Türkiye ve Ürdün’ün Yapması Gereken | Karamandan.com - Karaman Haber

Türkiye ve Ürdün’ün Yapması Gereken | Karamandan.com - Karaman Haber

08 Temmuz 2020 Çarşamba
Türkiye ve Ürdün’ün Yapması Gereken

On milyon Suriyeli’den 200 bin genç silahaltına alınmalı! 

Dokuz yıldır süren iç savaşta Suriye’nin nüfusunun yarısı ülkeyi terk etmiştir. Bu insanlar şimdi Türkiye, Lübnan ve Ürdün’dedir. 

Suriye’nin elindeki asker sayısı yüz bin bile yoktur. Oysa bu üç ülke özellikle Türkiye ve Ürdün misafirleri olan sekiz milyona yakın Suriyeliden 200 bin kişilik bir ordu kurabilirler. Akıllıca yönetildikleri ve silahlandırıldıkları takdirde de Şam’ın zalim idaresini devirebilirler.

Bunun için bütün İslam ve Arap dünyasının hemfikir olması süreci daha da hızlandırır. Hatta Yüz yıl sonra tekrar girdikleri Suriye toprakları ABD, İran  ve Rusya için bir cehennem olabilir. 

Birinci dünya savaşından sonra 1918’de bölüşülen Osmanlı toprakları arasında Suriye de vardı. Şu anda o zamanki emperyalistler tekrar meydandalar. İngiltere taşeron olarak Amerika’yı gönderdi. 

Suriye’nin Şam ve Halep şehirleri özellikle Halep çok önemli bir vilayetimizdi. Haleb’e o zamanlar Haleb-i Şehba (yani sağılır verimli inek) denirdi. Adana, Maraş, Kilis, Gaziantep ve Urfa illerimiz o zamanlar Haleb’e bağlı idiler. 

Türk Silahlı Kuvvetleri 100 yıl sonra tekrar Suriye’de, ancak bu sefer kalıcı olarak değil geçici olarak ve güvenlik amacıyla bir harekât başlatmış durumdadır. 

Sadece Allah rızasını ve savunmayı amaçlayan bu harekâtta hedef asla Kürt kardeşlerimiz değil, hangi etnik köken olursa olsun teröristler ve sivilleri hedef alarak yıllardır şehirlere, köylere kan kusturan Suriye zalim rejimidir.

Bu harekâtlardan maksat Afrin harekâtının adı olan “Zeytin Dalı” ndan da anlaşılacağı gibi barıştır. Oralarda savaşa neden olacak hareketlerde bulunan terör unsurlarını bertaraf etmek ve Anadolu’muzun güneyinden gelecek terör hareketlerini ve örgütlerini etkisiz hale getirmektir. 

Suriye’den ülkemize gelen dört milyon mülteci ve muhacirleri tekrar anayurtlarına güvenle iskân etmek ise inşallah bir sonuç olacaktır. 
Afrin, Elbap ve İdlib 

“Afrin Zeytin Dalı harekâtı”yla dünyaya savunmamızın kale alınması ve kırmızıçizgilerimiz konusunda bir ders verdik.

Bizim alacağımız ders ise şudur: artık savunmada, ekonomide ve her alanda dışa bağımlılıktan kurtulmak ve tam bağımsızlığımızı vakit yitirmeden elde etmektir.

Dünya Müslüman halklarının ve mazlumlarının gözlerini ayırmadıkları İslam’ın bayraktarı Osmanlının bir devamı olan Türkiye'nin özelde kendi genelde bütün Müslümanları tehdit eden terör hareketlerini bastırma girişiminin başarısı için bütün eller semaya Allah'a duaya kalkmalıdır.

TSK’ya destek veren Suriye Milli Ordusu (eski ÖSO) nun daha güçlü olması ve İdlib’in, Afrin’in ve Türkiye, Lübnan ve Ürdün’de bulunan on milyon göçmenin kalıcı olarak onlara geçmesi için Türkiye’de misafir ettiğimiz Suriyeli kardeşlerimizden eli silah tutan geçlerin hizmet zamanı gelmiştir!

Şimdi onlardan askerlik çağındaki gençler silahaltına alınarak Suriye’ye cihada götürülmeli ve Türkiye’de bulunan yakınlarının ve soydaş-dindaşlarının kopup geldikleri yerlerine tekrar yerleşmeleri için fırsat değerlendirmelidirler.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin dört koldan canla başla savaştığı İdlib ve kuzey Suriye’deki birliklere katılmaları için Türkiye’de bulunan Suriyeli muhacir kardeşlerimize çağrıda bulunuyorum!

Ey Türkiye’de bulunan ve eli silah tutan Suriyeli gençler!
Şimdi İdlib’e gidip Türk ordusuna yardım etme zamanıdır.

Ana ve baba yurtlarınız Halep, İdlip, el-Bap, Münbiç ve daha nice cennet köşeleri sizi gözlüyor ve bekliyor. Bu sizlerden garip kalan, Rus ve Amerikan çizmeleri altında inleyen vatan köşeleriyle ve hatıralarınızla yeniden buluşma zamanıdır.

Artık şimdi “Medine’den Mekke’ye fetih için dönüş” ve oradaki evlerinizle, akrabalarınızla ve hatıralarınızla kucaklaşma vaktidir. Şimdi, size yardım için oralarda düşmanlarınızla savaşan dostlarınıza yardım ve arka çıkma zamanıdır. 

Yüce rabbimizin Haşr suresi 9. ayette buyurduğu gibi:

“Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” 

Kendimizin de fazlasıyla muhtaç olmamıza rağmen sizleri kendimize tercih ederek milyonlarca Suriyeli kardeşimize gerekeni hatta fazlasını yapmaya devam ediyoruz. 

Ama şu anda sizin ülkenizde ve sizin için bu necip Türk milletinin giriştiği savaşta ona yardımcı olmak zorundasınız. Aileleriniz, yaşlılarınız ve çocuklarınız bize emanettir. 

Haydi, Suriyeli gençler İdlib’e ve zordaki kardeşlerinize yardıma!

Lâ Galibe İllallah, Nasrun Minellahi ve Fethun Karib / Galip olacak sadece Allah’tır, Allahtan bir yardım ve yakında gerçekleşecek bir fetih müjdesi vardır.

Mükremin Kızılca

Okunma : 1123