Zemzem Kuyusunda 800 Ceset! | Karamandan.com - | Karaman Haber

Zemzem Kuyusunda 800 Ceset! | Karamandan.com - | Karaman Haber

21 Ekim 2018 Pazar
Zemzem Kuyusunda 800 Ceset!

Hubbüke şey’en yu’mi ve yüsımmü - Bir şeyi aşırı sevmen kör ve sağır eder. Seçim sath-ı mailine girilmekle beraber politikacıların amansız mücadelesi bu günlerde akıllara durgunluk verir hale geldi. 

Her şeyi hazmedebiliriz ama devlet büyüklerine yapılan saygısızlığı asla hazım da edemeyiz sineye de çekemeyiz. 23 Nisan özel oturumuna zaman ayırarak baştan sona izledim, saygısızlıkları, terbiyesizlikleri ve aşırı hırçınlıkları gördüm. Neticede aşağıda bir bölümünü verdiğim tarihi bir fecaat geldi aklıma ve artık şöyle düşünmeye başladım: Makam ve koltuk hırsının feda edemeyeceği bir kutsal yoktur. 

Bu arada olan mukaddesatımıza ve ona sonsuz bir imanla bağlı olan ümmet-i Muhammed’e oluyor. Osmanlı devletini 1908 yılına kadar dünyanın en büyük devletleri gurubundan düşürtmeyen 2. Abdülhamit zamanında da böyle amansız bir muhalefet sürüyordu. Buradan iktidarda uzun zaman kalan liderlere karşı her zaman vaki bir durumla karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır. Bu seçimlerde de kazanırsa -ki bu muhalefet oldukça kesin görünüyor- Recep Tayyip Erdoğan cumhuriyet döneminin en uzun süre başta kalan yönetici olma durumuna gelecektir. Bu kadar hasedin altında, bu kadar hırçınlığın altında bunun hasedi yatmaktadır. 

“Abbasi halifesi el-Muktedir Billah hicri 295 yılında hilafet makamına geçti. Said-i Hayayi Karmati huruç idüp âlimleri fesada virüp Mekke-i muazzamada huccac-i beytullah tavaf üzere iken Mekke üzerine hücum idüp emir-i Mekke’yi katl idüp şehr içine girdi ve huccaca kılıç kodular ve sekiz yüz adamın kellesini kesüp zemzem kuyusuna bırakdılar ve bunca halk-ı alem beyt-i şerif içinde tavaf ederek şehid oldular ve haceru’l-esvedi kal’ idüp kendü sakin oldukları hecre getirdiler ve altı yedi gün Mekke-i mükerreme şehrini yağma idüp çekildiler.”

Tacü’t-Tevarih’ten okuduğum bu yazıda mevcut yönetime huruç eden yani başkaldıran Karmati lideri Said kabeyi tavaf etmekte olan on binlerce hacıyı kılıçtan geçiriyor ve zemzem kuyusunun alabildiği sekiz yüzünün başını kuyuya atıyor, zaten daha fazlasını alması mümkün de değildir.
Bu şerefsiz köpek Hacer-i Esvedi de yerinden sökerek çadırına getirtiyor ve orada onu öpüyor, saygıda bulunuyor. (!?)

Ay ne büyük bir hürmet, doğrusu gözlerim yaşardı! 

Tarih boyu taç ve taht kavgaları yüzünden normal eceliyle yatağında ölen neredeyse yok gibidir. Dünyanın ehl-i küfür milletlerinde haydi bu normaldir desek bile İslam dünyasında da durum farklı değildir. İslam dünyasının Arap, Acem ve Türk kökenli idarecileri, hanedanları, han ve hakanları da aynı durumda taç ve taht kavgalarıyla birbirlerinin kuyusunu kazmışlar, kelleleriyle doldurmuşlardır. İki kardeşten birisi tahta oturduysa diğer kardeşinin ya gözünü oyarak ya da öldürerek saf dışı etmişlerdir.  Bu şaşırmışların en bariz örneklerinden birisi de “Tus Öküzü” adlı yazımda değindiğim gibi Moğolları bile Bağdat’ı işgale çağıran yine içimizdeki makam, şöhret ve koltuk düşkünleridir. 

Tarih tekerrür ediyor, işte Suriye’ye Amerika’yı, Fransa’yı, Rusya’yı davet edenler! 

İşte, İran’la, Rusya’yla savaşırsak başında sevmediğim liderlerin bulunduğu Türkiye yerine onları yani düşmanları desteklerim diyenler!
Şurası çok net olarak görülen bir tarihi gerçektir ki 1900’lü yıllardaki muhalefet ve iktidar kavgaları şu andaki muhalefet ve iktidar kavgasıyla tamamen aynıdır. Bu iki tarafın aktörleri de zihniyet ve amaç bakımından farksızdır.  

Düzenleme : 30 Nisan 2018 04:21 Okunma : 5309