Maun Suresiyle Saldırmak | Karamandan.com - Karaman Haber

Maun Suresiyle Saldırmak | Karamandan.com - Karaman Haber

28 Eylül 2020 Pazartesi
Maun Suresiyle Saldırmak

Müslümanların iç didişmeleriı çağımızda silahla olduğundan daha vahim bir biçimde ilmi ayrışmalarla devam ediyor.

Bu bağlamda bir sapık tarikatın, diğer mazbut Müminlere “Eraeytellezi / Maun Suresi” ile saldırıları son yıllarda hat safhaya ulaşmıştır. 

Bunların silahları Maun suresindeki “Namaz kılanlara yazıkları olsun” ayetidir. Burada tam bir hinlik gizleniyor. “La takrabü’s-salate” / Namaza yaklaşmayın” ayetinin devamını görmezden gelmek gibi Bektaşi bir tuzakla Maun suresinde de olayı açıklayan devamına bakılmadan saldırıda bulunuluyor. Oysa burada durak işareti bile “durmadan geçin”, demek olan Lâ işaretiyle yer almaktadır. 

“La takrabü’s-salate” / Namaza yaklaşmayın” ayetinin devamı “ve entüm sükârâ / sarhoş olduğunuzda” şeklindedir ve henüz alkollü içeceklerin haram kılınmadığı bir devreden söz edilmektedir.

Maun suresindeki “Namaz kılanlara yazıklar olsun” ayetinin devamı da “namazlarından unutanlar” şeklindedir. Bu ayette “An salatihim / namazlarından unutanlar” deniyor ki bu namaz kılmayan şirk erbabı yani Müslüman olmayanlar manasına gelir. Oysa “fi salatihim / namazlarının içinde unutanlar” denseydi işte o zaman müminler kast edilmiş olacaktı. 

Kısaca Maun suresinde “dini yalanlayanlardan” Mekkeli müşrikler, “Namazdan inkârla ve nifak saikıyla geri duranlardan” da münafıklar kast edilmektedir. Zaten surenin ilk ayeti de “Dini yalanlayanı gördün mü? Şeklinde başlamaktadır. Ebucehilin bir yetime hakkını vermemesi üzerine indiği bilinen surenin devamı da: “Bu dini reddeden kişi yetimi de reddeder, yoksullara da yedirmez” şeklindedir.
Mekke’de inen Maun suresi iki bölümden oluşur: 

1. Dine inanmayanlara şaşılması gerektiği, 

2. “Namazdan sehiv yapanlara veyl / yazık olacağı, ifadeleri.

Birinci bölümde yer alan “dini yalanlayanlardan” Mekkeli müşrikler kast edilmektedir. İkinci bölümdeki “Namazdan sehiv yapanlara yazıklar olsun!” ifadelerinden ise münafıklar kast edilmektedir.

Nitekim Nisa suresi 142. Ayette aynı konuda münafıklar için:

“Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.” Buyurulmaktadır. 

Arap dilinde fiillerin manasını cer harfleri tayin eder. Maun suresinde söz konusu ayette “An salatihim / namazlarından unutanlar” deniyor ki bu namaz kılmayanlar veya mazeretsiz hafife alanlar manasına gelir. Oysa “fi salatihim / namazlarının içinde unutanlar” denseydi işte o zaman müminler kast edilmiş olacaktı. Nitekim ehl-i ilim ve müfessirlerin ilkleri: Allaha hamdolsun ki”an salatihim” buyurmuştur, “Fi salatihim” buyursaydı halimiz nice olurdu? Demektedirler. 

Burada unutanlar kelimesinin karşılığı “Sâhûne” kelimesi olup sehiv kökeninden ism-i fali olarak unutanlar demektir ki namazın içinde unutkanlıkla eksiklik yapanlar sehiv secdesiyle durumu telafi ederler. Namazını unutarak kılmayanlar ise sonra kaza ederek telafi ederler. 
Geçen gün bir internet televizyonunda benim şahsen gözümde yıllardır büyüttüğüm kocaman (!?) bir adamın dedikleri “kendime bize ne oluyor?” sorusunu sordurdu.

Adam almış karşısına bir çocuğu o soruyor bu cevaplıyor. Namaz Kur’an’da geçmez diyor. Tacikçeden gelme, namazı biz Zerdüştlerden aldık, deme kepazeliğini gösteriyor. Maun suresinde “namaz kılanlara yazıklar olsun” deniyor, diye de ekliyor. Mahut TV’nin vazifesi bu, nerede sapkın akım temsilcisi varsa çıkarıyor. Kur’an’da namaz kelimesi tabi ki de yok Kur’an Türkçemi ki veya Farsçamı ki namaz kelimesi geçsin. Namaz Farsçadır Kur’an'da karşılığı salât olup yüzlerce ayette geçer. Bre rezil herif, oruç da Farsçadır ve Kur’an’da geçmez. Çünkü Kur’an’da Savm ve sıyam şeklinde geçer oruç. 

Bütün bunlar hadis inkârcılığı ve Kur’an Müslümanlığı gibi masum görülen devasa fitnelerin sonucudur. Bu adamlar bilmiyor mu? 23 yıl ümmetinin önünde beş vakit namaz kıldıran bir peygamber olduğunun? Ölümünden önceki son namazına bile iki kişinin koltuklarında geldiğini hiç mi duymadılar? Bilmiyorlar mı? Hz Hüseyin şehit edileceği kuyu başında karşıdaki ordunun da, onun da cemaatle son vakte kadar namaz kıldıklarını? Okumadılar mı 1450 yıldır mümkün olduğu kadar devletin en üst görevlisinin aynen peygamberimiz gibi beş vakit namazı camide halka kıldırdıklarını? 

Kur’an’da savaş sırasında bile kazaya bırakılmaması gereken namazın nasıl kılındığının tarifi var, hiç mi Kur’an’ı karıştırıp bakmıyorlar?

“(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.” (Nisa 102) 

Bir meal alıp okusanız bile bunların ve sapık düşüncelerini anlayabilirsiniz. “Neden Kuran'ı araştırıp incelemezler? Yoksa kilitli mi beyinleri? (47/24) 

Bu rezile ben yazıklar olsun demiyor, Allah ıslah etsin, diyorum.

Mükremin Kızılca

Alakalı Makalelerimden Bir Kaçının Adresi:

https://www.karamandan.com/Mukremin_Kizilca-21_Yuzyilin_Sap…
http://www.rasyonelhaber.com/maka…/…/kuranda-salat-analizi-1
http://www.rasyonelhaber.com/maka…/…/kuranda-salat-analizi-2
 

Okunma : 2260