Anlatılmayan Öykü; Bisküvi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Anlatılmayan Öykü; Bisküvi | Karamandan.com - | Karaman Haber

20 Ekim 2018 Cumartesi
Anlatılmayan Öykü; Bisküvi

Bir tadın ebedileşmesi için iki önemli unsurun bir araya gelmesi gerekir.

Damak ve tat. Yani bitmeyen bisküvinin damaklarda buluşması tat ve lezzetin uyuşması gerekir. Geleneksel damak tadına da uygun hale gelmesi ve de yeni neslin de damak tadına uygun hale gelmesi. Yeni nesille çatışmadan son günlerde sıkça konuşulan eski nesil yeni nesil arasındaki zamane çağ farkı dedikleri şey. Ama bisküvinin tadı ve evrenselliği eski nesil ile yeni nesil arasında bir savaş açmak istemiyor. Bisküvi yaşamış olduğu çağa insanlarının damak tadına göre de uygundur. Ayrıca bisküvi üreticileri yeni neslin yeniçağın yansımalarına göre de bisküvi paket ve görünüm şekil açısından ışıklandırmıştır.  İçeriğinde ana hammaddelerinde oynamaya gidilmeden aslında iki nesli birbirlerine yakınlaştırmıştır. Bir daire içinde kalan ve farklı hareket eden ve damaklardaki tatla birleşen, birbirleriyle kesişen ve hiçbir zaman da bu tattan ayrılmayan iki ayrı nesil. Ve iki ayrı çağada hitap eden bisküvinin tadı.
           
Bisküvi de tıpkı arabaşı, etliekmek, batırık, pişmaniye, aşure gibi geleneksel lezzetlerden. Nasıl ki birinin tadı diğerininkiyle çakışmadan gök kubbenin altında hepsi de geleneksel tat olarak yollarına devam ediyorlarsa bisküvide öyle. Ama kuşkusuz günlük atıştırmalık ceplerde taşınan ve tat olarak yaşlı genç çocuk herkese uygun olan tek tat ve lezzet tartışmasız bisküvidir.
               
Bisküvi yedikten sonra mutlak olarak damaklarda zevk ve hazzı da getirmektedir. Bisküvi çeşitlerinin son örneği de değildir. O pek çok insanın tattığı damaklarında buluştuğu bir lezzet olmasıyla birlikte daha bulunmadık üretilmedik bize yabancı, başkalarına yabancı, pek çok çeşitte arge çalışması içindedir. Çoğu zaman bir tutku ile bağlandığımız bir lezzet bir tat sempati duyduğumuz bizi kendine çeken tat bize özel senin tadın senin damak zevkine uygun dediğimiz, o tat seni hem estetik bakımdan hem de hammaddesi bakımından etkiliyorsa o tat senin tadın demektir. Aslında o bisküviyi üreten kişi seni düşünüyor seni düşünmüş de üretmiştir. Çünkü onun elindeki en güçlü en zengin silahı senin damak tadındır o kendine has doyumuyla tadıyla dolayısıyla bunun bir yaşam biçimi hayal döngüsü olarak düşündüğümüzde her bisküvi ve çikolata oluşumunda çeşitlendirilmesi de üretenin kendi tadıdır da.


          
Az buçuk biraz süslemeden tüketiciyi etkileyen renkleri de kullanmadan da onun görüntüsünü tamamlayamazdık.
            
İçine katılan aromatik tatlar kokular da yiyenin kanına işler. Onun çalışma temposunu iş ayarlarını ritmini ayarlar. En gizli duygularında bir titreşim meydana getirir. Aşk tuttu uyandırır. Damağının aldığı ritme göre de hareketlendirir ki o kişide o tada sımsıkıya bağlanır. Bunun içindir ki ‘’Senin adın, senin lezzetin’’, ‘’Senin damak tadına uygun’’, ‘’Senin için’’ ‘’Senin hikayen’’ gibi kendi içerisinde seni barındıran kelimeler türetilmiştir. Bisküvi pek çok tatla da savaşmıştır ama hiç bir tat bisküviyi yenememiştir. O bisküvi ki geleneksel tat. İnce uzun bol başaklı kendi toprağından çıkan özlü buğdayına, kendi damarlarındaki kan gibi akan suyuna, kendi toprağının kokusuna çok derin bir şekilde bağlanmıştır. O tadın yanından bile geçemeyen o veya o tada benzemeye çalışan tatlar hep yarı yolda kalmıştır.
          
