Kızoğlan İni Efsanesi | Karamandan.com - | Karaman Haber

Kızoğlan İni Efsanesi | Karamandan.com - | Karaman Haber

25 Kasım 2017 Cumartesi
Kızoğlan İni Efsanesi

Gargara’da  (Karaman/Ermenek/Güneyyurt) bundan 150 - 200 yıl önce bir kız yaşarmış, güzel mi güzelmiş, mahallesinde devamlı parmakla gösterilirmiş, babası askerlikten geri dönememiş ölmüş, yerini yurdunu bilen bile yokmuş. 

Hatıra olarak duvarda bir mavzeri, yanında da avcı çantası asılı duruyormuş. Anası epey yaşlıymış, kızı istemeye gelenlere kendi bilir diyecek kadar da anlayışlıymış. 

Bir gün kızı zengin bir aile istemeye gelmiş, anası gene; kendi bilir, ona sormalı demiş. Kızına sormuş; kızım! Seni falancalar istemeye gelecek ne dersin demiş o da,  anacığım aman onlara umut verme ben ona avrat olmam demiş.

Meğerse kızın bir sevdiği varmış

Fakat oğlan bir türlü açılamıyormuş, karşılıklı sevgileri yıllarca gizli kalmış. Sonunda zengin adam anasını kandırmış ve kız istemediği halde oğluna düğün hazırlığına başlamış. 

Kız anasına tekrar; anacığım ben ona varmam, sonunda üzücü şeyler olursa karışmam, diye tembihlemiş. 

Düğün günü yaklaşınca bakmış ki sevdiğinden bir hareket yok oğlana varıp hadi kaçalım demiş. 

Kızcağız durmadan evde kurulu tezgâhında satıraç ve çapıt çul dokurmuş. Tek düşüncesi kaçarlarsa bu tezgâhı ne yapacağıymış; meseleyi sevdiğine açmış, oğlan çok ilginç ve onu memnun edecek bir fikir ileri atmış; nazlı yârim tezgâhı da götürelim demiş.

Sabah alacakaranlıkta köyün hocasının kapısına varmışlar kendilerine bir nikâh kıydırdıktan sonra bir katıra tezgâhı yükleyerek Kuşakpınar’a doğru yola çıkmışlar, kız duvardaki babasının tek yadigârı olan mavzeri ve çantayı almayı unutmamış.

İki sevgili, inin yakayı yukarı çıkınca rahatmışlar, kafalarına eski yerleşim alanlarından Kuşak Pınar’ı koyarlar, zira orada her türlü in ve sığınak mevcuttur.
 
Kebeni yukarı çıkınca bir yer aramaya başlarlar, ellerinde ancak bir hafta yetecek erzakları bulunan yavuklular, sel kayasına varınca kendilerine bir istirahat verirler, oradan Gargaraya kadar olan her yer rahat izlenmektedir çünkü, şöyle aşağılara bir göz gezdirdikten sonra kimsenin takip etmediğini anlarlar ve  huzura kavuşurlar.

Akşam olmuş gün karşı kaşlardan bıyıklarını çekmek üzeredir, âşıklar şu anda içinde heykellerinin bulunduğu ine girerler; bu in Kız oğlan inidir. 

Kebenin üstünden, Damlantı ininin yukarısında sel kayasının kuzey batısında koca sarp kayaların yüzeyinde bulunmaktadır. Buraya ancak çok zor şartlarda korkusuz insanlar varabilir, bu ine ulaştıran yol bir, iki metrelik dar bir yoldur ve yer yer sabunluk dediğimiz sabunlu kaygan zeminlerden geçmek gerekir.
Âşıklar, içeri girmeden önce katırdaki yükü yani tezgâhı indirmişler ve mağaranın on metre berisine yerleştirmişlerdir. 

Bu gün mağaraya giderken sağda Tezgâh denilen bir yer mevcuttur. Mavzer ve çantalarını erzaklarıyla beraber içeri taşırlar. 

O gece orada sabahlarlar, güneşin mağaranın ağzına vurması için öğlen olması lazım, zira sırtı kuzeye yaslı kayadır, önü ise tam kasabaya nazır bir balkondur sanki.

Öğleye doğru güneşin ilk ışıklarıyla kalkarlar, dışarı çıkarlar, ama onları çok kötü bir durum beklemektedir; düğün sahipleri yanlarına zaptiyeleri de alarak gelmektedirler, hemen alt tarafta kebenden sesleri duyulmaktadır.

Hemen bir karar vermeleri lazımdır. Silahla karşı koysalar olmaz, hem mermileri az hem de karşı taraf daha güçlüdür. Mağaranın içlerine doğru gidebildikleri kadar giderler, silahı bir tarafa, erzak çantalarını bir tarafa dayarlar, karanlıkta ortaya oturup düşünürler, adamlar kapıdadır.

Mutlaka içerdeler, sözü duyulur, iki sevgili son bir karar verirler; Allaha yalvaralım onlara teslim olup ayrı düşmektense Allah bizi taş etsin, kıyamete kadar burada kalalım, derler.

Şu anda mağaranın derinliklerine ulaşanlar onların taş olmuş halleriyle karşılaşır. Silahları da bir sarkıt gibi inin duvarında ters takılıdır. Tezgâhları ise dış tarafta kullanıma hazır taş halinde onları bekliyor.

Kuşakpınar’daki mağaraların en ünlüsü Kız oğlan inidir burası keşfedilmeyi bekleyen son derece engin damlı, nemli, sarkıt ve dikitlerle bezeli bir mağaradır. 

Mağaraya ulaşmak bile ayrı bir zahmete katlanmayı gerektirir. Zira mağaraya 50-80 metre sarp kayaların yüzeyinde, kebene paralel taştan geçitlerle varılabilir. 

Kısaca: Bu mağaranın içindeki binlerce yıllık nem ve damlalarla oluşan sarkıtlar ve dikitler insan profilinde dikine yapılar oluşturunca halkımız bunları kız ve oğlan varsayarak bir hikâyeyi mitleştirmiştir.
 
Antik adı Kilikya olan Taşeli yöresinde halen tamamen bakir mağara ve düdenler mevcuttur ve keşfedilmeyi beklemektedir. Bunlar arasında sözünü ettiğim Kuşakpınardaki Kızoğlan İni başta gelir. 

Bu konuda mağara derneklerine ihbarlarda bulundum, sanırım yakın zamanda araştırmak maksadıyla geziler düzenlenir.
(Kaynak: Dünden Bugüne Taşeli’nin İncisi Güneyyurt / Gargara)

 

Düzenleme : 10 Mayıs 2017 22:24 Okunma : 6032
Foto galeri