sayesinde topluma hâkim olan yarı cahil insanların sayısı hayli fazlalaştı. Aynı üretim bandından düşen insanlar bir kavramdan aynı ifadeyi anlamasını, aynı şekilde düşünmesini, aynı şekilde görmesini sağlamak mevcut eğitim sisteminin topluma en büyük zararı olmuştur. Güzel bir kelime içi boş şekilde topluma kabul ettirilip arkada kalan boşluğu güçlülerin keyfine göre doldurmasına en büyük yardımcı bu yarı cahil insanlardır. Uzun vadeli düşünemeyen, işin aslını anlayamayan, niyetler konusunda tahmin yürütemeyen, yalana kolay inanıp hakikate zor ikna olan insanlar görünmeyen kafesler içinde yaşayan esirlerdir. Mutlu azınlık olan güçlülerin en sevdiği ortam da böyle karmaşanın olduğu yerlerdir. 

“Özgürlük savunulup, eşitlik ve adalet uygulanmazsa, güçlü olan bağımsızlaşır, güçsüzler köleleşir. Özgürlük olmadan eşitlik verilirse kölelik, şiddet, despotizm beslenmiş olur” dedi, Nevzat TARHAN.

İnsanlarımızın hayatının her sahasında bir uyumsuzluk, bir memnuniyetsizlik, bir hayal kırıklığı var. Geleceğe umutla bakamayan insanlarımızın bugünleri de huzursuz şekilde geçerek topluma sükûnet bir türlü hâkim olamıyor. Suçların artması, asayişin bozulması, güven ortamının kalmaması insanların kendi içlerine çekilmesine yabani bir toplumun türemesine sebep oluyor. Güvenin kalmadığı, komşuların bile birbirini tanımadığı, tevazudan değil uzak durmak için insanların yere baktığı çoğu zaman da cep telefonuna baktığı bu zamanda yaşanan olumsuz duruma en büyük sebep insanlarımızın doğru yönlendirilememesinden kaynaklanmaktadır. Doğru yönlendirilemediğinden dolayı yanlış yönlendirilmiş olan insanların ruh hali bozulup topluma uyum sağlayamamasıdır yaşadığımız bu sıkıntılar.     

“Psikolojide üç uyum önemlidir. Bunlar, meslek uyumu, sosyal uyum ve kişinin iç uyumudur. Kişinin kendisiyle barışık olması iç uyumudur; meslek kurallarına uygun bir şekilde davranabilmesi mesleki uyumu anlatır; sosyal uyum da kişinin aile, toplum ilişkilerini götürebilmesidir” dedi, Nevzat TARHAN.

Şadan Sezgin

Okunma : 943