Rekabet. Bisküvi üreticileri, o pastadan daha çok pay kapmak isteyen sanayiciler, farklı yeni tatlar üretmek konusunda yanıp tutuşmuşlar birkaç yabancı çeşit üretmişlerdir. (?) ithal tat kendi içlerindeki çeşitliliği yok etmek ama Türk halkı bu tadı beğenmemişti. Çünkü öteden beri sürüp gelen damak tatlarına uygun düşmemişti. Aynı şekilde üreticiler de hayatlarında yaptıkları en büyük hayatı yapmışlardı.  Fransız damak tadı onların geleneği onlar için tatlıdır ve bizim için uygun değildir.  İç piyasa pazarlaması sorundur. Kendilerine doğru gelen firmalara bir itici soğuk güç doğurur ki raf ömrü de çok kısadır. 
        
Yazın sıcakta yayılan hoşa giden sıcaklıkta elinden tutan bir tat yiyeni kendine çeker. Ama bazıları da vardır yiyene belli engeller koyar. Damakta eriyiverir veya sertleşir veya oraya buraya yapışıverir yiyene belli bir takım kurallar koyar. Sınırlandırır. Ama bisküvi öyle mi? Yiyenin hür içgüdüsüne göre iş güdüsü ile bağdaşır onunla oynaşır. Durgun saydam gösterişsiz bir duruşu vardır. Üst üste koyarsan bir apartman gibi yükselir. O depolamanın tehlikeli şartlarına karşı da korunmuştur. Bir yıl raf ömrü vardır aslında iki yıl da dayanabilir. İçindekilerle neşeli birliktelik beraberlik sağlamış birbirleriyle enzimlerle bağlanmış yiyeni dostça karşılayan güler yüzle onu yiyen herkes halinden memnundur. Kendiyle mutlu, ocağındaki sıcak çay damağında eriyişi dağılışı tıpkı bir yuva sıcaklığında, bütün bunlara rağmen en derin mutluluğu hareket halindeki çocukların ceplerinde çantalarında gezdirenler, o atıştırmalığı yiyenler yaşar. Bir serüven veya gezi sırasında okul yolunda atıştırmalık ağıza bir tane atılarak o da ağızdan içlere yayılarak, sonsuzluğa salmak o kendi hapishanesinde ilerlerken kendisi de lezzetin doruğuna ulaşır. 
       
Yiyen kendisini rahat hisseder hiçbir rahatsızlık vermez sadece doygunluk hissi. Yenildiği vakit o kendisini midenin içinde rahatça yerleştirmiştir. Yiyenin kendisiyle barışık kendi havası içinde o da mutlu olmuş ‘’Hayatım boyunca yediğim en güzel tat, en güzel lezzet,’’ adını da böyle koymuştur.  Devredilecek yerine bir başkası geçecek bir tat da değildir. Birbirleriyle çok iyi anlaşmış ikili gibi ağızda eriyerek onun içinde kaynaşmış


          
Bu üretilen bisküviler milli bir irade milliyetçi bir duruşla sevilmeli ve savunuculuğunu da üstlenilmelidir. Ki bisküvi istenilen yüksekliğe ulaşabilsin Karaman’ın milli eseri topraktan fırınlara ve sanata dönüşen bir iradenin ve çalışma gücünün emeğin hakkı verilsin. Şerefli bir geçmişle geleceğin rüyası bu girişimcilik olayı yoluna devam edebilsin. 
      
Bisküvi fabrikaları Karaman kırında o saylar üzerinde kurulmuştur. O sağlam temeller üzerinde de hiçbir zaman genel hammaddelerden geleneksel tadında da şaşmamıştır. Kurduğu güzel dostluk ve o büyüyen fabrikalar da modern makinalar içinde yükselişine de devam etmiştir.

Nurten Kılıç
https://yazarimben1.blogspot.com/

Düzenleme : 01 Ekim 2018 17:21 Okunma : 4511