Kapitalizme Övgü | Karamandan.com - Karaman Haber

Kapitalizme Övgü | Karamandan.com - Karaman Haber

17 Ocak 2021 Pazar
Kapitalizme Övgü

Film önerisi: MC DONALDS HİKÂYESİ. Kapitalist Sisteme Örnek: “The Founder”.

‘’Kararlılık.’’ Dünyada hiçbir şey ‘’Kararlılığın’’ yerini alamaz. 

Yetenek alamaz. Dünyada yetenekli başarısız adamlardan bol başka bir şey yok. 

Zekâ alamaz. Ödüllendirilmeyen zekâ klişeden başka bir şey değildir. 

Eğitim alamaz. Dünyada eğitimli ahmaklarla doludur. 

Sadece kararlılık ve azim ayakta kalır. 

Sizi hiçbir şeyin yıkamayacağını gösterin. 

İç huzura iyi bir sağlığa ve hiç bitmeyen enerjiye sahip olacağınızı gösterin. 

Her gün bunları başarmayı hedeflediğinizi tekrar ederseniz sonunda sonuç kendiliğinden önünüzde beliriverecektir.

Geleceğinizi kendi ellerinizle başarmak imkansız bir zikir gibi gelebilir.  Neslinin en büyük keşfi zihnin davranışlarını değiştirerek hayatları değiştirmeyi başarmış olan insanlardır. ‘’Bir adam tüm gün düşündüklerinden ibarettir.’’

 “The Founder’’  İyi bir fikriniz olsa bile yeterince inatçı değilseniz, ne zekânız ne de eğitiminiz bir işe yarar. Ray bunu hem kendisine hem de seyirciye birçok kez söylüyor. 

Ray’ın kararlılık ve azme dayalı öyküsü. Israrla ‘’devam et’’ ardındaki başarı. Risk almasını bilen orta yaşı geçmiş bir adamın gerçekleşen Amerikan Rüyası.

Film kendi buluşları olan “hızlı servis hizmeti” sayesinde saniyeler içinde hamburger hazırlayabilen fikir mucidi Mc ve Dick adlı iki kardeşin, Ray Kroc adlı açıkgöz girişimci satış uzmanı ile tanışmalarının hikâyesidir. Daha sonrasında ise iki kardeşin isimlerini, her şeylerini pazarlamacıya kaptırışının gerçek hikâyesidir.

Plastik bardak ve katlanabilir mutfak setiyle başlayan, sonrasında mikser satışından para kazanmaya çalışan Ray, işlerini büyütmesini sağlayacak o parlak fikri bir türlü bulamıyor. İşleri giderek bozuluyor. Ama bir gün, o fikri bulmuş kişileri buluyor. Hamburgerci iki kardeşin restoranlarında sağladığı o yerel başarıdaki “potansiyel”i görüyor. Fikrin önemini kardeşlerden daha iyi anlıyor. Ray, ‘’İyi bir fikir bulmak yetmiyor, o fikrin gerçek potansiyelini de anlamak gerekiyor.’’ diyor.

Parlak fikir bulan zeki, eğitimli veya namuslu olanlar değil, o fikri “fark eden” kurnaz, gerektiğinde sahtekar, yalancı kötü niyetliler kazanıyor. Kapitalizme övgü de burada başlıyor. Ray, kardeşlere “gerektiğinde acımasız olmalısın” diyor. Ray’ın da eksiklikleri var. Onun fikri keşfetmiş halini bir başkası “keşfediyor” Çalışma arkadaşlarından biri, “Siz hamburger değil emlak içindesiniz aslında” diyerek para kazanmanın formülünü anlatıyor. “Restoranların üzerine kurulacağı arazileri markayı kullanacak işletmelere kiralama” fikri. Ray sadece sistemdeki potansiyeli keşfetmiyor, işleri daha da büyütmesini sağlayacak “beyin”leri de keşfediyor. Emlak işini öneren yatırım uzmanını ekibine katıyor, ocakta köfteleri mükemmel pişiren personeli de. Film aynı zamanda “emek hırsızlığından başka bir şey olmayan kapitalizme ve sisteme de göndermede bulunuyor.

Ray Kroc, ne yeni bir şey keşfediyor ne de yeni bir sistem kuruyor. Sadece potansiyeli görüyor. Hamburgerci kardeşlerin “altın halkaları”nı üzerine geçiriveriyor. Kapitalizmin ona hediyesi, müthiş bir servetin yanında, aslında hiç olmadığı halde kartvizitine de basacağı o “Kurucu” unvanı oluyor. Aslında Mc Donals’ı Mc ve Dick kardeşler kuruyor Ray de büyütüyor. Asıl kurucu kardeşleri ise kimse hatırlamıyor.

“The Founder” kapitalizmin ne olduğunu anlamak bakımından dikkat çekici bir hikâyeye sahip. İyi yürekli ve dürüst insanların yerel başarılara mahkûm olduğunu, sistemin acımasızlığı ödüllendirdiğini göstermesi bakımından da önemli bir film.

Burada büyümenin, daha fazla para kazanma hırsının, her zaman mutluluk getirmediği sonucunu çıkartabiliriz. Hamburgerci kardeşlerin o lokal başarılarıyla elde ettiği mutluluğun, imparatorluk kuran Kroc’un mutluluğundan daha değerli olduğunu.

The Founder, 
Belgesel tadında tavsiye edeceğim eğlenceli bir film. 
Biyografik, Dram
Yönetmen: John Lee Hancock 
Oyuncular Michael Keaton, Nick Offerman, John Carroll Lynch

Nurten Kılıç

Okunma : 1565