Karaman Günlüğünden | Karamandan.com - | Karaman Haber

Karaman Günlüğünden | Karamandan.com - | Karaman Haber

19 Aralık 2018 Çarşamba
Karaman Günlüğünden

Karamanda son para oyunlarından sonra fiyatlarda fazla bir oynama yapılmadığını gördüm.

Çay fiyatlarından lokantalara, pazardan mağazaya, ekmekten diğer gıda maddelerine kadar bunu rahatlıkla müşahede edebiliyorsunuz.

Tavşan kanı çayı hanlarda, çay ocaklarında ve kıraathanelerde bir liradan içerken dürümlerde de eskiye göre çoğu yerde hiçbir fark konmamış olduğuna şahidim.

Türkiye’de trafik lambası olmayan yaya geçitlerinde eğer bekleyen yaya varsa şoförlerin durdukları tek il Karaman’dır.

Şehir içi trafiği oldukça rahattır, yayalar yaya geçidi olan yerlere yaklaştıklarında araçlar duraksıyor ve işaret ederek geçmelerini sağlıyorlar. Yani Karaman trafik şubesi yaya geçidi olup da ışık olmayan yerlerde geçiş üstünlük ve önceliğini yayalara tahsis ederek ve bunu uygulamaya yansıtarak büyük bir hizmete imza atmışlardır.

30 Kasım Cuma sabahı Ak Tekke camiine gittim, cami cemaatinin diğer vakitlerden farkı yok gibiydi, gördüklerime çok sevindim.

Mümine hatun sandukasına iliştirilen bir levha göndermişti bir arkadaşım, Osmanlıca olarak: Ey Mümine hatun Allah değilsin ama Mevlana gibi Allah’ın nurunu yarattın” yazıyordu.

Bu levhayı göremeyince imam efendiye sordum, bir ay önce valilik tarafından kaldırıldığını söyleyince rahatladım, bu yerinde karar için sayın valimize teşekkür ederiz.

Bedesten çarşısında ağır ağır yürürken tezgâhında yerel ürünler satan bir esnafa yaklaşarak “Selamün aleyküm Hacı emmi” dedim. 

Gülerek adımı nerden biliyorsun, gel bakalım, dedi.

Adı Hacı imiş, oturup epeyce sohbet ettik, esnafa 75 kuruşa gelen çaylardan ikram etti.

Biz sohbet ederken 20 yaşlarında bir genç geldi ve bize: Hacı emmiler, açım, şu ehliyetimi alın sizde kalsın, bana ödünç beş lira verin, karnımı doyurup geleyim dönerken ehliyetimi geri alayım, dedi.

Esnafın nerelisin sorusuna, Aksaraylıyım, KMÜ’de okuyorum cevabını verince, hacı emmi: Ben sana beş lira vereyim, ehliyetin kendinde kalsın diyerek çıkarıp beş lira verdi, genç de teşekkür ederek gitti.

1959 yılında ben henüz 4 yaşındayken babam Mustafa oğlu Hüseyin Ermenek Gargara (Güneyyurt) beldesinde rahatsızlanınca Karamana havale ediyorlar. O zamanlar Ermenek’e tek tük willis cipler çalışıyor, Ermemekten Karamana ise yelli bel Bucakkışla üzerinden ulaşım sağlanıyordu.

Babam karın ağrısı şikâyetiyle geldiği Karaman hastanesinde vefat ediyor ve belediye defnediyor. Bizler en büyüğümüz 10 yaşında olan beş yetim çocuk ve kanayaklı anamın Gargaraya getirme gibi bir imkânımız asla yoktu o zamanlar.

İşte bu bilgileri ve babamın yattığı mezarlığı tespit için Karaman belediyesine vardım, başkan yardımcısından soracaktım, sekreter hanım içeriye almak için adımı sorunca Mükremin Kızılca dediğimde “Yazar Mükremin Kızılca siz misiniz? Dedi, ve beni tanıtarak başkan yardımcısının yanına buyur etti.

Başkan yardımcısı kardeşim de son derece nazik bir şekilde gerekli yerleri arayarak istenen bilgilere ulaşmaya çalıştılar, Allah razı olsun.

Bu davranış ve yaklaşımlardan çok gururlandım ve bu memleket için daha yapılması ve yazılması gereken çok şey olduğunun farkına bir kez daha vardım. 

Mükremin Kızılca

Düzenleme : 07 Aralık 2018 19:26 Okunma : 2563
Foto galeri