Korona Ve Mütekebbirler | Karamandan.com - Karaman Haber

Korona Ve Mütekebbirler | Karamandan.com - Karaman Haber

28 Eylül 2020 Pazartesi
Korona Ve Mütekebbirler

“Göklerde ve yerde büyüklük sadece O'nundur. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (45/37)

Yeryüzünde Allah’ın hakkı olan büyüklük ve büyüklenmeye heveslenen bütün devletlere Allah cc Korona gibi gözle görülemeyecek kadar küçük bir ordusunu musallat etmiştir.

Mütekebbir kelimesi kendisinin büyük olduğunu beyan eden Allah’ın cc bir ismi olup Haşr suresinin sonunda Allah için bir ad olarak geçer.

Bundan başka altı ayette daha geçen mütekebbir kelimesi insanlar için: kibirlenen, başkalarına karşı büyüklük taslayan, büyüklüğünü zulme çeviren manasına gelmektedir.

Allah’ın cc en çok gazap ettiği günah kibirdir ve bu ahlakın sahibi olan mütekebbire de en feci azapları müjdelemektedir. Bu durumun en önemli nedeni Allah’ın Mütekebbir sıfatına ortak olmaya kalkışmaktır.

Mütekebbir – kibirlenenlere ait cehennemde çok özel bir mekân olduğu da dört ayette aynı lafızlarla zikredilmektedir:

“Kıyamet gününde Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün. Kibirlenenlerin kalacağı yer cehennemde değil midir?” (Zümer 60)

Kur’an’da bir de müstekbir (büyüklük, herkesçe büyüklüğünün kabulünü isteyen) kelimesi vardır ki bu düpedüz kibirlenen demektir ve sadece şımarık insanlar için kullanılmaktadır.

21. yüz yıla müstekbir ve mütekebbir olarak giren ülkelerin başında Çin, ABD, UK, AB ve Rusya gelmektedir.

Bu ülkeler maddi büyüklüklerini diğer milletleri ezmek için kullanan ve kullanmaya kalkan zalimledir.

Çin halen dünyanın en kalabalık ülkesi olup içinde bulunan Doğu Türkistan Uygur Türklerini Çinlileştirmek için akla hayale gelmeyen zulümlerde bulunmaktadır.

ABD, UK, AB ve Rusya ise İslam coğrafyasını parsellemek ve yeraltı ve yerüstü kaynaklarını kuyu kuyu, bölge bölge bölüşmek için seferber olmuş durumdadırlar.

Bu müstekbir ve mütekebbir kavimlerin de bir sonu vardır. Şimdilik Çin’de ortaya çıkan Korona virüsüyle hepsinin başı derttedir ve yerlerinden kımıldayacak mecalleri yoktur. Allah’ın en küçük fakat en etkili bir silahlı gücü olan Korona bu zalimlerin aklını başına toplamaları için inşallah bir vesile olur.

Çin, ABD, AB, Uk ve Rusya dünün Ad, Semud, Firavun ve Eyke kavimlerinin zamanımızdaki şımarıklık örnekleridir.

“Başınıza ne gelirse kendi yaptıklarınızın eseridir” (Şura 30) ayeti gereği bu Korona belası bizlere de kendimizi hesaba çekerek düzelmemizi sağlayacak bir vasıta olur inşallah.

Caminin ve cemaatin kıymetini, cumaların ehemmiyetini, dostlukların, arkadaşlıkların bereketini öğrenerek çıkacağız bu illetten, inşallah.

Günah işlemeye nasıl muafiyet kazandığımızın farkına varır bencilleşerek, dünyevileşerek ve ahlaki zafiyete düşerek gösterdiğimiz şımarıklığın cezasını en ufak sıyrıklarla atlatırız inşallah.

Şımarmak Kur’an’da defalarca vurgu yapılan, uzak durulması gereken bir ahlaksızlıktır.

İtraf kelimesiyle ifade edilen şımarma dünyada elbette ki muktedir, güç sahiplerinin işidir. Allah’ın verdiği her türlü nimeti başkalarına zulüm aracı yapmak ve halka yukarılardan bakarak kibirlenmek şımarma alametidir.

Kur’an-ı kerimde şımarık kelimesini mütref kelimesi karşılar. Buradaki ince noktalardan birisi de mütref kelimesinin şımaran değil şımartılan manasına müteaddi bapla gelmesidir.

Hz Âdem aleyhisselamdan son peygamber Hz Muhammed Mustafa  (SAV) alyhisselama kadar bütün peygamberlerin karşısına ilk çıkanlar şımarıklardır.

Dünya malı, serveti ve makamıyla şımaran bu insanların tek kaygıları ellerindekileri kaybetme korkusuydu. Ama Allah’ın elçilerine karşı gelerek şu anda yerlerinde yeller esen bu şımarıklar ebedi hayatı feda ettiler.

Bu nedenle tarihe iyi bakın, peygamberler tarihini detaylı inceleyin, göreceksiniz ki öncekiler sonrakileri hep inkâr etmiş, yok saymış ve başlarının belası addetmişlerdir. Bugünün yaygın anlayışıyla “biz yoksak dünya da yok, biz gidersek memleket de, ülke de, dünya da batar” havasının hâkimiyeti sarmıştır mütrefleri.

Mesela Yahudiler hazreti İsa’yı neden öldürmeye kalktılar ve ebedi bir haç ve çarmıh ortaya çıkardılar? Peygamber bizden olacak diye, bre gafil sen sana verilen peygamberlik nimetini sonsuz mu sanıyorsun ki Allah’ın gönderdiği peygamberi sorguluyor ve reddediyorsun?

Hazreti Muhammed Mustafa Aleyhisselama ise hem Yahudiler hem de Hristiyanlar karşı çıkarak hala inkâr ve reddediyorlar. Bu şekilde öncekilerin sonra gelenleri reddi makam mevki saltanat ve dünya nimetlerini kaybetme korkusu değil de başka nedir?

Şımaranlar ve şımartılanlar kişi de olabilir, muktedirler de olabilir, cemiyet de - cemaat da olabilir en korkuncu da bir memleket ve büyük devlet de olabilir.

Şımarıklar – mütrefler hakkında inen şu ayeti kerime zamanı gelince mütreflerin ve mütref ülkelerin, memleketlerin sonunu müthiş bir ifadeyle anlatıyor:

“Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz” (İsra 16)

İşte ayetteki muhteşem ifadeye göre artık şımararak insanlara veya başka memleketlere kafa tutan zulüm yapan her türlü oluşumların elinden irade alınıyor ve helaki hak edecekleri günahları ve kepazelikleri doyasıya yapıyorlar.

Bu günahları esnasında da Allah’ın kendilerini unuttuğunu ve kendilerini aciz bırakacak bir gücün olmadığını iddia ederler. “Bu gemiyi Tanrı bile batıramaz” gibi haddi aşan bir sözle denize indirilen geminin akıbetini biliyoruz.

Cenab- Hak kendisini hiçbir gücün aciz bırakamayacağını Mu’cizîn kelimesiyle dokuz ayette meydan okumaktadır:

“Yeryüzünde (O'nu) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.” (Şura 31)

Sonuç helak, yıkılış ve izmihlal, başka çıkar yolu yoktur.

 

Okunma : 1219