Yüz Yıl Önce / 1919 | Karamandan.com - | Karaman Haber

Yüz Yıl Önce / 1919 | Karamandan.com - | Karaman Haber

23 Mart 2019 Cumartesi
Yüz Yıl Önce / 1919

1909 yılında Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesiyle başladı her şey.

2. Abdülhamid’in son on yılı acımasız iç ve dış muhalefete dirençle geçmişti.

Gene de 1909 yılına kadar Osmanlı devleti ayakta tutulabildi.

Artık önümüzdeki on yıl koca Osmanlının bölüşülme yıllarıydı. Bu yıllar 1908 ile 1918 yıllarını kapsayan İttihat ve Terakki Partisi dönemidir ve Osmanlıların yıkılışı da bu dönemin sonundadır. 1909 Nisanında padişahı alaşağı eden bu parti, hızını alamayıp 1913 Nisanında da Bab-ı âli baskınıyla hükümeti alaşağı ederek amaçlarına ulaşmayı denediler. 

İçte de dışta da hıyanet kol geziyordu. Ayakta zor duran, sendeleyen hasta adam savaştan savaşa sokuldu. Koca imparatorluğun etrafı sekiz koldan kuşatılınca ordularımız, o yorgun ve bitkin ordularımız da sekiz koldan savaşıyorlardı.

Bazen beceriksiz bazen yeteneksiz bazen de hain ellerde ordularımız sayıları yüz binleri bulan toplu ölümler yaşadılar.

Ülkede erkek nüfus kadın nüfusa oranla yüzde otuzlara varan bir eksilmeye sahipti. Analar ağlamaklı, gelinler dul, çocuklar yetim, yaşlıların gözü de yaşlıydı.

Asker kaçakları elleri silahlı eşkıya olup dağlarda inlerde geziyorlar köylere beldelere baskın vererek halkı sindirmeye ve sındırmaya çalışıyorlardı. Bu arada halkın namusuna gelinine kızına sarkıntılık yapacak kadar gözü dönmüş fırsatçı hainler dağda taşta hakeza kol geziyordu.

Herkes kendi başının çaresine bakmak için bu kargaşadan daha önemli bir neden (!) olamazdı. Askerler firarda, komutanlar farklı emirler karşısındaydı. Halk ne yapacağını şaşırmıştı. Padişahım çok yaşa diyecek bir padişah bile olmadığı gibi başlarındaki komutanlar da hangi tarafı tutma konusunda kararsızdı.

Neyse ki on yılın sonuna doğru Kuva-yı milliye adıyla öz güçlerimiz derlenip toparlanmaya başladı. Anadolu’nun her tarafında milli kuvvetler inisiyatif almaya başladı.

Bunun da etkisiyle Anadolu kısa süreliğine de olsa içinden zor çıkılan bir hengâmeye girmişti, ama kısa süreliğine. Zira “mevcut devlete bağlılık” saikıyla herkes bu ulusal güçlerin yanında bir anda yer alamadı, ta işin vahameti anlaşılıncaya kadar.

Sonunda akıl ağır bastı ve son padişah Vahdeddin başyaveri Mustafa Kemali 1919 yılında ülkeyi kurtarması ve Anadolu halkını örgütlemesi için Samsuna gönderdi.

Sevr denilen Osmanlı topraklarını bölüşme dayatmasıyla Anadolu altı koldan o günün güçlü devletlerince istila ve işgale başlandı.

Bu karmaşık ortamda gerek düzenli ordularımızın, gerek düzensiz çetelerimizin ve gerek sahiden bu millet ve memlekete âşık ve sevdalı olanların neler yaptıklarını ve yaşadıklarını şimdi tutulan notlardan günü gününe okuyup anlayabiliyoruz.

Allah bu millete bir daha kurtuluş savaşı yaşatmasın!

Allah şehitlerimizi cennetinde konuk eylesin!

Okunma : 1744